İsrail Bazı Uydularını Neden Dünyanın Dönüş Yönünün Tersine Fırlatıyor?
bir roketi batıya fırlatmak, yürüyen bandın üzerinde ters yöne koşmaya benziyor. dünya doğuya dönerek rokete bedavadan hız vermeye hazırken israil’in shavit roketi burnunu batıya çevirip akdeniz’e doğru gidiyor. bunun faturası da az değil: roketin taşıyabileceği yük yaklaşık üçte bir oranında azalıyor.
peki insan niye uzaya çıkmayı kendi eliyle zorlaştırır?
çünkü roketin işi yalnızca yükselmek değil. yörüngeye girebilmesi için saatte yaklaşık 28 bin kilometre yanlamasına hızlanması gerekiyor. yeterince hızlandığında dünyaya doğru düşmeye devam ediyor fakat gezegenin kıvrımı sürekli altından kaçtığı için yere çarpamıyor.
dünya batıdan doğuya döndüğünden, doğuya fırlatılan roket yolculuğa sıfırdan başlamıyor. üzerinde durduğu gezegenden hazır hız alıyor. bu nedenle roketlerin çoğu doğuya, mümkünse okyanus üzerinden gönderiliyor. abd’nin cape canaveral üssünün doğusunda atlas okyanusu bulunması tesadüf değil.
israil’in doğusunda ise okyanus yok; yerleşim alanları ve komşu ülkeler var.
roketler yükselirken boşalan yakıt kademelerini ve koruyucu parçalarını aşağı bırakır. araç arızalanırsa kendisi de uçuş güzergâhına düşebilir. palmachim üssünden doğuya yapılacak bir fırlatma, hem başka ülkelerin üzerinden geçmek hem de roket parçalarını karaya düşürme riski taşımak demek.
batıda ise geniş bir akdeniz koridoru bulunuyor. bu yüzden israil, kendi topraklarından shavit roketiyle gönderdiği ofek keşif uydularını denize doğru fırlatıyor. parçalar suya düşüyor, uydu da dünyanın dönüş yönünün tersine giden bir yörüngeye yerleşiyor.
fizikçiler buna “retrograd yörünge” diyor. daha sade anlatımıyla uydu, dünyadaki trafiğin ters şeridine giriyor.
işin pahalı kısmı burada başlıyor. palmachim’de fırlatma rampası, üzerinde duran roketle birlikte zaten doğuya doğru saatte yaklaşık 1.400 kilometre gidiyor. shavit önce bu hareketi yenmek, ardından ters yönde hızlanmak zorunda. doğuya gitse dünyanın verdiği hızı kullanacakken batıya giderken onunla kavga ediyor.
bu yüzden aynı roket doğuya fırlatılsa taşıyabileceğinden daha hafif uydularla yetinmek zorunda kalıyor. üreticisi iai’ye göre güncel shavit sistemi alçak dünya yörüngesine yaklaşık 380 kilogram çıkarabiliyor. kaybedilen her kilogram, uydudaki kamera, yakıt, haberleşme cihazı veya başka bir donanımdan kısmak anlamına geliyor.
2023’te fırlatılan ofek 13 bunun yakın örneklerinden biri. radar taşıyan uydu, shavit 2 roketiyle palmachim’den kalktı; şehirlerin ve komşu ülkelerin üzerinden doğuya gitmek yerine akdeniz’e yöneldi ve dünyayı ters yönde dolaşmaya başladı.
israil’in bütün uyduları böyle gönderilmiyor. başka ülkelerin roketleriyle fırlatılan sivil ve ticari uydular normal rotaları kullanabiliyor. ters yön tercihi özellikle israil’in kendi üssünden, kendi shavit roketiyle çıkardığı ofek serisinde görülüyor.
yani shavit gökyüzünde yanlış tarafa dönmüyor. fizik ona “doğuya git, daha az yakıt harca” derken harita “batıya git, parçaları denize düşür” diyor.
roketin yönünü de sonunda fizik değil, kıyının hangi tarafta olduğu belirliyor.
kaynaklar:
https://spaceplace.nasa.gov/launch-windows/
https://www.iai.co.il/product/shavit/