Sağlıklı Mutsuzluğa Bile Düşman Kesilen Zorlama Mutluluk Hali: Toksik Pozitiflik

Toksik pozitiflik nedir? Bazen hafif mutsuz olunması gereken durumlara bile küçümseyerek bakan bu sağlıksız, zorlama mutluluk halini tartışalım.
Sağlıklı Mutsuzluğa Bile Düşman Kesilen Zorlama Mutluluk Hali: Toksik Pozitiflik
Inside Out (2015)

toksik pozitiflik... mutluluğu aramak ve onu zorlamak arasındaki ince çizgi aşıldığında ortaya çıkan bir durum. insan doğasına aykırı bir şey olmasına rağmen zorla benimsenmeye çalışılıyor. bugünlerde her şeye olumlu tarafından bakabilmek erdem ve bilgelik bile sayılıyor.

insan beyni, doğası gereği olumsuzluklara odaklanmaya meyillidir; çünkü hayatta kalmak için olası tehlikeleri öngörmeli ve ortadan kaldırmalı ya da onlardan sakınmalıdır. olumsuzluk eğilimi (negativity bias) olarak adlandırılan bu duruma göre, eşit yoğunlukta ve sürede olsalar bile olumsuz olguları daha yoğun hissetmeye ve gün sonunda bunları olumlu olanlara nazaran daha fazla hatırlamaya meyilliyiz. mutlu bir anımızı hatırladığımızda minnet ve rahatlama hissedebiliriz fakat mutsuz olanı hatırladığımızda ise bedenimiz sanki o olayı şu anda yaşıyormuşçasına daha güçlü tepkiler verir genelde. bu olumsuzluk eğiliminin evrimsel nedeni ise hayatta kalma açısından tehlikelerin fırsatlara göre daha fazla önem arz etmesidir. hatta olumsuz pekiştirme hem insanlarda hem de hayvanlarda daha hızlı öğrenmeyi sağlayarak hayatta kalma ve nesli devam ettirme şansını arttırır.

dolayısıyla hayatta kalma içgüdüsü baki olduğu sürece olumsuz şeyler düşünüp hissetmekten kaçış yok. zaten pozitifliğin toksikliğe varan kısmı, böyle düşünüp hissetmekte bir sorun olduğu, hatta bu yüzden suçluluk duymamız gerektiği fikrini empoze etmeye çalışması.

üzüntü, hayal kırıklığı, keder gibi duygulardan kaçınmak büyük çoğunlukla bir travma tepkisidir ve toksik pozitiflik de doğrudan bir kaçınma davranışıdır. duygusal anlamda olgunlaşmış her birey sadece olumlu duygular hissedemeyeceğinin ve hep iyi şeyler yaşayamayacağının farkındadır. duygularıyla ve hayatın gerçekleriyle baş etmeyi henüz öğrenmedikleri için sadece çocuklar hep istediklerini elde edecekleri, her daim olumlu deneyimler yaşayacakları ve mutlu olacakları beklentisi içindedir. az önce bahsettiğim o farkındalığa erişen yetişkinler ise olumlu ya da olumsuz her duygunun insanın kişiliği, korkuları, travmaları, hayalleri, arzuları vb. ile ilgili sinyaller verdiğini görür ve bunları onu yönlendirecek birer işaret olarak kabul eder. kaçmaya çalışmanın nafile olduğunun, hatta ekseriyetle durumu daha da kötüleştirdiğinin farkındadır.

toksik pozitiflik sadece olumsuz duygu ve düşünceleri göz ardı etme şeklinde tezahür etmiyor

new age ve popüler kişisel gelişim zırvalıklarının çoğunun temeli yine bu merede dayanıyor. siz mükemmelsiniz, her zaman mutlu olmalısınız, partneriniz bütün kriterlerinizi karşılamalı, tabii ki zengin olmalısınız, en güzel evde oturmalı, hayalinizdeki hayatı yaşamalısınız. kısacası her şeyin en iyisini hak ediyorsunuz. narsisizm'e göz kırpan bu alt metinlerin birer kişisel gelişim unsuru olarak pompalanması ne kadar da ironik. hak edip etmemekten bağımsız olarak, gerçekçi ve mantıklı biri hayatın adil olmadığını bildiği için bunları her koşulda elde edeceğine inanmanın hayal kırıklığından başka bir şey getirmediğinin ayırdına varmıştır.

toksik pozitiflik olumsuz bir duygu hissedildiğinde, o duyguyu yaşamaya müsaade edip üzerine düşünmek, mümkünse altında yatan nedeni bulmak ya da bir süreliğine oluruna bırakmak gibi daha sağlıklı davranışları zayıflık olarak görür. mutlu olmanın bu hayatı yaşamanın tek yolu olduğunu ve olumlu duyguların hissetmeye değer yegane duygular olduğunu iddia eder. tıpkı olumlu olanlar gibi olumsuz duyguların da insan olmanın bir parçası olduğu ve deneyimlenmesi gerektiği gerçeğini yadsır. pozitiflik, olumsuz düşünce ve duygulara direnmek veya inkar etmek değil, onları kabullenmektir. çünkü duyguları bastırmaktan hiçbir zaman hayır gelmez.