Almayı Düşünenlere Rehber Niteliğinde: Suzuki Swift Artıları ve Eksileri Nedir?
suzuki swift'in 2019 modeline sahibim
subjektif eksilerden başlayalım
-100'den sonra rakiplerine göre bir tık fazla yol ve rüzgar sesi alıyor. peugeot 208 ve volkswagen polo da kullandım. yalıtım zayıflığı hafifliğin götürülerinden biri maalesef.
-üstte yazdığım eksinin sebebi üzerindeki bridgestone ecopia lastikler olabilir, bir de farklı lastikle değerlendirmek lazım ama ikinci eksi yüzünden o da zor: yamulmuyorsam 185-55-16 gibi değişik bir ebat kullanıyor. lastik bulmak zor, olanlar da biraz daha pahalı.
-kol dayama koyalardı iyiydi. aliexpress'ten alıp kendim taktım ama orijinali gibi olmuyor tabii. arka park sensörü de yok mesela ama bayiler ayrıca takıyor hediye olarak. o yüzden onu ayrı eksi olarak yazmadım.
-yağmur sensörü hoş olurdu. aksesuar olarak geçiyor kataloğunda ama araca full deniyorsa direkt kendisi ile gelmesini beklerdim. sorunca da "ee yok yav gelmez o japonya'dan şimdi hehe" diyorlar zaten.
-arka tutamaçlarda elbise askısı yok. böyle ufak ama hayat kalitesini artıran bir detay atlanmamalıydı.
-kapılar hareket edince kendiliğinden kilitlenmiyor. önceki iki aracımda da olan ve güzel bir özellikti.
-sürücü hariç diğer camlar tek dokunuşlu otomatik değil. elle basılı tutmak gerekiyor açıp kapatmak için. bu tuşlara aydınlatmayı da çok görmüşler ayrıca.
-süspansiyonlar bir tık sert. tabii bu artı olarak yazacağım muhteşem yol tutuş olarak geri dönüyor ama ülkemizin ana bitki örtüsü olan bozuk yolları bir tık daha fazla hissediyorsunuz konfor odaklı rakiplerine göre. anlaşılabilir bir eksi ama yine de eksi.
-bagajın yükleme eşiği biraz yüksek. ağır yükleri koyup indirirken sıkıntı yaşanabiliyor.
-bir japon aracı klasiği olarak boyası çok ince. 1.5 yıllık sürede aracın birçok noktasında taş izi oluştu. boyayı kaldırmış atmış. kaliteli bir seramik kaplama ve kaput koruma şart.
-depo küçük. hafifliğin başka bir götürüsü. 37 lt yazıyor ama ben benzin ışığını yakıp üzerine 50-60 km gidip fulletince 30-31 litre falan alıyor. kalan 6-7 litre ne oluyor bilmiyorum. bu yakıtla da 600 km falan gidiyor. az yaktığını da düşünürsek çok büyük bir eksi mi tartışılır tabii.
-artık diğer b segment araçlara yavaş yavaş gelmeye başlamış olan tavan aydınlatma ve ön güneşlik aynalarında aydınlatmalar gibi konfor unsurlarının olmasını beklerdim.
-cam tavan olsa zaten ferah olan iç mekana seviye atlatırdı ama yok. yurt dışında da yok.
subjektif artılar
+dış tasarım muhteşem. çift renk olayına ayrı bir güzellik katan askı tavan, gizlenmiş arka kapı kolları, 16" jantlar (segment rakipleri genelde 15") ve çoğu rakibinde isteseniz de alamadığınız led farlar ile bu araçtan daha yakışıklısı bana göre yok b segmentte.
+iç mekan koca bir artı. yüksek tavan ve ön konsolun az yer kaplaması birleşince içerideki yaşam alanı rakiplerine göre hayli geniş ve ferah oluyor. koltuklar puf puf, bir hayli rahat. bel desteği, yan destekler premium araçları aratmıyor. örneğin eski polo aracımın koltukları bunun yanında tabure kalır.
+aracın motoru ve şanzumanını tek maddede ele alayım dedim. motor 1242 cc olduğu için en düşük vergi diliminde. atmosferik olduğu için dizelin, turbonun "şuram tıkandı, buram patladı" derdi yok. zorla istediğin kadar, tepkiyi anında veriyor. motor atmosferik olabilir ama teknolojisi yeni. her silindir için çift enjektör var, 12'ye 1 gibi çok başarılı bir sıkıştırma oranı var. turbo olmamasına rağmen 90 beygir ve 0-100'ü 11 saniye. 120-130 civarı hızlarda 2200-2500 civarı devirlere sabitleyip gidiyor. performans anlamında hiç sıkıntı yok. böyle mütevazı bir motoru en verimli şekilde idare edebilecek olan güzel bir cvt şanzuman kullanılmış. vites geçişi yok. ekonomi-performans dengesi iyi ayarlanmış. bakımını aksatmadığın sürece motor da şanzuman da evladiyelik.
bütün bunlar benim için neden önemli, neden anlamlı ondan bahsedeyim diğer artılara geçmeden önce
eski peugeot 208 1.2 puretech aracım 33 bin km'de turboyu dağıttı. 5500 lira masraf çıktı, 5000'ini peugeot hatasını kabul ederek karşıladı. aracın motor neredeyse komple değişti, osmanlı fermanı gibi fatura çıktı. bir daha da asla eskisi gibi olmadı araç. sesi, titremesi bile değişti. soğudum, binmek içime sinmedi o saatten sonra. bu işlemler yetkili serviste yapıldığı için sorun etmeyen birine sattım.
volkswagen polo 1.6 tdi aracım keza detayına girmeye gerek görmediğim dizele özgü sorunlar yüzünden aylarca bir türlü iflah olmadı ama bizim ülkede buzdolabına "vw" amblemi basıp koy ilana, o bile aynı gün satılır. benim de öyle oldu.
bir daha da hiçbir güç bana avrupa arabası aldıramaz.
+rakipleri 1100-1200 kg iken bu araç 900-950 kg civarı bir şey. bu hem yakıttan, hem performanstan kazanç demek.
+16" lastikler ve tamamen konfor odaklı ayarlanmamış süspansiyonların da katkısıyla muhteşem bir yol tutuşu var. yola vantuz gibi yapışıyor namussuz. düz olmayan yollarda aracı sürmek gülümsetiyor. yüksek hızlarda da güven veriyor. bu araç bu yüzden nürburgring'de başlangıç seviyesi olarak kiralanıyor.
polo da düz yolda iyiydi nispeten ama mesela peugeot 120'lerden sonra allah'a emanet. direksiyon diğerleri gibi sertleşmiyordu. ikisiyle de viraja biraz hızlı girsem ateist olarak girip en kral müslüman olarak çıkıyordum. bu zibidi ise "bana mısın" demiyor.
+multimedya ekranı bildiğiniz android tablet ve ben bundan çok memnunum. istediğin navigasyon veya eğlence uygulamasını yükle. youtube'dan video açıyorum, spotify'dan podcast dinliyorum. müzik telefondan bluetooth ile değil direkt cihazdan geldiği için çok daha kaliteli. buna aracın zaten 6 hoparlörlü, gayet kaliteli ses sistemi eklenince müzik dinlemek hoş bir deneyime dönüşüyor.
+yakıt tüketimi harika. evden işe, işten eve gittiğim karma güzergahta elde ettiğim tüketim 4.9 lt. peugeot ile 5.7 lt, polo 1.2 tsi ile 6.1 lt idi bu değerler. genelde araca kıyamıyorum (:)) ama deponun birinde bakalım ne olacak diye zorlaya zorlaya, spor modda dip gaz yapa yapa kullandım aracı. 6.5 lt'yi geçiremedim.
+aracı ilk alacağım zaman yan aynaları benim tuşa basarak katlamam gerekmesini bir dezavantaj olarak algılamıştım. peugeot 208 aracımda park edince kendisi katlanıyordu. daha sonra swift ile büyük kısmını kamyonetin kapattığı dar bir sokaktan aynaları butona basarak katlayıp geçtim. peugeot'da araçtan inip elle katlamak gerekirdi, siz "şimdi katlan" diyemiyordunuz. işte o olaydan sonra "oha çok iyi lan" dedim ve bunun aslında bir avantaj olduğunu anladım.
+klima çok iyi. hemen ısıtıp soğutuyor. motor küçük, araç küçük.
+1.5 yıl oldu ve en ufak trim sesi yok. bu biraz şans işi açıkçası.
+yine çoğu rakibinde isteseniz de alamayacağınız anahtarsız giriş ve çalıştırma özelliği bir nebze şımartıyor. cepten anahtarı çıkarmaya gerek olmaması tatlı bir olay.
+2020'de 1 yılı dolduğunda bakıma yetkili serviste 800 lira verdim. polo'nun yetkili servis bakımına 2018'de 1000 lira civarı vermiştim. şimdi kaç lira olmuştur kim bilir. merak edip baktım, sitede önerilen fiyat 1400. benim ödediğim 1000 de önerilen fiyattı. yani yetkili servis bakımları da rakiplerine göre daha uygun.
velhasılıkelam avrupa araçlarına lanet edip uzun süre araştırarak aldığım hınzırımdan epey memnunum. keşke para olsa da hybrid olanına geçebilsek. gırtlak doldurmuşlar makineyi. turuncu renk de çok hoşuma gitti. zaten tasarım güzel olunca her renk gidiyor, ayrı bir hava katıyor.
ama 1.4 boosterjet otomatik getirsinler, almayan şerefsizdir :)