Az Uyumasına Rağmen Zımba Gibi Kalkan İnsanların Biyolojik Sırları
insan ömrünün yaklaşık üçte biri uykuda geçer. ortalama seksen yıllık bir hayatın neredeyse yirmi altı yılını gözlerimiz kapalı, çevremizde olup bitenlerden habersiz geçiririz. uykunun önemi malum hatta bilim insanları her gece yedi ila dokuz saat uyumamızı önerir. peki ya bazılarımız bu sürenin yarısına bile ihtiyaç duymuyorsa? üstelik yalnızca birkaç saat uyuduktan sonra yataktan dinlenmiş, enerjik ve hayatı yaşamaya hazır bir şekilde kalkabiliyorlarsa?
bilim insanları bu insanlara doğal kısa uyuyanlar diyor. ingilizcede kullanılan natural short sleepers terimi, çoğunlukla her gece altı saatten az uyumasına rağmen gün boyunca belirgin bir uykululuk, yorgunluk ya da işlev kaybı yaşamayan kişileri tanımlıyor. üstelik bunu bir zorunluluk yüzünden yapmıyorlar.
uyku alışkanlıklarıyla ilgili araştırmalardan biri california üniversitesinde 2009 yılında yayımlandı. az uyuyan ama zımba gibi uyanıp yaşayan sağlıklı insanlarda bulunan dec2 geninde nadir bir mutasyon saptandı! dec2 geni, beyindeki sirkadiyen saati baskılayan bir moleküler "fren" gibi çalışır. mutasyona uğramış versiyon, uykuyu tetikleyen sinyalleri daha erken veya daha agresif bir şekilde sonlandırarak kişinin az uykuyla uykusunu tamamen almasına ve normalden çok daha hızlı toparlanmasına (rejenerasyon) olanak tanır. bu genle ilgili bulguların ardından araştırmacılar, aynı genetik değişikliği taşıyan fareler ve meyve sinekleri üzerinde deneyler gerçekleştirdi. hayvanların daha az uyuduğu ve bazı deneylerde uyku kaybından sonra daha hızlı toparlandığı gözlendi.
normal insanlarda kronik uykusuzluk obezite, depresyon, kalp rahatsızlıkları ve bağışıklık sistemi zayıflığına yol açar. ancak dec2 mutasyonuna sahip bireylerde az uykuya bağlı bu negatif yan etkilerin hiçbiri görülmez.
2019 yılında aynı ekip bu kez farklı iki gen daha keşfetti (adrb1 ve npsr1). bu genlerdeki mutasyonların da sağlık sorunu yaşatmadan az uykuyla performans kaybı olmadan yaşamaya neden oldukları anlaşıldı. üstelik bu genlerden npsr1’deki mutasyonun kuşaklar boyu aktarıldığı ve aynı aileden gelenlerde “doğal kısa uyuyanlar” bulunduğu saptandı. ayrıca kısa uyuyanların derin uyku olarak bilinen rem uykusundan da yeterince yararlanabildiği düşünülüyormuş.
şunu da hatırlatalım ki bilim dünyası uyku hakkında hala pek çok şeyi bilmediklerini düşünüyor.