Bir Ülkenin Askeri veya Ekonomik Güç Kullanmadan Rakibini Etkilediği Araçlar: Soft Power

Bu tanımı öğrenince, modern dünyada ne kadar etkili olduğunu da fark edeceksiniz.
Bir Ülkenin Askeri veya Ekonomik Güç Kullanmadan Rakibini Etkilediği Araçlar: Soft Power
iStock

Nedir?

yumuşak güç... bir devletin, başka bir devletin davranışlarını ve çıkar tanımlamalarını kültürel ve ideolojik araçlarla dolaylı olarak etkilemesi. bu araçlar tarih, kültür, edebiyat, sinema, sanat ve uygulanan diplomasi olabilir. yani kısaca, ekonomik ya da askeri güç kullanmadan diğer ülkeyi kendine çekmek denilebilir.

Hard power ile arasındaki fark nedir?

soft power, genellikle hedeflere ulaşmak için askeri güç veya ekonomik baskı kullanımını içeren "sert güç" ile karşılaştırılır (hard power). sert güç, askeri güce veya ekonomik hakimiyete dayanırken, soft power, başkaları için çekici olabilecek kültür, siyasi değerler ve dış politikalar gibi soyut varlıklara dayanır.

soft power örnekleri şunları içerir

kültürel etki: bir ülkenin filmler, müzik, edebiyat ve sanat gibi kültürel ihracatı, algıları şekillendirmede ve değerlerine ve yaşam tarzına ilgi uyandırmada önemli bir etkiye sahip olabilir. örneğin, amerikan filmleri, müzikleri ve televizyon şovları, amerikan kültürünün etkisine katkıda bulunarak dünya çapında geniş çapta yayıldı.

diplomasi ve kamu diplomasisi: bir ülke, ilişkiler kurmak, çatışmaları çözmek ve değerlerini desteklemek için diplomasi, uluslararası işbirliği ve diyalog kullanabilir. kamu diplomasisi, eğitim ve kültür alışverişi, uluslararası yayın ve insani yardım gibi girişimler yoluyla yabancı halklarla ilişki kurmayı, iyi niyet ve anlayışı geliştirmeyi içerir.

ideolojik çekicilik: bir ülkenin siyasi sistemi, değerleri ve politikaları, ilham arayan veya belirli yönleri taklit etmek isteyen diğer kişileri cezbedebilir. örneğin, soğuk savaş sırasında abd ve sovyetler birliği, kendi demokrasi ve komünizm ideolojilerini savunarak nüfuz için rekabet ettiler.

kalkınma yardımı: diğer ülkelere yardım ve yardım sağlamak, bir ulusun soft power'ını artırabilir. ülkeler, ekonomik kalkınmaya, altyapı projelerine ve insani çabalara katkıda bulunarak iyi niyet oluşturabilir ve küresel olarak itibarlarını güçlendirebilir.

uluslararası kurumlar ve normlar: uluslararası kuruluşlara aktif katılım ve küresel konularda işbirliği bir ulusun etkisini artırabilir. uluslararası normların ve politikaların şekillendirilmesinde öncü bir rol oynamak, küresel işbirliğine bağlılığı gösterir ve bir ülkenin soft power'ını artırabilir.

soft power'ın sert güçten karşılıklı olarak ayrı olmadığını ve ikisinin birbirini tamamlayabileceğini not etmek önemlidir. birçok ülke, uluslararası arenada çıkarlarını ilerletmek için yumuşak ve sert güç (soft power ve hard power) stratejilerinin bir kombinasyonunu kullanır.

kaynak

Toparlayıp bitirelim

soft power, joseph s. nye tarafından yazılan 1990 tarihli bound to lead adlı makalesinde kavramsallaştırıldı. 2004 yılında çıkan soft power kitabı hem the new york times tarafından irdelenip, hem de amerikan yönetimine getirilen eleştirilerde amerikalı karar vericilere sorulan sorularda kullanılınca popülerleşti.

aslına bakılacak olursa soft power sentetik bir kavramdır. vurgusu kabaca bir ülkenin dış politika hedeflerinin ikinci taraflarca meşrû görülmesine dayanır. başka bir ifadeyle 'başarılı diplomasi' derken de soft power kavramı yokken dahi referansımız kavramın kapsamını içerecek niteliktedir.

demektedir ki, demeye getirmektedir daha doğrusu, sn. nye: "abd bosna'yı ıskaladıktan, rwanda'yı salladıktan, afganistan ve irak'a girdikten sonra kimse abd'nin dış politika hedeflerinin taraf ülkeler için de arzu edilebilir bir sürecin itici gücü olacaktır teranesine inanmaya hevesli değil. çinli öğrenciler tiennenman'de özgürlük heykeli'nin maketini taşıyorlardı on altı yıl önce, şimdi para verseniz taşımazlar..."

wallerstein gibi, şimdilik "hard power" (askeri güç, ekonomik yaptırım, iktisadî azmanlık, uluslararası örgütlerdeki etkinliğin pazarlanması vs.) ile işlerini yürütebilen abd bilmelidir ki bu hard'ın da bir tükeniş noktası olması kaçınılmazdır.

soft power teriminin popülaritesi, kavramın açıklayıcı gücünün olmasından değil abd'nin konjonktürel durumuna bir vurgu yapması yüzündendir kanımca. instant consept.