SEYAHAT 4 Eylül 2026
270 OKUNMA     2 PAYLAŞIM

Fransa'nın Az Bilinen Şehirlerine Arabayla Giden Bir Gezginin Fikir Verici Gözlemleri

Fransa'nın sadece Paris'ten ibaret olmadığını hatırlatan keyifli bir gezi rehberi.

fransa, 2026 mayıs ayında arabayla yaptığımız orta avrupa roadtrip'inin son ülkesi oldu. fransa'ya üçüncü gelişimizdi. ilkinde italya'dan trenle nice, cannes ve monaco'ya geçmiş; o bölgedeki insanları biraz burnu havada bulmuştum. ikincisinde uçakla paris'e gelip şehri ve insanlarını çok sevmiştim. bu kez almanya'nın freiburg şehrinden arabayla colmar'a girdik, strasbourg'u gördük; arabayı bıraktıktan sonra trenle reims ve champagne bölgesine geçtik.

ülkeye giriş ve genel izlenimler

- sınırı geçer geçmez çevre değişti. almanya tarafına göre daha yeşil, ekin ve buğday tarlalarının baskın olduğu pastoral bir görüntü başladı. bir de yaklaşık 15 gündür duymadığımız kornayı sınırı geçer geçmez duyduk, şaka gibiydi.

- fransızlarla ilgili fikrim yine iki uçta kaldı. kibar olanı çok kibar, anlayışlı ve hayatın keyfini çıkarmayı biliyor; tersine denk gelince de nezaket öğretmeye çalışırken kabalaşabiliyor. kafede “bu su mu?” diye sorduğum adamın, yabancı olduğum belli olmasına rağmen “önce lütfen demelisin” diye terslemesi bunun özeti oldu.

- almanya'dan sonra dilenci, evsiz ve sokakta sorun çıkarma ihtimali olan insan sayısı bir anda arttı. karşılaştığımız bazı göçmen gruplarının tavrı da güvenlik hissini düşürdü. bunu bütün göçmenlere ya da bütün fransa'ya yaymak doğru olmaz; kendi rotamızdaki sokak gözlemimiz buydu. evsiz insanların durumu ise güvenlik kaygısından önce gerçekten üzücüydü.

- bütün gezi boyunca yaşamadığımız deterjan ve parfüm hassasiyetini fransa'da yaşadık. otellerden mekanlara kadar birçok yer yoğun temizlik ürünü ve parfüm kokuyordu; bizi bayağı rahatsız etti.

- tartine kağıt üzerinde güzel görünse de bana hiç hitap etmedi. bu seyahatte restoran bulmakta ve dengeli yemek seçmekte zorlandık; menüler sık sık ekmek ağırlıklıydı. fransa yemek için hem güzel hem zor bir ülke: iyi restorana gidince hakkını veriyor, ortalama yerde ise türkiye'nin tersine seçenekler çok zorlayabiliyor.


colmar: 6/10

şehrin dışı ve merkeze yaklaşan bölümleri beklediğimden tekinsiz ve bakımsızdı. tarihi alana girene kadar “biz nereye geldik?” dedirtiyor; bu kadar popüler bir yere yakışan ihtişamlı bir giriş kesinlikle yok.

old town görsel olarak güzel ve gerçekten masalsı bir havaya sahip. eski görüntüyü bilinçli biçimde korumuşlar gibi. buna rağmen bana fazla abartılmış geldi; bu gezide gördüğümüz birçok yerden istisnai derecede güzel değildi. aşırı kalabalık, mekanların tıklım tıklım olması ve yemek yiyecek yer bulma zorluğu konforu düşürüyor. merkez yolları da bebek arabasını zorlayacak kadar bozuk.

- restoranlar 18.30 öncesinde akşam servisine başlamıyor. 17.00-18.00 gibi yemek isteyince açık yer bulmak çok zor, açılanlar da hızla doluyor. kaç restoran dolaşıp yer bulamadığımızı hatırlamıyorum.

- island poke colmar, poke bowl ve ramen yapan güzel bir yer. yemekler lezzetliydi. 4/5

- ibis colmar centre'ın aile odası geniş, kahvaltısı fiyatına göre iyi, konumu uygun. otel barının seçenekleri de bu sınıfa göre başarılıydı. 4/5

strasbourg: 8/10

bu roadtrip'te gördüğümüz en büyük şehir olabilir. merkezi hem geniş hem estetik; colmar'ın bu kadar popüler olduğu bir dünyada strasbourg bana kat kat daha iyi geldi. iki-üç gün rahatça geçirilir ve tekrar gelinir.

kanallarda tur tekneleri dolaşıyor. seviye farkı olan bölümlerde tekne havuza giriyor, kapılar kapanıyor, su seviyesi yükseltilip ya da düşürülüp diğer kanala geçiriliyor. kilit sistemini çalışırken izlemek bile eğlenceli.

bu gezide en çok evsizi strasbourg'da gördük ve durumları gerçekten kötüydü. şehrin güzelliğinin ortasında bu kadar ağır bir sosyal problem görmek insanı üzüyor.

gezilecek yerler, yeme içme ve konaklama

- strasbourg katedrali devasa ve çok etkileyici. yalnızca cephe işçiliği için bile kesinlikle görülmeli.

- tarte flambee, yani flammekueche, bölgenin meşhur yemeği. pizza ile pide arasında; yemesi güzel ama bambaşka bir lezzet beklememek lazım.

- mama bubbele bu işte uzmanlaşmış. çeşitler var ama çoğu orijinal tarife yakın, kadeh şarap seçenekleri de fena değil. masada iki kişi de olsanız on kişi de olsanız aynı anda yalnızca iki tane sipariş edebilmeniz bayağı saçma. 4/5

- la cuvette de bouillons çok farklı ve eğlenceli tasarlanmış bir bar. langırt, bilardo ve çeşitli oyunlar var; içeride bir de kaydırak bulunuyor. tam goygoy mekanı. 5/5

- ibis strasbourg centre gare'in odaları normal ibis standardından daha düşük kaldı, ısıtıcı da çalışmıyordu. kahvaltı fena değildi. en iyi tarafı, çok nazik ve yardımsever çalışanlarıydı. 3/5

reims ve champagne bölgesi: 7/10

reims'e trenle geldik. hızlı trenlerin çoğu merkezdeki gare de reims yerine yaklaşık sekiz kilometre dışarıdaki champagne-ardenne tgv istasyonunda duruyor. buradan merkeze düzenli ter bağlantısı var ve yol yaklaşık 10-12 dakika sürüyor; taksi de kullanılabilir. biz geldiğimiz anda uber bulamadık ve taksiye bindik, fiyatı uber'in neredeyse iki katıydı.

şehir merkezi klasik avrupa şehirlerine göre daha modern, tarihi dokusu daha parçalı. bunun önemli nedeni birinci dünya savaşı sonunda reims'in büyük bölümünün yıkılıp iki savaş arasında yeniden inşa edilmesi. buna karşılık notre-dame de reims katedrali muazzam: beyaz ve krem tonları, arka taraftan görünen ihtişamı ve ön cephedeki küçücük heykellerin detaylarıyla bu gezideki diğer katedrallerden ayrılıyor.

fransa'da evsiz görmediğimiz ender şehirlerden biri reims oldu. bu elbette şehirde evsiz olmadığı anlamına gelmiyor; bizim kaldığımız bölgelerde denk gelmedik. mekan bulmak ise ayrı bir problemdi. neredeyse 20 yer dolaştık, her taraf doluydu.

şehirdeki mekanlar ve konaklama

- ad'vintage süper bir mekan. mutfak kapandığı için yalnızca soğuk tabak verebileceğini söylemesine rağmen bizi kırmayıp makarna hazırladı, makarna da çok güzeldi. yiyecekler ve şarap seçenekleri başarılı; sahibi fransa'da karşılaştığımız en ilgili ve kibar insanlardan biriydi. 5/5

- la grosse bouteille güzel bir bar ama kadeh şarap seçeneği yoktu. yemekler çoğunlukla atıştırmalık; salata bize fazla tuzlu geldi, finger croque'u ise beğendik. çalışanlar ilgiliydi. 3/5

- le clos des arches'ın ortamı ve champagne menüsü güzel, yemek seçeneği biraz kısıtlı. 4/5

- brasserie le jardin şık, füzyon mutfaklı bir restoran. balıktan çok memnun kaldık. yemek fiyatları normal ama champagne fiyatları benzer mekanlardan biraz yüksekti. 4/5

- appart'city confort reims centre'ın odaları küçük ama kullanışlı ve sıcaktı; gerisi tam bir fail. giriş kartları okumuyor, resepsiyon her zaman yerinde değil, kahvaltı salonunda oturacak yer bulunmuyor, asansörler kalabalığa yetmiyor. kullanılan deterjanlar bizi alerjik olarak rahatsız etti, kapı önündeki sigara alanının dumanı da içeri doluyordu. 2/5

bağlar, üreticiler ve mahzenler

- reims'e girmeden önce beklediğim kadar bağ görmedik; epernay, ay ve hautvillers tarafına gidince manzara tamamen değişti. champagne bağları çok sık dikilmiş, asmalar yere yakın ve sert biçimde budanmış görünüyor. bunun nedeni bölgedeki yönetmeliğin sıra aralarını en fazla 1,5 metreyle sınırlaması, hektarda ortalama sekiz bin kök bulunması ve yalnızca dört terbiye-budama sistemine izin verilmesi. amaç soğuk iklimde güneşlenmeyi, hava dolaşımını ve üzüm kalitesini artırmak.

- sıra başlarında güller de gördük. bunların bağdaki mantar hastalıklarına erken uyarı vermesi için dikildiği anlatılıyor; aynı hastalıklara hassas oldukları doğru ama günümüzde sensör ve düzenli bağ takibi varken işlevleri daha çok gelenek ve görüntü.

- pressoria, ay'da çok iyi tasarlanmış bir champagne müzesi. interaktif ekranlar, videolar ve kurgu çok başarılı. bilgi seviyesi başlangıç olsa da konuyu bilen kişi bile yalnız estetiği için gezebilir. ziyaret sonunda bağ manzarasına karşı iki champagne tadımı var. 5/5

- champagne bonnaire'ın 12 farklı etiketi var ve hepsi birbirinden farklı profilde. bize 27 hektardan yılda yaklaşık 270 bin şişe ürettiklerini anlattılar. biri biodinamik üretim için ayrılmış iki presleri var; iki akışı karıştırmamak için ikinci presi kurmuşlar. ağırlıklı blanc de blancs içtik ama fıçısız, tamamen fıçılı ya da yüzde 50 fıçı görmüş ve 72 ay tortu üzerinde beklemiş örnekler birbirinden bambaşkaydı. bazı şişeleri klasik taç kapak yerine mantarla yıllandırarak kontrollü oksijen girişinden farklı profil elde ediyorlarmış. ilgili ve bilgili ekipleriyle kesinlikle pas geçilmemeli. 5/5

- veuve clicquot ponsardin'ın tesisi ve turu mükemmeldi. mahzenler yaklaşık 24-25 metre aşağıda ve tebeşire oyulmuş toplam 24 kilometrelik bir ağa yayılıyor. crayère'ler başlangıçta ayrı taş ocaklarıymış, sonradan bağlantılar açılarak birleştirilmiş. üretimi bilen ya da markanın filmini izleyen kişi anlatılanların çoğunu bilir ama o ortamı görmek bile yeterli. aynı anda üç-dört tur vardı, ana baba günü gibiydi. 5/5

- hautvillers çok tatlı ve daha gelişmiş bir köy. pressoria'nın bulunduğu ay ise daha eski ve daha doğal göründü.

- champagne g. tribaut hautvillers'da yılda yaklaşık 600 bin şişe yaptıklarını söylediler. üretim ölçeği etkileyici olsa da tarzları bize hitap etmedi.

- caveau champagne jm gobillard et fils, şarapları birbirinden farklı ve özgün olan süper bir üretici. fiyat-performans açısından da çok iyi, kesinlikle ziyaret edilmeli. 5/5

- champagne pol couronne'un tarzı bize çok uymadı; premium şaraplarından bile fazla keyif almadık. merkezde rezervasyonla veya bazen spontane gidilebilecek bir üretici olması avantaj. ücretli sabrage deneyimi de yapılıyor; yalnız şişeyi kılıçla açmak için bile uğranabilir. 3/5

champagne bölgesini gezmek çok keyifli ama planlaması zor. özellikle hafta sonu istediğiniz üreticilere girebilmek için rezervasyonları iki-üç ay önceden yapmak gerekiyor. öğle yemeği saatini kaçırırsanız 14.00 ile 19.00 arasında açık mutfak bulmak neredeyse imkansız. butik üreticiler büyük evlerden çok daha iyi fiyat-performans verebiliyor; yine de tarzlar birbirinden çok farklı olduğu için gitmeden iyi araştırmak lazım.

paris charles de gaulle havalimanı ve dönüş

- terminal 3 tarafı kötü planlanmış. tren terminal 2 bölgesine getiriyor; cdgval ile terminal 3 durağına geçtikten sonra da dışarıdan yürümek gerekiyor. düzgün yemek seçeneği neredeyse yoktu. dışarıda tek bir pastane, içeride ise yağmalanmış gibi duran bir salata noktası vardı; pazartesi 18.00'de yiyecek kalmamıştı.

- lounge tarafı da vasattı. sıcak yemek büfesi yok, talep edince pizza ya da kiş hazırlıyorlar; loungekey kabul eden salon da bulamadık. uzun süredir yemek açısından bu kadar zayıf bir havalimanı görmemiştim. 2/5

- pret a manger t3 zone schengen'de pazartesi 18.00'de tek bir salata bile kalmamıştı. resmen yağmalanmıştı. 2/5

fransa bu seyahatte yine çelişkili kaldı

colmar beklentimin altında, strasbourg beklentimin çok üzerinde çıktı; champagne bölgesi ise restoran saatleri ve rezervasyon zorunluluğuyla uğraştırsa da şarap açısından gezinin en dolu bölümlerinden biriydi. insanı bazen gereksiz kabalığıyla sinirlendiriyor, bazen de ad'vintage sahibinin yaptığı gibi fazlasıyla yardımcı oluyor. yine de fransızların yaşamdan keyif alma ve kendilerine bakma hali ülkeyi sevdirmeye devam ediyor. 7/10