İş Yerinde Mutlu Olmanızı Sağlayacak En Önemli Koşul Nedir?

Evet para önemli, ancak yapılan bazı araştırmalar hak vereceğiniz sonuçlar koymuş ortaya...
İş Yerinde Mutlu Olmanızı Sağlayacak En Önemli Koşul Nedir?
Severence

iş yerine mutlu gitmeyi sağlayacak ilk koşul elbette maddi olarak tatmin olmak

fakat abd yapılan bir araştırma iş sürekliliğini ücretin önüne koymuştu.

demek çok iyi para kazanıp iş güvencesi ve sürekliliği olmazsa kişi çalıştığı yerde hep tedirgin olacağından (işimi kaybedebilirim ve veya iş bittiği için kapı önünde kalabilirim) mutsuz olur. kaynak

daha sonra iş ortamı yani iyi maaşınız var, iş sürekliliğiniz var ama iş ortamında bulunan amir ve veya iş arkadaşlarınız götün en önde gidenin şerefsizin bayrak sallayanı olunca mobbing kaçınılmaz oluyor ve başlarım işinize de maaşınızı da diyebiliyorsunuz. kaynak

flow (akış) yani işi yapıyorsunuz tecrübeniz artıyor ama iş zorlaşmıyor artık sizi eskisi kadar meşgul etmiyor hatta değil ben ceketim bile bu işi yapar deyip mutsuz olabiliyorsunuz. yani deneyimizin artmasıyla sorumluğunuzun artması gerekiyor ki işten sıkılmayın. kaynak

hobiler iş dışında aktiviteler. bütün hayatınızın işiniz olması insanların size soru sorduğunda işiniz dışında bir şey anlatamamanız da sizi mutsuz eder. bu yüzden iş dışında etkinlikler ve aktivitelerde de bulunmanız gerekir.

bu saydıklarım ideal durumlar olup teoride mümkün değildir. özellikle türkiye'de bayağı bayağı zordur bu durumlara erişmek. bu yüzden bir belgeselde röportaj yapan işçinin çok sevdiğim bir cümlesini bırakmak istiyorum.

- muhabir: işte zorluklar çıkıyor mu size sorun oluyor mu bu durumlar?

- işçi: bayım burası bir iş yeri, eğer sen sorun etmezsen sorun yoktur.

eğlence, kabul görme, takdir edilme...

bunlar maaş tatminin bile önüne geçebiliyormuş. kaynak

okuduğum bir makalede vardı, insanlara farklı aylarda maddi yardım, yemek yardımı, giyim yardımı gibi ek paketler verilip o aylardaki memnuniyet düzeyleri ölçülüyor ve herbirinde iş tatmininde ufak bir artış çıkıyor...

başka bir araştırmada da hiçbir maddi yardım yapılmadan düzenli her gün günaydın mesajı ve iş gününün sonunda "bugünkü katkın için teşekkürler" gibi bir mesaj atılıyor, çoğunluğun motivasyonun en çok arttığı ay oluyor. kaynak

insanız, takdir edilme, değerli hissettirilme bir şekilde hep hayatımıza yön veren pusulalar. nazi dönemi için yıllar sonra yapılan röportajlarda, insanların çoğu yaşadığı fiziksel acıdan ziyade degersiz hissetme, insan yerine konmama gibi duygular üzerinde durmuş mesela.

ekleme: altını çizdiğim nokta, az maaş alın sizi takdir eden varsa da susun çalışın demek asla değil. takdir edilme bir artı değil, zorunluluk, yani sana on bin lira maaş veriyorum, etin benim kemiğin de benim hadi bakalım yüzüne bile bakmasam çalış demek asla değil. işveren takdir etmesini öğrenecek, değerli hissettirmesini öğrenecek, doğum yapan annenin çocuğu olan babanın o özel günlerinde hediyesi ile bir telefon açıp hayırlı olsun diyerek bile yanında olacak. insan, işyerinde insan olduğunu hissedecek, hastalığı, iyi günü, kötü günü bunlar herkesin başına gelen olağan seylerse herkes hak ettiği gibi yaşayacak o günlerini. takdir edilme isteği, takdir edilmezsem çok üzülürüm durumu değil, eminim ülkemizdeki çoğu insanın bu konuda yeterince bağışıklığı vardır, hiç takdir görmeden yıllar geçirdik. ama bu takdir edilme hakkını elinden almamalı, o bir hak, bunu beceremeyen işletmeler zaten kendi ölüm fermanlarını yazmış oluyor. umarım ifade edebilmişimdir.