Bir Sözlük Yazarının, Annelerin Asla Sınır Tanımayacağının En Tatlı Örneği Olabilecek Hikayesi

Annelerin, özellikle de çocukları söz konusu olduğunda yapamayacağı hiçbir şey yok. Sözlük yazarı "tinca"nın annesiyle olan bu anısı da bunun en basit ve en güzel örneği olabilecek hikayelerden biri.
Bir Sözlük Yazarının, Annelerin Asla Sınır Tanımayacağının En Tatlı Örneği Olabilecek Hikayesi
iStock


amerika'dayım o zaman. tatil için türkiye'ye, eve gelecem, kardan dolayı uçak ertesi sabahın körüne erteledi. telefonda anneme söyledikten sonra yattım uyudum.

o zamanlar modemler dial up, hattım da tek. kabloyu bi telefona bağlıyorum, bi modeme, öyle bağlanıyorum. gece de yatmadan azcık internette takılmışım, sonra da unutmuşum, telefon kablosunu modeme takılı bırakmışım.cep telefonunun da şarjı bitmesin mi?

neyse ben sabah saatin alarmıyla kalktım, hazırlanıyorum filan, kapı çaldı. alla alla dedim, sabah 7 mi ne zira.

uyku mahmurluğuyla açtım, karşımda bir kadın, türkçe olarak "anneniz sizi aramış ulaşamamış, uçağınız varmış, sizi uyandırmamı istedi."

????

kimsin ya sen? neden türkçe konuşuyorsun? annem seni nerden tanıyor? neler oluyor? ben nerdeyim? yoksa ben aslında türkiye'ye gittim de kar-mar hepsi rüya mıydı? ya da manyak mısınız?

meğer neymiş, sonra çözüldü: 

evimin hemen yanında bir türk restoranı vardı, annem bana ulaşamayınca ağır uyuduğumu da bildiğinden uçağı kaçırırım korkusuyla gitmiş internetten o restoranı bulmuş, aramış, rica etmiş, kadıncağız da kırmamış gelmiş.

ama yuh yani. ben o an aşırı dumur olmuştum, sanırım bi daha o kadar dumur olmadım hatta.