TARİH 24 Haziran 2026
212 OKUNMA     3 PAYLAŞIM

Tamamı Havada Geçen İlk Savaş: Almanlar Britanya Muharebesi'ni Neden Kaybetti?

Dönemin en iyi hava filosuna sahip olan Almanlar, 10 Temmuz 1940-31 Ekim 1940 arası yaşanan bu hava savaşı kaybetmeyi nasıl başardı? Sözlük yazarı "anglachelm"den geliyor.

battle of britain... askeri anlamdaki her şey gibi alman havacılığının da bir numaralı eksiğinden dolayı kaybedildiğini söylemek yanlış olmaz: strateji yoksunluğu.

basil liddel hart her ne kadar tarihi açıdan şahsına münhasır bir kişi olsa ve tarih kitabı yazmaktan çok iki savaş arasında verdiği eserlerle dünya tarihini yazdığını da düşünse , alman üst komuta kademesinin (ve dahi 1870den beri süregelen prusya askeri doktrininin) eksikliklerini çok güzel saptamıştır. ne der bu adam, almanlar kolorduya varan seviyelerde çok parlak harekat kumandanları çıkarmış da olsalar, bu çok yetenekli savaş makinesinin tepesindeki vizyon eksikliği uzun vadede kendilerine pahalıya patlamıştır, doğrudur. zira heinz guderian'ın en çok yakındığı şeylerden biri "sen küçük çatışmaları kazanmaya bak, savaş kendi icabına nasılsa bakar" denmesidir. stratejik planlamanın alman savaş mekanizmasında ne kadar geriden geldiğinin, büyük ünite taktiklerinin ne kadar umursanmadığının da bir göstergesidir. battle of britain'ı da kaybettiren bir numaralı etken budur.

Hermann Göring

luftwaffe çatışmaya girerken 2500 uçakla dünyanın en büyük hava gücüydü

doktrinel olarak en parlak taktik bombardıman kuvvetiydi. dünyada en fazla as avcı pilotu buradaydı. teknolojik olarak çok iyi teçhiz edilmişti. göring'in kendisine bu kadar neden güvendiğini anlamak hiç de zor değildir. tek eksiği neyi önce yokedeceklerine karar vermemiş olmalarıydı. stratejik planlama olmadan saf gücün rasgele kanalize edildiğini görmek bu açıdan çok acıdır. haziran başında tam on beş günü mal mal konvoylara saldırarak geçirmişler, adlertag boyunca havaalanlarına saldırmışlar, sonra ana bombardıman gücünü gece ve gündüz olarak ikiye bölerek kıyı savunmalarına, endüstriyel merkezlere, spitfire parçaları üreten fabrikalara, doğrudan altyapıya (demiryolu istasyonları falan ne alakaysa) saldırmışlardır. ingiliz moralini düşürebilmek için balıkçı barınağı bile 50 kg bombalardan nasibini almıştır. (bkz: dover)


bu kadar lakayıt ve stratejiden yoksun bir üst komutanlığın ne yazık ki emrinde dünyanın en iyi hava kuvvetleri ve en iyi küçük rütbeli subayları vardır. uçaklar en iyidir, pilotlar en iyidir, jagdgeschwader en iyi yönlendirmeye sahiptir, taktik olarak en sağlam ellerden beslenirler, bölge komutanları albert kesselring gibi italyayı tek başına hava kuvvetleri mareşali olarak tutabilecek bir dahidir. ama gelgelelim tepeden inme emirleri verenler ve verilen emirler nereye baskı uygulayacağını bilemez her şeyin yok edilmeye çalışıldığı bir imaj verirler. kraliyet hava kuvvetlerinde bugün dahi inkar edilmiyor ki almanlar on gün daha dirayetli olup sadece havaalanlarına girişseler o spitfire fabrikalarından çıkan hiçbir uçak, savaşın asıl bölgesi olan 11. bölgede barınamayacak. böylece southampton - londra - southend diliminde hava üstünlüğü sağlanacak. deniz aslanı operasyonu (bkz: operation sealion) için hedeflere ulaşılabilecek. hadi bunu yapmadınız, havaalanları yerine sadece endüstri merkezleri vurulsa uçak üretim miktarı kayıp miktarını karşılayamayacak ve ingiltere kendini koruyamaz hale gelecek. almanlar gücü bölüp hepsine aynı anda bölük pörçük saldırınca haliyle saptanan hedeflere ulaşılamadı.

Muharebe haritası.

diğer taraftan alman kısmında radar nedir ne değildir ne tabii ki biliniyordu

ne işe yaradığı da biliniyordu ama bu aletin potansiyel getirisi o kadar yanlış yorumlanmıştı ki şayanı hayret bir olaydır. almanlar 1940 haziranında ingiliz radarlarını kendilerine faydalı bir hadise şeklinde yorumlamışlardır. "nereden geldiğimizi görsünler ellerinde ne var ne yok getirsinler vuralım düşürelim bitsin gidelim" tarzında olaya yaklaşmışlardır. oysa ingilizler pek de salak değillerdi. radar sinüsleri havada uçağın nereden geldiğinin yanısıra ortalama kaç tanesinin de geldiğini gösterdiği için adlertag + battle of britain süresi boyunca 2.5 ay uçaklarında sürekli scramble alarm şeklinde bulunan pilotlar almanların hep en beklemedikleri yerden çıkıveriyordu. vur-kaçlarını en akıllıca açıdan yapıyor avcı uçaklarının benzini bitene kadar menzil dışında takılabiliyorlardı. adolf galland ve vati werner mölders'in avcılarına yakalansalar bile ellerindeki uçak spitfire idi. oberkommando des luftwaffe (okl - alman hava kuvvetleri komutanlığı) nin o beklediği raf hava armadası hiçbir zaman gelmeyecek, göring ve jeschonnek'in umduğu kesin sonuçlu hava savaşı hiçbir zaman olmayacaktı. ingilizler her tarafa squadronlar halinde dağıttıkları avcı uçaklarıyla memnun olacaklar, çok büyük sayıda ingiliz uçağı aynı anda hava olsa da hep dağınık olarak kalacak, alman avcılarını dağılmaya zorlayacaktı. nitekim çok büyük sayılarda karşılaşmalar hava mareşalı leigh-mallory nin 10. bölge- batı ingiltereden zamanında kaldırabildiği 50-60 uçakla londra harekatı sırasında olacaktı ama bu da battle of britain'ın neredeyse sonlarına denk gelmektedir. artık ağustos 20 falan olmuştur. yağmurlar gelmektedir.

adlertag ve battle of britain de işe yaramayınca artık luftwaffe sadece terör doktrinine döner. blitz başlar. gece bombardımanıyla ingiliz sanayisinin çökertilmesi amaçlanır ama yine okl içindeki tüm tartışmalar stratejiden çok taktiğe yöneliktir. nerelerin ne kadar süre vurulacağından çok hangi açılardan hangi yüksekliklerden vurulacağı tartışılır. haliyle ingilizler çok ağır darbe almaz, yaraları da çabuk telafi ederler. 1941'de de ingilterenin sanayisi bütün o blitz'e falan rağmen büyüme gösterince almanlar gelen istihbarat raporuna bakakalırlar.

zaten ne bekliyorlardı ki? fabrikalar yıkılınca ingiltere'nin teslim olmasını mı?

böyle insanın kendi gücüyle kendini rezil ettiği bir garip savaştır battle of britain.