Porno Bağımlılığından Kurtulmak İsteyenlerin Bilmesi Gereken Temel Şeyler
abim, kardeşim, google'da kendinden bile utanıp gizli gizli gecenin 4'ünde ekşi sözlük'teki entryleri okumaya gelen kişi gel senin işini bugün çözüyorum, amme hizmeti.
sana internetin en sinsi, en konuşulmayan ama herkesin az çok kıyısından köşesinden bulaştığı, kimsenin de, "ben yapıyorum lan!" demeye cesaret edemediği, hani şu; "benim iradem sağlam, istediğim zaman bırakırım brom" diyerek kendimizi kandırdığımız, stres atalım derken beyni yavaştan haşat ettiğimiz, "erkekliğiniz biter laaağn!" denilen o meşhur şey olay işte. anladın.
bak, bu işe en başta ahlak elden gidiyor falan gibi sığ bir yerden bakmayı bırakalım. olay ahlak veya irade zayıflığı falan değil. olay tamamen kimya, tamamen biyoloji. olay, modern teknolojinin bizim o gariban mağara adamı beynimizi ayakta uyutması.
şimdi bizim beynimiz yüz binlerce yıl boyunca doğada; yemek bul, hayatta kal ve üre komutlarıyla evrimleşmiş. bunları yapınca da sana ödül olarak dopamin veriyor. diyor ki, "helal krrraaalll, doğru yoldasın." ama doğada bu ödülü almak zordur ha, emek ister.
sen şimdi akşam eve gelip, pijamaları çekip tek tıkla 40 tane türk ifşa sekmesi açtığında beyin kısa devre yapıyor. içeride resmen, "oha harem kurduk, sınırsız imkan var aq!!!!" diye bir parti başlıyor. ama aslında ortada ne bir emek var, ne bir ilişki; ortada sadece senin sağ yahut sol elin var.
beyin bu kadar yüksek ve beleş dopamine alışkın değil. bu, beynine sürekli dijital abur cubur yedirmek gibi. sistem bir süre sonra; "agam sen çok dopamin basıyorsun, benim asfalyalar atacak." diyerek kendini korumaya alıyor ve reseptörleri kapatıyor
duyarsızlaşma ki işte o an bittiğin andır. eskiden 2 dakikalık sıradan bir videoyla heyecanlanan o çılgın, artık hiçbir şeyden zevk almamaya başlıyor. aynı hazzı bulmak için daha ekstrem, daha tuhaf, geçmişte, "bunu da izlemem aq" dediği kategorilerde gezinirken buluyor kendini insanoğlu.
"abi ben bağımlı mıyım yahu, haftada bir iki takılıyorum" diyenler için uyarı işaretlerini vereyim, ebcedni sen yap:
şimdi, canın mı sıkıldı? patron fırça mı kaydı? sevgilinle mi kavga ettin? yalnız mı hissettin? eller otomatikman telefona veya gizli sekmeye gidiyorsa geçmiş olsun ki s*ki tutuyorsun hem soyut hem somut olarak.
bunu bir duygu uyuşturucusu, bir ağrı kesici yapmışsın demektir. sen pis bir 31'cisin, porno için an kolluyorsun, yalnızlıkları fırsat olarak görüyorsun. şimdi sakin ol ve elindekini yavaşça yere bırak.
gecenin 3'ünde porsuk gibi ekran başında uykusuz kalıp, ertesi gün işe / okula zombi gibi gidiyorsan, zaman kavramın; peçetelerle, of modelleriyle, sasha greyler, alexis texaslar, czech streetsler, jav+bdsm kategorisinin kombini ile buharlaşıyorsa tehlikedesin.
en babası da şu ki: "ulan bu son, bir daha izlemeyeceğim" deyip 3 gün sonra beleş vpn, tunnel ararken kendini buluyorsan ve sonrasında gelen o meşhur pişmanlık / iğrenme döngüsüne giriyorsan, olay kontrolden çıkmıştır.
şimdi bu işin en boktan tarafı ne biliyor musun? gerçek hayattan, insanlardan ve ilişkilerden kopmak. ekrandaki o abartılı, plastik, sıfır çaba gerektiren sahte hayatları göre göre, senin kendi kız arkadaşın / eşin sana sıkıcı gelmeye başlıyor.
kızcağız da içten içe; "acaba bende mi sorun var, beni beğenmiyor mu?" diye kendini yiyip bitiriyor. araya buz gibi, aşılması zor bir duvar örülüyor.
sonra ne oluyor paşam? ekranda 50 tane sekme açıp şampiyonlar ligi finali oynarken hiçbir sıkıntı yok; ama gerçek hayatta kanlı canlı, mis gibi partnerinle yatak odasında baş başa kalınca bizim çavuş istiklal marşı'nda ayağa kalkmıyor.
niye? çünkü beyin sadece o yüksek hızlı, pikselli ve pencereli sahte sisteme şartlanmış. gerçek dünya ona çok yavaş geliyor. (bkz: pied) (bkz: porn induced erectile dysfunction)
sonra oturup, "ulan bende fiziksel bir hastalık mı var, erken yaşta bittik mi" diye kara kara düşünür, doktor doktor gezersin. halbuki ortada fiziksel hiçbir kusur yok; sorun tamamen yazılımsal, beyin denilen 1.9 tdi motor ambeleye kalkmış durumda.
ama karalar bağlamaya gerek yok; vitesi al 5'e, indir el frenini sakince, çek ayağını debriyajdan ve hop istop. bu işin güzel tarafı şu, beynimiz plastiktir (nöroplastisite).
sana, 2 paket cialis 5 mg 28'li al günde 2 tane pıt at, sonra gel bana teşekkür et demeyeceğim, çünkü doktor değilim. nasıl ki o sekmeleri aça aça sistemi bozduysan, fişi çekip uyarana maruz kalmayı bıraktığında da sistem kendini onarmaya başlıyor. bi' nevi fabrika ayarlarına dönüyorsun ve bu yönetmler inanılmaz basit.
er ol, önce o seni ekrana iten duyguyu bulacaksın. yalnızlık mı, stres mi, dağılmak mı, kaçmak mı, siktir edilmişlik mi? o anlarda ekran yerine başka bir şeye yöneleceksin.
erkek olup; sokağa çıkacaksın bomboş düşüneceksin. ağırlık kaldırıp, hadi hiç olmadı kendi ağırlığın ile egzersizler yaparak egonu ezeceksin. yürüyeceksin uzun uzun, domuz gibi terleyeceksin. açıp iki kitap okuyacaksın ve bitireceksin. az yiyeceksin, abur cuburu, alkolü, uyuşturucuyu, sigarayı azaltacaksın ki vücudun kanın canın toplansın. beleş bir hobi bulacaksın onu yapacaksın, renkli taş bile toplasan bu da bir şeydir. sosyalleşeceksin ve her başarılı başarısız sohbet sana tamamlanma katacak. bunları kombine yapacaksın ki beynin o istediği dopamini gidip doğal ve temiz yollardan, emek vererek alacaksın.
ve ve ve en önemlisi erkek adam olacan; utancı, ben iradesizim, başarısızım triplerini bir kenara bırakacaksın. bir kez düştün, iki gün sonra tökezledin diye; "battı balık yan gider!" demek yok. kalkıp üstünü silkeleyip, aynadakine sövüp devam edeceksin.
er ol, erkek ol, erkek adam ol!
üzmeyin kendinizi, hayat kısa, kuşlar uçuyor ve oğlum kadınlar gerçekten çok güzeller onları mutlu etmek için çabaladığınız zaman (kıps).
kokulu öpücükler :)