EDEBİYAT 20 Ağustos 2026
90 OKUNMA     4 PAYLAŞIM

Bir Yayınevi Yönetmeninden: Kitabınızı Bastırıp Saygı Gören Bir Yazar Olmanın Yolu Nedir?

Kitap yazmak ve onu bastırmak, hatta popüler bir yazar olmak istiyor ancak nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız bu tavsiyeler tam size göre.
Merhum yazar Tom Robbins.

butik bir yayınevinin genel yayın yönetmenliğini yapıyorum (ek iş olarak), aynı yayınevinden üç kitabım yayınlandı. (ikisi ben genel yayın yönetmeni olmadan önce yayınlanmıştı.) kitap yazmayı düşünen, hali hazırda yazılmış bir kitabı olup nasıl bastıracağını düşünen veya sadece bu konuyu merak edenler için kişisel tecrübelerime dayanarak ve sektöre girdiğimden beri gözlemlediklerimden yola çıkarak birkaç durum aktarmak istiyorum. umarım yardımcı olur.

kabaca yayınevleri ikiye ayrılır arkadaşlar: destekli yayınevleri ve kendi kaynaklarını kullanan yayınevleri

(kitap yazım sürecine hiç girmeyeceğim.)

destekli yayınevi şudur

bastırmak istediğiniz kitap için yayınevine belirli bir miktar ücret ödenir (kapak tasarımı, redaksiyon, editörlük hizmeti, baskı maliyeti, dağıtım ve pazarlama için). kitabınız eğer giriş gelişme sonuç bölümlerinin tamamını barındırıyorsa, anlaşılan bir dilde yazılmışsa ve aşırı kısa değilse bu yayınevleri kitabızdan herhangi bir edebi özellik beklemez. beş yüz veya bin adet üzerinden bir baskı anlaşması yaparsınız sözleşme imzalanır ve kitabınız belirlenen adette basılır (!).

daha sonra fiziksel hale gelen kitaplarınız talebe göre kitapevlerine gönderilir, raflarda sergilenir ve kitap satan sitelerde satışa çıkar (!). yayınevi kendi sosyal medya hesaplarında sizin kitabınızın reklamını yapar katıldığı fuarlarda kitabınızı sergiler ve sözleşmede parafladığınız üzere her bir kitap satışından yüzde 7 veya yüzde 11 arası bir telif altı ayda bir hesabınıza yatırılır (!).

işte yukarıda anlattığım destekli yayınevlerinin sizlere sunduğu bu hizmetlerin çoğu kimi yayınevlerinde tamamı koskoca bir yalan, bir aldatmadır arkadaşlar. burası çokomelli; sakın ama sakın para verip kitap bastırmayın. bunu asla yapmayın. eğer bunu yaparsanız, yayınevi kalem hakkı olarak size birkaç kitap gönderir, arkadaşlarınız 10 15 tane alır (çevreniz çok genişse 30-40.) birkaç kişiye kitap imzalarsınız, birkaç arkadaşınız kitabınızı instagram'da paylaşır ve sonucunda hiçbir şey olmaz. en iyi ihtimalle kitabızından yüz tane satılır, geri kalan 900 tanesi de hiç bilmediğimiz bir depoda daha sonradan kiloyla kağıt alan bir hurdacıya gider. tabii bu gibi yayınevleri kitaplarınızın en fazla yüz tane satılacağını bildiği için en fazla o kadar basar, riske girmez.

(burada önemli bir mevzu daha var: iki türlü kitap basım yöntemi vardır. bir matbaadan kitap basmak. yayınevinin anlaşmalı olduğu bir matbaa mutlaka vardır. bu makineler maliyetli şekilde çalışır o yüzden kitap baskıları en az beş yüz adet şeklinde yapılır bir diğer yöntem de dijital baskıdır. dijital baskıda bir adet bile basılabilir evde kullandığınız yazıcının biraz daha gelişmiş halidir. işte bu yayınevleri satılmayacağını bildiği kitapları basmak için bu yöntemi kullanır. yani siz bin kitap üzerinden bir sözleşme imzalarsınız ancak yayınevi bunu bin adet olarak basmaz. özellikle şimdilerde çıkan “doğrudan yayıncılık” denen yöntem çok korkunç bir yöntemdir. kitabınız sadece belirli bir site üzerinden internet satışına sunulur ve her gelen siparişte bir adet olarak basılır. bunun yaratacağı kitap enflasyonunu bir düşünsenize. sırf insanların egolarını okşamak için yapılan israfı bir hayal edin.)

bir diğer mevzu da kitap fuarlarıdır

fuarlar yayınevleri için çok önemlidir. çünkü kalabalık bir şehirde yapılan iyi bir fuar yayınevlerinin birkaç aylık cirosunu on günde yapmalarını sağlayabilir. o yüzden destekli yayınevleri fuarlara mutlaka katılır. ama sizin kitabınızı götürür mü? evet götürür ama serginin altında destek için kullanılan kutularda götürür ve büyük olasılıkla o kutudan kitabı hiç çıkarmaz. kitap alışverişi yapacak yetişkinler fuarlarda genelde büyük yayınevlerini tercih ederler. bu gibi destekli yayınevlerinin hedef kitlesi çocuklardır. çocuklar futbolcu kitaplarına çok fazla rağbet ederler. o yüzden bu yayınevlerinin sergileri renkli kapaklı futbolcu kitaplarıyla doludur. ayrıca fuarlar yayınevleri için oyuncak satma pazarlarıdır. şimdi gidip herhangi bir fuara bakarsanız küçük yayınevlerinin sergilerinin yarısı plastik oyuncaklarla doludur. e sizin kitabınız nerede? ya hiç açılmayacak bir kolide ya da fuara hiç gelmedi. sonuç olarak kendinize edebi anlamda yapacağınız en büyük kötülük kitabınızı para vererek bastırmak veya hiç para vermeseniz bile doğrudan yayıncılık yöntemini kullanmaktır.


desteksiz yayınevleri de kabaca kendi içlerinde ikiye ayrılır

büyük yayınevleri (iletişim, yapıkredi, işbankası, can vb.) bir de butik yayınevleri. büyük yayınevlerinde zaten para ödemek söz konusu değildir. aday eseri gönderirsiniz, onaylanırsa sözleşme imzalanır ve kitabınız gerçekten söylenen sayıda basılmış olur. üç büyük şehirdeki kitapevlerine fiziki olarak mutlaka gönderilir ve fuarlarda sergilenir. tabii tanınmamış bir yazar olmanızın büyük handikapı vardır ama en iyi yöntem yine de budur. büyük yayınevlerinde kitaplarınızın basılması oldukça güçtür. kılı kırk yararlar. aday eserde kusursuz bir editöryal çalışma beklerler, en erken altı ay sonra yanıt alırsınız. ve eğer evvelden destekli bir yayınevinde kitap bastırdıysanız sizi kabul etmezler. (yani şu yöntem çalışmamaktadır: ben önce bir kitabı kendim bastırayım tanınayım sonra büyükler zaten beni havada kapar.) referans isterler, az da olsa sosyal medyada veya edebiyat sitelerinde tanınmış olmanızı beklerler. uzar da uzar. ama imkansız mıdır? değildir. kitabınıza gerçekten inanıyorsanız, çok iyi bir editörle çalışıp kusursuza yakın bir dosya hazırlayıp hayal ettiğiniz yazarlık kariyerine başlayabilirsiniz.

ve butik yayınevleri, edebiyatın kılıçsız neferleri

bu yayınevleri elbette para kazanmak için kurulmuştur ama edebi kaygısı da oldukça ön plandadır. aday kitap gönderim süreci büyük yayınevleriyle hemen hemen aynıdır. burada aranmayan şey tanınır olmanızdır. daha erken cevap gelir, kitabınızın küçük kusurları çok fazla dikkate alınmaz. bu yayınevlerinde yazarın ödeme yapması durumu genelde yaşanmaz. ama bazen yayınevi yalnızca kağıt ücretini talep edebilir veya kapak dizgi gibi teknik işleri sizin yapmanızı isteyebilir. örnek olsun diye fiyat vereceğim. destekli bir yayınevinde kitap bastırma ücreti şu an için en az 30 bin liradır. butik bir yayınevinin sizden talep edeceği kağıt veya mizanpaj ücreti de en fazla üç bin liradır. butik yayınevinden bir kitabınız basılırsa yine kitap satan bütün internet sitelerinde kitabınız satışa çıkar. çok az da olsa büyük şehirlerde kitapevlerinde raflarda kitabınızı görebilirsiniz ve kitabınız fuarlarda sergilenir. internetten veya kitapçılardan yine arkadaşlarınız hariç kitabınızı alan olmaz.

ancak bu durumda bir şansınız vardır, o da fuarlar. bu yayınevleri fuarları çok önemser. ve her fuar gününde yazarlarını oraya getirmeye çalışır. (maalesef onlar da oyuncak ve futbolcu kitapları satmak zorundadır.) hiç tanınmayan yazarın kitapları marul gibi yayılır serginin üzerinde. ve büyük afişlerle yazar dikkat çekici hale gelir. fuar üzerinden tanınan pek çok yazar vardır ve bu işten gerçekten güzel paralar kazanabilirler. butik yayınevleri yetişkin insanların dikkatini çeker. yazar kitabının başında olmalı ve kitabını anlatmalıdır. ben kocaeli kitap fuarında sadece insanlarla sohbet ederek kitabımı anlatarak 800 üzerinde kitabımı kendim satıp imzaladım. ve şu an hepsi benim okurum oldu. yeni kitaplarım için mesaj atıyorlar bekliyorlar. yine geçen yıl merzifon kitap fuarına üç kitabımla birlikte katıldım. 4 günde 300'den fazla kitap imzaladım ve yeni okur kazandım. ama aynı yayınevinden kitap çıkaran bir yazar abimiz on günde tam bin beş yüz kitap satıp imzaladı. bu tanınmayan bir yazar için müthiş bir fırsat ve kazanç. tabii bunun için de kitabızın iyi olması ve çok iyi çalışmanız gerek. çok da iyi bir sosyal diliniz olmalı.

bunlar dışında hiç mi şansınız yok?

aslında var. kitabınızı yayınevi olmadan bir matbaa aracağıyla kendiniz bastırabilir ve manuel reklam dediğimiz taktiği kullanabilirsiniz. eğer gerçekten kitabınızın iyi olduğunu düşünüyorsanız sokaklara kitabın afişini kendiniz asabilirsiniz. birkaç kitap satış sitesiyle anlaşıp bu manuel reklamlar ve halka açık yerlerde yapacağınız tanıtımlarla okuyucu bulabilirsiniz. örnekleri vardır. mesela bir yazar ankara'da yerlere afiş yapıştırmıştır. ankara'daki bir parkta geçen cinayet romanını bu şekilde sergileyip on binin üzerinde satış miktarına ulaşabilmiştir. bu yöntem oldukça yorucudur ama başarıya ulaşmış örnekleri vardır.

toparlamak gerekirse

destekli yayınevinden kitap bastırırsanı yayıncıya para kazandırırsınız, büyük yayınevlerinden bastırmayı başarırsanız hem para kazanıp hem de tanınan bir yazar olabilirsiniz, butik yayınevleriyle çalışırsanız yine biraz da olsa şansınız vardır, kendin pişir kendi ye yöntemini seçerseniz çok düşük de olsa başarıya ulaşma ihtimaliniz vardır.

ekstra not: yeni başlayacaklar için tavsiyem, edebi kaygılarınızı ilk kitaplarınızda bir kenara bırakabilirseniz yayınevlerinin polisiye, fantastik kurgu türlerini daha kolay bastıklarını söylemek isterim.