Japonya'da Turizm Eğitimi Alan Birinden: Orada Yaşamak Maddi-Manevi Nasıl Bir Şey?

Japonya'da turizm eğitimi alan ve şu anda orada aktif olarak çalışan bir Sözlük yazarı her şeyi anlatıyor.
Japonya'da Turizm Eğitimi Alan Birinden: Orada Yaşamak Maddi-Manevi Nasıl Bir Şey?

herkese selamlar, sosyal medyada iyi-kötü, güzel-yanlış birçok farklı yazı gördüm japonya hakkında. benim de biraz katkım olsun diye buradan turizm eğitimi alan arkadaşlarıma ve japonya'da turizm ve otelcilik alanında çalışmak isteyen kişilere seslenmek ve bilgilendirmek istiyorum. biraz da neler yaşamışım yazıya dökmek geldi içimden. kendi kendime mülakat da yaptım sizler için. şimdiden noktalama işaretleri ve dil kullanımında sorun varsa özür diliyorum. bazı kelimeler aklıma gelmedi, bazı yerlerde de saçmalamış olabilirim.

önce hızlıca biraz kendimden bahsedeyim

ben 28 yaşında, lisansını turizm rehberliği üzerine yapan ve ardından turizm işletmeciliği yüksek lisansını bitiren bir kardeşinizim. yüksek lisans yaptığım sıralarda ingiliz bir firmada sağlık turizmi üzerinde çalıştım. ofis ortamı ve robotik -gerçi ironi ya, burada herkes robot gibi çalışıyor- bir yaşam çok bunalttı beni. dedim ki japonya'ya gideyim, dili öğreneyim, belki döndüğüm zaman japonca olarak turist rehberliği hizmeti veririm diye düşünceler geçiyordu. biraz birikmişim ve biraz da ailemin destek olmasıyla burada bir dil okulu buldum ve başladım. bu nisan ayında geleli tam iki sene olacak.

peki bu süreçte neler oldu?

tabii malum birikim suyunu çekmeye başlayınca part-time iş bulmaya koyuldum. sushiro diye bir sushi zincir restoranında ve ardından kfcde part-time çalıştım. buradaki kebapçı kürt/türk tayfaya hiç bulaşmadım. uzak durdum. keza japonca öğrenmeye gelmiştim. japoncaya maruz kalmam gerekiyordu. kesinlikle genelleme yapmıyorum, elbette harika ve donanımlı insanlar var ancak buradaki çoğu kürt/türk iltica vizeli ve varoş. uzak durmak en iyisi. çok doluyum bu konu hakkında, belki başka bir entryde yazarım ya da yazmam.

neyse konudan kopmadan, part-time işlerde çalışırken buradaki toeic ingilizce sınavından 940 aldım, ardından da jlpt n3 sınavını geçtim. genellikle buradaki işler eğer it alanında değilseniz jlpt n2 ya da n1 belgesi istiyor. kanji hala büyük bir problem olduğu için yemedi denemek. ancak günlük konuşma anlamında bir sorun yaşamadığım için turizm ve otelcilik alanında her yere başvurmaya başladım. tokyo'da iş bulamayınca 2-3 saat mesafelik yerlerde iş aramaya başladım.

buranın turistik yerlerinden olan hakone bölgesindeki bir otel, en sonunda mülakata çağırdı ve bir online mülakat, üç test (japonca, matematik ve kişilik testi) ve bir yüz yüze mülakat sonrasında iş teklifi aldım. genel otel operasyonları pozisyonu altında işe başladım iki ay önce. ileride beni service expert/front office/guest relations bölümüne alacaklarını söylediler ancak şu an için kanji ve keigo kullanımım zayıf diye öncelikle cooking assistance ve live kitchen bölümünde başlattılar (part-time tecrübelerim de mutfak olduğu için). vizem de gijinkoku denilen engineer/specialist in humanities/international services vize türünde onu da belirteyim.

washoku denilen japon mutfağı bölümünde çalışıyorum şimdi. hoşuma da gidiyor yalan yok, mutfak işi fena gelmedi.. özellikle live kitchen aşırı keyifli, yabancı müşteriler gelince tüm şefler ve çalışanlar bana koşuyor tercüme etmem için, çok tatlı bir görüntü oluyor. takım elbiseden şef elbisesine geçmek komiğime gidiyor çok (washoku uniform diye görsellerde aratırsanız görürsünüz). ben tenpura, nigiri ve sukiyaki yapıyorum müşterilerin önünde. bazen zevkli, bazen kötü...

şimdi o kadar yazdım bazılarına kötü, bazılarınıza iyi gelse de paradan ve shiftlerden bahsedelim

it/finance sektöründe maaş alanların iyi maaş aldıklarını biliyorum ancak turizm ve konaklama sektöründe her şey göründüğü kadar pembe değil. mid-career olarak işe başlasam da maaş oldukça düşük. gelecek seneden itibaren de sene de iki kez bonus alacağımı söylediler.

ocak ayında aldığım maaş gelir/gider/kalan bilgilerini aşağıya ekliyorum.

*gelir*

temel maaş: 72,000 jpy
pozisyon maaş: 121,000
ek mesai (6 saat): 8,358 jpy
yemek yardımı: 10,000 jpy
toplam:211,358 jpy

*gider*

genel sağlık sigortası: 10,000 jpy
emeklilik sigortası: 18,300 jpy
iş sağlık sigortası: 1,268 jpy
gelir vergisi: 4,120 jpy
iş yeri yemekhane ve servis ücreti: 10,000 jpy
yatakhane ücreti: 22,500 jpy
elektrik, su, gaz/isınma faturası: 7,711 jpy

toplam: 73,899 jpy

*gelir gider fark: 137,459 jpy* (hesabıma yatan para)

maaş dekontumun görseli

21 aralık - 20 ocak çalışma günlerinde/shift döneminde 160 normal saat + 6 saat ek mesai yapmışım. 25 ocakta hesabıma belirtilen tutar kadar yatmış. şirkette maaşlar ayın 20sinde hesaplanıp, 25inde hesaba yatırılıyor. shiftler ise 9:00-13:00 / 16:00-20:00 şeklinde. ne kadar ek mesai o kadar para yani. bu ay çok kastım, umarım güzel bir şeyler alırsam iyi olur.

her şeyi açık açık yazıyorum ki turizmciler kendi hesaplarını yapsınlar. elbette tecrübeye, dile ve özgeçmişe göre ufak farklılıklar ya da uçurumlar olacaktır ancak durum bu şekilde.

peki bu para yetiyor mu?

ne beklediğinize bağlı ama bence bana yetiyor. zaten burası inaka (rural area, country side). takılacak dışarı çıkacak pek bir yer yok, benim de tek eğlencem bira içip, müzik dinlemek zaten. arabam yok daha ama onun için de para biriktiriyorum şimdi.

japon şirketi/otelinde ya da japonlarla çalışmak nasıl bir his?

herkes japon :d tek yabancı çalışan benim şu an için. kültür ve toplum baskısından gelen kibarlığı hissediyorsunuz ama kalpten gelen bir naziklik yok japonlarda. herkes birbirinin yüzüne gülüp arkasından konuşuyor. bıyık altından konuşma inanılmaz fazla. eminim ki benim de arkamdan çok sallıyorlar. nefret ettiğim insan da var sevdiğim insan da. ancak kesinlikle özel hayatımı paylaşmıyorum. eminim ki benden çok daha süredir burada olan ve bu kültürü deneyimleyen insanlar anlıyorlardır. bu tokyo'da da böyleydi burada da böyle. honne tatamae denilen kavramı bir araştırın, fazlasıyla gerçek.

japonya'da yaşam ve arkadaşlık kültürü nasıl?

bir japon kız arkadaşım var, o kadar. geri kalan herkes ya amerikalı ya da avrupa ülkesinden biri. başka hiçbir japon arkadaşım yok. neredeyse iki senedir buradayım ve özellikle sosyal olarak aktif biri olsam da burada biraz daha kendi içime döndüm. çünkü bir, arada gerçekten dil duvarı var. çünkü iki, siz japon değilsiniz. bir gaijinsiniz. belki ileride değişir bilmiyorum ama samimi gelmiyor bana ilişkiler. ya içki masasına meze ya da ingilizce öğrenme kaynağı gibi davranıyorlar. belki ileride değişir bu durum bilmiyorum -pek sanmıyorum ama..-.

ülke çok güvenli. cidden aşırı güvenli. tokyo'nun aksine burada çok fazla insan yok gece. daha geçen gün karşıma geyik çıktı gecenin 3'ünde. benim canlı olarak geyik görmüşlüğüm olmadığı için topukladım tabii seriden. alsancak'ta tinerci çıkardı karşıma burada geyik çıktı :d

youtube kanalı açmayı düşünüyor musun?

yeterince kanal var. size kamerada onigiri mi yiyeyim? belki yapımını gösteririm ama hahah. nattomaki, nigiri falan öğretirim isterseniz ama açmam büyük ihtimalle. belki evlenip vize alsaydım açardım ama... çünkü gerçek aşkları kayıt altına almak lazım değil mi? :p ya da tokyo sokaklarında yalnız bir kurt gibi dolaşayım mı? uçtuk geldik işte. dümdüz bir yaşam. memleket stresinden uzak sadece. o güzel bir tek...

türkiye'ye dönecek misin?

evet döneceğim, dili gerçekten öğrendiğim ve kariyerimde ilerlediğim zaman türkiye'ye dönmeyi düşünüyorum. izmir'i ve ailemi çok seviyorum. belki ileride japon mutfağıyla ilgili bir şeyler yaparım türkiye'de, belki de otel sektöründe başka bir ülkede devam ederim ya da yeterli paraları kazanırsam bir butik otel açarım. şu an için amacım dili tam anlamıyla öğrenmek ve birikim yapmak.

japonların türkler hakkındaki düşünceleri

ben türküm dediğiniz zaman hemen kebap ve dondurma diyorlar. türkiye'yi bilen seviyor, bilmeyenin bir fikri yok. türkiye'ye daha önce gitmiş insanlar çok sıcak kanlı davranıyor size. eğer biraz esmerseniz, kürt müsünüz diye soruyorlar. ben esmer değilim ancak esmer olan türklere sorulduğunu biliyorum. ırkçılık olarak algılanmasın ancak büyük bir kürt sorunu var ülkede. özellikle saitama bölgesinde günden güne bu sorun büyüyor. japonlar türk/kürt ayrımı yapmaya başlamış. bunun hakkında da gerekli entryler girilmiş zaten, okursunuz. internet orada, bakarsınız.

son olarak eklemek istediklerim

1) arkadaşlar buraya gelirken lütfen biraz da olsa dili çalışıp gelin. ben keşke düzgünce çalışıp gelseydim diyorum. çok zaman ve para kaybettirdi bu süreç bana. siz benim hatalarımı yapmayın.

2) lütfen buraya gelince türkiye'yi güzelce temsil edelim arkadaşlar. japonya sadece anime, gece hayatı ve seks ülkesi değil. artık shibuya ve shinjuku gibi yerlerde türküm derseniz almıyorlar barlara ve gece kulüplerine. o kadar rezalet bir izlenimimiz var ki... sonuçta bu ülkede misafiriz, o şekilde davranmak lazım. şu kardeşinizden ufak bir ricadır bu. bizim yapacağımız hatalar buraya gelecek başka türklere zorluk çıkarıyor.

3) iltica etmeyi düşünenler, siz siktirin gidin. size diyecek bir şeyim yok. sizin yüzünüzden düzgün insanlar giremeyecek ileride ülkeye.

saat şu an sabah 5 civarı, uyuyamadım ve böyle salakça bir yazı yazdım. umarım faydası olur. herkese sağlıklı ve güzel günler diliyorum.