Arabanın Hız Kadranı 100 Gösterirken GPS Neden 94 Gösterir?
arabanın göstergesi 100, telefondaki gps 94 gösteriyor.
insanın aklına iki ihtimal geliyor: ya telefon düzgün çekmiyor ya da otomobilin göstergesi bozuk. halbuki ikisi de görevini doğru yapıyor olabilir.
çünkü hız göstergelerindeki hata payı iki tarafa eşit bırakılmamış.
araçların tip onayında kullanılan birleşmiş milletler r39 düzenlemesine göre, gösterilen hız gerçek hızdan düşük olamaz. yüksek olabilir ama onun da bir sınırı var: gerçek hızın yüzde 10’u artı 4 km/saat.
formülün ne anlama geldiğini görmek için 100 km/saat üzerinden gidersek, gösterge tip onayı sınırları içinde 100 ile 114 arasında bir değer gösterebilir. gerçek hız 50 olsaydı hesaplanan üst sınır 59 olurdu.
bu, bütün otomobillerin 100’le giderken 114 gösterdiği veya üreticilerin kadrana sabit yüzde 10 eklediği anlamına gelmiyor. gösterge 100 de yazabilir, 103 de, 108 de.
izin verilmeyen taraf 99 yazması.
peki fabrikada tam doğruya ayarlayıp bu farkı neden ortadan kaldırmıyorlar?
çünkü otomobil hızını doğrudan yolun üzerinden ölçmüyor. çoğu araç, tekerleklerin veya aktarma organlarının kaç kere döndüğünü sayıyor ve lastiğin bir turda alması gereken mesafeyi kullanarak hızı hesaplıyor.
basit bir örnekle:
otomobilin sistemi, lastiğin bir turda 2 metre yol aldığını kabul etsin. tekerlek bir dakikada 500 kez dönerse araç “500 çarpı 2 metre, yani dakikada 1 kilometre gittim” diye hesaplar. bu da saatte 60 kilometre eder.
fakat lastiğin gerçek yuvarlanma çevresi 2 metre değil de 1,96 metre olmuşsa otomobil o bir dakikada gerçekte 980 metre gitmiştir. gerçek hız yaklaşık 58,8 km/saatken gösterge 60 yazabilir.
ortada arızalı bir cihaz yok. araç, kendisine tanıtılmış lastik ölçüsü üzerinden doğru hesap yapıyor; lastiğin gerçek çevresi ise o değerden biraz farklı.
lastik de çapı ömür boyu aynı kalan sert bir çember değil. kullanılan ebat, sırtın aşınması, hava basıncı, taşınan yük ve sıcaklık yuvarlanma çevresini az da olsa değiştirebiliyor. aynı otomobile uygun görülen farklı lastik modellerinin gerçek ölçüleri arasında bile küçük farklar bulunabiliyor.
yuvarlanma çevresi küçülürse tekerlek aynı yolu almak için daha çok döner ve gösterge yükselir. olması gerekenden büyük çaplı lastik takılırsa tekerlek daha az döner, bu kez gösterilen hız düşebilir.
jant ve lastik ölçüsü değiştirildiğinde yalnızca otomobilin görüntüsünün değişmemesinin sebebi de bu. hız göstergesinin yanında toplam kilometre hesabı, abs ve denge kontrolü gibi tekerlek dönüşünü kullanan sistemler de etkilenebilir.
üretici göstergeyi sıfır fark hedefiyle ayarlarsa yeni lastikte doğru çalışan sistem; aşınmış, farklı basınçtaki veya üretim toleransının diğer ucundaki bir lastikle gerçek hızdan düşük göstermeye başlayabilir.
bu nedenle küçük bir yukarı pay bırakılıyor. sürücünün gerçekte 100’le giderken göstergede 104 görmesi kabul edilebilirken, gerçekte 104’le gidip göstergede 100 görmesi istenmiyor.
“sürücü korksun da yavaş gitsin” kısmı bunun psikolojik sonucu olabilir. asıl sebep, değişen koşullarda göstergenin yasak olan tarafa düşmesini engellemek.
telefondaki gps ise tekerlek çevresini kullanmıyor. aracın yeryüzündeki hareketini uydu sinyallerinden hesaplıyor. üstelik bunu yalnızca haritada iki konum belirleyip aradaki mesafeyi zamana bölerek yapmak zorunda değil; gnss alıcıları uydu sinyalindeki doppler değişiminden de hız bilgisi çıkarabiliyor.
açık gökyüzünde, düz bir yolda ve sabit hızla giderken gps bu yüzden gerçek yol hızına oldukça yakın sonuç verebilir.
ama gps de şaşmaz bir hakem değil.
yüksek binalar ve köprüler sinyali kesebilir veya yansıtabilir. ağaçlar, tüneller, uydu geometrisi, telefonun anteni ve uygulamanın yaptığı filtreleme sonucu etkileyebilir. hızlanırken veya frenlerken ekrandaki değerin birkaç saniye geriden gelmesi de mümkündür.
bu farkı kontrol etmenin makul yolu; fabrika ölçülerindeki lastiklerle, açık ve düz bir yolda sabit hızda birkaç saniye boyunca iki değeri karşılaştırmak. telefonu sürücü kurcalamasın, yolcu baksın veya cihaz sabit bir yerde dursun.
bir de hız göstergesiyle toplam kilometre sayacının aynı şey olduğu düşünülüyor.
hız göstergesinin yüzde 5 yüksek göstermesi, gerçek 100 kilometrelik yolun otomobilin toplam kilometresine mutlaka 105 kilometre olarak yazılacağı anlamına gelmez. iki sistem aynı dönüş bilgisinden yararlansa bile farklı düzeltmeler kullanabilir.
r39’un 2025 tarihli 02 serisi metninde de yeni otomobillerdeki elektronik odometre ayrı test ediliyor ve gösterilen toplam mesafenin gerçek mesafeden sapması iki yönlü olarak yüzde 4 ile sınırlandırılıyor. hız göstergesindeki yukarı yönlü payın kilometre sayacına aynen geçirilmesi gerekmiyor.
dolayısıyla ikinci el otomobilde “bunun göstergesi 5 fazla gösteriyor, kilometresi de kesin yüzde 5 fazla yazmıştır” hesabı yapılamaz.
r39’daki yüzde 10 artı 4 sınırı radar toleransı veya sürücüye tanınmış hız aşma hakkı da değil. biri otomobilin tip onayıyla, diğeri trafik denetimiyle ilgili. aracın kesin olarak ne kadar fazla gösterdiğini bilmeden bu fark üzerinden hız sınırı hesabı yapmak kumar olur.
ben artık açık yolda sabit giderken gps 95, kadran 100 gösterince iki cihazdan birini suçlamıyorum.
gps 100 gösterirken kadran 95’te kalırsa lastik ölçüsüne ve kalibrasyona baktırırım. çünkü bu ikilide normalde biraz korkak davranması gereken taraf otomobilin göstergesi.
kaynaklar:
https://eur-lex.europa.eu/…/pdf/?uri=oj:l_202501902
https://www.continental-tires.com/…vs-narrow-tires/
https://www.bosch-mobility.com/…ock-braking-system/