Orada 1.5 Yıldır Yaşayan Birinden: ABD'de Eğitim ve Sağlık Sistemi Ne Kadar İyi, Ne Kadar Kötü?

ABD hakkında, özellikle de sağlık ve eğitim konusunda klişelerin üzerinden geçelim biraz.
Orada 1.5 Yıldır Yaşayan Birinden: ABD'de Eğitim ve Sağlık Sistemi Ne Kadar İyi, Ne Kadar Kötü?
I Am Not Okay Wtih This (2020)

amerika için yapılan yorumları uzun süredir takip ediyorum. siyasi ve tarihi konularda ahkam kesecek birikime sahip olduğumu düşünmediğim için doğrudan ekonomik konulara ve gündelik yaşama dair birkaç kelam etmek istedim.

öncelikle şunu belirterek başlayayım, 1.5 yıldan fazladır abd'de yaşıyorum. ilk 1 yılımda yaşadıklarımı şu yazıda özetlemeye çalışmıştım:


abd için yorum yaparken, buranın sosyal bir devlet yapısında olmadığını ve asla olmayacağını da bilmek gerek. beklentiniz ya da ülkeleri kıyaslarken kriteriniz bu olabilir ama abd çok kötü, insanlar aç demek için bu argüman çok zayıf. ne kadar rakamla desteklerseniz destekleyin, işin çıkış noktasındaki beklenti yanlış olunca geri kalanının da çok önemi olmuyor.

kitabın ortasından konuşarak yazayım, abd ne beklerseniz onu bulabileceğiniz bir ülke

kendimden örnek vereyim, buraya gelmeden önce türkiye'de herkesin adını duyduğu bir markanın fabrikalarından birinde yönetici olarak çalışıyordum. maddi olarak bir problemim olmasa da yaşadığım hayatı sorgulamaya başladığım bir dönemdi. türkiye şartlarında ortalama bir işe sahip olup, ailene ve hobilerine yeteri kadar zaman ayırabileceğin ortalama bir hayat sürmek artık imkansız olduğu için önüme çıkan fırsatı değerlendirdim ve abd'ye geldim. beklentim bu kadar basitti yani, mesleğimi yapmaya devam edip "insan" gibi yaşayabilmek.

abd bana bunu verdi. tek maaşla, hiçbir geçim derdim olmadan, emekliliğim için para biriktirebiliyorum, senede 4-6 hafta tatil yapmak için bütün masraflarımı karşılayabiliyorum, türkiye'de sahip olamayacağım bir aracı satın aldım aylık taksitlerini ödeyebiliyorum, satın almak istediklerimi çok da düşünmeden edinebiliyorum, hepsinden önemlisi aileme hiç olmadığı kadar zaman ayırabiliyorum. evet zor şartlarda yaşayan insanlar yok mu, elbette var. kimisi çalışıp didinmenin boş olduğunu düşünüp bu yolu seçmiş, kimisi de yıllarca mabadını devirip yatmış. ne ekerseniz onu biçersiniz, yapacak bişey yok!

gördüğüm kadarıyla, en çok dem vurulan konular sağlık, emeklilik ve eğitim. evet sağlık ucuz değil, hele aldığınız hizmet kalitesine göre hiç ama hiç ucuz değil. emeklilik sistemi dünya'nın en iyisi asla değil, ama yerin dibine geçirilecek bir durum da yok. eğitim kalitesi çoğu avrupa ülkesinden geride, ama eyaletlere ya da bölgelere bakarsanız çoğu çok övülen avrupa ülkeleriyle kapışır...


detaylandırayım söylemek istediklerimi

türkiye'de ya da avrupa ülkelerinde sağlık hizmeti bedava diyorsanız peşin peşin ödemelerin devletler tarafından toplandığını gözardı ediyorsunuz demektir. sizin sağlığınız ya da doktor ziyaretlerinizin şıklığı nedir bakılmadan devlet el koyar paraya, siz de hastaneye gittiğinizde para vermediğiniz ya da az bir ödeme yaptığınız için mutlu olursunuz. abd sağlık sistemini tabii ki obamacare sonrası için değerlendirebilirim. eğer çok sıklıkla hastaneye gitmiyorsanız, gayet ucuza sağlık planları mevcut. hatta eyalete göre değişmekle birlikte belli bir gelirin altındaysanız bedavaya ya da bedavadan biraz pahalı sağlık sigortası da edinebiliyorsunuz. belki de en kötü tarafı ise türkiye'deki gibi ebeveynlerden birinin sigortalı olmasının diğer aile üyelerini doğrudan kapsamaması. kendi eşinizi ve çocuğunuzu plana dahil ettiğiniz anda sigorta primi yaklaşık iki katına çıkıyor.

emeklilik konusunun tam karşılığı bizdeki bes, yine ne ekersen onu biçersin

şahsen 401k ile birikim yapıp abd'de bir emeklilik geçirmeyi çok olası görmüyorum. zaten amacım en fazla ön sene kalıp temelli dönüş yapmak. türkiye'deki sistemin de çok mükemmel olmadığını söylemeye gerek yok sanırım, 36 yaşımda emeklilik için yaşımı beklemeye başlamıştım, o kadarını söyleyeyim. gün itibarıyla maaşımdan kesilen paranın bana faydası sıfıra yakın. emekli olacağım yaşı görür müyüm, görsem emekli olduktan sonra o para neye yeter, ben kaç sene emekli maaşı alırım, bir sürü soru işareti. ama 401k'da biriken paramı kesintileri göze alarak acil durumlarda çekip kullanabiliyorum.

eğitim konusunda ise en önemli fark tüm ülkedeki çocukların aynı kriterlerle okul özelinde değil tüm ülke çapında değerlendirilmesi, tüm çocukların aynı sistemde öğütülmesinin önüne geçilmesi, farklılıkların sahiplenilmesi. okuduğu okulda birinci olan bir çocuk ülke genelinde 60 persentilde çıkabilir, okulunda birinci olmasının pratikte hiç bir faydası yok kendisine. tüm okulları, öğretmenleri, okulların öğrenci yapısını kıyaslayabileceğiniz çeşitli internet siteleri var, buralardan bakarak çocuğunuzu göndereceğiniz okulun kalitesini rahatlıkla görebiliyorsunuz. şahsen yaşadığım şehri seçerken bana çok faydası oldu, çok büyük hizmet. akademik olarak başarılı olamayan çocuk yitik değil sistemde, sporun ya da sanatın farklı alanlarında kendini gösterip burs alabilir, kariyer inşaa edebilir. geçen sene sonunda gittiğim bir lisede sergilenen eserleri, tamamı öğrencilerden oluşan koroyu görünce ağzım açık kalmıştı. ayda 500-600 dolar tasarruf etmek için daha kötü bir okul bölgesinde yaşamayı da tercih edebilirsiniz tabii, yine tercih sizin.


başa dönersem, çok kez tekrar ettim özür dilerim ama başka tanım bulamıyorum, ne ararsanız onu buluyorsunuz burada

sistemin açıklarını kullanıp riski göze alan ve kendi ülkesinde rüyasında göremeyeceği paraları kazanan insanlar tanıdım. diğer yanda donanımının burada rahat yaşamaya yetmeyeceğini gözardı edip gelen ve her geçen gün pişmanlığı artan insanlar da gördüm. son zamanlarda duyduğumuz intihar olaylarından bahsetmek bile istemiyorum, çok üzücü. ezcümle, abd youtube videolarında anlatıldığı gibi cennet de değil, tasvir edildiği gibi cehennem de değil. insan ilişkileri, gündelik yaşam, kariyer vs. ne isterseniz size onu veren kapitalist bir ülke.