SAĞLIK 16 Eylül 2026
248 OKUNMA     10 PAYLAŞIM

İnsanlarda Rejenerasyon Yoksa Karaciğer Kendi Kendini Nasıl Yenileyebiliyor?

Kuyruğu kopan kertenkele gibi kendimizi yenileyemiyoruz ama karaciğerimizin %70'i alınsa bile kalan %30 olayı eski performansa dönüştürebiliyor. Nasıl?

1 - insanda rejenerasyon neden yok?

bildiğiniz gibi semender, kertenkele ve benzeri bazı soğuk kanlı canlılar kopan uzuvlarını yeniden üretebiliyorken insan gibi sıcakkanlı canlılar bunu yapamıyor. sadece küçük çocuklarda parmak uçları eklemi geçmeyecek şekilde kesilirse kusursuz şekilde yeniden çıkabiliyor ama onun dışında sadece doku onarımı var bizde. peki neden?

çünkü bizim kanımız daha sıcak ve bakterilerin üremesi için mükemmel bir ortam ancak soğuk kanlı canlıların kanı soğuk olduğu için bakteriler kolay kolay üreyemez. bu nedenle yeniden doku oluşturmak için zamanları daha çoktur ayrıca kütleleri küçüktür. yani bir semenderin kopan bacağı birkaç santimken insan bacağı onlarca santimdir. bununla birlikte bizim o kadar zamanımız yok çünkü bakteriler ele geçirir bedenimizi ve ölürüz. evrim bizi üreyecek kadar yaşatmaya odaklı olduğu için uzvu yeniden oluşturmak yerine yarayı kapatır.

diyelim ki bağışıklık sistemimizi baskıladık, doku sıvısı kaybını engelledik ve yarayı temiz tuttuk o zaman yeniden üretim olur muydu? olmazdı maalesef çünkü bedenimizin haritasına sahip genlerimiz susturulmuştur. yani kolumuzun nasıl olduğunu bedenimiz hatırlayamaz. hücreleri bölünmeye zorlasak bile en fazla içi kemik, kas, sinir ve et dolu bir doku yığını olurdu ve muhtemelen ahtapot koluna benzerdi. içinde sinir olsa da kontrol edemezdik. hadi diyelim ki hücrelerimize bedenimizin haritasını gösteren o genleri tekrar aktif ettik o zaman işe yarar mıydı? evet yarardı kolumuzun kopyası olurdu ama günde sadece 1mm sinir üretimi yapılabilir. dolayısıyla dirsekten kopmuş bir kolun üretilmesi aylar sürerdi.

2 - kopan bir uzuv yerine takılabilir mi?

evet ama zaman ve saklama şekli çok önemli. oda sıcaklığında bekleyen bir uzuv 6 saat içinde takılmalıdır yoksa çürür. yaz aylarında bu süre daha da kısalır. bununla birlikte soğukta saklama bu süreyi 12 saate kadar uzatabilir ama direkt soğuk suya atmak hücreleri öldürür. yapılması gereken nemli serin ve temiz bir havluya sarıp su geçirmez bir poşete koymak ve onu da soğuk suyun içine koymaktır.

kopan uzuvun kemikleri kısaltılır ki sinirler ve damarlar bağlanabilsin yani kopan kol yeniden takılsa bile biraz kısa olur diğerine göre aynısı bacak için de geçerli. kemikler kısaltıp bağlandıktan sonra önce damarlar bağlanır ki kol ölmesin sonra sinirler saç telinden ince iplikler ile dikilir ve en sonunda deri kapatılır ancak hemen kol çalışmaz. çünkü kopan uzuvdaki sinir ölmüştür. sinirleri birbirine bağlar dediğimde kastettiğim sinir kılıfını bağlamaktı. bedendeki sinir bu kılıftan ilerler ve parmak uçlarına kadar ulaşır ve dediğim gibi aylar sonra anca bu ulaşım tamamlanır. bu sürede aylarca hareketsiz kaldığı kaslar erir ve asla eskisi kadar hassas işler yapılamaz maalesef.

3 - karaciğer nasıl kendisini yeniliyor?

bizde rejenerasyon yok ama karaciğer kendisini nasıl yeniliyor diyor olabilirsiniz. evet karaciğer %70'i alınsa bile kalan %30'u tamamlayabilir ama bu rejenerasyon değil doku yenilenmesi gibidir. karaciğer içine giren kanın debisinin arttığını görünce eksildiğini anlar ve hücrelerini bölerek çoğaltır. hücre için basınç artınca sıkıştığını ve alanını doldurduğunu görüp hücre yenilenmesini durdurur. peki neden rejenerasyon değil dedim? çünkü karaciğer benim sağ lobum eksik sağa doğru büyüyeyim demez sadece hücre bölünmesi ile kütlesini arttırır. normalde dikdörtgene benzeyen karaciğerin %70'ini alırsanız kalan %30'un küre şekline geldiğini görürsünüz. eğer rejenerasyon olsaydı tamamen eksi şeklini alırdı. yani karaciğerin eksi kütlesine dönmesi bir sıyrığın kapanmasından çok da farklı değil.