İLİŞKİLER 6 Kasım 2026
238 OKUNMA     6 PAYLAŞIM

Bir Flört Uygulamasında Hem Kadın Hem Erkek Profili Açan Birinin İçeriden Gözlemleri

Bir flört uygulamasında (dating app) iki cinsiyeti de deneyimleyen birinin buradaki kadın profillerine dair kişisel gözlemlerini iletiyoruz.

ben bu okcupid uygulamasında son on yılda hem kadın hem de erkek olarak sağlam vakit geçirdim. yanlış anlamayın cinsiyet değiştirmedim sadece taşak geçmek için kadın profili ile de dolandım. uygulamada kadın olarak varolma deneyimi beni rakiplerimin çok önüne geçirdi. aslında amacım hemcinslerimin yamyamlık stratejilerini öğrenip kendi taktiklerimi geliştirmek değildi. sadece eğlenmek istiyordum ama bu kadar amsalağın körlemesine her profile giriştiğini görünce dehşete kapıldım. yıllar yıllar önce benzeri deneyimleri habibimol.com ve islamievlilik.com sitelerinde de muhafazakar bir bayan olarak yaşamış ve inançtan bağımsız kalkmışın imanı olmadığını net bir şekilde görmüştüm. daha sonra ebu hacı yakışıklı rumuzu ile muhafazakar bir bey olarak boy göstermiş ve muhafazakar genç kız azgınlığı ile tanışmıştım. bunu başka bir zaman anlatırım.

deneyimlerimden yola çıkarak erkeklere yönelik bazı gözlemlerimi ve önerilerimi paylaşmak istiyorum

- bu sitede birkaç kadın modeli var. oldukça kalabalık bir grup kırık kalpler kulübü üyesi. bunların geçmiş ilişki deneyimleri bok gibi ve düzgün bir ilişki bulmak adına buradalar. düzgün bir adam profili çizerseniz sizinle hemen ilgileneceklerdir. özellikle çakma saatleriniz, araba pozlarınız, spor salonundan homoseksüel esintili kaslı pozlarınız bu kadınların sizi anında elemesine neden olacaktır. bu kadınlar playboy değil hayat arkadaşı istiyorlar. fakat kolay kadınlar değiller. bir kısmı geçmiş travmalarından dolayı aşırı kuşkucu ve hırçın. ben hırçın kadın görünce uzayanlardanım. eskiden hoşuma giderdi. çok ateşli sevişir bu diye düşünürdüm. deneyimlerim bunun doğru olmadığını gösterdi. hırçın kadın ömür törpüsü. bir diğer model de yapışkan kadınlar. bunlar oryantasyon dönemindeler. yeni boşanmışlar ya da boşanmak üzereler. azınlığı vur patlasın çal oynasın kafasında. denk gelirseniz takılın, mutlu olursunuz. ama aşık olur bağlanırsanız siki tutarsınız. çünkü geçiş döneminde hayata giren adamın rolü bellidir. ya kocasına geri döner ya da başka başka limanlara doğru yola çıkar. en kötü ihtimalle hayır duası alırsınız :)

- eskort model kadınları zaten görünce anlıyorsunuz. ben onlar konusunda deneyimli değilim. yıllar evvel siberalem.com'da biriyle geyiğine yazışmış, sonra yaga'dayım istersen gel bira ısmarlarım, demiştim. bu arada ben kızın eskort olduğunu falan bilmiyordum ama şimdi öyle bir profil görsem anında anlardım. bu yüzden salak salak kendi gündemimle darlamıştım kızı. sonra can sıkıcı bazı şeyler oldu. eğlenceli de bazı şeyler oldu ama ağır saplantılı kadınlar bunlar uzak durmakta fayda var. hiç para harcatmadı bu arada iyi kalpli ama ciddi kişlik bozukluğu olan bir kızdı.

bir de bunların para karşılığı değil ama hediye ve güzel deneyim karşılığı takılan modelleri var. işte ilk maddede saydığım geçiş dönemi kadınında çalışmayan her şey bu kadınlarda çalışıyor. arkadaşlar için hazırladığım profillerde bu kadınları oltaya düşüren şeylerin çok temel değerli itemlar olduğunu gördüm.

- ne istediğini bilmeyen model var mesela. istemem yan cebime koy kafası. sosyalleşmek ve arkadaş edinmek için geldim, diyorlar genellikle. üzgünüm ama en kolay bunlarla yatılıyor. siz de kaygısız, kısmen amaçsız ve rahat bir tipseniz arkadaş ayağına çok kolay yakınlaşıyorsunuz. sadece fazla kasmamanız ve hedef odaklı olmamanız lazım. süreçten keyif almaya çalışın zaten o gelecek. mevzuyu ısrarla veya doğrudan sekse getirdiğinizde zaten yüzleşmekte zorlandığı arzularıyla karşı karşıya kalmaya tahammül edemeyecektir.

Bir de buluşma hikayesi ekleyelim

bir yıl kadar önce buradan bir kadınla merhabalaştık. profilinde dikkat çeken şeyler sadeliği, şıklığı, ingiltere hayatına dair fotoğrafları ve casual bir şeyler istediğine dair bir ifadeydi. merhabalaştık ve başka bir muhabbetimiz olmadı. eşleşme kaldırma huyum yoktur. örümcek gibi ağımı örer sabırla beklerim.

aradan bir hafta kadar geçtikten sonra "selam" yazdı. "selam" dedim. "moda'dayım, bir şeyler içmek ister misin benimle?" dedi. ben de o sırada bir projenin mali tablolarıyla uğraşıyordum; hiç anlamadığım, beni geren işlerden biri. zaten akşam olmuş, bahane arıyorum. "olur, isterim" dedim. "o zaman şuradayım hadi gel" yazdı. dedim "seni nasıl tanıyacağım, fotoğraflarına benziyor musun?". bunu sordum çünkü biliyorsunuz yapay zekayla rötuş ve ağır estetik ameliyatlardan daha radikal yüz filtreleri falan dolandırıcılık sayılmıyor kadınların çoğu için. hafif kilolu yazıp morbid obez çıkan kadına "bence doğru bilgi vermeliydin" dediğim için şekilci ve kaba ilan edilmiştim. bence sen beni dolandırıyorsun, dedim ama yine de gece boyunca nezaketle eşlik ettim.

neyse kızdan mesaj geldi, "aynısıyım, girince sola baktığında beni göreceksin" dedi. ben de dedim ki en kötü ne olabilir, içeriz takılırız falan. açıkçası bir delilik bekliyordum. yani neşeli bir şeyler olur, 100 üzerinden 60 civarı bir delilik olur diye düşünüyordum ama ibreleri sonuna kadar zorlayacak bir gece olacağını tahmin etmezdim. hatun beni karşılamak için ayağa kalktı. güzel bir yüz ve hoş bir vücut, dedim içimden. belinden tuttum, eğildim, yanaklarını uzattı, öptüm. parisian musc kokuyordu. bayılırım. harika, özenli. fakat ayakta durmakta zorlandığını ve mimiklerini kontrol edemediğini fark ettim. elimi okşadı karşısına oturduğumda, "ne güzel kokuyorsun" dedi. dedim "ben de senin için bunu düşündüm." "bence sen cin soda iç" dedi. "ben cin soda hiç sevmem" dedim. biraz gerildi. delilik vibe'ı yükselmeye başlamıştı. "o zaman old fashioned ısmarlayacağım sana" dedi. dedim "beni sarhoş edip kötü şeyler yapmayı mı planlıyorsun bu sıcak gecede?" kahkaha attı, "hayal bile edemezsin" dedi. garsona seslendi ve bütün menüyü baştan sona iki defa gezdi garson sabırla beklerken. "ben 4 tane cin soda içtim, kiloma dikkat ediyorum" dedi. iki cin soda daha söyledi. siki tuttuk dedim içimden.

bu sırada, "zaten buralarda old fashioned'ı berbat blend viskilerden yapıyorlar" dedi ve viski eşleştirmelerinden ve kokteyllerden bahsetmeye başladı. açıkçası götümle dinledim çünkü gecenin nasıl bir rezillikle biteceğini hayal etmeye çalışıyordum heyecanla. bana birkaç soru sordu, hiçbirinin yanıtını dinlemedi. "viski diyorduk" dedi. "sigara içmiyorsun ama sende arada puro içen adam tipi var" dedi. çantamdan puro çıkardım. aldı, kokladı, viski önerdi. bu sırada yan masadan çıtı pıtı, neşe dolu bir kız "kulak misafiri oldum da, siz bu işlerden anlıyorsunuz, bir soru sorabilir miyim bir lansman için işime yarayaabilir?" dedi. "masamıza gel lütfen hayatım" dedi benimki. kızı masaya aldı, yanıma oturttu. bu noktada biraz kıllandım. biliyorsunuz bu uygulamalarda kadın tarafından davet edilip kucağa alınan adam çok oluyor. pavyon hesabı ödetiyorlar ama mekan bildiğim bir mekandı. üstelik parma da vardı, yüksek bir hesap da gözümü korkutmuyordu. eğlencemize bakalım amk, dedim.

sonraki yarım saati tarif edebilmem imkansız. birbirlerinden hiç hoşlanmadılar, nefret ettiler ama iltifatlarla dolu bir muhabbeti sürdürmeye çalıştılar. ikisini görebilecek bir açıdan puromu tüttürerek izledim bunları. aşırı deli ve sarhoş iki güzel kadının asla birbirini dinlemediği ve orada ne olduğu konusunda mutabık kalamadıkları tuhaf bir komedi gibiydi. bir noktada doğruluk mu cesaret mi benzeri bir oyun oynayalım dedi beni davet eden kadın. diğeri de heyecanlandı ve birbirimiz hakkında 5 şey tahmin etmeye çalıştık. misafir kızla ben çok eğlendik fakat sıra benim deliye gelince gerilim çıktı. bir noktada bizim misafir kızla daha yakın oturmamızı talep etti ve "üçümüz el ele tutuşacağız" dedi. burada ben niyeti anladım aslında; misafir kızla beni yiyiştirmek istiyor. hatunun fantezisi bu. üçlü bile istemiyordu bence, eşlik etmek değil izlemek istiyordu. neyse o ara gerilim yükselince "tuvalete" dedim, kalktım. döndüğümde misafir kız "yok ya ben geleneksel biriyim, istemem öyle üçlü takılmayı" diyordu. benimki bana döndü, "sen ne düşünürsün?" dedi. ama kaşı gözü oynuyor, gergin çok. dedim "ben oynamayı severim ama bu kadar sarhoşken olmaz." gerilim arttı. telefonu eline aldı, "madem sizi sikiştiremeyeceğim ben de başka birini çağırıyorum" dedi. hay amk dedim içimden. dedim "benim sabaha karşı uçuşum var, kalkmalıyım." misafir kız "ben de kalkacağım" dedi. bu bize baktı, "kalkın kalkın, defolun gidin bence de" dedi. eğildim yanaklarından öptüm. "bu salağı gönder gel" dedi. ses etmedim, çıktık.

bir süre yan yana sessizce yürüdük kızla. kız bir anda "biz ne yaşadık ya bu gece?" dedi. "bilmiyorum, yarın anlayacağız" dedim. "bu ablanın sorunu ne peki, yani ne yaşadı da böyle oldu?" dedi. dedim "ben o ablanın adını bile bilmiyorum. appden tanıştım kendisiyle sadece merhabalaştık ve buluştuk." bu noktada kız şok oldu. elimi uzattım, adımı söyledim. "hadi yürüyelim biraz" dedim. yürümeye başladık ve geceyi kritik ettik şaşkınlık içinde. 40 dakika kadar yürüdük. arada yandan kesiyordum, kız şahane gözüküyordu. tatlım akıllı meraklı, seksi, çakırkeyf. bir sürü başka şeyden konuşarak yürüdük. evinin önüne geldiğimizde"umarım travmatize olmadın" dedim. o "bence eğlendik" dedi. "mesleğinle ilgili bir şeyler sormak istersem seni arayabilir miyim?" dedi. "elbette" dedim numaramı verdim. ertesi akşam buluştuk. ve sonraki bazı akşamlar ve geceler de.

beni bara davet eden kadının adını hâlâ bilmiyorum. içkileri ona kitlediğim için vicdan azabı da duymuyorum. sadece o gece trainspotting'de renton'la spud'ın choose life sahnesinde polislerden ayakları götüne vurarak kaçtığı sahnenin duygusu kaldı kadından geriye: