Galatasaray ile Adı Geçen Orta Saha Leandro Paredes, Takıma Ne Kadar Faydalı Olur?

PSG forması giyen Leandro Paredes ile Galatasaray'ın adı ciddi şekilde birlikte anılıyor son birkaç gündür.
Galatasaray ile Adı Geçen Orta Saha Leandro Paredes, Takıma Ne Kadar Faydalı Olur?

leandro paredes... elbette çok kaliteli ama oyun stili sebebiyle galatasaray'daki düzeni fazlaca değiştirmeyi gerektirebilecek bir oyuncu.

mevcut düzende torreira'nın yanında daha fazla dolgu yapabilen, mücadeleci ve topsuz temposu yüksek bir merkez olması gerektiğini düşünüyordum (bkz: #153209309), ancak paredes iddiaları güçlendi. okan buruk'un oynattığı hücumcu oyunun özellikle ligde devam edeceğinin; yani sol beke angelino haberleri + sacha boey'in bir sene daha kalacağı iddiaları ile birlikte geride açık alanların verilmeye devam edeceğinin sinyalleri verildi.

ancak bu oyunu oynayacak kadro, şampiyonlar ligi'nde kompakt olmak isterken fazla gömülebilir / top kendisindeyken hakimiyet kuramayabilir. okan buruk başakşehir'deki şl sezonunda da (20-21) teknik özellikleri öne çıkan orta saha kurgularıyla oynarken bunu yaşamıştı


şahsen bundan ders alıp gs'de farklı bir kurguya geçebileceğini düşünmüştüm ama sanırım irfan can - berkay - aleksic seviyelerinden paredes-torreira seviyesine geçmeye güvenip aynı ısrara devam edecek.

ikili merkezde paredes önemli rakiplere karşı savunmada pasifleşebiliyor. zaten psg'deki şl macerasında iş yaptığı anlar hep üçlü merkezdeykendi, özellikle thomas tuchel'in şl finaline çıkardığı 19-20 sezonundaki 4-3-3 oynanan maçlarda paredes'in ana görevi hücum hattıyla bağlantı kurmaktı:


en önde oynayan ama maç içinde top almak için sık sık geriye gelen neymar'a topları ulaştırması adına sol bek (bernat) ileri çıkarken paredes onun yerine sol beke kayıyor ve neymar'a bu koridordan servis yapıyordu:


yani esas olayı pas dağıtımı olan bir defansif orta saha, ki zaten kariyerine başladığı 10 numaradan zamanla buraya devşirildi. bu devşirme sürecini destekleyen en önemli unsur elbette paredes'in aynı zamanda mücadele edebilen yapısıydı, yoksa öyle pirlo tarzı bir regista demek yanlış olur kendisine. top rakipteyken yerini tutmaya çalışan, kendisine yakın bölgelere ulaşan tehlikeli toplara inisiyatif alıp koşabilen, hatta zaman zaman ileri çıkıp pres yapan biri aynı zamanda. ancak bu konularda -özellikle galatasaray'ın şampiyonlar ligi'ndeki muhtemel rakiplerini dikkate alırsak- müdahalelerindeki isabet oranının yeterli olacağından emin değilim.

paredes'in 20-21 sezonunda şl'de varlık gösterebildiği tek üst düzey eşleşme, artık posası çıkmış olan barcelona'ya karşı idi:


ki o maçta da orta sahada idrissa gana gueye vardı. gueye de gs'deki lucas torreira ile aynı familyadan bir oyuncu, ve ilk 45 dk verratti ile birlikte barcelona'yı epey bir yordular.


devre arasında mauricio pochettino gueye'yi oyundan çıkarıp herrera'yı alınca, ikinci yarı oyun kurarken paredes'i biraz daha geriye çekip ileriye uzun toplarla çıkmaya başlatmış, bu şekilde öne geçtikleri golü bulmuşlardı. golün ardından da, önde basmaya başlayan barcelona'nın merkezde yarattığı boşluğa inen santrfor mauro icardi'ye ulaştırılan bir uzun topla da galibiyeti perçinlemişlerdi.


gueye'yi torreira ile eşleştirdik, icardi'den de bahsettik. bunlar güzel ama galatasaray'ın bir marco verratti'si yok; net bir şekilde forvet arkası ile 4-4-2'ye hatta 4-2-4'e çalan bir şekilde oynanıyor. oyun kurulumunda dries mertens'in 10'dan geriye sol içe gelip top aldığı anlarda ise gs'nin hatları arası açılıyor. ya gs'nin santrforsuz bir oyuna geçip mertens'i en önde oynatarak 19-20'deki neymar'a yakınsatması, ya da mertens yerine direkt tempolu bir boxtobox / serbest 8 diyebileceğimiz dinamik bir orta saha transferi daha yapıp 20-21 verratti'sine benzetmesi gerekiyor.

ancak bu da paredes'i yine 4-3-3'ün önliberosu yapar; baskı altında oyun kurarken stoper arasına giren, rakip sahada seken toplara zaman zaman şok baskıya giden... klasik bir oyun kurucu dmc. böyle oynadığı son güncel dönem, geride bıraktığımız sezon kiralık oynadığı juventus macerasının ilk birkaç maçı sadece:

ligde sezona 4-3-3 ile başlayan juventus'ta sağ kanatta oynayan angel di maria'nın savunma katkısının düşük kalışını telafi etmeye çalışan sağ iç oyuncusu (mckennie - locatelli'den biri) top rakipteyken sık sık sağ kanada desteğe gidip olayı 4-4-2'ye çeviriyor, paredes yine ikili merkezden birine dönüşüyordu:


yine önemli bir rakip diyebileceğimiz fiorentina sezon başında bu şekilde oynayan juventus'a oyun anlamında ciddi dominasyon kurmuştu. paredes'in aynı şekilde oynadığı sonraki birkaç maç üst üste kötü sonuçlar gelince paredes de formayı kaybetti.

massimiliano allegri şampiyonlar ligi grup maçlarında ise psg ve benfica'ya karşı 0-0'larda daima rakibi sakin karşılayan, kompakt oynayan, kaptığı toplarla hızlı çıkmaya çalışan bir üçlü savunma oynattı ve paredes'i savunma önünde regista yaptı, ama bu düzende hem topun ilk çıkışlarını stoperler yapıyor, hem de rakiplerin pres hedefi haline gelen paredes'in üzerindeki baskıyı sol stoper danilo sık sık merkeze katederek azaltmaya çalışıyordu. yani bir bakıma paredes yine pasifize olmuş, katkı verebileceği durumlar bir türlü oluşmuyordu. savunmada ise; juventus zaten top rakipteyken kendi sahasına daha çok çekilerek, 5-3-2 şeklini alarak oynadığı için paredes'in alanları küçüldü; ama anlık pozisyonlarda kendi alanına hızlıca inen rakip hücumculara karşı paredes'in reaksiyonu düşük kaldı ve bu topları alan rakipler tehlikeli işlere girişebildiler.

özetle paredes önemli avrupa maçlarında, takım savunmasında en ufak eksikliklerin bile olduğu bir takımda değil ikili merkez, üçlü merkezde bile handikap yaratabilecek biri

hatta sadece önemli demeyelim, rehavet potansiyeli taşıyan maçlarda da bu geçerli. arjantin ile de gördük bunu; dünya kupası ilk grup maçında 4-4-2'nin ikili merkezinden biri olarak oynadığı suudi arabistan mağlubiyetini ele alalım; tıpkı sezon başlarında şl grubunda yine benzer düzende oynayan ve paredes'in ikili merkezinden biri olduğu juventus'un 2-0 yenildiği makabi hayfa maçı gibi... lionel scaloni buna suudi arabistan maçının ardından hemen uyandı ve belli ki bu paredes juventus'ta oynadığının fazlasını veremeyecek dedi ve grubun geri kalan maçlarında onu ilk 11’den çıkardı, hollanda maçında düzeni değiştirip üçlü savunma oynattı yine paredes’siz başladı.

paredes'in 2022 dünya kupası'nda ilk 11 oynayarak varlık gösterebildiği tek önemli maç hırvatistan maçıydı, ki o maça başlarken scaloni düzeni yine değiştirmiş; 4-4-2'nin dört orta sahasını da merkez kökenli oyunculardan oluşturmuş, merkezi sürekli en az üç kişiyle tutan kaymalar kurguladığı bir düzende oynatmıştı:


bu dirençli kurgu içinde paredes kendine nefes alanı buldu

galatasaray ise kenarlarda kerem, rashica, belki zaniolo, belki barış alper gibi direkt kanat/ kanat-forvetlerle oynayacağı belli olan bir takım ve merkezde arjantin'in hırvatistan maçı usulü bir profil kurgulayacak kadrosu da yok. yani yine merkez kökenli ama kenarda oynayabilecek oyuncu transferi lazım.

bu tip bir transfer aynı zamanda paredes'i toplu oyunda daha değerli kılacaktır, ki geride oyun kurarken yakın pas seçenekleri güvenilir olsun. yoksa şl'de sürekli ileriye uzun atıp savunma arkasına sarkmaya çalışan bir galatasaray izlemek zorunda kalabiliriz. bu belki hücum geçişlerinde çok işe yarar, ama gs bu geçiş fırsatlarını merkezde paredes'in tek/iki kişi kalacağı bir kurguda pek bulamayabilir. zaten işin kötü tarafı da bu.

yani paredes'in galatasaray'da tam kapasite çalışabilmesi sadece ona uygun bir ortamın yaratılmasına bağlı, ancak gs'nin şu anki kadro yapısı/oyun düzeni bu ortamı pek sağlamayacaktır. ligde elbette iyi katkı verecek ama şampiyonlar ligi adına gereken direnci sağlayamayacağını düşünüyorum, inşallah yanılırım ama şüphelerim var:

çünkü ilk bakışta bu transfer beşiktaş'ın 21-22 başında josef'in kankası diye gelen alex teixeira'ya, veya orta sahada daha tempolu-mücadeleci biri gerekirken sırf teknik kalitesi yüksek diye alınan miralem pjanic transferine benzeyecek gibi görünüyor. iki durum da paredes tercihine benziyor zira o da icardi'nin kankası + teknik kalitesi yüksek. ama gs'nin mevcut kadro yapısına / hedeflenenen şampiyonlar ligi maçlarına pek uygun değil bence.