1.5 Aydır Cereyan Eden Kendrick Lamar-Drake Kavgasının Geniş Özeti

Kendrick Lamar'dan art arda gelen Drake diss'lerini duymuş olabilirsiniz belki. Durumu genişçe açıklayan bu mükemmel entry, bütün sorularınızı cevaplayacak. Buyrun.
1.5 Aydır Cereyan Eden Kendrick Lamar-Drake Kavgasının Geniş Özeti

kendrick lamar, drake 'i 2024'ün mayıs ayında adeta yok etti. 

üst ekleme: lan ben bu yazı ile uğraşırken bir diss daha çıkarmış herif (bkz: not like us), vay anasını, drake'in kariyerini bitirmeye yemin etmiş resmen. onu sonradan yazının sonuna ekleyeceğim, hâlim dermanım kalmadı sayın hip-hop'çılar beni mazur görün. başlayalım...

(bkz: meet the grahams), kendrick lamar'ın drake'e karşı olan ether'ı. hatta ne ether'ı, hit em up'ı resmen. böyle bir build-up olamaz zaten, her şeyi teker teker hesaplamış adam. size şöyle bir kronolojik olay listesi vereyim amme hizmeti olarak bu drake-kendrick husumetinin. en eskiye, 2013'teki control verse'üne kadar falan kadar gitmeyeceğim, yakın zamandaki olayların özeti minvalinde bir şeyler olacak.

26 mart 2024 olayın kıvılcımı: future, metro boomin, kendrick lamar - like that


trap müziğin ünlü isimleri, aynı zamanda kanki olan future ve metro boomin (producer kendisi, rapçi değil) we don't trust you adlı bir albüm çıkardılar. bu albümde drake'e birçok alttan ve üstten giydirme vardı. tüm olayı derinlemesine açıklayamam ancak drake yıllar boyu müzik endüstrisindeki birçok rap'çiyi ve birçok büyük ismi kendine düşman etmiş biri.

albümün şu an en çok dinlenen şarkısı olan like that 'te kendrick lamar beklenmeyen bir şekilde ortaya çıkıyor (parça ilk çıktığında youtube başlığında kendrick'in adı yoktu, spotify'da da yoktu) ve sadece 1 verse ile drake ve j. cole'u (hip-hop dünyasında saygın bir isimdi, iyi rapçi) hedef alıyor isim vermeden. ama bir yandan da açık açık aslında, şarkının en çok viral olmuş sözü: "mothafuck the big tree, nigga it's just big me".

burada kendrick; drake ve j.cole'un birkaç ay öncesinde birlikte çıkarmış olduğu first person shooter 'daki j.cole'un

"love when they argue the hardest mc
is it k-dot? is it aubrey? or me?
we the big three like we started a league, but right now, i feel like muhammad ali"

sözüne laf ediyor. kendini drake ve j.cole'un seviyesinde görmüyor, onların kendrick ile aşık atamayacağını söylüyor basitçe. verse'te drake'e "goofy with a check" dediği bir kısım var. drake'in kendine yakıştırdığı "michael jackson" yakıştırmasının üstüne gidip "prince outlived mike jack" dediği bir kısım var. kendrick kendini prince'e drake'i de michael jackson'a benzetmesi olayı yani. detayına çok girmeyeceğim ama michael jackson daha fazla satan bir popstar'ken prince daha yetenekli ve sanatçı bir adamdı muhabbeti diyebilirim genel olarak. michael ile prince'in de hayatlarının bir kısmında bir uyuşmazlıkları olmuştu, ona da gönderme aynı zamanda.

bence bu şarkının öyle aşırı büyük bir olayı yok, insanların bayağı şaşırıp hypelamasının sebebi kendrick'in kariyeri boyunca ufak tefek verse'ler hariç hiç başka rap'çilere bulaşmamış olması ve bu şarkıda gelip "hepinizi s*kerim leyn getirin benim g3'ümü" moduna girmesi. 5 sene albüm çıkarmayıp sonra bayağı experimental ve kişisel bir şey çıkarınca da insanlar "kendrick de bozdu müzik yapmıyor yheağ" diyordu, şaşırdılar tabii kendrick verse'ünü görünce. her neyse, buradan drake'e geçelim:

13 nisan 2024 drake'in ilk parçası/cevabı: push ups


drake'in push ups (drop and give me fifty) şarkısı internete sızar. resmiyette ise 19 nisan'da anca çıkarıyor drake bunu onu da söyleyeyim ama leak çıktığı anda olaylar karıştı o yüzden 13 nisan'ı asıl tarih olarak alacağım.

push ups'ta drake kendisine laf eden birçok rap'çiye ve müzisyene/müzik camiasından insana cevap veriyor. 1v20 mi geliyorsunuz oçlar falan diyor. dediklerinin arasında the weekend'den tutun rick ross'a, future ve metro boomin'den tutun nba'de oynayan basketbolcu ja morant'a kadar herkes var. kendrick lamar da var tabii.

diss'te kendrick'e yöneltilenleri özetleyeyim:

- "sen kısasın, cücesin amk" (2-3 farklı yerde söylüyor, ayakkabılarının küçük olduğundan falan bahsediyor kendrick'in)
haklı da bir noktada, kendrick 1.67 falan. ama bir insanın dış görünüşü rap battle'larda sadece gülüp geçmeni sağlayacak kısımlardır bence.

- senin müzikten kazandığın paranın yarısı top dawg entertainmentadlı, önceden bağlı olduğun müzik şirketine gidiyor, "drop and give me fifty"nin bir anlamı o.
diğer anlamı da "asker yat, 50 şınavını göreyim" "drop and give me fifty"si, çünkü kendrick'in viral bir videosu var şınav çektiği.

- müzik yapmıyorsun ne big 3'si sza olsun travis scott ve 21 savage olsun senin yeni albümünü (mr morale & the big steppers) geçti satışlarda diyor.

- karın senin korumalarınla yatıyor (kanıtlı bir şey değil, kendrick zaten cevap da veriyor sonrasında)

genel olarak "daha çok param var, daha çok satıyorum" gibi laflarla bitiriyor.

sonra aynı gün birkaç saat sonra rick ross buna cevap veriyor champagne moments adlı diss ile, hazırda tutuyormuş herhalde pezevenk. bu diss o kadar ses getirmedi ama drake son diss'inde (4 mayıs'ta, yani geçen gün çıkan) cevap vermiş ona sanırım. oraya girmiyorum, önemli olan kendrick ile olan husumet.

19 nisan 2024 drake'in 2. parçası taylor made freestyle


drake hem push ups'ı resmi olarak yayınlıyor, hem de taylor made freestyle adlı bir disstrack daha yayınlıyor. şu anda müzik platformlarında bulamazsınız, çünkü 2pac'ın mirasçıları ihtarname ile yaklaşık 1 hafta sonra parçayı kaldırttı internetten.

2pac ne alaka mı diyeceksiniz? drake; 2pac ve snoop dogg 'un bakış açısıyla kendrick'e "oğlum ne yapıyon, hadi cevap versene herkes seni bekliyor" minvalli bir diss atıp sonra yapay zeka ses klonlamasıyla kendi şarkısını 2pac ve snoop dogg'un sesinden söyletmiş.
bayağı tartışmalı bir durumdu, insanlar bunun stratejik bir hamle olduğunu, drake'in bu süreci güzel yönettiğini ve önde olduğunu falan söylemeye başladı. bu şarkıdaki kendrick'e atılan diss'lerin özeti de şöyle:

- kısasın aga, cücesin (şaşırtmadı)

taylor swift 'in köpeği olmuşsun, o yeni albüm çıkardığı için bana cevap veremiyorsun bile, onun satışlarını etkiler diye.

- aslında gangster değilsin, sadece yanındakiler gangster olduğu için öyle hissediyorsun, karıncayı bile incitemezsin sen vs.

- e hadi cevap ver artık çok bekledin, ne oldu satranç mı oynuyoz aga, hamlen mi bitti minvalinde laflar.

taylor made psikolojik üstünlüğü drake'e geçirdi hip-hop camiasında. insanlar kendrick'in cidden like that'ta 1 verse diss atıp sonra arazi olacağını düşünmeye başladı. kendrick fan'ları arasında paranoya falan bile vardı yani.

30 nisan 2024 kendrick'in 1. cevabı: euphoria

kendrick lamar 30 nisan'da 6 dakikalık euphoria adlı bir parça çıkardı. çok sakin bir şekilde giriyor, böyle tane tane konuşuyor ilk 1 dakikada falan.

euphoria çoğunuzun muhtemelen bildiği (kesin zendaya oynadığı için di mi şerefsizler), drake'in de baş yapımcılarından biri olduğu bir lise ergen dizisi. her türlü boktan şey var seks partisinden tut uyuşturucuya kadar falan, klasik netflix dizisi işte netflix dizisi olmamasına rağmen.

drake'in de taylor made freestyle'da 2pac'ın ağzından

"talk about him likin' young girls, that's a gift from me
heard it on the budden podcast, it's gotta be true"
diyerek kendisi hakkındaki ciddi pedofili suçlamalarını önemesemezce savuşturduğunu düşünürsek kendrick burada pekâlâ drake'in zamanında kaç kere 16-17 yaşındaki kızlarla takılmasına laf atıyor.

"son albümü dinledin ailem hakkında her şeyi bildiğini mi sandın dalyarak" gibi bir cevabı var, karısına atılan "korumayla yatıyor" iftirasına cevap veriyor yani. aslında kendisinin karısına olan sadakatiyle ilgili sorunlar yaşadığını söylemişti son albümünde ama karısının onu aldattığına dair bir kanıt vs. yok evet.

"ben milleti gaza getiririm, eylem yaptırırım, sen anca dans ettirirsin" diyor. alright adlı şarkısı (bkz: black lives matter)'ın sesi olmuştu.

yalancısın, ama benim hakkımda yalan söyleme yoksa senin hakkındaki doğruları söylerim diyor. burada resmen uyarmış adamı "oğlum bak git" diye, birazdan (bkz: meet the grahams) parçasına gelince ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

neyse, diss'in genel tonu gitgide agresifleşiyor, 2-3 kere beat değişiyor, arada kaçmaması gereken bir iki satırı yazayım

"yeah, cole and aubrey know i'm a selfish nigga
the crown is heavy, huh
i pray they my real friends, if not, i'm ynw melly"

cole dediği j.cole, aubrey de drake'in gerçek adı. ynw melly ise 2 arkadaşını öldürmekten yargılanmış bir rap'çi. diyor ki yani, umarım benimlesinizdir, değilseniz sikerim belanızı.

j. cole bundan önce kendrick'in like that verse'üne karşı 7 minute drill adlı bir diss atıp bir iki gün sonra diss'i silip bir de konserinde çocukluk yaptığı için özür dilemişti. adamdaki ileri görüş kimsede yokmuş bu arada, cidden takdir ettim. bu yaylım ateşinin arasında kalsaydı kötü olurdu cidden. efendi efendi köşeye çekildi, patlamış mısırla izliyordur şimdi olan bitenleri.

hemen sonrasında

"i don't like you poppin' shit at pharrell, for him, i inherit the beef
yeah, fuck all that pushin' p, let me see you push a t
you better off spinnin' again on him, you think about pushin' me
he's terrence thornton, i'm terence crawford, yeah, i'm whoopin' feet"

drake'in pharrell williams'a meltdown şarkısında laf atmasına ve arada oluşan gerginliğe laf ediyor, onu geçiyorum çok mühim değil. kendrick diyor ki "p'ye (pharrel'e yani) laf atmayı kes de, pusha t'ye bak sen hele. pusha t 2018'de story of addidon ile drake'in dünyadan gizlediği bir çocuğu olduğunu herkese açık etmiş ve drake'le arasındaki beef'i su götürmez bir şekilde kazanmıştı. kendrick diyor ki pusha senin façanı aşağı aldı, git ona cevap ver önce sonra bana gel. terrence thornton pusha t'nin gerçek adı, terence crawford da bi tane namağlup boksör.

diss'in kalanında kendrick drake'e sen siyahi kültüründen değilsin, oyuncusun yalancısın vs. diyor. hatta drake'in "nigga" demesinin bile kendini rahatsız ettiğini söylüyor. insanlar bunun drake'in melez olmasıyla alakası olduğunu düşündü ama kendrick son diss'i (meet the grahams) ile o olayın öyle olmadığını, ten rengi açık olan zencilere karşı ırkçı olmadığını kanıtladı bence. drake'in ten renginden değil, davranışlarından nefret ediyor. euphoria'da da ondan nefret ettiğini bol bol söylüyor zaten.

"it's always been about love and hate, now let me say i'm the biggest hater
i hate the way that you walk, the way that you talk, i hate the way that you dress
i hate the way that you sneak diss, if i catch flight, it's gon' be direct
we hate the bitches you fuck 'cause they confuse themself with real women
and notice, i said "we," it's not just me, i'm what the culture feelin'"

diyo ki yani senin oturuşunu kalkışını, giyinişini konuşmanı ayrı ayrı sikeyim. öyle diss sızdırmakla olmuyor, ben direkt kafana çakarım parçayı diyor. bi de senin siktiğin karılardan da nefret ediyoruz, gerçek kadın sanıyorlar kendilerini (drake'in pornocudan tut eskorta kadar herkesle ilişki yaşamışlığı var). fark ettiysen sadece "ben" demedim "biz" dedim, çünkü tüm siyahiler benim gibi hissediyor diyor.

uzun uzun anlatmak isterdim ama yazı çok uzayacak. bence bu diss taylor made freestyle ve push ups'tan daha iyi bir diss. daha fazla noktaya değiniyor. hem bir yerde "like that" parçasına ihtarname gönderip piyasadan çektirmeye çalıştığını söylüyor drake'in ve sonra diyor ki

"back to back," i like that record
i'ma get back to that, for the record"

drake'in 2015'te meek mill 'e attığı diss olan charged up 'ın devam diss'i back to back. hem de meek mill cevap veremeden önce çıkmıştı. üst üste iki diss yani. push ups ve taylor made gibi. drake seviyor üst üste parça çıkarmayı. kendrick de bu parçalara atıf yaparak, "bi bakalım, sevmiştim üst üste çıkan parçaları" diyerek üst üste ikinci bir parça çıkaracağının sinyalini de vermiş oluyor aslında.

son olarak, kendrick bir de drake'in babalığına laf atıyor. adonis'e sahip çık, ben senin gibi boş insan değilim aileme bakıyorum, çocuklarımla ilgileniyorum sen ne anlarsın tabii şam babası diyor bu cümlelerle:

"why would i call around tryna get dirt on niggas? y'all think all my life is rap?
that's ho shit, i got a son to raise, but i can see you don't know nothin' 'bout that
wakin' him up, know nothin' 'bout that
then tell him to pray, know nothin' 'bout that
then givin' him tools to walk through life like day by day, know nothin' 'bout that
teachin' him morals, integrity, discipline, listen, man, you don't know nothin' 'bout that
speakin' the truth and consider what god's considerin', you don't know nothin' 'bout that"

şarkının direkt bittiği yer ise bence çok komik, drake'in n-word pass'ini iptal ediyor resmen kendince. tabii bu işin şakası, drake'in nigga demeyi bırakacağı falan yok onu herkes biliyordu.

"ooh
we don't wanna hear you say "nigga" no more
we don't wanna hear you say "nigga" no more
stop"

velhasıl kendrick kaçıp saklanmadığını, piyasada olduğunu belli etmiş oluyor bu parçayla. bir yerinde de diyor ki "we ain't gotta get personal, this a friendly fade, you should keep it that way". yani drake'i yine uyarıyor, bu böyle dostane rekabetçi bir diss yarışıysa okeyim ama kişisel saldırılara başlarsan s*kerim belanı. (spoiler: s*kecek)


3 mayıs 2024 kendrick'in 2. parçası: 6:16 in la

not: az görüntülenmesi olduğuna bakmayın, instagram'dan yayınladı kendrick bunu tıpkı drake'in taylor made ile yaptığı gibi, bir de bu daha bugün çıkan video, dünkünün sözlerinde bayağı hata vardı onu paylaşmak istemedim, zaten herkes meet the grahams'i konuşuyor şu an.

kendrick daha euphoria'nın yankıları bitmemişken "6:16 in la" adında bir diss daha çıkarıyor. bunun hakkında çok fazla yorum yapmayacağım. 6:16'nın 8-10 farklı anlamını bulan bazı manyaklar var, amerika'daki tarih sistemi bizimkinin tersi olup ay/gün diye gittiği için 16 haziran'ın yani 6/16'nın bu diss'e doğrudan bağlantılı olduğu 3-4 nokta var. üstüne bir de incilden 6:16 diye ayet verip bağlamaya çalışanlar mı dersin allaaaah, ne ararsan var. ama ben gerçekten en az 3-4 anlam gizli olduğunu düşünüyorum, bunların arasında 16 haziran'ın:

tupac'ın doğum günü olması
euphoria dizisinin abd'de ilk yayına girdiği gün olması
kanada'da babalar günü olması (euphoria'da babalığına laf etmişti hatırlarsanız, meet the grahams'da da edecek)

kesinlikle var bence. diğer çıkarılan anlamların takdirini size bırakıyorum, google'a 6:16 kendrick lamar all meanings falan yazsanız bulursunuz herhalde. 616 'nın ruhani bir sayı olduğundan bahseden mi dersin (kendrick şarkının ilk yarısında bayağı spiritüel şeyler konuşuyor), 16 haziran'ın oj simpson 'ın davasının ibraz edildiği gün olduğunu mu dersin ohoo. parçanın adını konuşursak çıkamayız oradan, o yüzden içeriğe geçelim:

dediğim gibi, ilk yarıda klasik kendrick, enfes bir rap şöleni ile karşımızda. ufak tefek göndermeler var da çok delice bir diss yok o kısımda. dinlemesi çok keyifli ama. olay ise ikinci yarıda başlıyor:

"are you finally ready to play have-you-ever? let's see
have you ever thought that ovo is workin' for me?
fake bully, i hate bullies, you must be a terrible person
everyone inside your team is whispering that you deserve it
can't toosie slide up outta this one, it's just gon' resurface
every dog gotta have its day, now live in your purpose
ıt was fun until you started to put money in the streets
then lost money 'cause they came back with no receipts
i'm sorry that i live a boring life, i love peace
but war-ready if the world is ready to see you bleed"

bu kısmın özeti: "senin etrafındaki insanlardan benim için çalışanlar olabileceğini hiç düşündün mü y*rrağım?" ve "senin adamların bile senden nefret ediyor". en sonda da "sıkıcı bir hayat yaşadığım için özür dilerim, barışçıl bir insanım ama dünya senin çöküşünü görmeye hazırsa savaşa dünden razıyım" diyor.

"a hundred niggas that you got on salary
and twenty of 'em want you as a casualty
and one of them is actually next to you
and two of them is practically tired of your lifestyle
just don't got the audacity to tell you"

burada bildiğin "100 kişilik ekibin varsa 20'si seni mefta görmek istiyor" diyor (push-ups'taki 20v1'e referans aynı zamanda). sonra ekliyor, "hatta bunlardan biri senin dibinde, bi diğer ikisi de senin hayat tarzından yoruldular ama söylemeye götleri yemiyor"

buna benzer şekilde bitiriyor kendrick. 6:16 in la son uyarı atışıydı, drake bunu fark etmedi ama ne yazık ki (ne yazık ki yerine iyi ki de gelebilir buraya) ve cevap verdi:

4 mayıs 2024, drake'in 3. parçası, ve kendrick'e cevabı: family matters


drake tabii ki de şarkıya annesinin "belki de bu şarkıya o kelimeyle başlamamalısın"
cümlesinin ardından "nigga" diye başlayarak güldürmeye başlıyor zaten.

drake bu parçada kendine laf eden diğer rap'çilere vs. de sallıyor, hatta şarkının çoğu öyle ama oralara girmeyeceğim. kendrick'e salladığı noktaları koyup bitiricem.

"i been with black and white and everything that's in between
you the black messiah wifin' up a mixed queen
and hit vanilla cream to help out with your self-esteem"

diyo ki sen benim siktiğim karılara laf edeceğine kendi karına bak, o da açık tenli zenci, bana laf etmeye hakkın yok diyor (sağlam sıçmış burada drake, kendrick olayın ten rengi ile olmadığını belli etti zaten). ama bir yandan kendrick'in whitney'i (karısını) zamanında beyaz kızlarla aldattığıyla dalga geçiyor, orası sağlam olmuş.

sadece kendrick'e yönelik diss atmaya başladığı verse şöyle başlıyor:

"kendrick just opened his mouth, someone go hand him a grammy right now
where is your uncle at? 'cause i wanna talk to the man of the house
west coast niggas do fades, right? come get this ass whoopin', i'm handin' 'em out
you wanna take up for pharrell? then come get his legacy out of my house
a cease and desist is for hoes, can't listen to lies that come out of your mouth
you called the tupac estate and begged 'em to sue me and get that shit down"

kendrick'e sürekli grammy verilmesiyle (kendrick lamar'ın 17 grammy ödülü var) dalga geçiyor. kendrick ağzını açtı hadi verin grammy'sini der gibi. sonra kendrick'in son albümünün bir şarkısında anlattığı trans hala/teyze (bakmaya üşendim ingilizcede onun ayrımı yok ya) si ile dalga geçiyor. pharrel'in bir sürü mücevherinin falan drake'te olduğunu gösteriyor videoda, pharrel'i sen koruyamazsın der gibi. sonra da diyor ki ihtarname orospular içindir, ben öyle bir şey yapmadım, asıl sen tupac'ın mirasçılarını arayıp benim diss'i indirttin diyor.

"you right about "fuck the big three," it's only big d, and there's video proof" diye bir sözü var. çok komik, koymasam olmazdı. drake'in birkaç ay önceki penis ifşası videosundan bahsediyor, ve doğrulamış da oluyor bir yandan aagasdıahvfafs. adamın da malafatı ayrı ünlü. hayır videoyu izlemedim, sadece duydum :)

sonra işte yine boyuna laf ediyor bir iki kere, karısıyla resmiyette evlenmediğine laf ediyor:

" why did you move to new york? is it 'cause you livin' that bachelor life?
proposed in 2015, but don't wanna make her your actual wife
i'm guessin' this wedding ain't happenin', right?
'cause we know the girls that you actually like"

sen beyazları seversin, o yüzden hâlâ evlenmemişindir nişanlınla diyor. kendrick'in eşi the açık tenli bir siyahi, drake gibi.

en sonda da hanüz kanıtı olmayan bir satır ile bitiriyor:

"they hired a crisis management team to clean up the fact that you beat on your queen"

"karını dövüyon, bunu da milletten gizliyon oç" mealli bir söz bu da.

kendrick durur mu, atom bombasını bırakıyor drake'in üstüne:


4 mayıs 2024, kendrick'in 3. ve en sağlam parçası: meet the grahams


burada bayağı kişisel düşüncelerimi işin içine sokmaya başlayacağım çünkü böyle bir diss yok abi. hani şu ana kadar duyduğunuz bütün diss'leri unutun. bu resmen cenaze arabası.

drake'in family matters'ı çıkarmasından sonra aradan 1 saat bile geçmeden kendrick lamar füzeyi drake'e yolluyor. hadi sizinle neler dediğine bakalım. burada direkt çeviri yapmak istedim, bağlama uydurmaya çalışacağım olabildiğince.

1. verse (drake'in oğlu adonis'e adanmış)

[verse 1]
dear adonis
(sevgili adonis)

[adonis drake'in gizlediği ve pusha t'nin 5 sene önce ortaya çıkardığı çocuk]

i'm sorry that that man is your father, let me be honest
(o adam baban olduğu için üzgünüm çocuğum)

it takes a man to be a man, your dad is not responsive
(baban adam olsaydı seninle ilgilenirdi)

i look at him and wish your grandpa woulda wore a condom
(drake'e bakıyorum ve diyorum ki keşke [adonis'in] deden kondom taksaymış)

i'm sorry that you gotta grow up and then stand behind him
(onun yanında büyümek zorunda kaldığın için üzgünüm)

life is hard, ı know, the challenge is always gon' beat us home
(hayat zordur, mücadele peşimizi bırakmaz)

sometimes our parents make mistakes that affect us until we grown
(bazen ana babamız bir halt işler ve büyüyene kadar acısı geçmez)

and you're a good kid that need good leadership
(sen iyi bir önderliği hak eden iyi bir çocuksun)

let me be your mentor since your daddy don't teach you shit
(baban sana bir bok öğretemediği için benim sana hocalık yapmama izin ver)

never let a man piss on your leg, son
(hiçbir adamın bacağına işemesine izin verme)

[drake'in bacağına zamanında ti'ın (rapçi) arkadaşı işemiş bi galada mı ne]

either you die right there or pop that man in the head, son
(ya oracıkta öl ya da o adamın kafasına sık)

never fall in the escort business, that's bad religion
(eskortlara bulaşma, dinimizde/ kültürümüzde yok)

[burada dinden bahsetmiyor da olabilir de oraya girmicem]

please remember, you could be a bitch even if you got bitches
(bir sürü orospuyla yatman senin orospu olmadığın anlamına gelmez, bunu unutma)

never code-switch, whether right or wrong, you a black man
(hep kendin ol [ortamına göre konuşma şeklini değiştirme], yanlış da olsan doğru da olsan sen zencisin)

even if it don't benefit your goals, do some push-ups, get some discipline
(hedefine yardımcı olmasa da biraz şınav çek [drake'in "push ups"a gönderme], disiplinli ol)

don't cut them corners like your daddy did, fuck what ozempic did
(öyle doğal olmayan ilaçlar kullanıp da yağ yakmaya çalışma baban gibi)

don't pay to play with them brazilians, get a gym membership
(brezilyalılara, estetikçilere bulaşma, git gym'e de egzersiz yap)

understand, no throwin' rocks and hidin' hands, that's law
(öyle birine laf atıp sonra sorumluluğu kabul etmezlik yapma)

don't be ashamed 'bout who you wit', that's how he treat your moms
(kiminle birlikte olduğundan utanma, baban utanıyor annenden onun gibi yapma)

don't have a kid to hide a kid to hide again, be sure
(çocuk yapıp onu dünyadan saklanmak zorunda bırakma)

five percent will comprehend, but ninety-five is lost
(dediklerimi %5 anlayacak ama %95'i uyuyor)

[burayı açıklamaya dermanım yetmedi direkt genius'tan çaldım
"5" ve "95", üstat ferid muhammed ve elçisi saygıdeğer elijah muhammed tarafından öğretilen islam milleti öğretilerine atıfta bulunmaktadır. daha çok yüzde beşçiler olarak bilinen islam milleti'nin bir kolu olan yüzde beş milleti de dahil olmak üzere diğer siyah yanlısı hareketler de bu kavrama atıfta bulunmaktadır. buradan da bir bok anlaşılmıyor en iyisi siz kendiniz bakın]

be proud of who you are, your strength come from within
(kendinle gurur duy, güç senin özünde var]

lotta superstars that's real, but your daddy ain't one of them
(birçok superstar var ama senin babişko onlardan biri değil)

and you nothing like him, you'll carry yourself as king
(babana çekmedin ama sen, sen kral adam olacaksın)

can't understand me right now? just play this when you eighteen
(beni şimdi anlamıyorsun ama 18 yaşında anlayacaksın)

bu kısım kendrick'in bildiğin drake'in oğluna nasihat ettiği kısımdı, şimdi drake'in annesiyle konuştuğu kısma gelelim

2. verse (drake'in annesi ve babasına adanmış)

[verse 2]

dear sandra
(sevgili sandra)

your son got some habits, ı hope you don't undermine them
(oğlunun kötü bazı alışkanlıkları var, umarım sen kötüleştirmiyorsundur bunları)

especially with all the girls that's hurt inside this climate
(özellikle bu ekosistemde o kadar kız zarar görürken)

you a woman, so you know how it feels to be in alignment
(sen de bir kadınsın, diğerlerinin hâlinden anlarsın)

with emotion, hopin' a man can see you and not be blinded
(duygularınla, adamın seni umursayacağını umarsın)

dear dennis, you gave birth to a master manipulator
(sevgili dennis [drake'in babası], sen usta bir manipülatörü bu dünyaya getirdin)

even usin' you to prove who he is is a huge favor
(seni kullanarak siyahi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor)

i think you should ask for more paper, and more paper
(o yüzden ondan daha da çok para istemelisin)

and more, uh, more paper
(çok daha fazla para)

i'm blamin' you for all his gamblin' addictions
(onun kumar bağımlılığı için seni suçluyorum)

psychopath intuition, the man that like to play victim
(psikopatça hareketleri, mağduru oynamaya çalışması)

you raised a horrible fuckin' person, the nerve of you, dennis
(ne kadar boktan bir insan yetiştirmişsin, yuh sana be dennis)

sandra, sit down, what ı'm about to say is heavy, now listen
(sandra, otur bak, söyleceklerim ağır şeyler, iyi dinle)

mm-mm, your son's a sick man with sick thoughts, i think niggas like him should die
(oğlun hastalıklı düşünceleri olan hasta bir adam, bence onun gibi adamlar gebermeli)

him and weinstein should get fucked up in a cell for the rest they life
(o ve weinstein gibileri hücrelerde çürümeliler)

he hates black women, hypersexualizes 'em with kinks of a nympho fetish
(zenci kadınlardan nefret ediyor, onları objeleştiriyor, sex delisi kadın fetişi var)

grew facial hair because he understood bein' a beard just fit him better
(sakal uzattı yediği haltları gizlemek için)

he got sex offenders on ho-vo that he keep on a monthly allowance
(ovo'da [drake'in şirket] cinsel suçlulara maaş bağlamış)

a child should never be compromised and he keepin' his child around them
(bir çocuk asla tehlikeye atılmamalı ama bu çocuğunu onların yanında gezdiriyor)

and we gotta raise our daughters knowin' there's predators like him lurkin'
(kendi kızlarımızı onun gibi sapıklardan koruyarak büyütmek zorundayız)

fuck a rap battle, he should die so all of these women can live with a purpose
(sikmişim rap dalaşını, bu herif gebermeli ki bazı kadınlar rahata erebilmeli)

i been in this industry twelve years, i'ma tell y'all one lil' secret
(12 senedir rap arenasındayım, size bir sır vereyim)

it's some weird shit goin' on and some of these artists be here to police it
(bu endüstride çok manyakça şeyler oluyor, bazı sanatçıların da dahil olduğu)

they be streamlinin' victims all inside of they home and callin' 'em tinder
(kurbanlarını kolayca seçip evlerine atıp bunun adına da tinder diyorlar)

[drake'in istediği zaman istediği kadına ulaşabilmesinden ve sex kaçakçılığı yaptığından bahsediyor. drake'in 2020'den
"all good, chubbs will look around. find one that seem my type. that my dawg and he know what i like. he done found me plenty in my life"
şeklinde sözleri olan bir şarkısı var. pezevenk sipariş verir gibi karı söylüyormuş eve yani]

then leak videos of themselves to further push their agendas
(bi de kendi videolarını sızdırıp bunun reklamını yapıyorlar)
[drake'in malum sızdırdığı s*k videosu]

to any woman that be playin' his music, know that you're playin' your sister
(bu piçin müziğini dinleyen tüm kadınlar, bilin ki bacınızın kuyusunu kazıyorsunuz)

or better, you're sellin' your niece, to the weirdos, not the good ones
(hatta ne bacısı, resmen yeğeninizi emanet ediyorsunuz bu şerefsizlere, iyilere değil)

katt williams said, "get you the truth," so ı'ma get mines
(katt williams "doğruları söyleyelim" dedi, ben de söyleyeyim o zaman)

[komedyen katt williams, ocak 2024'te club shay shay programında shannon sharpe ile bir "her şeyi açık etme" röportajı yaptı. ropörtajda katt, eğlence sektöründeki "sapkınların" "hepsinin cehennemi yakaladığını", "tüm yalanların ortaya çıkacağını" ve "gerçeğin aşikar olduğunu" söyledi]

the embassy 'bout to get raided, too, it's only a matter of tim
(drake'in evini de basacaklar, eli kulağındadır)

ayy, lebron, keep the family away, hey, curry, keep the family away
(lebron, curry, ailenizi uzak tutun bunlardan)

to anybody that embody the love for they kids, keep the family away
(içinde çocuklarına dair sevgi olan herkes uzak tutsun)

they lookin' at you too if you standin' by him, keep the family away
(onun yanında olursanız işin ucu size de bulaşır, ailenizi uzak tutun)

i'm lookin' to shoot through any pervert that lives, keep the family safe
(ben ortalıktaki sapıkların içinden geçerim, yeterki ailem güvende olsun)

bu resmen drake'in pedofili, insan kaçakçısı ve her türlü iğrençliği işlemiş biri olduğunu gösteren bir verse. en sağlam verse'ü aynı zamanda parçanın bence. kendrick'in dediklerinin yarısı doğruysa yerin yerinden oynaması lazım. neyse çok yorum yapmadan 3. verse'e geçelim.

3. verse (kendrick tarafından drake'in sakladığı iddia edilen kızına adanmış)

[verse 3]

dear baby girl
(sevgili kızım) (kendrick burada drake'in gizlediği bir kızı olduğunu iddia ediyor)

i'm sorry that your father not active inside your world
(üzgünüm ki baban hayatında aktif olarak yok)

he don't commit to much but his music, yeah, that's for sure
(müziği hariç hiçbir şeye adayamıyor kendini zaten)

he a narcissist, misogynist, livin' inside his songs
(o bir narsist, kadın düşmanı ve kendi şarkılarında yaşıyor)

try destroy families rather than takin' care of his own
(kendi ailesine bakacağına başkalarınınkini bozmaya çalışıyor)

should be teachin' you time tables or watchin' frozen with you
(sana çarpım tablosunu öğretip birlikte frozen izlemesi lazım aslında)

or at your eleventh birthday, singin' poems with you
(11. yaş gününde seninle şiirler söylemesi lazım)

instead, he be in turks payin' for sex and poppin' percs, examples that you don't deserve
(onun yerine gidip tropikal adalarda orospu kiralayıp uyuşturucu partilerine katılıyor, sen bunlara layık değilsin kızım)

i wanna tell you that you're loved, you're brave, you're kind
(sana demek istiyorum ki sen seviliyorsun, sen cesursun, sen kibarsın)

you got a gift to change the world, and could change your father's mind
(dünyayı değiştirecek potansiyelin var, babanın zihnine de girebilirsin)

'cause our children is the future, but he lives inside confusion
(çünkü çocuklarımız geleceğimizdir, ama babanın kafası çok karışık)

money's always been illusion, but that's the life he's used to
(para sadece göz boyar, ama baban o hayata alışmış)

his father prolly didn't claim him neither
(onun babası da ona sahip çıkmamış)

history do repeats itself, sometimes it don't need a reason
(tarih tekerrür eder, illaki bir sebebe gerek yok her zaman)

but i would like to say it's not your fault that he's hidin' another child
(ama bir çocuğu daha saklaması senin suçun değil, onu diyeyim)

give him grace, this the reason i made mr. morale
(ona güzellik aşıla, bu yüzden mr. morale'i* yazdım zaten)

so our babies like you can cope later
(senin gibi evlatlarımız sonradan bakıp sorunlarının üstesinden gelebilsin diye)

give you some confidence to go through somethin', it's hope later
(sana zorlu bir durumu atlatbilmen için güven versin, umut versin diye)

i never wanna hear you chase a man 'cause his failed behavior
(hiçbir zaman adam olamamış erkeklerin peşinden koşmanı istemiyorum kızım)

sittin' in the club with sugar daddies for validation
(gece kulüplerindeki zengin cici babalardan tasdik bekleme)

you need to know that love is eternity and trumps all pain
(bilmelisin ki aşk sonsuzdur ve tüm acıya baskın gelir)

i'll tell you who your father is, just play this song when it rains
(sana babanın kim olduğunu söyleyeceğim, yağmur yağdığında dinle bu şarkıyı)

yes, he's a hitmaker, songwriter, superstar, right
(kendisi popüler hit'ler yapar, şarkı yazar, süperstar di mi)

and a fuckin' deadbeat that should never say "more life"
(bir de hiçbir zaman çocuk yapmaması gereken şam babasının teki)
[buranın bir anlamı daha var isteyen dm atsın çok yoruldum yazarken]

meet the grahams
(graham'larla tanışın)
[aubrey "drake" graham", graham drake'in soyadı]

bu verse de çok büyük bir iddia içeriyor. drake'i 2018'de yok edip resmen çocuğuna babalık yap lan it herif diyen pusha t'nin ardından buna benzer bir olayın 2. kere yaşanması drake'in kariyerine büyük darbe vurur. kendrick'in kalemi ne güzel ama ya, drake'in çocuklarına cidden baba edasıyla yazıyor ama drake'ten kelam açılınca şeytana dönüşüyor. son verse'e de bakıp bitirelim, ben yazarken drake adına içim acıyor çünkü :)

4. verse (drake'e adanmış)

[verse 4]

dear aubrey
(sevgili aubrey)

i know you probably thinkin' ı wanted to crash your party
(biliyorum eğlenceni berbat etmeye geldiğimi düşünüyorsun)

but truthfully, i don't have a hatin' bone in my body
(ama hakikaten vücudumda nefret içeren bir hücre bile yok aslında)

this supposed to be a good exhibition within the game
(bu rap dünyasındaki güzel bir gösterimiz olacaktı)

but you fucked up the moment you called out my family's name
(ama ailemin adını ağzına aldığın anda sıçtın)

why you had to stoop so low to discredit some decent people?
(iyi insanlara laf atacak kadar neden düştün)
[drake'in sebepsizce tartışmaya dahil ettiği bir iki kişiden de bahsediyor]

guess integrity is lost when the metaphors doesn't reach you
(yazdıklarımı anlayamayınca şeref falan kalmadı sende demek ki)

and ı like to understand 'cause your house was never a home
(evinde hiçbir zaman ailen olamamış onu anlıyorum)

thirty-seven, but you showin' up as a seven-year-old
(37 yaşına gelmişsin hâlâ 7 yaşında gibi davranıyorsun)

you got gamblin' problems, drinkin' problems, pill-poppin' and spendin' problems
(kumar bağımlığı, alkol sorunların, hap atmaların ve müsrifliğin var)

bad with money, whorehouse
(kumarhanen var, parayı har vurup harman savur)
[drake'in kumar sponsorluğu var bayağı büyük]

solicitin' women problems, therapy's a lovely start
(kadın dilenme problemlerin var, terapi cidden güzel bir başlangıç olmuş)
[drake son zamanlarda terapiye gittiğini söylüyor şarkılarda]

but ı suggest some ayahuasca, strip the ego from the bottom
(ama ayahuasca iç ki (bir tür alternatif tıp tedavisi) egonu kökünden söksün)

i try to empathize with you 'cause ı know that you ain't been through nothin'
(seninle empati kurmaya çalışıyorum çünkü hayatında zorluk çekmedin hiç)

crave entitlement, but wanna be liked so bad that it's puzzlin'
(her şeye hakkın olduğunu sanıyorsun ama sevilmek de istiyorsun o da zor iş)

no dominance, let's recap moments when you didn't fit in
(öyle her istediğin olmaz, uyum sağlayamadığın anları bi gözden geçirelim)

no secret handshakes with your friend
(arkadaşlarınla gizli gizli el sıkışma)

no cultural cachet to binge, just disrespectin' your mother
(olmadığın kültürü sahiplenmeye çalışma, annene saygısızlık bu)

identity's on the fence, don't know which family will love ya
(o kadar kişiliksizsin ki, hangi tarafın (anne [beyaz yahudi] mi baba [zenci] mı) seni seveceğini bilemiyorsun)

the skin that you livin' in is compromised in personas
(içinde yaşadığın o ten, farklı kişiliklerinden dolayı hasar görmüş)

can't channel your masculine even when standin' next to a woman
(bir kadının yanında dururken bile maskülenliğini konuşturamıyorsun)
[drake'in yakın zamandaki sexxy redd ile kıçını instagram modeli gibi gösterdiği foto)

you a body shamer, you gon' hide them baby mamas, ain't ya?
(sadece güzel kızları seviyorsun di mi, bebeklerinin annelerini saklıyorsun di mi)

you embarrassed of 'em, that's not right, that ain't how mama raised us
(utanıyorsun di mi onlardan, ama bu hiç doğru değil, annemiz bize böyle öğretmedi)

take that mask off*, i wanna see what's under them achievements
(maskeni çıkar artık, o kadar başarının altında ne yatıyor göreyim)

why believe you? you never gave us nothin' to believe in
(neden inanalım sana, inanmamız için hiçbir neden vermedin ki)

'cause you lied about religious views, you lied about your surgery
(çünkü yalan söyledin, dini görüşün hakkında, yalan söyledin ameliyatın hakkında)

you lied about your accent and your past tense, all is perjury
(yalan söyledin aksanın ve konuşma tarzın hakkında, yok yere yalan söyledin)

you lied about your ghostwriters, you lied about your crew members
(yalan söyledin senin yerine şarkılarını yazanların hakkında, yalan söyledin ekibin hakkında)

they all pussy, you lied on 'em, ı know they all got you in 'em
(hepsi korkak, onlara yalan söyledin, ama onlarda da seni görüyorum)

you lied about your son, you lied about your daughter, huh
(yalan söyledin oğlun hakkında, yalan söyledin kızın hakkında ha?)

you lied about them other kids that's out there hopin' that you come
(yalan söyledin oralarda bir yerde seni bekleyen diğer çocukların hakkında)

you lied about the only artist that can offer you some help
(yalan söyledin sana yardımcı olabilecek tek sanatçı hakkında)

fuck a rap battle, this a long life battle with yourself
(sikmişim rap dalaşını, bu senin hayatın boyunca kendinle vereceğin savaş)

son not: ingiliççesi olanlar knox hill analiz bu abiden baksın, bayağı iyi anlatıyor


5 mayıs 2024 kendrick'in 2 günde 3. parçası, toplam 4. parçası not like us


bu adam durmayacak dostum. bu şarkıda o kadar fazla detaya gerek yok, ben çıkarımlarımı söyleyeyim. sonradan eklemeler yaparım yine.

meet the grahams gibi nükleer bir bombadan sonra kendrick bildiğin drake ve ovo ile daşşak geçiyor resmen (evet, içinde 2 ş olan ile ve d ile başlayan). hem de yine ciddi pedofili suçlamaları var yine, ama bu sefer west coast dans edilecek bir tarzda beat yaptırmış dj mustard'a, bildiğin "sen pedosun, hepiniz pedosunuz, sizi s*keyiim" diye şarkı söylüyor ahahaha

sağlam vuran kısmı koyayım:

say, drake, i hear you like 'em young
(duyuyorum da drake, genç kızları seviyormuşsun)

you better not ever go to cell block one
(1 numaralı hücreye sakın uğramayasın) (götünü keserler orada çocuk tacizcisinin anlamında)

to any bitch that talk to him and they in love
(bu adama aşık olup konuşan kaşarlar size sesleniyorum)

just make sure you hide your little sister from him
(en azından küçük kız kardeşlerinizi koruyun bundan)

they tell me chubbs the only one that get your hand me downs
(bana diyorlar ki chubbs (drake'in koruması) da senden sonra bir tur biniyormuş [kızlara])

then party at the party playin' with his nose now
(partynextdoor (ovo'da bir isim) da bi partide kokain çekiyormuş)

and baka got a weird case, why is he around?
(baka'nın ilginç bir davası vardı [cinsel suç davası], o nasıl ortalarda hâlâ)

*certified lover boy*, certified pedophiless
(belgelenmiş aşk kuşu ha [certified lover boy drake albümünün adı] , belgelenmiş pedofilisiniz siz)

şöyle bir kısım da var devamında:

and your home boy need subpena
(senin kankanın mahkeme celbine ihtiyacı var)
[o kadar fazla kişiye laf atıyor ki hepsi olabilir, muhtemelen baka ama, yargılanmış olan o olduğu için]

that predators move in flocks
(bu sapıklar sürü hâlinde dolaşıyor resmen)

that name gotta be registered and placed on neighborhood watch
(bunların isimleri ifşa edilip bölge güvenliği sağlanmalı)

arada drake'in culture vulture (bkz: kültür akbabası) olmasına laf ediyor, sen her kalıba girersin satışların için, her trendi yakalamaya çalışırsın. aha bu da kanıtı der gibi, atlantalı ünlü rap'çileri koyup drake'in onları nasıl kendi lehine kullanmaya çalıştığını yazmış:

"you called future when you didn't see the club (ayy, what?)
lil baby helped you get your lingo up (what?)
21 gave you false street cred
thug made you feel like you a slime in your head (ayy, what?)
quavo said you can be from northside (what?)
2 chainz say you good, but he lied
you run to atlanta when you need a few dollars
(paran bittiğinde atlanta'ya koşuyorsun)
no, you not a colleague, you a fuckin' colonizer"
(meslektaş falan değilsin sen, sömürgeci piçin tekisin)

gözden kaçan ama sağlam vuran bir kısım da şurası:

"you think the bay gon' let you disrespect pac, nigga?
i think that oakland show gon' be your last stop, nigga"

kaliforniya körfez bölgesi 2pac'ın 2pac olduğu yer, müzik yapmaya orada başlıyor. 2pac'ın evi, en çok sevildiği yer diyebiliriz.

"körfez senin 2pac'a saygısızlık etmene izin mi verir sandın? (taylor made'de yapay zekâ kullanmıştı ya hani). "
"oakland'daki (körfez'de) konserine dikkat et, son durağın olabilir" diyerek bildiğin ölüm tehdidi ediyor dolaylı yoldan.

en sonda da:

"hmm, hmm
he a fan, he a fan, he a fan hmm
he a fan, he a fan, he a fan hmm
freaky ass nigga, he a 69 god (normalde drake kendine 6 god diyor, burada sex delisi olduğuyla dalga geçmiş)
freaky ass nigga, he a 69 god
hey, hey, hey, hey, run for your life
hey, hey, hey, hey, run for your life
freaky ass nigga, he a 69 god
freaky-ass nigga, he a 69 god
hey, hey, hey, hey, run for your life
hey, hey, hey, hey, run for your life

let me hear you say, ov-ho (ovo'yu "ov hoe" yani "kaşar ovo" gibi telaffuz etmiş, iyice taşak geçiyor, hadi birlikte söyleyin falan)
ov-hoe
say, ov-hoe
ov-hoe
then step this way
step that way
then step this way
step that way"

[outro]
are you my friend
are we locked in?
then step this way
step that way
then step this way
step that way

diye şarkı söyleye söyleye bitiriyor şarkıyı ahahahahaha.

bütün bunların üstüne,

"wop, wop, wop, wop, wop, dot, fuck 'em up (5 kere wop ses efekti yapıyor)
wop, wop, wop, wop, wop, ı'ma do my stuff" (5 kere daha yapıyor ve "ı'mma do my stuff" )

ve

"how many stocks do ı really have in stock? ayy
one, two, three, four, five, plus five, ayy"

şu ana kadar buraya da yazdığım kendrick diss şarkıları kaç tane? 5 tane.

1- like that
2- euphoria
3- (bkz: 6.16 in la)
4- meet the grahams
5- not like us

kendrick diyor ki durun daha bitmedi, 5 tane çıkardım 5 tane daha çıkarıcam diyor. 2024 rap camiası için çok eğlenceli bir yıl olmaya devam edecek gibi. drake buradan bir daha s*ksen dönemez... umarım herkes keyfini çıkarıyordur bu parçaların, bu tip kavgaları 10-15 senede bir görüyoruz hip-hop'ta. hatta bu kalibrede bir kavga belki de 23 senedir yoktu (nas/jay-z kavgası)