Arzu Etmek Elde Etmekten Neden Daha Çok Zevk Verir?

Alışverişten ilişkilere kadar yaşamın her alanında değişmez bir kural olan bu durum hayattaki bütün dengeleri değiştiriyor. Peki bu durum neden kaynaklanıyor?
Arzu Etmek Elde Etmekten Neden Daha Çok Zevk Verir?
Aşk-ı Memnu


elde etmekten daha az tatmin olma durumu, arzunun geldiği yer ile ilgilidir. 

sevgi, iç görü gibi şeyler başka yerlerden gelir. ama arzular zaten tatminsiz olan bazı şeylerin telafi isteğinin dışa vurumu olarak ortaya çıkarlar. insan, pek çok şeyi arzu eder. arzu edilen şey/arzu nesnesi elde edildiğinde tatminsizlik yine ortaya çıkar. ta ki yerini yeni bir arzu alana ve yine elde edip yine içi boşalıp tatminsizliği hissedene kadar... 

gerçek ihtiyaçlar, içsel ihtiyaçlar giderilmedikçe devamlı olarak arzu etme/elde etme/tatminsizlik döngüsü devam etmektedir. kişi ancak bunun farkına varıp gönüllü olarak bazı arzuları tatmin etmekten kendini geri tutup o boş kalan yerdeki ihtiyacının farkına varıp orası ile ilgilenebilme kapasitesine gelirse, bunu da feragat duygusu ile değil hakikaten razı olarak yaparsa, tekamül yolunda ileri gider. artık arzulara ve taleplere ihtiyacı kalmaz. bu yüzden arzular elde edildikçe tükenmeye, içi boşalmaya mahkumdur. 


bazı kişiler özellikle ulaşamayacakları arzuları biriktirirler ki böylece hem elde edilmesinin sonucundaki anlamsız boşluğu yaşamayıp, hem de içsel tatminsizliği, arzu edilenin ele geçirilememesi yüzünden olduğu gibi bir yansıtma yaparak ömür boyu yüzleşmeden kaçabilir ve kısa süreli onun elinde değilmişçesine bir rahatlama hissedebilir ama bunun bedeli olarak da asla hakiki anlamda ihtiyacını göremeyeceği için, hakikaten tatmin biri olma ihtimalini de kaybetmiş olur. bu yüzden bazı boşlukların arzular ile dolmayacağını görmek için, kişi önce o arzuları doyurmalıdır. buna ihtiyaç vardır. sonlar anlamsızlaştıkça kişi yavaş yavaş hakiki otantik kişiliğine, esas ihtiyaçlarına, içselliğine doğru çekilmeye başlar.

ihtiyaçlar piramidi de temelde bu fikri esas alır. kişi önce bazı temel arzu/isteklerini elde etmelidir. ki onlar mutlaktır ama yine de yetmeyecek ve kişi dahasını araştırmaya sorgulamaya başlayacaktır. böylece tekamül edebilecektir.

arzu etmenin elde etmekten daha çok zevk vermesi tezat değildir. olması gerekendir.