Yoğurt Zamanla Neden Sulanır, Sulanmaması İçin Neler Yapılabilir?
dolaptan yoğurdu çıkarıp kapağını açınca üstünde birikmiş sarımsı, yarı şeffaf bir su görmek çoğu insanın kafasında aynı soruyu yakar: bu yoğurt bozulmuş mu?
özellikle yoğurt birkaç gündür dolaptaysa, bir de üstünden daha önce kaşık alınmışsa insan ister istemez koklar, rengine bakar, sonra da o suyu lavaboya döküp yoluna devam eder. hatta bazen sırf o suyu gördüğü için koskoca yoğurdu çöpe atan bile vardır.
oysa o su çoğu zaman yoğurdun bozulduğunu göstermez. dışarıdan yoğurda karışmış kirli bir sıvı da değildir. büyük ihtimalle yoğurdun kendi içindeki peynir altı suyudur. gıda teknolojisinde bu olaya “sinerez” denir.
yoğurdu katı bir blok gibi düşünmek yanıltıcı. yoğurt aslında süt proteinlerinin mayalanma sırasında kurduğu hassas bir jel yapısıdır. süt mayalanırken laktik asit bakterileri asit üretir, sütün ph değeri düşer, proteinler birbirine yaklaşır ve yoğurdun o bildiğimiz kıvamını oluşturan ağ ortaya çıkar. bu ağ, sütün içindeki suyu kendi içinde tutar.
ama bu yapı çok sağlam bir duvar gibi değildir. kaşıkla yoğurdu bozduğunuzda, kap marketten eve gelirken sarsıldığında, dolapta uzun süre beklediğinde, sıcaklık değişimlerine maruz kaldığında ya da yoğurdun kuru madde/protein dengesi zayıf olduğunda bu ağ suyu eskisi kadar iyi tutamayabilir. o zaman içerideki sıvı yavaş yavaş yüzeye çıkar.
yani yoğurdun üstünde su görmek çoğu zaman “bu ürün bozuldu” demek değildir; “yoğurdun jel yapısı suyun bir kısmını saldı” demektir. ev yoğurtlarında da market yoğurtlarında da görülebilir. hatta yoğurttan kaşık aldıktan sonra açılan çukurun içinde su birikmesi de aynı mantıktandır. yapıyı bozduğunuz yerde su daha kolay ayrılır.
peki bu suyu dökmek gerekir mi? genelde gerekmez. o sıvı yoğurdun bir parçasıdır. karıştırıp yemeye devam edebilirsiniz. dökerseniz de dünyanın sonu olmaz ama yoğurdun kalan kısmı zamanla daha kuru, daha çatlak bir hale gelebilir. sulu dokudan hoşlanmıyorsanız süzmek sizin tercihinizdir; ama sadece su çıktı diye yoğurdu çöpe göndermek çoğu durumda gereksiz israftır.
tabii burada ince çizgi şu: su tek başına çoğu zaman sorun değildir ama suya eşlik eden başka belirtiler varsa iş değişir.
yoğurdun üstünde küf varsa, pembe, gri, yeşil gibi garip renkler oluşmuşsa, kap şişmişse, kapağı açınca gaz çıkışı hissediliyorsa, koku normal yoğurt ekşiliğinden çıkıp çürük, keskin, mayamsı ya da alkolümsü bir yere gitmişse o yoğurda güvenmemek gerekir. aynı şekilde kaşığa sünerek gelen sümüksü bir yapı, acımsı tat veya belirgin şekilde anormal bir doku da iyi işaret değildir.
özellikle küf konusunda “üstünü alayım, altı temizdir” rahatlığına girmemek lazım. yoğurt gibi nemli ve yumuşak gıdalarda görünür kısmı almak her zaman güvenli bir çözüm sayılmaz. bozulma şüphesi varsa en doğru hareket yememektir.
yoğurdun daha az sulanması ve daha güvenli kalması için yapılacak şeyler de basit. kaba temiz kaşık sokmak, ağza değmiş kaşıkla yoğurt almamak, kapağı açık bırakmamak, yoğurdu uzun süre tezgahta bekletip sonra tekrar dolaba koymamak, dolapta mümkün olduğunca sabit sıcaklıkta tutmak ve açıldıktan sonra çok uzatmadan tüketmek yeterince iş görür.
kısacası yoğurdun üstünde biriken su, tek başına panik sebebi değildir. çoğu zaman yoğurdun içindeki peynir altı suyunun yüzeye çıkmasıdır. korkulacak şey suyun kendisi değil; kötü koku, küf, gaz, anormal renk ve sümüksü doku gibi bozulma işaretleridir. yoğurt temiz kokuyor, rengi normalse ve yapısında garip bir durum yoksa o suyu karıştırıp yemekte genelde sorun yoktur.
kaynaklar:
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/pmc10169984/
https://www.animbiosci.org/upload/pdf/23-149.pdf
https://www.bccdc.ca/…ods guidance - 3.6 yogurt.pdf
https://extension.psu.edu/signs-of-food-spoilage/
https://brunswick.ces.ncsu.edu/…ogurt-risky-or-not/