Bir Dönem Kadınları Denize Ulaştırmanın Enteresan Yöntemi: Banyo Arabaları
bugün düşününce insanın aklına ister istemez "denize girmek için neden arabaya ihtiyaç varmış?" sorusu geliyor. ama 18. ve 19. yüzyıl ingiltere'sinde denize girmek, bugünkü gibi havlunu alıp plaja gitmek kadar basit bir iş değilmiş.
özellikle deniz suyunun sağlığa iyi geldiğine inanılmaya başlanınca deniz banyosu moda oluyor. doktorlar romatizmadan çeşitli hastalıklara kadar pek çok rahatsızlık için deniz banyosunu tavsiye ediyorlar, derken sahiller insanlarla dolmaya başlıyor. fakat ortada küçük bir problem var: dönemin ahlak ve görgü anlayışına göre insanların plajda üstünü değiştirip mayoyla ortalıkta dolaşması pek hoş karşılanmıyor. çözüm ise oldukça ilginç: bathing machine.
türkçeye "banyo arabası" ya da "banyo makinesi" diye çevrilen bu şey aslında tekerlekli, ahşap bir kabin. kişi sahilde bu kabinin içine giriyor, burada deniz kıyafetini giyiyor ve sonra kabin atlarla denize doğru çekiliyor. kabin yeterince suya girdikten sonra kişi doğrudan içinden denize giriyor.
yani bugünkü plaj kabininin tekerlekli ve atlı versiyonu gibi düşünün. okuduğumda bana çok ilginç geldi.
üstelik bazı modellerde mahremiyeti artırmak için kabinin önünde açılıp kapanan kumaş bir tente bulunuyor. 1753 yılında benjamin beale'in geliştirdiği "modesty hood" denilen bu düzenek sayesinde kişi denize girerken kıyıdakilerin bakışlarından daha da iyi korunuyordu.ve bu arabalar sadece sıradan insanların kullandığı bir şey de değilmiş.
kraliçe victoria'nın bile kendi banyo arabası varmış.victoria'nın isle of wight'taki osborne'daki özel plajında kullanılan banyo arabası, bugün bile korunuyormuş. kraliçenin 1847'de ilk kez bu araçlardan biriyle denize girdiği biliniyor.
kraliçenin kullandığı araç sıradan banyo arabalarından biraz daha gösterişliymiş. içinde soyunma bölümü ve tuvalet bulunuyormuş, araç suya kadar götürülüyor, kraliçe de perdelerle gizlenen bölümden denize giriyormuş.
aslında burada insanın dikkatini çeken şey banyo arabasının kendisinden çok, dönemin "mahremiyet" anlayışı
bugün mayo ile sahile çıkmak dünyanın en sıradan şeyi. o dönemde ise bir kadının deniz kıyısında mayoyla görünmesi bile uygunsuz kabul edilebiliyormuş baksanıza.
dolayısıyla kadın denize girecekse, önce kıyafetini kimsenin görmeyeceği bir yerde değiştirmesi, sonra yine kimseye görünmeden suya ulaşması gerekiyordu.
hatta bazı bölgelerde kadın ve erkeklerin ayrı ayrı denize girmesi gerekiyormuş. zamanla toplumsal kurallar gevşedikçe, insanların doğrudan plajdan denize girmesi yaygınlaştı ve banyo arabaları da yavaş yavaş ortadan kalktı.
tarihin en tuhaf görünen icatlarının çoğunda olduğu gibi, banyo arabalarının hikayesi de aslında bir aracın değil, toplumun değişen anlayışının hikayesi.