Beşiktaş-Trabzonspor Maçının Teknik Direktör Valerien Ismael Açısından Analizi

16 Ekim pazar günü oynanan ve 2-2 beraberlikle biten maçı Beşiktaş'ın hocasının açısından değerlendirelim.
Beşiktaş-Trabzonspor Maçının Teknik Direktör Valerien Ismael Açısından Analizi

16 ekim 2022 beşiktaş trabzonspor maçı, beşiktaş'ın belli eksiklerini ocak'a kadar idare etmesi gerektiğini, trabzonspor'un ise güzel geçen haftadaki morali sabit tutmayı başardığı maç oldu.

valerien ismael sezon başından beri akıl almaz şekilde mecbur edildiği 4'lü savunma düzenindeki toplu oyunda 3'lü düzene benzer işlerin nasıl yapılabileceği sorusuna kendi kafasında uzun toplar olarak cevap verdi; sezon başından beri beşiktaş uzun menzilli bir oyun oynuyor. bu toplar v.ismael'in istediği o geniş alanları yaratıyor ancak takımın yerleşimi bu alanları hızlı katetmeye her zaman müsait olamıyor, çünkü öncesinde set yerleşimleri için efor sarfediliyor. bu noktada özellikle wout weghorst çok yalnız kalıyor, ki bu onun oyun stiline en ters olay (bkz: #138561896). dolayısıyla akan oyunda yapılabilen en iyi iş, rakibi bir kenara yoğunlaştırdıktan sonra hızlı bir topla ters kanada çıkmak oluyor. bu akşam iki gol de böyle bulundu; birincisinde ghezzal topla buluşturuldu ve valentin rosier hızlıca desteğe geldi, ikincisinde ise redmond topla buluşturuldu ve ceza sahasında (zaten çift forvete dönüldüğü için) weghorst tek değildi, cenk tosun da vardı.

abdullah avcı sezon boyuncaki en yüksek temposuna ulaştığı monaco maçında alınan flaş galibiyetin ardından yakalanan havayı + hem takıma hem de kendisine karşı tazelenen güveni bozmamak adına temkinli başlattı maça.


hiç görmediğimiz kadar reaktif bir takım vardı sahada

beşiktaş'ı sürekli davet eden, ama davet ettiği yerlerde pres yapmak yerine rakibi bekleyip bire birlere girerek top kapmaya çalışan bir trabzon izledik. bjk'nin uzun menzil oyununa karşı çok zorlanılan ters kademelere girmek zorunda kalan takımda eren elmalı kendi çizgisinin üstünde bir görüntü çizdi.

bjk'nin, trabzon'un bu tutumu karşısında oyunu iyice önde kurmak zorunda kaldığı da oldu. bu anlarda beklerini iç koridorlara sokup kanat oyuncularını geniş tuttu, josef'in merkezde kaldığı yerde salih sağ içteyken dele alli sol içe geçip toplar aldı, dikine kümelenmenin fazla olduğu bu anlarda trabzon'un savunma aksiyonları da fazla zorlanmamış oldu zira bakasetas'ı maxi gomez'in yanına atıp 4-4-2 karşılayan trabzon'da kanatlar (trezeguet-a.ömür) bjk beklerini takibe alarak içerlek bekledi. bu sebeple dele alli çok kenarlarda top almış oldu, bu sefer de çizgide bekleyen n'koudou ile üst üste binen bir durum oluştu ve merkez, özellikle weghorst ilerde boş kaldı:


ama bjk ne zaman ki kendi kalesine daha yakın yerden oyun kurdu, o zaman beklerini geniş tutup alanı büyüttü, trabzon'u da genişletti ve bjk'ye daha uygun bir ortam oluştu, yaklaşık 5-6 dk bjk istediği üstünlüğü ele aldı. trabzon bu genişliği topa sahipken daraltmaya çalıştı, beşiktaş'ın rakibini kenarlara hapsetmeye çalışan savunma şekline karşılık a.avcı maxi gomez veya bakasetas'tan birini geriye deplase ederek kenarlara üçgen olmasını istedi. dele alli'yi geçen tüm toplar bu noktada josef veya salih'i kenarlara daralırken müdahale etmeye zorladı, ama dele alli'nin önde kalışıyla trabzon istediği çokluğu yaratıp bjk'nin merkez ikilisini kenarlardan ekarte etmeyi başardı ve yeniden merkeze inen paslaşmalar yapabildi, ancak bu inişleri pozisyona döndüremedi. çünkü bjk savunması zamanında çıkışlar yapıp alanı daralttı.

bunun üzerine trabzon bjk'yi koşturmak istedi ve topu ayağına alıp organize geliştirdiği ilk seti kendi yarı sahasına geri döndürdüğü bir topta başlattı: kendi sağında döndürdüğü topu soluna döndü, sol stoper vitor hugo'ya gelen topta bjk merkeze çekildikten sonra (ve delle alli pres yerleşimine geçemediği için) sağ stoper marc bartra boşa çıkarıldı ve bjk ikinci bir koşuyla yeniden trabzon'un soluna doğru yerleşim koşuları yaparken bartra uzun bir çarpraz topla solda boş olan trezeguet'yi gördü. tıpkı monaco maçındaki gibi uygulanan bu plan yine meyvesini verdi; hamsik trezeguet'ye destek koşusu atıp topu aldı ve merkezdeki bakasetas'a oynadı, onun uzaktan çektiği şut kornere çıktı, korner gol oldu ve 1-0.


golden sonra trabzon uzun toplarla çıktı, sekenler karşısında josef-salih ikilisi basit hatalarla topu kazanamayınca trabzon yeniden sete dönebildi, ghezzal'la n'koudou'nun geridönüşlerde yetersiz kaldığı bu anlarda larsen-eren ikilisi kenarlardan hızlı çıkarak rakip sahada çokluk yaratmayı başardılar. buna weghorst ve dele alli ikilisinin merkezden geri dönüşleri cılız yapması da eklenince trabzon bir süre topla oynama fırsatı buldu. bu periyoddaki ana pay josef de souza'nın kötü oyunuydu; kötü dememin sebebi 2 senedir yarattığı grafik tabii, yoksa birçok pozisyonda standardını korurken, bazı anlarda - özellikle savunma önünde / stoper arasında topu aldığı zamanlar çok basit hatalar yaparak trabzon'a davetiye çıkardı / bazı geçişlerde topu müsait arkadaşlarına hızlı aktarmayıp garanti oynayarak trabzon'un yerleşmesine sebep oldu.

trabzon geriye öyle yerleşiyordu ki maxi gomez kendi ceza yayına yaklaşıyordu neredeyse

o yüzden hücuma çıkışlarda takım önde çoğalmak istediği zaman büyük efor sarfediyordu, bunun sonucunda, bu tip hücumlar autla bittiğinde, takım geriye hızlı dönmek yerine önde yine kalabalık kalmaya devam etti. bjk'nin kendi kalesinden oyun başlattığı bu anlarda bjk kendi solundan arthur masuaku ile bireysel beceri ortaya koyarak o alanlardan çıktı ve hızlıca rakip sahaya inebildi. bunların birinde bjk kendi solundan topu götürüp merkeze deplase olan salih'le buluşturdu, salih'in yeniden sola oynadığı yerde n'koudou sağ kanatta boş kalan rachid ghezzal'a ters bir top attı ve rosier'in hızlı destek koşusuyla beslediği hücum 1-1'e dönüştü.

o yüzden a. avcı takımına, bu tip hücum dönüşlerinde önde kalındığı zaman bjk'nin solunu kapattırmak istedi, masuaku-dele alli-n'koudou gibi ayağına hakim elemanların aksine rosier-josef-salih-ve formsuz ghezzal'ın olduğu bölgeye zorlamak onlara tekrardan sonuç verdi; bu şekilde başlayan ön alan savunması bjk'nin kendi sağından ilerlemek isterken salih'in kaptırdığı basit topa dönüştü, trabzon aldığı topu hemen diğer tarafa oynayarak bjk'yi yeniden koşturdu, ve tekrar merkeze dönüp sirküle etmeye başladı. bjk'nin bu anlardaki "presi biten" özelliği yeniden baş gösterdi ve ön merkezdeki dele alli - weghorst ikilisinin tamamen iptal olduğu bu anlarda hamsik de kendini öne atıp salih'i üstüne çekince, jean gbamin'e alan açıldı ve stoperden aldığı topu sağdaki larsen'e uzun oynadı. n'koudou'nun yardıma gelmediği bu anda masuaku ile bire bir kalan larsen topu ayağından açıp taca çıkardı, masuaku tacı kullandı, bir al-ver yapıp merkeze dönmek isterken attığı kötü pasta top (o an trabzon otomatik olarak enine daraldığı için merkeze kaymış olan) trezeguet'de kaldı ve trabzon 2-1 öne geçti.

ikinci yarı başlar başlamaz beşiktaş pas menzilini iyice uzattı

sağlı sollu gelmeye başladı ve tempoyu bir tık yükseltip oyunu hızlandırdı; trabzon'un sürekli git-gel yapmak zorunda kalıp yorulduğu ve kopuklaşıp geniş alanlar vermeye başladığı bir 10 dk izledik. 55.dk'da a.avcı da buna dayanamadı ve maxi gomez'le a.ömür'ü çıkarıp u.bozok ve bardhi'yi oyuna alarak tazeleme yaptı; trezeguet sağa - bardhi sola geçti. bjk'nin uzun toplarında sekenleri topladığı an umut bozok'la bağlantı kuran trabzon bu sayede hem topu yere indirmeyi başarıp top çevirebilmeye başladı, hem de birkaç kez rakip sahaya hızlı çıkma şansı buldu.

bjk sağlı sollu saldırma moduna geçince artık rakipler de biliyor ki bjk istediği kadar kısa pas yapsın, eninde sonunda o hücumu uzun pasla bitirecek. trabzon da buna hazırdı, o yüzden artık kartları açık oynayıp bamgüm vurmak lazımdı. kısacası oyun cenk tosun'u çağırdı ve v.ismael 67.dk'da dele alli'nin yerine cenk'i, salih'in yerine de gedson'u oyuna alıp 4-4-2'ye döndü, iki dk içinde de, bu ikili oyuna girdikten sonraki ilk sette montero'nun şahane çapraz pasıyla topla buluşan redmond ortasını açtı ve 2-2 oldu.

bu değişikliğin diğer önemli avantajı da weghorst'un, güçlü ve/veya deparlı farketmez fiziksel özellikleriyle öne çıkan forvetlerle arası iyi olmayan marc bartra ile eşleşmesi oldu, golde de bu eşleşme oldu, sonrasında çift forvetin geriye geleni olarak oynayan weghorst iyi bağlantılar kurma şansı da buldu. a.avcı bu açığı 80.dk'da hamsik'in yerine tazmanya canavarı manolis siopis'i alarak doldurmak istedi, bakasetas'ın yerine de yusuf'u alarak merkezi tazelemiş oldu.

v. ismael ise son kozunu 85. dk'da n'koudou'nun yerine fırsatçı forvet muleka'yı alıp sağ kanada koyarak (redmond'ı da sola çekerek) oynadı ve uzun menzilli oyunun hızını arttırdı, oyun fazlasıyla sola mı kayacak derken aynı dk'da eren'in yerine oyuna giren sol bek denswil'in bir uzun topta muleka'ya yenilmesiyle topu kazanan bjk rosier'in ortasında az kalsın golü buluyordu.

iyice rulete dönen oyunda trabzon da kaleden uzun oynadığı bir topun yusuf'ta kalması + josef'in müdahale edememesi + yusuf'un topu götürüp uzaktan şutu çekmesiyle tam terse dönmek üzereydi, ki josef'in bu hatası ilk değildi; daha önceki dk'larda kötü bir geri pas verip yine gole mal oluyordu.

uzun lafın kısası

v. ismael 4'lü savunmaya dönmek zorunda kaldığı için yaşadığı sıkıntıları aşmaya yaklaştığı, ama aşamadığı an rulete döndürmek zorunda kaldığı bir maç daha izledik. trabzon gibi bir takıma karşı bu rulet mantıklıydı, ama mesela iki hafta önce maçın başından beri psikolojik çimentoyu döken fenerbahçe'ye karşı -hem de sonradan yaptığı doğru hamlelerle üstünlüğü ele almışken- değildi. yani beşiktaş ocak'a kadar böyle iki ileri bir geri devam edip, ocak'ta 3'lü savunmaya uygun transferler yapmazsa da, v. ismael'le devam ettiği sürece momentumu lehine çevirmek için daha çok efor sarfedecektir bence.