İLGİNÇ 4 Haziran 2026
197 OKUNMA     2 PAYLAŞIM

6 Doğa Yürüyüşçüsünün Gizemli Şekilde Öldüğü Tüyler Ürpertici Khamar-Daban Olayı

1993'te Rusya'nın Khamar-Daban Dağları'nda yürüyüşe çıkan yedi kişilik bir grup, tarihin en gizemli dağ vakalarından birinin merkezine yerleşti. Grubun altı üyesi esrarengiz koşullar altında hayatını kaybederken, yalnızca 17 yaşındaki Valentina Utochenko sağ kurtulmayı başardı ve anlattıkları yıllardır süren tartışmaların fitilini ateşledi.

muhtemelen, dokuz deneyimli dağcının rusyanın ural dağlarında beklenmedik bir şekilde hayatını kaybettiği dyatlov geçidi vakasını duymuşsunuzdur. bu vaka yıllar içinde o kadar çok tartışılmıştır ki artık bilmeyen yoktur, ancak tarihte buna bir nebze benzeyen ve çok daha az bilinen başka bir vaka daha vardır. buryatia geçidi vakası! olay rusya'nın buryatya cumhuriyeti'nde, güney sibirya'da yer alan khamar daban sıradağlarında yaşanmış; 1993 yılında, yola çıkan yedi kişiden altısı sağ kalamamış. tek kurtulan kişiyse; 1993'teki ilk polis ifadesinden sonra bu olayı bir daha hiç konuşmamıştır. buryatia geçidi vakası doğru veya güvenilir bile olmayabilecek, çok sayıda bileşenden oluşan karmaşık bir bulmaca gibi; başlayalım:


41 yaşındaki lyudmila korovina, iş arkadaşları ve öğrencileri tarafından “usta” olarak anılan yetenekli bir hayatta kalma uzmanı ve yürüyüş eğitmeniydi. kendisi öğrencilerine sert davranmasıyla, sıkı disipliniyle, onları sık sık zorlamasıyla tanınıyordu. 1993 yazında, lyudmila'nın altı öğrencisi, khamar daban dağlarına bir yürüyüş planlamıştı ve bu gruba da lyudmila'nın kendisi liderlik edecekti. özellikle yaz aylarında yürüyüş yapmak için çok güvenli bir yer olarak görülen ve popüler bir turizm destinasyonu olan bu bölgeyi çok iyi biliyordu.


altı öğrenciden ilki ve lyudmila'ya en yakın olanı, 23 yaşındaki aleksander krysin'di. aleksander, lyudmila için neredeyse bir oğul gibiydi çünkü onu hayatının büyük bir bölümünde tanıyordu. diğer beş öğrenci ise 15 yaşındaki timur bapanov, 16 yaşındaki viktoriya zalesova, 17 yaşındaki valentina (valya) utochenko, 24 yaşındaki tatyana filipenko ve 19 yaşındaki denis shvachkin'di. 7 kişi, 2 ağustos 1993 tarihinde murino köyündeki dağ silsilesine ulaştı, kısa süre içinde langutai nehri boyunca hareket ederek langutai geçidinden geçip barun yunkatsuk nehri boyunca devam edecekti; ardından da khanulu dağına tırmanıp sırt hattı boyunca ilerleyerek anigta ve baiga nehirlerinin platosuna varacaktı. hava tahminleri onlara açık ve güneşli bir hava vaat ediyordu. bölgedeki üç yürüyüş grubundan birini de lyudmila’nın kızı natalia yönetiyordu. iki grubun 5 ağustos'ta tekrar bir araya gelmesi planlanıyordu. yürüyüşün ilk iki günü beklenenden daha sorunsuz geçti. grup, kendilerini zorlayarak retranslyator zirvesine tırmanmayı başardı; ancak 4 ağustos'ta inişe geçtiklerinde, hava tahminlerinin yanlış olduğu ortaya çıktı ve şiddetli bir yağmurla karşılaştılar.

yürüyüşçülerin her biri, ıslak malzemelerinin getirdiği ekstra ağırlık nedeniyle yavaşladı. grubun lideri lyudmila da yakınlarda ağaçlık bir alan olmasına rağmen, çocukların yorgunluğu nedeniyle açık bir alanda kamp kurma kararı aldı. grup o gece yoğun yağıştan ateş yakmayı başaramasa da hepsinin morali gayet iyiydi. ertesi sabah, kamp ateşi başarıyla yakıldı ve herkes tekrar yola koyulmadan önce kahvaltısını yaptı. kısa süre sonra natalia ile buluşmayı planlıyorlardı ve önceki gün dağa ne kadar hızlı tırmandıklarını düşünerek diğer gruptan önce bile varabileceklerini düşünüyorlardı. natalia ve grubu o günün ilerleyen saatlerinde buluşma noktasına ulaştı, ancak lyudmila ve grubu bir türlü gelmedi. muhtemelen, kötü hava koşullarından dolayı geciktiklerini varsayarak yürüyüşlerine devam ettiler; ancak lyudmila ve grubu hiçbir zaman beklenen yere varamayacaktı! 10 ağustos'ta, khamar daban dağlarının eteklerindeki nehirde bir grup kano sporcusu, nehirde kürek çekerken ağaç sınırında bir şey fark etti. ayakta durmuş onlara bakan tek başına bir kız vardı. bazı rivayetlere göre, kano sporcuları ona yaklaştığında kızın vücudu kurumuş kanla kaplıydı. kano sporcuları ona temkinli bir şekilde yaklaştığında, kız gözyaşlarına boğuldu ve onlara hikayesini anlatmaya başladı.

valentina utochenko altı kişiyle birlikte dağ yürüyüşüne çıktığını, arkadaşlarının öldüğünü söyledi. dehşete kapılan kano sporcuları, kızı hemen karakola götürdüler. diğer altı kişiye ne olduğunu ayrıntılı bir şekilde anlatabilmesi ancak günler sonra mümkün oldu, ama o zaman bile anlatımı kafa karıştırıcı ve dehşet vericiydi; muhtemelen travmatik bir olaydan etkilendiği için bellek kaybı yaşıyordu! utochenko’ya göre, o sabah kahvaltı yaptıktan sonra grup dağdan aşağı inmiş, 2.396 metre (7.861 ft) rakımdayken grubun arkasındaki krysin çığlık atmaya başlamıştı. gözlerinden, kulaklarından kan akıyor, ağzından köpükler çıkıyordu. sarsıntılarla yere düştü, ardından hareketsiz kaldı. korovina grubun ilerlemesini söyleyerek ona doğru koşup bilincini geri getirmeye çalıştı ama bir an sonra, krysin ile aynı semptomları göstererek üzerine yığıldı. korovina'ya ilk ulaşan filipenko da nefes alamıyormuş gibi boğazını tutarak yere yığılan bir diğer kişi oldu. yakındaki bir kayaya sürünerek gitti ve gevşeyene kadar kafasını kayaya vurdu. zalesova ve bapanov da panikleyip koşmaya başladılar, ancak yere yığılıp kan kusarak, kendi boğazlarını tırmalayarak, üstlerini başlarını parçalayarak hayatlarını kaybettiler. utochenko ve shvachkin aceleyle uzaklaştılar, ancak kısa bir süre sonra shvachkin de kasılmalarla yere yığılıp hayatını kaybetti. utochenko’un elinde sadece bir çadır ve üstündeki giysiler vardı. olabildiğince uzağa gitmek için dağdan aşağı koştu ve geceyi geçirmek için ağaçların gölgesinde çadır kurup uykuya daldı. utochenko ertesi gün uyandığında hala hayatta olduğunu fark edince, ormanda tek başına hayatta kalabilmek için kaynaklara ihtiyacı olacağını anladı; bu yüzden korka korka ihtiyaç duyduğu malzemeleri almak için tekrar arkadaşlarının yanına, dağa geri döndü. malzemeleri hızla toplayıp sonraki dört gün boyunca, birinin onu bulması umuduyla elektrik hatlarını takip ederek aşağı indi. sonunda bir nehir buldu ve onu takip etmeye başladı. dördüncü günün sonunda, kano sporcuları onu bulup kurtardı!

video 18+ hassas:


polise ihbar yapılmasına rağmen, olaydan 2 hafta sonra, yani 24 ağustos'a kadar resmi bir arama yapılmadı. utochenko birkaç gün boyunca ne olup bittiğini anlatamadı; helikopterlerin bu nedenle cesetleri bulması iki gün sürdü. otopsi raporuna göre, kalp krizi geçiren lyudmila hariç hepsinin hipotermi nedeniyle öldüğü, akciğerlerinde kanama olduğu tespit edildi; ancak ölüm nedeni olarak açlık ve aşırı hipotermi nedeniyle oluşan protein eksikliği belirlendi. utochenko’ya göre bu çok tuhaftı!

olayla alakalı teorilere bakacak olursak

ilk teori, yürüyüşçülerin yüksek dağlık bölgelerde yanlışlıkla bir rus askeri deneyine rastlamış ve bunun sonucunda hayatını kaybetmiş olabileceğini öne sürer çünkü grubun hava şartlarından dolayı her zamankinden farklı bir rota izledikleri fark edilmiştir; belki de ziyaretçi beklemeyen bir grup sovyet askerine denk gelmiş ve infaz edilmiş olabilirler tabii; ancak bu teoride şöyle bir kusur var; askerler neden utochenko’yu serbest bıraksın ki? ayrıca bir deney yapılacaksa bu neden khamar daban dağları gibi turizm açısından oldukça popüler bir uğrak bir yerde yapılsın ki?

ikinci teoriye göre; utochenko’nun belirttiği belirtiler sinir ajanlarıyla oldukça uyumludur. özellikle kasılmalar ve ağızdan çıkan köpükler, güçlü bir sinir toksininin belirtileri olabilir. otopsi bulguları da bu paraleldir. sinir ajanlarına maruz kalma solunum zorluğuna yol açabileceğinden, akciğerlerdeki kanamalar sinir gazı nedeniyle oluşmuş olabilir; ayrıca kalp durmasına da nedeni olabilir ve bu da lyudmila'nın ölüm nedeni ile uyumludur. sinir toksinine maruz kalmış olsalar bile, diğer yürüyüşçülerin ölüm nedeni hipotermi olabilir, çünkü maruz kalmadan önce bilincini kaybetmiş ve komaya girmiş olabilirler. özellikle en ölümcül sinir ajanları olarak kabul edilen novichok, khamar daban yakınlarındaki bölgelerde de test edilmiştir; fakat bu teoriye uymayan şey: utochenko’nun ölenlerin gözlerinden kan aktığını iddia etmesidir. sinir ajanları gözlerde tahrişe ve aşırı gözyaşı akmasına neden olsa da gözlerden kan akması klinik olarak sinir ajanlarının bir belirtisi olarak kabul edilmez! buna ek olarak; utochenko hayatını kaybeden arkadaşlarının çoğuna dibindeydi ve aynı kaderi paylaşmadan olay yerine geri bile döndü. bu kimyasal nasıl kendisini etkilemedi? tartışılır.

üçüncü teori; biraz ikinciyle bağlantılı. eğer 4, 5 ay önce grubun yakınında bulunan bir bölgede novichok gibi gizli bir sinir gazı denemesi olduysa; bu gaz yağmurla birlikte grubun bulunduğu dağ yamacına nüfuz etmiş, bu yüzden yürüyüşçülerin ölümüne sebebiyet vermiş olabilir gibi… örneğin, krysin yüksek derecede kontamine olmuş bir alana basmış, bu nedenle de ortaya çıkan semptomlardan etkilenerek zehri anında solumuş olabilir; fakat bu teoride utochenko’nun hiçbir şekilde bu duruma maruz kalmadan oradan ayrılmış olması… milyonda bir olasılık…

dördüncü teori; yürüyüşçülerin sudaki kimyasalları tükettiklerini öne sürüyor. baykal gölü o tarihte zehirli atıkların bertaraf edildiği bir yer. zehirli atıklar akıntıyla aşağıya sürüklenip suya karışmışsa, yürüyüşçüler yemekleriyle birlikte istemeden ölümcül kimyasalları da vücutlarına almış olabilirler. utochenko farklı bi kaynaktan su tüketerek bu durumu atlatmış olabilir; belki de zehirli ilaçların çoğu etkisini birkaç dakika sonra gösterdiği için grup üyeleri benzer belirtilerle hayatını kaybetti…

başka bir teoriye göreyse, grup mantar zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybetmiş olabilir. korovina grubun en deneyimli ismiydi, mantar toplama işini öğrencilerine öğrettiği bilinse de yürüyüşçülerden biri belki de kahvaltıya yanlışlıkla zehirli bi mantar getirdi; o tarihte dağcıların sık sık bulabileceği köygöçüren gibi zehirli mantarlar, tam olarak olgunlaşmadıklarında kültür mantarları gibi yenilebilir mantarlara benzeyebilirmiş. eğer grup gelen mantarı dikkat etmeden tüketmişse; yürüyüşçüler kusma, kasılma ve hatta kalp durması gibi anlatılan semptomları da yaşayabilirmiş.

son teoriyse; utochenko olaydan bağımsız olarak, yaşadığı travma nedeniyle bellek kaybı yaşayıp hikayenin bazı ayrıntılarını abartmış ya da yanlış hatırlamış olabilir; ancak kadın bu olaydan o kadar etkileniyor ki bir kez konuştuktan sonra bir daha asla ağzını bıçakta açmıyor!

kaynak: 1, 2, 3