MÜZİK 6 Ağustos 2026
65 OKUNMA     7 PAYLAŞIM

Tom Waits'in Yeni Teklisi The Fly Ne Anlama Geliyor? Olayı Ne?

Tam 15 yıldır yeni bir stüdyo albümü yayınlamayan Waits'in yeni teklisi (single) The Fly'ı Spotify'da görüp merak etmiş olabilirsiniz. Yardıma geldik: Bu yeni bir albümün habercisi mi yoksa?

Tom Waits - "The Fly" (Lyric Video)

15 yıldır yeni bir albüm yayımlamamışken bu yılın başlarında massive attack ile kaydettiği “boots on the ground” şarkısıyla kapıyı hafif aralayarak geri dönen tom waits, şimdi de o meşhur hikâye anlatıcılığını konuşturduğu, konuşma tarzındaki (bkz: spoken word) parçası "the fly" ile biz sevenlerine selam çaktı. bizler de babamızın selamını aldık. “ve aleyküm selam baba!"

Massive Attack & Tom Waits - Boots on the Ground


yeni parça, bir ev sineği ve onun "adam"ını konu alıyor

parça, maharetli oğlu casey waits tarafından lezzetli grafik oyunları ve kinetik tipografi marifetiyle resmedilmiş olarak geldi.

konusu, sıradan ev sineğine yazılmış satirik bir övgü niteliğinde

waits testere gibi keskin mizahını yine konuşturmuş. sözlerden biraz william s. burroughs tadı aldım açıkçası, ki tom waits merhum burroughs'u çok severdi, zaten birlikte çalışmışlıkları da var (bkz: the black rider). hikâye, sineğin kısa ve kıymeti bilinmeyen hayatına duyulan gönülsüz bir hayranlığı anlatıyor: "bir evin yok, eh, benimkine yerleştin / gerçek dostların yok, şaraptan da uzak dur / ev sineği, uyu artık, elveda de / öldüğünde ardından ağlayan olmayacak / atların üstünde, evlerin içinde, mayıs ayında…"

bu arada müzik konusunda uzun zamandır pause düğmesine basan tom waits, oyunculuk çalışmalarına tam tersine hızlı bir şekilde devam ediyor

jim jarmusch'un son filmi "father mother sister brother"da oynadıktan sonra, şimdi de john malkovich, steve buscemi, sam rockwell ve parker posey ile birlikte martin mcdonagh'ın yönettiği wild horse nine filminde rol alıyor. film, kasım ayında sinemalarda gösterime girmeden önce eylül ayında venedik’te prömiyer yapacakmış. (rain dogs haber ajansı bildirdi!)

yaşlandıkça ilginç bir şekilde oyunculuğa daha çok ağırlık verdi tom waits. keşke kankası jim jarmusch gibi kendisi de şu criterion'ın pek keyifli "criterion closet" serisine katılsa da izlesek. hoş, o kadar sene istanbul'a bekledik de gelmedi; artık görevini devreden iksv'nin eski patronu görgün taner’in, iksv kariyerinde o kadar uğraşıp da buralara getiremediği, içinde ukte kalan sanatçıdır tom waits. buraya getiremedik adamı, criterion'ın eski bir banyodan bozma, dvd ve blu-ray'lerle dolu küçük film odasına mı bizim dileğimizle girecek? belki girer, neden olmasın? kendisini her yerde görmek isteriz. artık iyice yaşlanmışken -eh, zamanı kandırmak da mümkün değilken-, nice minör ya da majör depresif mücadelemizde tütünlü gırtlağını arkamıza nasıl alacağımızı yıllara yayılan deneyimle bu kadar öğrenmişken, bizi varlığıyla bol bol kutsamasını dileriz. bir cennet varsa, o tom waits'in sesinin duyulduğu yerdedir, iyi biliriz…