OYUN 17 Eylül 2026
126 OKUNMA     4 PAYLAŞIM

Sevmeyeni Olmayan Clair Obscur: Expedition 33 Oyununun Tüm Hikayesi

Çıktığı Nisan 2025'ten beri eleştirmenler ve oyunculardan tam not alan Clair Obscur: Expedition 33'ün bütün hikayesi.

clair obscur expedition 33... sandfall interactive'ten çıkmış 2025 yapımı sanat eseri pardon video oyunu. bir cümle giriş yapıp inanılmaz uzunlukta yazımı yazmaya geldim. bu entry'de tüm hikayeyi yazıcam. baktım adamlar çok güzel emek harcamış ben de azda olsa bir emek harcayıp bu oyunla ilgili defteri kapatayım dedim.

azıcık boş yapma sekansı olarak oyunu puanlayalım. oyun 10 öyle 9 falan değil. bildiğimiz düpedüz 10. hadi bilemedin 9.7 falan verirsin. o puan kesme olayıda minimap olmayışı. open mapin birazcık karışık oluşu. çok ufak quality of life eksik oyunda o kadar onun dışında her klasman 10. müziklerinden tut grafiğine kadar herşey 10.

o müzikler neydi ya öle. her fight sırasında çalan müzikler, eğlenirken çalan müzikler. hatta burada da yazılmış. oyunun müziklerini yapan eleman soundcloud'a öyle samplelar yüklüyormuş. şirket tarafından görülmüş ve alınmış. böyle soundtrackmi yapılır allahsız. hatta şimdiden küçük bir bilgi. tüm şarkılar oyunun hikayesini anlatıyor. fransızca olduğu için durumu çakmıyoruz tabi.

hikaye zaten son 10 yılda çıkmış en iyi oyun hikayelerinden olabilir. aslında bazılarına göre klişe bile olabilir fakat sunum çok ama çok iyiydi. zaten bugüne kadar anlatılacak tüm hikayeler anlatıldı. bunu nasıl anlattığın önemli. neyse yeterince boş yaptıysam hikayeye dalmak istiyorum.

uyarıyorum her şeyi anlatıcam.

ama her şeyi.

eğer bir yerde yanlış aktardıysam şimdiden kusura bakmayın.

Uyarı: Bu noktadan sonrası spoiler içerir.


şimdi gerçek dünyada dessendre ailesi diye bir aile var. aline ve renoir evliler. bunların üç evladı var. verso, alicia ve clea. bu evren pariste ressamların resmettikleri şeylerin gerçekleşebildiği bir evren. bu dünyalar sadece tablolarda gerçek. bir gün bu ressamların ve yazarların dahil olduğu topluluk arasında bir olay oluyor ve dessendre malikanesini kundaklıyorlar. bu yangın sırasında küçük kız kardeş alicia alevlerin arasında kalıyor ve onu kurtarmaya kardeşi verso koşuyor. onu ateşlerin arasından kurtarıp uzaklaştırıyor. fakat verso bu olayda ölüyor. alicia ise yüzü ve boğazına kadar ağır hasar alıyor ve sesini kaybediyor.

bu olaydan sonra aile büyük bir yas ve bunalıma giriyor. ailede herkes ressam. ancak verso’nun resme yatkınlığı çok yok sadece tek bir adet tablo yapıyor. onun esas merakı müziğe ve piyano çalmaya. anne aline bu yasa ve çocuğunu kaybetmeye dayanamıyor ve versonun tek tablosu olan ve ruhunun bir parçasını barındıran bu tabloya giriyor.

bu evrene gide gele çok daha ileri gidip bu evrende ailesinin kopyalarını meydana getiriyor ve burda bulunan aile fertleri ölümsüz oluyor ki bir daha bu acıları yaşamasın. çocuğundan ayrı kalmamak için çok fazla içerde kalmaya başlıyor. hatta bu yarattıkları kopyaları hayalindeki insanlara dönüştürüyor. yani oyunda gözüken renoir, alicia, verso gerçek hayattaki gibi değil.

kocası renoir oğlunun kaybıyla cebelleşirken karısının tuvale çok fazla girdiğini fark ediyor. onu uyarıyor. ancak uyarıyı dinlemiyor, o evrenden ayrılmak istemiyor. dolayısıyla o evrene girip yarattıklarını tümüyle silmeye başlıyor. karı-koca birbirine giriyor. ikisininde sonu bilmez kavgasından ötürü bir dengesizlik meydana geliyor ve bir yarık/parçalanma/fracture meydana geliyor. aline gücünü kullanarak paintress’ı meydana getiriyor ki renoir’ı kontrol edebilsin.

aline monolith’i renoir’un kontrolü için üzerine resmediyor. fakat bu monolithin üzerinde durması lazımki renoir kaçıp bulundukları evreni silmesin. bu sırada renoir her yıl gücünü biriktirip aline’nin en yaşlı yarattıklarından başlayarak silmeye/öldürmeye başlıyor. yani yıllık gommage olarak adlandırılan şey aline’nin gücünden kalan zamanı gösteriyor. buarada gerçek dünyada neredeyse zaman dururken tuvalin içinde 67 yıl geçiyor.

bahsettiğimiz gibi bir tabloya hayat vermek demek kendi ruhundan bir parça o tabloya koymak demek. dolayısıyla verso’nun yarattığı evrende luminie(paris) oldukça mutlu parlak ve herkesin güzel bir geleceğe hazırlandığı bir yer. fracture meydana gelip insanlar sevdiklerini kaybetmeye başladığında bu işe bir son verip expedition adı altında gördükleri ilk şey olan paintress’a karşı harekete geçiyorlar. onu alt edip özgürlüklerine kavuşmak için.

bu evrenin verso’nun yaptığı tek tablo olduğunu hatırlatalım. bu evrende çoğunlukla verso’nun hayal gücünü görüyoruz. hatta oyuncağa benzeyen oldukça çocuksu ve nedediği anlaşılmayan gestre, karlı dağda bulunan taştan elemanlar tamamiyle verso'nun işi. hatta büyük ihtimal oyundaki baş karakterlerden biri olan gustavo onun olmak istediği adam ve sophie ise hayal ettiği sevgili. yani gustave ise verso’nun idealize olmuş hali.

biraz da alicia’dan bahsedelim evin yanlız küçük kızı. kimse tarafından hoş görülmüyor, itilip kakılıyor. koca malikanede yapayanlız. çünkü yüzü yanmış, sesi yok ve bir gözünü yangında kaybetmiş, kimse ona bakmak konuşmak dahi istemiyor. çekilecek bir hayatı yok gibi. annesi aline, verso’nun tablosuna girdiğinde onun da bir doppelganger’ını yapıyor. (bence) ancak alicia’nın toz zerresi kadar ruh parçası kaldığı için, bu ruh expedition cycle’larından birinde maelle’e geçiyor. geçiyor dediğim yön veriyor diyim (bencesi bitti). gustavo ve kardeşi emma yetimhanede büyümüş olan maelle adında bir kız evlat ediniyorlar. gustavo onun hem babası hem kardeşi oluyor. maelle ise bir önce bahsettiğim konudan habersiz parça parça birşeyler hatırlıyor gibi oluyor dejavu misali.

expedition 34 ise oyunumuzun başladığı yere tekabul ediyor. gommaj meydana gelip yaşı 34 olan herkes ölüyor. gustavo’nın sevgilisi sophiede buna dahil ve paintress ardından monolithe 33 yazısını yazıp yerine geçiyor.

expedition 33 ise gustavo önderliğinde, yaşları 33 olan luna ve sciel ile birlikte son olarak daha 16 yaşında olan maelle de gruba dahil olup yola çıkıyorlar. maella gelmek istiyor çünkü yetimhanede itilip kakılmış çok fazla arkadaşı yok ve tamamiyle yanlızlık çeken biri. ayrıca her sene sevdiklerini kaybetmekten çok yorulmuş.

expedition 33 luminadan ayrılıp ana karaya yola çıkıyor. ana karaya indiklerinde necronların saldırısına uğruyor. baba renoie devreye girip herkesi öldürmeye başlıyor. hazır temizlik amacı belli çünkü. bundan sonra act’leri kendi içinde kısa bir özet gececeğim.

act 1

* gustave ile luna, maelle’i ararken bir ağaç üzerinde e33 mesajını görüyorlar. bu mesajda "maelle'i manor’a götürdüm orda güvende" tarzı birşey diyor. bence bunu yapan verso, babası da olabilir ama büyük ihtimal verso. çünkü tıpkı yangında olduğu gibi maelle/alicia’yı ölmeye yakın kurtarıyor. ne olursa olsun nerde olursa olsun büyük kardeş küçük kız kardeşi her durumda kurtarıyor.

* manor/malikaneden bahsetmeden olmaz. bu malikane bizim dessendre ailesinin malikanesi, verso’da tabloyu burda yapıyor. hatta tabloda manorun içinde. bu manordan istediği bölgeye hayal ettiği/çizdiği yerlere giden kapılar ile bu merkeze bağlı. buranın başındada curator duruyor. peki curator kim?. tabikide babaları renoir. renoir’ın gerçek hali yani tabloya girmiş hali. o halde olmasına rağmen hala kızının evden ayrılmasını istemiyor. o yüzden maelle’i ilk bulduğumuzda başından ayrılmıyor. bak diyor dışarsı kötü dışarda başına birşey gelir evde otur diyor.

* bu ekip uçan sular adlı mekandan çıkarken karşılarında tek parça bir gül görüyorlar. bu güller gerçek hayatta verso’nun mezarına ekili o yüzden oradaki boss gül koparıldığında kavga çıkarıyor. fight sonrası ise maelle’e karşı oldukça sakin. çünkü o verso'nun yarattığı bosslardan biri.

* maelle kamptayken bir kabus görüyor. etraf yanıyor ortada verso, ardından ise verso ölüyor ve maelle/alicia’nın çığlığı.

* gestral kampından sciel’i kurtardıktan sonra kampta maelle yine bir kabus görüyor. burada paintress’in yani annenin yarattığı alicia gelip babasına görmüyormusun bu o diyor. babası ise bu onun hatası diyor. burada demek istediği oyunun sonlarına geldiğimizde, gerçek alicia’dan kız kardeşi clea tabloyu saklamasını istiyor. ancak tabloda meydana gelen olaylardan ötürü anne alicia’yı tabloya çekiyor. renoir’da durumu bildiği için o yüzden buraya gelmemen gerekirdi, olaylara karışmaman gerekirdi diye aslında alicia’yı uyarıyor.

* esqiue ile tanışmalarında şöyle bir bilgi vereyim. esqiue gerçek hayatta verso’nun oyuncağı. bu esqiue’de verso, renoir gibi ölümsüz.

* malle’in üçüncü kabusunda ise yangından sonra başlatılan expedition 100 gösteriliyor. daha doğrusu expedition 0. hatta oyunun son sahnesi direkt olarak verilmiş yeni farkediyorum.

* esqiue’nın istediği taşı almaya gittiklerinde malum olaylar meydana geliyor. bu olmadan önce esqiue’nin taş muhabbeti bence verso’nun çocukken biriktirdiği taşlardan geliyor. taş elde edildikten sonra ortama renior geliyor. renoir maelle’i kitliyor. gustave’ı tek hamlede öldürüyor. renoir’ın burdaki amacı maelle’i yani alicia’yı evine geri göndermek, tablodan dışarı atmak. çünkü fight sırasında gördüğümüz hayal sekansında aslında alicia’nın tabloya girme anını görüyoruz. konuşanlar ise gerçek anne babası yani curator ile paintress, yani renoir ve aline. daha gücü çok zayıf gelmemesi gerekiyor buraya diyor annesi. gitsin evde otursun diyor. tabi tam maelle’i öldürecek iken yine verso olaya mudahil oluyor. yine verso kardeşinin ölmesini istemiyor nerede olursa olsun onu kurtarıyor. ayrıca verso burada o senin kızın değil senin kızın alicia dedikten sonra yukarıda bunları izleyen alicia’yı gösteriyor. çünkü buradaki renoi ve alicia annenin yarattığı varlıklar. maelle senin gerçekteki kızın değil diyor. bende senin gerçekteki oğlun değilim diyor.

* kampa geldikten sonraki konuşmalarda verso expedition zero olduğunu söylüyor. fakat bildiğiniz üzere bu bir yalan. renoir’ın komutanı olmasıda yalan. aralarında bütün gerçeği bilenin verso olduğunu göz önüne almalıyız. versonun amacı belli ama hikayenin sonunda söylemek belkide daha mantıklı. hatta kampa ilk geldiğinde göz ucuyla curator’a bakması yani babasına bakması belkide bir çok şeyi anlatıyor ama şimdilik anlamıyoruz.

act 2

* önemli bir hatırlatma verso’nun devamlı herşeyi bildiğini ve maelle ile konuşurken aslında kardeşi alicia ile konuştuğunu hatırlatalım. az da olsa önemli laflar geçiyor aralarında. örneğin old lumiere geldiklerinde maelle “feels like home” diyor. verso’da ona bakıp evet evimde gibi hissediyorum diyor.

* old lumiere gelene kadar grup gustave’ı gömüyor ve monoco ile tanışıyor. buarada monoco oyunu yapan ekibin köpekleri. köpeklerinin adı monoco’ymuş.

* old lumiere’nin sonunda manor’ı buluyorlar. daha doğrusu öncelikle sadece maelle buluyor. kapıya maelle geldiği için annesi paintress kapıyı açıyor kızım geldi diye. verso’da durumu fırsat bilip manor’a girmeye çalışıyor. manor’ın içinde gizli bir yerde verso’nun çizdiği tablo olduğunu daha önce söylemiştim. verso paintress’ın kalbi diye o tabloya ulaşmaya çalışıyor. şimdi burdaki kavgadan sonra renoir yine maelle’e hamle yapıp öldürecek iken verso yine araya girip “alicia aradan çekil diyor”. bu saate kadar anlamadıysak baya spoiler vermiş verso. tam bu sırada kopya alicia gelip maelle’ kim olduğunu yine göstermeye çalışıyor. yanmış yüzünün normalde nasıl göründüğüne bakıp içten içe hüzünleniyor.

* grup burada verso’nun babasının renoir olduğunu öğreniyor. kopya versonun kopya babası. ancak tabi çok enteresan bir hint daha bulunmakta. renoir kavgasında monoco’nun yanındaki gesture ölüyor. noco’ydu adı yanlış hatırlamıyorsam. luna noco’nun geri getirilebileceğini söylüyor. monoco’da böyle bir şey mümkün ama hayata getirilen aynı noco olmaz diyor. verso’da içten içe “olayda bu zaten” dediğine eminim.

* grup paintress’ın kalbine ulaşmanın axon’lardan geçtiğini öğreniyorlar. şimdi bu axonlar devasa titanlar gibi gözükselerde bunlar aslında curator’ın ailesinden esinlenerek yarattığı varlıklar. verso’nun axonu visage, alicia’nın axonu the reacher bölgesinde bulunan adı verilmeyen bir varlık, sirene axonu ise karısından yani alinie’den esinlenerek yaratılmış. buarada bir axon daha var ancak o öldürülmüş. old lumiere’de görülüyor. bu clea’nın.

*axon visage; verso ailesinin istediği yönde karar verdiği için aslında kendine yalan söylüyor. ailesi ressam olmasını isterken o müzisyen olmak istiyor. maskelerin arkasına saklanıyor yani. hatta bu maskelerin arkasında gerçek verso yatıyor.

*axon sirene; renoir’ın karısına duyduğu aşk ile yaratılmış. hatta fight sırasında gruba charm atarak yani bizi baştan çıkararak büyülüyor. gözlerimizi ondan alamıyoruz. belkide renoir tanıştıklarında şarkı söylemesine tutuldu kim bilir. burada çalan parçalar inanılmaz ötesi güzel. zaten oyundaki tüm parçalar oyunun hikayesini anlatıyor. bu bölge içinde çalan parçalara örnek olarak;

sirene – tisser la beaute (güzelliği dokumak)


sirene – poeme d’amour (aşk şiiri) (boss sırasında çalıyor)


bu boss fightına girmeden sirene tüm gruba hayatta kaybettikleri en sevdiği kişileri gösteriyor. yani kaybettikleri yasını tuttukları kişileri gösteriyor. lune’ye anne ve babasını, maelle’e gustavı, sciel’e kocasını ancak verso’ya birşey gösteremiyor. bence burada maelle yani kız kardeşi yanında olduğu için ona gösteremiyor ya da yasını tuttuğu biri yok.

* curator’a artık axonlardan elde ettiklerini verdikten sonra paintressin koruma kalkanını aşacak olan anahtarı elde ediyorlar. bu büyük ihtimal dessendra ailesine ait bir yadigar. ancak paintresse geldiklerinde hiçbir tepki vermiyor çünkü kalbi hala yaşıyor, yani renoir hala yaşıyor. onu öldürmeden paintress’a ulaşmak imkansız.

* monolith’in altında hapis halinde bulunan renoir’a ulaştığımızda çok uzun zamandır görmediğim bir fight sunumu meydana geliyor. hollywood vari gaz bir sunumla giriş yapılıyor. müziği duyduğum anda bir duraksadım ve sadece müziği dinledim. fight sırasında renoir’la kapışırken müzikten “verso” “alinie” diye ses geldiğini duydum ve araştırmaya başladım. boss sekansında çalan müziği buldum.

une via a t’aimer (seni sevmek için bir yol) (kendi çevirimdir hatam varsa affola)

uzun uğraşlar sonucunda bu şarkıyı hem ingilizce hem de türkçe olarak çevirdim ve şunu farkettim. oyundaki bütün şarkılar tüm hikayeyi parça parça anlatıyor. özellikle bu parça tüm hikayeyi anlatıyor. verso, alinie, alicia, renoir hepsi. şimdi buradaki konuşmaları yazmayayım ama fight sekasını tekrardan yaşamak için buyrun efenim.

renoir boss fight

* kavgadan sonra renoir tüm grubu “silecek” iken gerçek renoir the curator gelip renoir’ı siliyor. renoir senin oğlundan kalan son parça burda yapma bunu desene dinlemiyor. karınla olan son bağıda bitereceksin diyor yine dinlemiyor. onları bende sevdim son lafı oluyor.

* ve artık paintress’a geldik. kendisini eyfele bakarken buluyoruz. ancak bence oğlunun mezarına doğru bakıyor. arkasını dönüp versoyu gördüğünde inanamıyoruz. “sen mi geldin?”, “fakat, yangın?”, “gerçekten burdamısın?””hadi eve gidelim artık” diyor versoya. verso sesi titreyerek eve gitmen lazım evet diyor. verso durumun farkında. senin oğlun öldu biz o değiliz diyor.

maelle’e dönüp "alinie senmisin?, yüzün neden normal" gibi bir tepki veriyor. artık iyice anlıyoruz maelle ile alinie’nin bir olduğunu. yine güzel bir hint ki çok belli bir hint fight’ın 3. fazında paintress hala versoyu koruyor. onu iyileştiriyor ona kalkan oluyor. çok güzel bir ayrıntıydı bu. buarada paintress ölürken maelle dönüp ona alicia diye fısıldıyor, ya maelle’de alicia’yı resmediyor, ya da dediğim gibi en başta gerçek dünyadaki alicia’yı burda çağırıyor.

act 3

* lumiere’e kutlamaya dönüyorlar. herkes çok mutlu. bizim ressam alt edilmiş. artık özgürler. maelle gustave’ın kardeşiyle buluşuyorlar. gustave’ın çıraklarına tuttukları günlüğü veriyor. çıraklarda yas tutmayı beceremiyor, inanmıyorlar, kabul etmiyorlar. bu sırada verso, alicia’nin verdiği mektubu açıyor. mektubun adı “a life to dream”.

“kardeşim, ailemizi ve onların ailesini saran yalanlar ve çatışmalardan çok yoruldum. bu mektubu ona verip vermemen konusunu sana bırakıyorum. gelecek olanla barışığım. zamanı geldiğinde umarım sende olursun. maelle, beni etkileyen yaralar ve hatıralar olmadan seni abimle gülüp eğlenirken görmek çok garip bir his. olması gereken alicia gibi. bu boyanmış versiyon gibi değil. benim ailem senin ailenin bir kopyası, ve bu dünya, bu annen tarafından resmedilmiş dünya, acısını yasını defetmek için yaratılmış dünya. sizin bu keşifleriniz sonunda karanlığa gömüleceğimizi bilmek, paintress’in dünyasından kurtulmak, bizi silecek olan tek kişinin önündeki gücü kaybedeceksiniz. gommage’in çiceklerini uyandıran kişi, bir sevginin karşılığı, ki gerçektende onu seviyor. monolithinde bize bir uyarı yazdı, gücü azalırken kurtarabileceklerinin zamanı idi. hepimiz ailelerimizin başarılı olmasını isteriz. fakat senin ailen sadece bir kişinin yaşayabileceğini sanıyor. sen aramızda yaşadığın için belkide farklı bir yolunu bulabilirsin. ben kendiminkinden farklı olduğum gibi belkide sende babandan ve kız kardeşinden farklı olacaksın. annen yaşamı resmediyor, baban ise ölümü, sen neyi resmedeceksin?”

ve ardından herkes ölür, çünkü onları hayatta tutacak bir güç yoktur. ardından yazının başındada bahsettiğim gibi gerçek hayattaki alicia versonun tablosuna girer ve gomajdan sonra olaya dahil olur. artık kendisi hem maelle hem de aliciadır. maelle alicia’nın olması gerektiği şekilde yaşamıştır. herkes tarafından sevilen, arkadaşları olan, onu koruyup kollayan kişilerin olduğu etrafına ışık saçan biri, hatta kayıpları olup yaslarını tutan bir kişi olmuştur.

gomajdan sonra maelle ile verso buluşuyor. burada maelle eğer yazarlara güvenmeseydim verso hala hayatta olurdu diyor. büyük ihtimal yangın maelle yüzünden çıkmış. buradaki renoir hala kararlı, annelerini tablodan göndermiş olabilirler ama geri dönme ihtimali var o yüzden tabloyu komple silelim, verso’nun kalan son ruhunu temizleyelim. maelle bunu kabul etmiyor, edemiyor. onu gerçekten seven bir çok arkadaşı olmuş onları yeniden kaybetmek istemiyor. kopya versoyu gerçekten abisi gibi görüyor. maelle yeni paintress yolunda ilerliyor. o da yas tutmayı beceremiyor.

babalarını alt etme yolu fazla miktarda chroma elde edip diğer expeditionerları canlandırmak. ancak herkes silindiği için saf chroma kalmamış. buarada “chroma” büyük ihtimal paintress’in resmetme gücünü yaratma gücünü temsil ediyor ya da ressamların diyelim. ancak bazıları dağılmamış silinmemiş halde bulunuyorlar. bunun sebebi büyük ihtimal clea’nın işi. bu ressamların yarattıkları öldüğü/silindiği/güller saçtığı zaman orda bulunan chroma bunlara geri dönüyor. clea bunu farkettiği için nevronları yaratıyor. nevronlar tarafından öldürülenlerin chroması bizim ressamlara geri dönmüyor. böylelikle güç kaybediyorlar. sonucundada tablodan çıkmak zorunda kalacaklar.

* buarada alicia ve clea’da oyunda boss fight olarak bulunmakta, cleanın axonunu öldüren “simon”da oyunda. oyunun en zor bossu denilmekte.

* renoir fightı sırasında gerçek hayattaki annede devreye giriyor. ancak bu haraket onun ölümü demek. hala versoyu bırakamadığı için dahil oluyor. fighttan sonra renoir’ı ikna çabaları başlıyor. maelle çok net yalan söylüyor babasına karşı. çünkü tablodaki hayatın gerçek olmadığını bilmesine rağmen orada boyanmış bir hayatı yaşamayı tercih ediyor. size şöyle söyleyim bence geri getirdiği luna ve sciel’de bildiğimiz karakterler değil. onlar öldü. bunlar maelle’in hayal ettiği karakterler. luna eski luna olsaydı bin tane soru sorardı. maelle bir şekilde babasını ikna ediyor ve o da tablodan siliniyor. maelle artık tablodaki tek ressam ancak verso oyunun başından beri ne yapmak istediğinin bilincinde. renoir gerçek dünyaya bir pencere açtığında verso bunun asıl merkeze gidiş olduğunu biliyor yani gerçek versonun hali hazırda ciziyor olduğu tabloya.

* gerçek verso’yu görüyoruz hala çiziyor. artık çizmekten yorulmuş. onu da azat etmemiz gerekiyor. oyunun sonuna geldiğimizde bizden bir karar vermemiz bekleniyor. maelle’in tarafınımı seçiyoruz, yoksa verso’nun mu. bana tümüyle verso’nun tarafını seçmek mantıklı geldi çünkü artık bu yas tutmama olayından kaçmayarak acımızı yaşamamız gerekiyor. tabikide sevdiklerimizi kaybettiklerimizi unutmamak gerekiyor ama yaşamayada devam etmemiz gerekiyor. dolayısıyla versonun sonu acı tatlı çok güzel bir sondu. ancak bu tabi şu demek. oyunun başından beridir çok sevdiğimiz maelle’i öldürmek demek. sular seller gibi ağladım.

* oyunun sonu ise tüm aile verso’nun mezarı başında onu uğurlayarak anarak bitiyor tüm hayal ettiklerimize veda edip oyunu kapatıyoruz. oyunda artık bizim tablomuz haline geliyor.

bu kadar uzun bir entry yazacağım hiç aklıma gelmezdi ama napalım oyuna aşık olduk bir kere. umarım herkes bu sanat eserini bir kez bile olsa oynar. şimdiden gelmiş geçmiş en iyi oyunlar arasında yerini aldı.

belkide entry'nin başında yazmam gereken şeyi şimdi yazıyorum.

clair obscur yani chiaroscuro aydınlık ve karanlığı çok yoğun kontrast halinde resmetmek demekmiş. daha en başta spoiler yemişiz.

artık oyunun uyandırdığı felsefik konular bir başka zamana, hadi bakalım farewell aslanım verso, farewell maelle, elveda gustave, göz yaşlarım sizlere feda olsun.

for those who come after, tomorrow comes!