Amerikan İç Savaşı, Köleliğin Kaldırılmasından Ziyade Ekonomik Kaygılar Sebebiyle mi Gerçekleşti?

ABD'nin Washington'daki yönetimi ile bu ülkeden ayrılmak isteyen 11 Güney Eyaleti arasında 1861-1865 yılları arasında gerçekleşen iş savaşın nedeni olarak yıllardır köleliğin kaldırılmasının insani boyutu konusu bilinir ancak durum pek de öyle olmuşa benzemiyor.
Amerikan İç Savaşı, Köleliğin Kaldırılmasından Ziyade Ekonomik Kaygılar Sebebiyle mi Gerçekleşti?


amerikan iç savaşı, tarihin ilk endüstriyel savaşı olmasından ötürü büyük önem taşıyan bir olaydır...

pek çokları tarafından köleliliğin kaldırılması uğruna yapıldığı düşünülen bir savaş olsa da tamamen ekonomik kaygılar ve siyasi nüfuz üzerine kuruludur. çatışma kuzeyliler ve güneyliler arasında olmuş olsa bile, midwest olarak nitelendirilen orta batı bölgesi de savaşın çıkmasında önemli bir rol oynamıştır. buna ilerleyen aşamalarda değiniriz..

şimdi amerika bağımsızlık savaşının sonuna gidecek olursak

amerika birleşik devletleri o dönemde elinde 13 eyalet bulundurmaktaydı. bunlardan pennsylvania, rhode island, massachusetts, connecticut ve new hampshire köleliğin yasak olduğu bölgelerken new york, new jersey, delaware, maryland, virginia, georgia, north carolina ve south carolina köleliğin yasal olarak mevcut olduğu eyaletlerdi. bütün eyaletlerde yarım milyona yakın köle bulunmaktaydı ve güneyli nüfüsunun %35-40 gibi bir kısmı köleler tarafından oluşturulmaktaydı. köleliğin bulunduğu eyaletlerin sayısının fazla olması onlara temsilciler meclisinde daha fazla koltuk sayısı vermekteydi ve bu dönemde güneyliler, güç dengesinin hakim tarafındaydılar...

güneylilerin güç dengesinde hakim tarafta olmaları, politik anlamda onlara bir avantaj getirmişti. güneyliler, bu dönemde federal devletin eyalet iç işlerine karışmasının önüne geçerek kendi eyaletlerinde iç dengeleri korumayı başardılar. ancak bunun bütün birleşik devletler için yarattığı sıkıntı hızlıca ortaya çıktı. ekonomik anlamda bir dengesizlik oluştu ve bunun sonucunda 1787 yılında philedelphia'da yapılan toplantıda birleşik devletler anayasası oluşturuldu. bu noktada güneylilerin temsilciler meclisindeki sayısal üstünlüğü, onlara çok daha önemli bir kazanç sağladı. güneyliler, anayasa içerisine kölelik karşıtı yasaları sokmayı engelledikleri gibi başını james wilson ve roger sherman adlı senatörlerin çektiği bir grup vergi dağılımı ve temsilciler meclisinde bulunan koltuk sayılara bakılarak kölererin 5'te 3'ünün temsil edilmesi gerektiğini öngören three-fifths compromise yasasını anayasaya sokmayı başardı. buna ek olarak kaçak ya da suçlu olan kölelerin sahiplerine teslim edilmesini sağlayan yasa maddesi de anayasaya eklendi...

philedelphia toplantısında güneyliler, anayasaya kölelik karşıtı maddelerin eklenmesini engellemeyi başarmış olsa bile federal hükümet zamanla tekrar güç kazandı. elde etmiş oldukları bu güçle köle ticareti ve trafiğinde yeni düzenlemelere gidildi. her ne kadar güneyliler bu basit düzenlemelerden hoşnutsuzluk duymuş olsa da, hala köleliğin kaldırılması konusunda ciddi adımlar atılmamış durumdaydı...


1800'e geldiğmiz dönemde artık köleliğin yasak olduğu eyalet sayısı ile köleliğin yasal olduğu eyalet sayıları eşitlenmiş durumdaydı

eskiden köleliğin yasal olduğu new york köleliği yasaklamış durumdaydı, vermont bağımsız bir statüden ayrılıp birliğe katılmış ve köleliği yasaklamıştı. güneyde ise kuzey karolina bölünerek tennessee eyaleti, virginia bölünerek kentucky eyaletleri oluşturuldu. buna ek olarak virginia'nın kuzeyinde bulunan kuzeybatı bölgesi ikiye bölünerek northwest territory ve indiana territory'e ayrılmış durumdaydı. bu bölgeler köleliğin olmadığı bölgelerdi...

tam bu esnada amerika birleşik devleti hükümeti ile fransa hükümeti louisiana bölgesinin alım satımı için pazarlığa tutuştu ve 1803 yılında başlayan pazarlıklar 1804 yılında sonuç verdi. amerika birleşik devletleri toplamda 15 milyon doları bulan bir anlaşma ile lousiana bölgesini satın aldı. bu satın alma olayı güneyliler arasında huzursuzluk uyandırdı. bölgenin etnik yapısı göz önünde bulundurulduğunda ve bu bölgeye getirilecek köle yasağının büyük çaplı köle isyanları çıkartmasından çekinen güneyliler, kölelikle ilgili uygun kanunların uygulanmasını istediler. senato çözüm olarak lousiana'yı küçük idari birimlere ayırdı ve bütün idari birimler güney eyaletlerinde uygulanan köle kanunlarına benzer kanunları yürürlüğe koydu...

1804 yılıyla birlikte mason-dixon hattı olarak tanımlanan ve pennsylvania ile maryland'i birbirinden ayıran sınırın üzerinde yer alan bütün eyaletler köleliğin yasak olduğunu yasal olarak ilan etmiş durumdaydı

bu durumda temsilciler meclisinde kuzeyliler ve güneylilerin neredeyse eşit sandalye sayısı olmuş oluyordu. meclis'te ve senato'da dengelerin yerine gelmiş olmasıyla birlikte federal devlet biraz daha güçlenmiş oldu ve 20 yıl önce 1787 philedelphia toplantısında yerleştiremediği düzenlemeyi anayasaya eklemeyi başardı. 1 ocak 1808 tarihi itibariyle afrika'dan köle ticaretini yasaklanmış oldu. bu olayın yaratabileceği gerginliğin önüne 1812 yılında patlak veren ingiliz amerikan savaşı (war of 1812) geçti ve kısa bir süre için de olsa sükunet devam etti...

1820'li yılların sonuna geldiğimiz dönemde mason-dixon hattının kuzeyinde kalan bölgede ohio, illinois ve indiana eyaletleri oluşturulmuş durumdaydı ve bu eyaletler köleliğin yasak olduğu eyaletlerdi

güneyde ise alabama, mississippi ve louisiana eyaletleri kuruldu ve bu eyaletler ilgili kanunları oluşturarak köleliği yasal hale getirdiler. eyalet sayılarında 11-11 eşitlik vardı, bu temsilciler meclisi ve senatoda dengenin korunması anlamına geliyordu. 1820 yılında fransa'dan alınan toprakların bir kısmından illinois'in batısında, arkansas'ın kuzeyinde missouri eyaleti oluşturuldu. illinois köleliğin yasak olduğu bir eyaletti, arkansas ise henüz bir eyalet değildi ancak köleliğin serbest olduğu bir bölgeydi. james tallmadge jr. isimli bir kongre üyesi missouri'de köleliğin kaldırılması ile ilgili bazı önerilerde bulundu. bu öneriler kabaca 25 yaş altında olan kişilerin kölelik statüsünden çıkarılması ve missouri'ye köle getirilmesinin yasaklanmasıydı. güneyliler bunu ciddi bir hoşnutsuzlukla karşıladı. senato olası bir krizi önlemek ve araştıma yapması için bir heyet görevlendirdi. missouri krizi, missouri'de köleliğin yasal olması ve maine eyaletinin kurularak köleliğin yasaklanması ile çözümlenmeye çalışıldı. bu olay, birleşik devletler içerisindeki kırılmanın ilk işaretlerindendi ve 35 yıl sonra savaşın patlak vermesinde kilit bir olay olan kansas–nebraska olayının temelini oluşturacaktı...


1820'li yıllar ekonomik açıdan birleşik devletler için pek iyi geçmemişti

kuzey bölgelerinde bulunan yerleşimler daha ziyade metropol havasındaydı, endüstriyel bölgeler burada daha yoğundu, insanlar daha nitelikli eğitim almaktaydı. hayat kalitesi ve hayat standartları daha üst seviyedeydi. özellikle nüfüs gerek doğurganlık oranın artması, gerekse de avrupa kıtasından gelen göçlerle hızla artmaktaydı. güney ise daha geleneksel ve sabit bir hayat tarzı benimsemişti. tarım en önemli geçim kaynağı durumundaydı, ancak sanılanın aksine güney insanı belirli bir zümre haricinde fakir bir halktı. evet zengin tarım arazileri vardı ancak bu araziler herkese eşit şekilde dağılmamıştı. belirli toprak zenginleri tekeli elinde döndürüyordu ve güneyde pek çok insan elindekileri satabilecek noktalardan uzakta, periferde konuçlanmıştı. buna bir de ek olarak toprak zenginlerinin, ufak toprak sahiplerinin topraklarını satın alması ve bu ufak toprak sahiplerinin ihtiyaç duyduğu malzemeleri tekel sahiplerinden temin ediyor olması (örnek olarak daha önce bahsi geçen cotton gini verelim) dengesizliği daha da arttırıyordu. ancak bütün bu dengesizliklere rağmen ellerindeki ürünleri satabilen ya da değiş tokuş yapabilen insanlar avrupa'dan gelen ürünlere erişebiliyorlardı ve bunlar üzerinde herhangi bir gümrük uygulanmıyordu...

burada midwest bölgesinin rolüne değinelim. o dönemin birleşmiş devletlerini kuzey eyaletleri, midwest eyaletleri ve güney eyaletleri olarak incelemek mümkün. bu eyaletler doğal olarak kendi aralarında ticaret yaparak mal alım satımı gerçekleştiriyorlardı. düzenli işleyen bir iç ticaret var fakat bu yapılaırken kuzey ve midwest eyaletleri birbirleriyle daha sıkı bir ticari ilişki kurmuşken, güney ile bu kadar sıkı bir ticari bağları yoktu. güneyin başta pamuk olmak üzere ürettiği tarım ürünlerini efektif olarak satması ve ihtiyaçlarını karşılaması gerekliydi. ancak bunu kuzeyinde bulunan eyaletler vasıtasıyla yapabilmesi mümkün değildi. bu nedenle hem daha efektif ticaret yapabilmek, hem de üretim için gerekli malzemeleri temin edebilmek için dış ticaret daha cezbedici bir hale geldi. özellikle avrupa ülkelerinin pamuğa karşı olan ilgisi malumdu ve bu yüzden güney, avrupa ile olan ticarete bir noktadan sonra hız verdi. yani midwest eyaletleri, iç ticaret konusunda kuzeyi tercih ederek ayrımı hızlandırmıştı...

bu esnada başını henry clay'in çektiği bir grup, bir kalkınma planı yarattı. bu kalkınma planı, amerikan endüstriyelleşmesini hızlandıran, amerikan endüstrisinin yarattığı ürünlerin kullanılması için avrupa'dan getirilen mallara belirli gümrük işlemlerinin uygunlanmasını öngören bir plandı. plan kuzey eyaletleri için sorun teşkil etmemekteydi ancak güneyliler plana itiraz ettiler. planın kuzeyin gelişiminin önünü açan ve güneyden kuzeye göçü arttıran bir tasarı olduğunu savundular. çünkü endüstriyelleşen, makinelere sahip olan, alt yapı kaynağı açısından zengin olan taraf kuzey tarafıydı. güney bu plandan çok az fayda görecekti. aynı zamanda uygulancak gümrük tedbirlerinden en çok zarar görecek olan taraf yine güney tarafıydı. kendi ürünlerini elden çıkartıp malzeme alabilen güney bu uygulama ile birlikte eskisi kadar verimli ticaret yapamayacaktı. 1828 ve 1832 yılında amerikan hükümeti iki gümrük yasası çıkardı. yaşanan ekonomik sıkıntıdan en çok etkilenen eyaletlerden biri güney karolina'ydı. getirilen gümrük uygulamaları ile bu daha da tavan yaptı. bunun üzerine güney karolina 1832 yapılan uygulamanın anayasaya aykırı olduğunu belirten bir deklerasyon yaptı ve uluslararası ticaretini yaparken bu gümrüğü uygulamayacağını belirten bir bildiri yayınladı. ordinance of nullification olarak geçen bu bildiri zamanın amerika birleşik devletleri başkanı andrew jackson tarafından "hainlik" olarak nitelendirildi. durumun yoluna konması için askeri müdaheleye uygun düzenlemeler yapıldı. yapılan düzenlemeler diğer güneyli eyaletleri korkutarak güney karolina'yı tek başına bıraktı. güney karolina ise bu sivrilmesini tek başına devam ettiremedi ve pasifize oldu. ilerleyen dönemlerde gümrükle ilgili yeni uygulamalar yapılmış olsa bile güney tarafı bu olayla birlikte kuzeyle olan farklılığını kesin bir şekilde ortaya koymuş oldu. bu kriz, savaşın çıkmasında önemli kilometre taşlarından biri oldu...

bu dönemde amerika sınırları içerisinde kölelik ve ırkçılık konusunda değişik olaylar meydana geldi. 1831 yılında virginia eyaletinde başını nat turner'ın çektiği bir grup köle ayaklandı ve 50'den fazla beyaz'ın ölümüyle sonuçlanan bir köle isyanı ortaya çıktı. bu, güneyde o tarihe kadar görülmüş en büyük köle isyanı olarak kayıtlara geçti. ayaklanma bastırıldı, ayaklanma ile ilgisi bulunan 50-60 kadar köle idama mahkum edildi. haklın kendini korumak için oluşturduğu milis güçleri, 100'den fazla siyahiyi öldürdü. pek çoğumuzun film olarak bildiği amistad olayı da bu tarihlerde meydana geldi. 1841 yılında gerçekleşen olayda yasadışı köle ticareti yapan bir ispanyol gemisinde isyan çıktı ve köle olarak götürülen afrikalılar gemiyi ele geçirdiler. ispanyol hükümeti gerekenin yapılması için amerikan hükümetine baskı yapsa da yargı takdir hakkını kölelerden yana kullandı...


1840'ların ortasına gelindiğinde birleşik devleter texas cumhuriyeti'ni ihlak ederek birliğin bir eyaleti olduğunu ilan etti

texas'ı ihlak etmesiyle birlikte meksika ile bir çatışma başladı ve amerikan güçleri pasifik sahiline kadar olan bölgeyi işgal etmeyi başardı. 1848 itibari ile ele geçirilen bölgeler yeni bir gerginlik sebebi oldu. ele geçirilen bölgelerde kurulacak olan eyaletlerin kölelik durumu kuzey ve güney arasında sürtüşmeleri hızlandırdı. texas bölgesi pek çok tarım alanının bulunduğu ve kölelik yasalarının devamı için uygun olan bir eyaletti. ancak texas'ın batısında bulunan bölgeler tarım arazasi niteliğinde değildi ve kölelik bu bölgelerde yasaklandı. federal hükümet meksika'dan ele geçirilen bölgelerin tarıma elverişli olan bölgelerini texas eyaleti içerisine dahil etti. öte yandan california bölgesini köleliğin yasak olduğu bölge ilan etti. buna ek olarak 1850 yılında güneylileri tatmin etmek ve gerginliğin daha da buyümesini engellemek adına kaçak ya da suçlu kölelerin yakalanarak sahiplerine teslim edilmesi kanunu daha da sertleştrdi...

1852 yılında amerika başkanlık seçimi yapıldı

seçimi demokrat başkan adayı franklin pierce kazandı. bu seçimin amerikan siyasi tarihindeki önemi oldukça büyüktür çünkü bu döneme kadar demokrat partinin en büyük rakibi olan whig party azledilerek iki farklı parti kuruldu. bunlardan birisi cumhuriyetçi parti olan republicans diğeri ise know-nothing party olarak geçen american party'di...

1854 yılına gelindiğinde savaşın çıkmasında çok kilit bir rol oynayan kansas-nebraska olayı patlak verdi

stephen a. douglas bundan 35 yıl önce meydana gelen missouri sıkıntısını tekrar gündeme getirdi. douglas, kansas ve nebraska bölgelerinde kaliteli tarım arazilerinin yapılandırılması ve transcontinental railroads yapımın başlatılması ile ilgili bir öneride bulundu. tarım arazileri demek kölelik ile iç içe olan bir düzen demekti. ancak douglas kölelik statüsüne karar verilmesi için senatonun değil, halkın fikrine danışılması gerektiğini dile getirdi ve kansas'ta bunun halka sorulmasını önerdi. bu noktada kölelik yanlısı ve kölelik karşıtı pek çok kişi kansas'a giderek bir dizi propaganda kampayaları düzenlendi. sonuç felaketti, kansas sokaklarında ve devlet dairelerinde kölelik yanlısı ve kölelik karşıtı insanlar birbiriyle silahlı/silahsız çatışmaya girdi. her iki taraftan da yüzlerce kişi hayatını kaybetti. 1856 yılında seçimleri kazanan demokrat başkan james buchanan kansas'ı köleliğin serbest olduğu bir eyalet ilan etmek istese de kansas halkı buna karşı çıktı...

1860 yılına gelindiğinde amerika'da yeniden başkanlık seçimi gündemdeydi ve kuzey-güney arasındaki sürtüşme had safhadaydı

1856 yılnda seçimi kaybeden cumhuriyetçi parti, sadece iki eyalette daha üstünlük elde ederese başkanlık koltuğuna kendi adaylarını çıkartacaklarını biliyordu. cumhuriyetçiler aday olarak abraham lincoln'ü gösterdiler. güney demokratlarının adayı ise john c. breckinridge'ydi. buna ek olarak john bell ve nebraska olayını başlatan stephen a. douglas diğer başkan adayları oldular. seçimin lincoln ve breckinridge arasında geçmesi kesin gibiydi. ancak birleşik devletler tarihinde ilk kez seçimlerin yapılacağı dönemde köleliğin yasaklandığı eyaletlerin sayısı, köleliğin yasal olduğu eyaletlerin sayısını geçmişti. 1846 itibariyle birliğe texas ve florida dahil olduğunda bu denge hala 15-14 köleliğin yasal olduğu eyaletlerden yanaydı. ancak 1858'de minnesota, wisconsin ve california eyalet olarak ilan edilince ve bütün bu eyaletler köleliği yasaklayınca, bu denge 17-15 şeklinde köleliğin yasak olduğu eyaletler lehinde bozulmuştu...

lincoln'ün ve breckinridge'in yarışı asla basit bir seçim yarışı değildi. bu kuzey ve güney gibi iki ayrı yapının ideolojik bir çarpışmasıydı. bir tarafta endüstriyelleşen, farklılaşan, modernize olan kuzey, diğer tarafta ise ziraat ile geçim sağlayan, köklerine bağlı kalan, geleneksel düşünce tarzı ile güney...

seçimler 1860 yılında yapıldı. abraham lincoln oyların %40 gibi bir bölümünü ve 19 eyaletin desteğini alarak başkanlığa seçildi. john breckinridge ise %18'de kaldı ve sadece 11 eyaletin desteğini almayı başarmıştı. diğer iki aday breckinridge'nin alacağı oyları bölmüştü. bell, oyların %12'sini ve 3 eyaletin desteğini alırken demokratların adayı douglas ilginç bir biçimde sadece tek bir eyaletten birincilik çıkartabilirken aldığı oy oranı %30 civarındaydı...

1860 seçimleri birleşik devletlerde uzun yıllar boyunca devam eden siyasi istikrarın bozulduğu bir seçim olmuştu. 1832 yılında andrew johnson'un başkan seçildiği seçimden bu yana yapılan altı seçimin dördünde kazanan aday %51'den fazla oy toplamayı başarmıştı. lincoln'ün topladığı oy ise bu değerin 11-12 puan altındaydı. ancak çözülmenin esasen ortaya çıktığı nokta, lincoln'ün birinci olarak çıktığı eyaletlerin tamamının meşhur "mason-dixon" hattının kuzeyinde kalan eyaletler olmasıydı. yani lincoln hiç bir güney eyaletinde birinci çıkmayı başaramamıştı. iç savaşın çıkmasına zemin hazırlayan bütün olaylarda ya da alınan veya veto edilen kararlarda kuzeyliler güneylilere bazı noktalarda destek verirken (tersi de geçerli) bu seçimde ayrılık yine belirgin biçimde ortaya çıkmıştı...

lincoln'ün propagandalarında ve kuzey eyaletlerinin yapısında kölelik karşıtlığı yatmaktaydı. 1789'dan bu yana olan süreçte de kuzeyde kalan eyaletler, kanunlarla da bunu göstermişlerdi. kuzey daima gelişmeye, modernizasyona açık olmuştu, sanayisi gelişmişti, nüfus büyümekteydi ve göç alıyordu. güney içinse bunların hiçbiri geçerli değildi ki bunu yukarıda değinmiştik. köleliğin kaldırılması demek güneyde tarıma dayalı üretimin durması, güney halkının fakirleşmesi demekti. buna ek olarak federal devletin uyguladığı yasalar, güney'in avrupa ile yaptığı ticaretin verimliliğini azaltmaktaydı. lincoln gibi desteklemedikleri bir liderin koltukta olması demek bunların artarak devam edeceği anlamına geliyordu. bu güney için kabul edilemezdi...


1861'de güney karolina'nın başını çektiği 7 kölelik yanlısı eyalet birlikten çıktığını ve confederate states of america adında bir konfederasyon kurduğunu açıkladı

konfederasyon, bütün kölelik yanlısı eyaletlere katılın çağrısı yapsa da bu başlangıçta kabul görmedi. birleşik devletler bunu bir ayrılma değil, isyan olarak nitelendirdi. 12 nisan 1861'de konfederasyon güçleri, güney karolina'da bulunan fort summer'a saldırdı ve fiili olarak iç savaşı başlattı. başkan lincoln buna cevap olarak bütün eyaletlerin gönüllü olarak bir ordu oluşturması çağrısında bulundu. bu çağrı, 4 kölelik yanlısı eyaletin daha konfedarasyon'a katılması ile sonuçlandı...

bütün hepsini toplayacak olursak

savaşın başlamasında etkili olan şey köleliğin kaldırılmasının insani boyuntundan değil ekonomik kaygılarından kaynaklandığı apaçık ortadadır. köleliğin kaldırılması kuzey ile güney arasıdaki farkın açılmasına ve güney halkının fakirleşmesine neden olacaktı. federal devletin yürürlüğe koyduğu kanunlar ve gümrük şartları güneyin ticaret verimliliğini bozdu. kansas-nebraska olayına kadar siyasi açıdan denge durumu devam etse bile bu olaydan sonra güç dengesi kuzey tarafının eline geçti. ticari ve diplomatik olarak mağlup olan güney son olarak sonucu mağlubiyet olacak silahlı bir direniş ile karşı koymaya çalıştı...