II. Dünya Savaşı'nın En Büyük Gıda Propagandalarından Biri: Havuç
“havuç yemek gece görüşünü güçlendirir” sözü aslında sanıldığı kadar doğru değildir. hatta bu efsanenin yerine anlatılan hikâye de tam olarak gerçeği yansıtmaz.
günümüzde birçok kişi şu hikâyeyi bilir: ii. dünya savaşı sırasında ingiliz kraliyet hava kuvvetleri'nin (raf) elinde gizli uçak radarı vardı. ünlü gece avcısı pilot john cunningham'ın alman bombardıman uçaklarını karanlıkta vurabilmesinin gerçek nedeni bu radardı. ancak ingiliz hükümeti, almanların bu teknolojiyi öğrenmesini engellemek için “cunningham'ın sırrı bol bol havuç yemesi” söylentisini yaymıştı.
kulağa hoş gelen bu hikâye yıllardır kitaplarda, belgesellerde ve podcast'lerde anlatılıyor. ancak tarihçiler bunun da tam olarak doğru olmadığını belirtiyor.
raf müzesi'ne göre ingiliz hava bakanlığı bu söylentinin yayılmasına karşı çıkmamış olsa da, asıl amacı almanları kandırmak değildi. çünkü alman istihbaratı, ingiltere'nin radar teknolojisini zaten biliyordu. hatta radarın uçaklara yerleştirildiğini tahmin etmeleri de şaşırtıcı olmazdı.
peki öyleyse “havuç gözlere iyi gelir” kampanyası neden ortaya çıktı?
cevap oldukça basit: fazla üretim.
1942 yılına gelindiğinde ingiltere'nin elinde yaklaşık 100 bin ton fazla havuç bulunuyordu. savaş yıllarında uygulanan “dig for victory” (zafer için ekin) kampanyası sayesinde havuç üretimi büyük ölçüde artmıştı. buna karşılık şeker, tereyağı, et ve pastırma gibi birçok temel gıda karneyle dağıtılıyordu. halk bu yiyecekleri özlerken depolar havuçla dolup taşıyordu.
bunun üzerine gıda bakanlığı büyük bir tanıtım kampanyası başlattı.
“doktor havuç (dr. carrot)” adlı çizgi karakter hazırlandı. gazetelerde havuç reçeli, havuçlu turta, havuç pudingi ve havuçlu patates mücveri tarifleri yayımlandı. dönemin gıda bakanı lord woolton, havucun a vitamini sayesinde özellikle karartma gecelerinde insanlara yardımcı olacağını söyleyerek halkı daha fazla havuç tüketmeye teşvik etti.
o dönemde ingiltere'de geceleri şehirler tamamen karartılıyordu. alman bombardıman uçaklarının hedef bulmasını zorlaştırmak için sokak lambaları söndürülüyor, evlerden ışık sızmaması isteniyordu. karanlık yüzünden insanlar direklere, duvarlara ve birbirlerine çarpıyor, savaşın ilk yılında gece meydana gelen trafik kazalarında binden fazla kişi hayatını kaybediyordu.
işte “havuç karanlıkta daha iyi görmenizi sağlar.” mesajı tam da bu ortamda yayıldı. hem halkın elindeki fazla havuç tüketilecek hem de karartma kurallarına uymaları teşvik edilecekti.
sonuçta;
ünlü savaş pilotu, kampanyanın dikkat çeken yüzüydü.
radar, hikâyeyi ilgi çekici hâle getiren ayrıntıydı.
asıl sebep ise depolarda biriken tonlarca havuçtu.
bugün savaşın karartmaları da yok, karne sistemi de yok, depolarda bekleyen yüz binlerce ton havuç da yok. buna rağmen “havuç yersen karanlıkta daha iyi görürsün.” sözü nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor.
gerçekte ise havuç, içerdiği a vitamini sayesinde göz sağlığının korunmasına katkı sağlar. ancak a vitamini eksikliği olmayan bir kişinin gece görüşünü normalin üzerine çıkarmaz. yani havuç, sizi karanlıkta bir baykuş ya da gece avcısı bir pilota dönüştürmez.
belki de bize “çok faydalı” diye anlatılan bazı gıdaların arkasında, bir zamanlar satılması gereken büyük bir ürün fazlası vardır.