Gündüz İnsanların Çalıştığı, Geceleri Gizlice Güçlendirilen Gökdelen: Citicorp Center
1978 yazında manhattan’daki bir gökdelende tuhaf bir gece vardiyası başladı.
akşam ofisler boşalınca duvarlar açılıyor, çelik iskeletin çevresine geçici bölmeler kuruluyordu. kaynakçılar saat 20.00 civarında içeri girip sabaha karşı 04.00’e kadar çalışıyor; ardından bütün izler temizleniyor, duvarlar kapatılıyor ve çalışanlar masalarına geri dönüyordu.
binadakilere söylenmeyen şey şuydu: mühendisler, yeterince güçlü ve doğru yönden esen bir rüzgârın bazı bağlantıları koparıp 59 katlı yapıyı çökertebileceğinden endişeleniyordu.
söz konusu bina 1977’de açılan citicorp center’dı; bugünkü adıyla 601 lexington avenue. yaklaşık 279 metre yüksekliğindeki kulenin sıra dışı görünmesinin sebebi yalnızca eğimli çatısı değildi. arazinin köşesinde bulunan st. peter’s kilisesi, yerine bağımsız yeni bir kilise yapılması ve kulenin onun üzerinden taşınması şartıyla projeye izin vermişti.
normalde bir gökdelenin ana taşıyıcı kolonları köşelere yakın yerleştirilir. citicorp center’da ise dört dev kolon binanın kenarlarının tam ortasına konuldu. köşeler, kilisenin ve meydanın üzerinde yaklaşık 22 metre boyunca boşlukta uzanıyordu.
william lemessurier bu yükü orta kolonlara aktarmak için cephenin arkasına üst üste dizilmiş dev v biçimli çelik çaprazlar tasarladı. rüzgâr binayı ittiğinde yük bu çaprazların üzerinden aşağıdaki dört kolona taşınacaktı. yapı ayrıca çatısında yaklaşık 400 tonluk bir sarkaç benzeri ayarlanmış kütle sönümleyicisi taşıyordu. bina bir tarafa sallandığında bu beton kütle ters yönde hareket ederek salınımı azaltıyordu.
kâğıt üzerinde son derece zarif bir çözümdü. sorun, birkaç küçük kararın yan yana gelmesiyle oluştu.
lemessurier’in ilk çizimlerinde dev çaprazların birleşim yerleri tamamen kaynaklanacaktı. inşaat sırasında bethlehem steel, aynı bağlantıların cıvatalarla yapılmasını önerdi. kaynak hem pahalı hem de gereğinden fazla güçlü görünüyordu. değişiklik lemessurier’in new york’taki ekibi tarafından onaylandı ve bina cıvatalı bağlantılarla tamamlandı.
cıvata kullanılması başlı başına bir hata değildi. bağlantılar, hesaba katılan yük için yeterli sayıda cıvatayla yapılsaydı hiçbir sorun çıkmayabilirdi.
1978’de öğrencilerden gelen bazı sorular lemessurier’i binanın rüzgâr hesabına yeniden bakmaya yöneltti. bu bölüm yıllarca “isimsiz bir öğrenci gökdelenin hatasını buldu” şeklinde anlatıldı. elde bulunan kayıtlar o kadar temiz değil; bir veya iki farklı öğrencinin ayrı sorular sormuş olabileceği kabul ediliyor. öğrenciler lemessurier’e hazır bir çökme hesabı sunmadı. sorular, kendi tasarımını yeniden incelemesine sebep oldu.
new york’un o dönemdeki yönetmeliği, kare bir binaya cephesinden doğrudan vuran rüzgârın hesaplanmasını istiyordu. lemessurier bu kez rüzgârın binaya 45 derecelik açıyla, iki cepheye birden vurduğu durumu hesapladı. buna “quartering wind”, yani çapraz rüzgâr deniyor.
kendi hesabına göre çapraz rüzgâr bazı taşıyıcı elemanlardaki yükü yüzde 40 artırıyordu. yapının ağırlığı ve bağlantılardaki kuvvet dengesi hesaba katıldığında bazı cıvatalara binen talep yüzde 160’a kadar çıkıyordu. cıvataların sayısıysa doğrudan esen rüzgâra göre belirlenmişti.
kanada’daki western ontario üniversitesi’nde daha önce binanın rüzgâr tüneli deneylerini yapan alan davenport verileri yeniden inceledi. sonuçlar lemessurier’i rahatlatmadı. gerçek bir fırtınada binanın titreşimi, hesaplanan kuvvetleri daha da büyütebilirdi.
en zayıf bağlantılardan birinin 30. katta olduğu belirlendi. lemessurier’in hesabına göre o bağlantı koparsa hasar yukarı ve aşağı doğru ilerleyerek bütün taşıyıcı sistemi kaybettirebilirdi. çatıdaki 400 tonluk sönümleyici çalışırken tehlikeli rüzgârın dönüş süresi yaklaşık 55 yıl olarak hesaplandı. fırtına sırasında elektrik kesilir ve sönümleyici durursa bu süre 16 yıla kadar düşüyordu.
bu, binanın 16 yıl sonra mutlaka çökeceği anlamına gelmiyor. herhangi bir yıl içinde o şiddette bir fırtınayla karşılaşma ihtimalinin yaklaşık 16’da bir olduğu anlamına geliyor. yeni açılmış ve her gün kullanılan bir gökdelen için kabul edilemeyecek kadar yüksek bir riskti.
lemessurier durumu sigorta şirketine, citicorp yönetimine ve new york’taki yapı yetkililerine bildirdi. ardından 200’den fazla cıvatalı birleşimin üzerine yaklaşık beş santimetre kalınlığında çelik plakalar kaynaklanmasına karar verildi. sönümleyici için yedek jeneratör getirildi, kritik noktalara gerinim ölçerler yerleştirildi ve hava tahminleri günün 24 saati izlenmeye başladı. gerekirse bina ile çevresinin boşaltılması için bir tahliye planı da hazırlandı.
yetkililer çalışmayı tamamen inkâr etmedi; basına bazı bağlantıların “ek tedbir amacıyla” güçlendirildiğini söylediler. fakat hesaplanan çökme ihtimali çalışanlara ve çevrede yaşayanlara açıklanmadı. new york’taki büyük gazetelerin tam bu sırada greve girmesi, konunun birkaç küçük haberden sonra kaybolmasına yardımcı oldu.
kaynak işlemleri devam ederken 1 eylül 1978’de ella kasırgası new york yönüne dönmeye başladı. en kritik bağlantıların bir bölümü güçlendirilmişti ama çalışma henüz tamamlanmamıştı. hava durumu kötüleşirse gizli tahliye planının uygulanması düşünülüyordu.
ella birkaç saat sonra yön değiştirdi ve açık denize ilerledi.
kaynaklar ekim ayında tamamlandı. citicorp center artık ilk tasarımdan çok daha güçlüydü ve gerçek tehlikenin boyutu kamuoyu tarafından ancak 1995’te the new yorker’da yayımlanan ayrıntılı haberle öğrenildi. lemessurier yıllarca hatasını saklamayıp binayı güçlendiren örnek mühendis olarak anlatıldı; buna karşılık risk altındaki insanlara gerçeğin söylenmemesi de mühendislik etiği açısından eleştirildi.
hikâyenin sonradan ortaya çıkan bir katmanı daha var. abd ulusal standartlar ve teknoloji enstitüsünde çalışan araştırmacı dat duthinh, 2019’da modern rüzgâr verileriyle yeni bir inceleme yaptı. orijinal deney kayıtlarının tamamına ulaşamadığı için citicorp center’a benzer oranlardaki bir gökdelen modelini kullandı. bu hesapta en ağır yükü çapraz rüzgâr değil, doğrudan cepheye vuran rüzgâr oluşturdu.
araştırmaya göre bina doğrudan esen rüzgâra karşı gerçekten güvenli tasarlandıysa, cıvatalı bağlantılarla bile çapraz rüzgâra dayanabilecek durumdaydı ve 1978’deki acil güçlendirme gereksiz yapılmış olabilirdi. fakat çalışma orijinal binanın bütün verilerini kullanmadığından bunun kesinleşmiş bir hüküm olmadığı özellikle belirtiliyor.
bugün 601 lexington avenue’nun pürüzsüz cephesine bakıldığında ne içerideki dev v çaprazları ne de geceleri eklenen iki yüzden fazla çelik plaka görülebiliyor. binanın duvarları hâlâ 1978 yazında, kimse masasına döndüğünde bir değişiklik fark etmesin diye sabaha karşı tamamlanan kaynakları taşıyor.
kaynaklar:
* new york city landmarks preservation commission – citicorp center resmî yapı raporu: https://s-media.nyc.gov/agencies/lpc/lp/2582.pdf
* national society of professional engineers – olayın teknik ve etik incelemesi: https://www.nspe.org/…-discovery-ethical-reflection
* university of virginia online ethics center – william lemessurier vaka çalışması: https://onlineethics.virginia.edu/…ssional-behavior
* nıst – modern yöntemlerle yapılan 2019 yeniden incelemesi: https://www.nist.gov/…iting-famous-engineering-case
* the new yorker – olayın 1995’te yayımlanan ayrıntılı anlatımı: https://www.newyorker.com/…y-crisis-citicorp-center