İLİŞKİLER 21 Eylül 2026
143 OKUNMA     5 PAYLAŞIM

Sevgilisinden Fazla Trip Yiyen Erkeklerin, Varlığından Bihaber Olduğu Şey: Genuine Desire

Tabii ki biraz abarttık ancak bu genuine desire ("gerçek arzu", "hakiki istek" veya "içten gelen arzu" olarak çevirebiliriz) varsa kız arkadaşınız veya eşinizden yediğiniz tripler önemli ölçüde azalabilir.
Revolutionary Road (2008)

erkekler olarak hepimiz bir dönem şunu yaşamışızdır: "sevgilim bana ilgi göstermiyor", "sevgilim benim için şunu yapmıyor", "sevgilim ilişkiye ara vermek istiyor". bu cümlelerin hepsinde özne "ben". bir şeyler veriyoruz, bekliyoruz, karşılığını bulamıyoruz. sonra oturup düşünüyoruz, neden diye. cevabı bulamayınca da bir kuyuya düşüyoruz. çoğu erkek o kuyuda kalır, çünkü kuyunun bir ismi olduğunu bilmiyor.

o ismi söyleyeyim: genuine desire.

daha önce kısaca bahsetmiştim: "bu ve benzeri, erkekleri nedenini kavrayamadıkları dipsiz kuyulara iten ve öznesi "ben" olan tüm durumlar için, sevgiliniz "size" böyle davranıyor diyebilmemizi sağlayan sihirli iki kelimedir, genuine desire. türkçeye nasıl çevrilir bilmiyorum, "tutku" olabilir mi diye düşünüyorum, ama tam karşılamıyor. özetle "genuine desire", kadının karşısındaki erkeği "erkeğim" kıvamında benimsediği olgudur. ve kadın, bir erkek için genuine desire olgusuna sahipse, o erkek için yapamayacağı şey yoktur. unutmayın "o" erkek için, siz de "o" erkekseniz, kadının genuine desire duyduğu erkek, sorun yok, sabahlar olmasın, fakat aksi durumda, gelsin cevapsız sorular."

şöyle bir örnekle anlatayım: bir kadının "çocuk istiyorum" demesiyle, "senden çocuğum olsun” demesi aynı şey değildir. birincisi genel bir arzu iken, ikincisi tam olarak "genuine desire"dır.

iki şeyi ayırmak lazım: konfor ve çekim. konfor güven verir, istikrarlıdır, kadın erkeğinin yanında huzur bulur. çekim ise öyle değildir; kolay tarif edilemez, ya vardır ya da yoktur, can alıcı kısım tam olarak budur. bir kadın sizinle huzurlu olabilir, sizi gerçekten sevebilir, ama yine de size karşı genuine desire duymuyor olabilir. bunu iyi ayırt etmek gerekir ki bu yüzden elinizden geleni yapmanıza rağmen bazen hiçbir şey değişmez. siz "daha iyi davranırsam düzelir" diye düşünebilirsiniz, ama onun hissettiği eksikliğin kaynağı sizin davranışlarınız değil, size duyduğu çekimdir.

şunu da eklemek lazım: genuine desire pazarlıkla elde edilemez. rica ederek, hesap sorarak, mantık çerçevesinde ele alarak olmaz. kadının kendi iradesiyle, kendiliğinden ulaştığı bir seviyedir. siz onu satın alamazsınız, ona bu konuda yalvaramazsınız. özetle kadın için "o erkek" ya sizsiniz ya da değilsiniz.

bir kadında erkeğine karşı genuine desire mevcut ise o kadın erkeği için hiçbir şeyden kaçınmaz. zaman, emek, fedakarlık, hepsi kendiliğinden gelir. aksi halde ne kadar uğraşırsanız uğraşın, bir yerde hep bir açık kalır. cevapsız soruların temellendiği yer de tam olarak burasıdır.

peki ne yapmalı? maalesef bunun bir formülü yok. daha fazla çiçek, daha fazla emek, daha fazla ilgi göstermek işe yaramaz. değişmesi gereken şey verdikleriniz değil; sizsiniz. bu değişim bir kaç paragrafa sığmayacak kadar detaylı ve kişiye özel olduğu için bunu bu yazıda ele almayacağım, fakat bu külliyatında da tıpkı "genuine desire" da olduğu gibi basit bir adı var: "high value man" yani "yüksek değerli erkek" olmak.

"yüksek değerli erkek" olmak içinse kısaca şunlara sahip olmalısınız

* statü ve kaynaklar: kariyer, para, sosyal konum. kadınların evrimsel olarak en iyi erkeği aradığı, yani "en yüksek statülü erkeği" tercih ettikleri varsayılıyor; bu yüzden statü ve kaynak sahibi olmak "yüksek değerin" bir parçası sayılıyor.

* fiziksel ve bedensel varlık: formda olmak, bakımlı görünmek, "sağlıklı" bir vücut.

* çerçeve ve kendine güven: kendi değerinin farkında olmak, kimseden onay beklemeden hareket etmek. bir kadının bir erkeğe hem hayranlık hem de heyecan duymasının, o erkeğin kendi değerinin bilincinde olduğunu sezmesiyle ilgilidir.

* sosyal dominantlık ve "seçenek sahibi olmak": başka kadınların da arzuladığı, başka erkeklerin de olmak istediği bir erkek olmak; "seçeneği olan adam" imajı önemlidir.

* duygusal bağımsızlık: ihtiyaç duymamak, "peşinden koşmamak", partnerine bağımlı görünmemek.

evet kuyunun ismini artık biliyorsunuz, gerisi size kalmış, aynen şu sözlerde olduğu gibi.

"whether you think you can, or you think you can't - you're right."
- henry ford