Bir Üreticinin Gözünden: Karavan Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Karavan nedir? Neden, nereden, nasıl alınmalı? Neye göre seçilmeli? Fiyat/donanım ne olmalı? Karavan üreticisi bir Ekşi Sözlük yazarı, bunlar ve çok daha fazlasını yanıtlamış.
Bir Üreticinin Gözünden: Karavan Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

ülkemizde son birkaç yıldır gerek ekonomik koşullar, gerek özellikle genç nüfusun ve betondan sıkılmış beyaz yakalıların hayal güçleri, gerekse -açıkçası- instagram'ın katkılarıyla oldukça rağbet gören bir kavram karavanlar.

peki, karavan nedir, neden, nereden, nasıl alınmalı, neye göre seçilmeli, fiyat/donanım ne olmalı?

bir üretici olarak, müşterilerime verdiğim cevap/yönlendirmelerden, eşe dosta, soranlara verdiğim tavsiyelerden, gerek fuarlar gerek sektörel yayınlar, gerekse diğer üreticiler ile olan temaslarımdan edindiğim tecrübelerden ve en önemlisi hem bir üretici hem de kullanıcı olarak kendi tecrübelerimden faydalanıp derlediğim ve paylaşmak istediğim bilgilerle karavan konusuna ışık tutmak istedim. buyurunuz:

karavan nedir?

karavan, kelime olarak farsça kervan kelimesinden türemiştir. özetle tekerlek üzerinde yürütülebilen mobil ev veya işyerini ifade eder karavan kelimesi. ancak ben bu yazıda, içerisinde konaklamak için tasarlanmış karavanlardan bahsedeceğim.

"tekerlek üzerinde yürütülebilen" tanımıyla başladım, zira alt kategorileriyle birlikte tüm karavanların ortak özelliği net olarak budur. kovboy filmlerinde gördüğünüz atla çekilenler de karavan (ki orijinali bunlardır), sirklerin kullandığı, içerisinde malzemelerini taşıdıkları, gece konakladıkları, hatta kimi tiplerinde yan duvarlarını açarak direkt gösteri platformu haline getirdikleri taşıtlar da karavan, bugün modern dünyada karşılaştıklarımız da karavan olarak adlandırılır...

ilk bakışta basit görünse de, çekmesinden motokaravanına, alkovenlisinden camper'ına, türlü donanım, türlü opsiyonları, geliştirme olanakları derken aslında epey dallı budaklı bir konudur bu karavan meselesi.

bugün ana olarak iki tip karavandan bahsetmek mümkün: motokaravanlar ve çekme karavanlar

peki bunların alt kategorileri? olmaz olur mu... 

motokaravanlar ile devam edelim: motokaravan denilen tip (diğer adıyla a sınıfı karavan) karavanın kendi motoruna sahip olduğunu, kendi ürettiği güç ile hareket edebilen tiplerini ifade eder. camper olarak tabir edilen bir de alt kategorisi mevcuttur, bu tipe de b sınıfı motokaravan adı verilir.

çekme karavanlar ise hareket edebilmek için başka bir taşıttan yardım almak durumundadır. yine bu tipin de bir çok alt kategorisi bulunur: çadır karavanlar, katlanır karavanlar, fifth wheel (ki ülkemizde üretimi ancak sipariş üzerinedir, pek hatta hiç görülmez.) gibi...

bunca tanımdan sonra gelelim işin en çok kafa karıştıran kısmına: hangi karavan tipi en iyisidir?

öncelikle karavan dünyasında "en iyi" diye bir kavram yoktur. ihtiyacınıza en uygun olan karavan sizin için en iyisidir. zira her tipin bir diğerine göre keskin avantajları ve dezavantajları mevcuttur.

bu noktada, karavan alma planları yapanların kendilerine sormaları gereken ilk sorular önem sırasıyla şunlar olmalıdır:

- karavanda ne kadar süre geçirmeyi planlıyorum?
- karavan ile ne yapmak istiyorum?
- karavan hayatıma kaç kişi dahil?
- ayırabilecek gerekli zamana sahip miyim/miyiz?
- elimdeki imkanlarım nelerdir?
- bütçem nedir?

bu sorulara verilen hayalden/hevesten arındırılmış dürüst cevaplar, sizin bir karavan almaya gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını; eğer ihtiyacınız varsa hangi tipini almanız gerektiğinin yanıtını net olarak verecektir. karavan işi esasen keyif işidir, keyfin asgarisi -hak verirsiniz ki- olmaz. dolayısıyla, yine bu sorulara hakkını verecek kadar olumlu yanıt vermeniz, doğru karavanı seçmeniz ve ileride karavanınızla problem yaşamamanız, doğru karavanı seçip, keyif için çıktığınız yolun burnunuzdan gelmemesi için gereklidir.

o zaman gelin yukarıdaki soruları tek tek inceleyelim:

karavanda ne kadar süre geçirmeyi planlıyorum?

bir karavanda, karavanın donanım ve hacmine göre 12 ayın tamamı sağlıklı bir şekilde geçirilebilir. peki siz ne kadar süre geçirmeyi planlıyorsunuz? sadece yılda 2 haftalık izninizi mi? yoksa hafta sonları yakın yerlere kaçarım mı diyorsunuz? yahut belki kendi işiniz, rutin bir geliriniz var, belki home office çalışma olanağına sahip veya gezmeyi çok seven bir emeklisiniz. karavanda belki 3 ay mı geçirecek, belki de birkaç ay sürecek uzun bir avrupa turu planlı içerisindesiniz?

"zaman" kavramı hiç hesaba katılmasa da, karavan seçimindeki en önemli kriterdir. sadece hafta sonu gezileri için dev gibi bir karavana yatırım yapmanız yersiz olur. koskoca bir avrupa turu planınız dahilindeyse, bu kez de küçük bir karavan hayatı size zehir eder. karavanda ne kadar süre geçirebileceğinizi, bu süreyi ne kadar süre boyunca stabil olarak tutabileceğinizi iyi hesap etmelisiniz. dediğim gibi, vereceğiniz cevaba göre karavanınızın tipi ve ebatı az çok şekillenecektir.

karavan ile ne yapmak istiyorum?

yine yukarıdaki sorunun bazı cevapları bu soruya da yanıt verecektir. karavanda sürekli bir yaşam mı sürdürmek istiyorsunuz? yoksa sevgilimle/eşimle günübirlik hafta sonu kaçamakları yaparız yetercilerden misiniz? gitmek istediğiniz yerler sadece deniz kenarları mı, yoksa kışın uludağ'a da çıkarız der misiniz?

bu soruya vereceğiniz dürüst cevaplar, az çok karavanınızın donanımını şekillendirecektir.

karavan hayatıma kaç kişi dahil?

karavancılık, biraz yelkenciliğe benzese de, yelkenciliğin aksine karavan hayatını tek tabanca gerçekleştirebilmek her daim mümkündür. tek başınıza çıkıp her koyu, her sahili gezebilirsiniz. bunun için küçük bir karavan hayli yeterli olacaktır. peki ya iki kişiyseniz? veya çocuklarınız var? belki birkaç arkadaş sürekli birlikte takılmak istiyorsunuz? bu durumlarda küçük karavan -eğip bükmeye hiç gerek yok- küçük bir tımarhaneye dönecek, karavan ne kadar kaliteli olursa olsun bir iki haftalık kullanımın ardından da dökülmeye, sürekli arıza vermeye başlayacaktır.

öte yandan, siz bir karavancı/karavansever olabilirsiniz, peki ya eşiniz ya da partneriniz? yol tutanı var, otel gibi sabit bir yerde konaklamak isteyeni var, kendini karavancı olurum diye kandırıp 2 kilometre sonra yapamayacağını anlayacak olanı, güvenliği konusunda paranoyak olanı var, masa başı işi olup sürekli izin alamayacak olanı var?

eğer ki, karavan hayatını kendiniz hariç başka kişi veya kişilerle de paylaşacaksanız, bu kişilerin de durumlarını/olanaklarını net ve dürüst şekilde bilmeniz/belirlemeniz gerekir.

bu sorunun cevabı, karavan alıp almamanız konusunda size az çok fikir verecektir.

ayırabilecek gerekli zamana sahip miyim/miyiz?

karavanda yaşamak paradan çok zaman gerektirecektir. işiniz buna uygun mu? eşinizin/partnerinizin işi buna uygun mu? hatta yaşadığınız coğrafya buna uygun mu? kars'ın digor ilçesinde yaşıyorsunuzdur, kışın yollar kapanır, vaktiniz olsa da doğa ana karavanınızı yerinden iki santim oynatmaya izin vermeyebilir?

bu sorunun cevabı da, karavan alıp almamanız konusunda size yine az çok fikir verecektir.

elimdeki imkanlarım nelerdir?

diyelim ki, bir tane çekme karavan hayal ediyorsunuz (size uygun olup olmadığı noktasını görmezden geliyorum), peki bir aracınız var mı? aracınız bahis karavanı çekmeye uygun mu? gücü yeterli mi? yine -eğer çalışıyorsanız- işiniz karavan hayatına olanak verecek mi? motokaravan düşünüyosanız, ehliyet sınıfınız almayı düşündüğünüz karavan için uygun mu? karavanınızı kullanmadığınız dönemlerde park edecek güvenli bir alana sahip misiniz? daha da önemlisi, bir karavanla günlük işlerinizi halledemez, örneğin bir migros'a gidip alışveriş yapamazsınız. karavanı kullanmadığınız süre boyunca karavanınız direkt olarak ölü yatırım haline dönüşecektir. bütçeniz buna izin verir mi? yine motokaravan düşünüyorsanız, günlük hayatınızda kullanabilmek için ikinci bir aracınız var mı? iki aracın iki kat masraf demek olduğunun farkındasınız değil mi?

bu sorunun cevabı, hem karavan almanın sizin için mantıklı bir tercih olup olmadığına yanıt verecek, hem de karavanınızın tipini belirleyecektir.

bütçem nedir?

buradaki bütçe kavramından anlaşılması gereken, salt karavanın maliyeti "değildir". karavanın maliyeti elbette bütçe içerisindedir ancak, yine aynı bütçe planlamasına katılması gereken noktalar özetle şunlardır:

* yıllık bakım giderleri
* yıllık vergi/kasko giderleri
* yıllık otopark giderleri
* fırsat maliyeti (karavan yerine otel/pansiyonda geçirseydiniz arada kalacak fark diyelim)
* yedek parça maliyetleri (karavanda kullanılan hemen tüm donanım standart ev elektroniğinden farklıdır ve epey maliyetlidir.)

en basit örnekle; senede 2 haftalık izin, toplam 2 haftalık da kısa süreli seyahatler için edineceğiniz bir karavan, 52 haftalık bir senenin 48 haftasını yatarak geçirecek demektir. işlemeyen bir karavan sürekli eskimeye, arıza vermeye müsait hale gelir. varsayalım ki karavanınıza 1 milyon lira verdiniz. peki yılda toplam 4 haftalık bir kullanım için bu kadar büyük bir yatırım ne kadar doğru olur, sorgulanabilir/sorgulamalısınız.

yukarıda az çok detaylandırmaya çalıştığım bu sorular, yatırım kararınıza yön verecektir. biraz iç karartıcı mi geldi? aslında hayır, lütfen böyle düşünülmesin. açıkçası, kendi adıma konuşursam, gelen herkese karavan satmaya çalışmadığımı söylemek isterim. çünkü, kendi karavanlarımı ikinci el sitelerde görmektense, her bir müşterimin karavanlarıyla gittikleri yerlerden keyifli fotoğraflar göndermelerini tercih ediyorum. öte yandan, "heves" kelimesinin anlamını epey iyi biliyor, hevesin kırıldığı durumlarda oluşacak mutsuzluğun, üzerine bir de oluşacak mali külfetin sebebi olmak istemiyorum. dedim ya, karavan esasen keyif işidir, bu yüzden karavanlara merak duyan herkesin zamanını ve parasını doğru şekilde yönlendirmesine yardımcı olmaya çalışıyorum.

konu dağılmadan, zira dedim ya, epey dallı budaklı...

en çok arada kalınan veya tartışılan konu çekme karavan mı yoksa motokaravan mı tercih edilmesi gerektiğidir

bir motokaravan üreticisi olarak cevabım, net olarak "ihtiyaç/olanağa" göre bu cevabın verilebileceği olacaktır. örneğin, hacim açısından çekme karavanlar daha avantajlı olsa da, gerek manevra, gerek sürüş sırasındaki konfor olarak motokaravanlar bir adım öndedir. her iki tip için de bir artı ve eksi noktalarının listesini yapacak olursak:

çekme karavan:

+ hacim
+ çeken aracın serbest kalabilmesi, aracın günlük hayatta kullanılabilmesi
- sürüş konforu
- hırsızlık riski
- çekmek için bir araca ihtiyaç duyması
- manevra zorluğu


motokaravan
:

+ sürüş konforu
+ hırsızlık riskinin daha düşük olması
+ manevra kolaylığı
+ ek bir araca ihtiyaç duymaması
+ taşıma kapasitesi (ağırlık)
- aracın günlük yaşama uygun olmaması, kullanılamaması
- hacim
- 3500 kilo üzerinde farklı sınıf ehliyet gerektirmesi


bu iki tipe ek olarak, camper* adı verilen tipi de eklemek isterim:

+ sürüş konforu
+ hırsızlık riskinin çok düşük olması
+ manevra kolaylığı
+ ek bir araca ihtiyaç duyulmaması
+ aracın günlük yaşamda da kullanılabilmesi
- taşıma kapasitesi
- donanım
- konfor
- hacim


görebileceğiniz üzere, üretici açısından sınırlı bir alanda iş yapmak, kullanıcı açısından yine sınırlı bir alanda hayatı sürdürmek söz konusu olduğundan, bir noktayı iyileştirmek için başka bir noktadan feragat etmek gerekiyor. sürüş konforu mu istiyorsunuz? ne yazık ki hacimden kısmanız gerekiyor. manevra yeteneği yüksek olsun mu istiyorsunuz? bu kez de ne yazık ki örneğin taşıma kapasitenizden vazgeçiyorsunuz...

ben de dahil olmak üzere, yerli yabancı, büyük küçük tüm üreticiler yukarıdaki karşılaştırma listesindeki -mümkün olan- tüm eksi noktaları kapatmak, iyileştirmek için sürekli çalışmalar/arayışlar içerisinde. iç hacmi büyütmek için yukarı ya da yanlara doğru genişleyen sistemler, taşıma kapasitesini artırmak için şaside yapılan geliştirme/takviyeler, güvenlik ürün/önlemleri... açıkçası mutfakta bitmek bilmeyen bir kavga hiç durmadan devam ediyor.

iki tip arasında -kendi ihtiyaç/olanaklarım dolayısıyla- benim oyum motokaravanlara, eğer ülkemiz ekonomik şartlarını da işin içine katarsak, kişisel cevabım daha ulaşılabilir olmasından ötürü genele hitaben camper'lara yönelik olacaktır.

peki, nedir bu çekme karavan? motokaravan? camper?

çekme karavan

ikinci bir aracın çektiği, özel üretilmiş bir treyler şasisi üzerine giydirilmiş aluminyum/kompozit malzemeden imal edilen, hacimde avantaj, manevrada ciddi dezavantaj sunan karavan tipidir. çekme karavanın kilosuna göre vergi/yıllık muayene avantajı vardır. (gerçi vergi avantajı ancak 750 kilo altı için geçerli.)

vardığınız noktada karavanı araçtan ayırıp, çekici araçla etrafı rahatça gezebilir, karavanı yerinden oynatma ihtiyacı duymadan alışverişe ve sair gidebilirsiniz. bununla birlikte, "yol üzerinde de şurası varmış, içinden geçelim, görelim" deme şansınız sınırlıdır; çekme karavanla manevra yapmak, dar noktaları dönmek epey ustalık ister, hatta kimi zaman mümkün dahi olmaz. bir çekme karavanın iç hacmini bir motor veya yürüyen aksam teşkilatının herhangi bir parçası işgal etmeyeceğinden, daha net, daha geniş bir iç alana sahip olur, buna göre iç tasarımı yaparken "yerleştirme" noktasında biraz daha serbest olursunuz.

fifth wheel olarak adlandırılan çekme karavanlar haricinde diğer çekme karavanlarda, park edilen noktada yan duvarların dışarı doğru genişlemesiyle iç alanda hacim kazanmak mümkün değildir. (aslında mümkündür ancak aşırı maliyetlidir, attığınız taş ürküttüğünüz kuşa değmez.) her araç, bir çekme karavan için uygun değildir. örneğin, standart bir renault ile 2 tonluk çekme karavanı çekemezsiniz. karavanın ağırlığına göre uygun güce sahip bir araca ihtiyacınız olacaktır. çekici araç için çekme karavan üreticisi size "asgari güvenlik standardı" için gerekli hesaplamayı yapacak, asgari hangi güçte, asgari hangi torka ve ağırlığa sahip bir araç almanız gerektiğini bildirecektir. tabii, aracınıza uygun çeki demiri taktırıp, elektrik tesisatı döşetip, ayrıca bunu ruhsata işletmeniz gerekecek. seyir esnasında çekme karavan içerisinde yolculuk edilemez. çekme karavanlar kazalara karşı (arkadan, yandan darbe alma ve sair) motokaravanlara göre çok daha dayanıksızdır.

motokaravan (a tipi motokaravan)

hareket için başka bir taşıta ihtiyaç duymayan, adı üzerinde, kendi motoruna sahip olan karavanlardır. motor ve yürüyen aksam elemanları iç hacimden biraz da olsa çaldığı için, motokaravanlar çekme karavanlara göre daha az ve biçimsiz bir iç hacim sunsa da şasi olarak çekme karavanlara göre çok daha güçlüdür, kazalara karşı daha güvenlidir. motokaravanlar iç hacimde kaybettikleri puanı manevra yeteneği konusunda geri kazanırlar. yine yol üzerinde "şurası da varmış, girip bakalım" dediğiniz çoğu kasabaya, köye rahatlıkla girer, dar noktaları daha rahat dönebilirler.

motokaravanın taşıma kapasitesi, yine motokaravanın üzerine inşa edildiği araç üreticisinin azami limitleriyle sınırlı olsa da, bir çekme karavana kıyasla çok daha fazladır. örneğin, bir motokaravanın sırtına bir motosikleti rahatlıkla yükleyebilirsiniz. motokaravanların en büyük handikapı, günlük hayatta kullanılamayacak kadar iri olmaları, tatil süresince örneğin alışveriş gibi bir ihtiyacınız olduğunda ikinci bir araca sizi mahkum edecek olmasıdır. (ya da karavanı yerinden oynatıp alışverişe gitmek zorunda kalırsınız.) konfor açısından, iç hacim -bir çekme karavana göre- daha ufak olduğu için nispeten daha dar bir alana her şeyi sığdırmak durumunda kalınır, bu yüzden dezavantajlıdır ancak donanım konusunda her iki tip de aynıdır.

bununla birlikte, motokaravanlar geliştirilebilir. yanlara doğru genişleyen duvarlardan tutun, yükselen bir tavan ile ikinci katı elde etmek; hatta pod sistemi ile aracı park halindeyken uzatmak gayet mümkündür.

bu noktada bir parantez açmak isterim. ülkemizdeki pek çok motokaravan (a tipi bir motokaravanın hayli ciddi fiyatları sebebiyle) genellikle fiat ducato, mercedes sprinter, vw crafter, vw volt, renault master gibi araçların dönüştürülmesiyle ortaya çıkıyor. aslında bu tip ticari araçlardan dönüştürülmüş araçlara b sınıfı karavan (veya camper) denilmekte. ancak, ülkemiz nihai tüketicisinin gözünde bir vw crafter kadar iri olanına motokaravan, vw transporter büyüklüğünde olana ise camper denildiğinden, ben de pratikte zihinlerde bu şekilde uygulanan ayrımı takip ederek tanımlamalara yine bu doğrultuda devam ettiğimi belirtmek isterim.

camper (b tipi motokaravan)

(ülkemizde kabul gören haliyle) motokaravanın alt tipidir. vw transporter, mercedes vito, peugeot expert gibi standart bir karavana göre daha küçük araçlar üzerine uygulanarak inşa edilir. hatta fiat doblo, citroen berlingo, renault scenic'ten devşirilmiş camper'lar da mevcuttur, yapılabilir.

camper'lar daha az donanıma ve en önemlisi a tipi motokaravanlarda bulunan su tesisatına sahip değildir, yani içeride bir banyo ve tuvalet bulunmaz. (örneğin tuvalet ihtiyacı kasetli tuvaletlerle giderilir.) iç alan hayli sınırlıdır. günübirlik ve/veya kısa süreli tatiller için konfordan biraz ödün vermek koşuluyla gayet uygun bir karavan tipidir.

mutfak işleri genellikle iç mobilyaların dışarıya doğru uzayan çekmecevari kolları üzerine yerleştirilir, açık hava mutfağı şeklinde kullanılır. iki kişi için gayet konforlu, 3 ve belki 4. kişi için çok ciddi sıkışık bir düzende konaklama imkanı sunar. (kucak kucağa yatmak istemiyorsanız 3 ve 4. kişi için uyuma alanı ancak ek bir tavan yatağıyla mümkündür.)

standart bir vw transporter'ı ele aldığımızda, bilindiği üzere, içerisinde dik şekilde ayakta durmak mümkün değildir, ancak açılan/yükselen tavan sistemleriyle bir camper'ın içerisinde ayakta durabilir, çok daha ferah bir alana kavuşulabilir.

en büyük avantajı, aynı araçların günlük hayatta da kullanılabilmesi, ehliyet tip değişikliğine ihtiyaç duyulmamasıdır. camper'ın içerisindeki donanım genellikle rahatlıkla sökülüp takılabilen şekilde tasarlandığından, tatil dışı zamanlarda iç yapıyı söküp garajınıza kaldırabilir, aracınızı standart donanımıyla eskisi gibi kullanabilirsiniz.

peki karavan nereden/kimden/hangi firmadan alınmalı?

yazı içerisinde tabii ki şu firmadan alın, bu kötüdür demeyeceğim. dikkat etmeniz gereken, aldığınız yerin satın alımdan sonra muhatap bulabileceğiniz bir "firma" olması (yani merdiven altı olarak tabir edilen üreticilerin imalatı olmaması), tüm teknik çizim ve projelerin sağlıklı şekilde hazırlanmış ve net şekilde anlatılıp teslim edebiliyor olması, yapımda ve iç donanımda kaliteli ürünler kullanılmış olması gerektiğidir. (zira bu gözler, karavan tentesi olarak bakkal tentesini araca monte edenleri de gördü!)

herhangi bir alışverişte olduğu gibi, garanti belgeleri, yönetmelik ve şartnamelere uygunluk ve üreticinin bunları belgelendirebilmesi, karavan imalatı konusunda tecrübe sahibi olması gerektiği zaten olmazsa olmazlar arasında.

son zamanlarda epey sayıda butik karavan üreticisi türedi ve piyasada yer almaya başladı. kimisi gerçekten güzel/kaliteli işler çıkarırken, kimisi de her sektörde olduğu gibi karavanlara olan artan talep üzerinden hızlıca nemalanmaya çalışıyor.

karavan alım noktasında (tabii bu motokaravanlar için geçerli) üç opsiyonunuz bulunmakta:

- hali hazırda karavan olarak üretilmiş bir aracı satın alabilirsiniz.
- karavana dönüştürülmüş bir aracı satın alabilirsiniz.
- kendiniz bir araç satın alıp bunun karavana dönüştürülmesi için bir firmaya başvurabilirsiniz.

bu üç opsiyonun da kendi içlerinde avantaj ve dezavantajları var tabii.

hali hazırda karavan olarak üretilmiş bir aracın maliyeti epey yüksektir, ki en büyük dezavantajı bu. avantajı ise, araç direkt karavan olarak üretildiğinden tüm tasarım, tüm donanım, altyapı müthiş sağlıklı olacaktır.

karavana dönüştürülmüş bir aracı satın almak istediğinizde araç sıfır olabilir, veya -vergi avantajından dolayı- kullanılmış bir ticari araç üzerine karavan imal edilmiş olabilir. araç sıfır ise, doğal olarak ötv öder, mtv matrahına yüksek dereceden girer, kasko masraflarınız da bir o derece yüksek olur.

kullanılmış bir araç üzerine karavan inşa edilmiş ise, bu kez de aracın ne kadar sağlıklı olduğu konusunda emin olmanız gerekir. (tesisat işlerinde aracın şasisi pek çok yerden delinecek, kaynaklanacak, işlem görecek olduğundan, aracın sadece motor ve yürüyen aksam kısmı değil, tüm şasinin düzgün/işlemsiz/kazasız olması büyük önem arz eder.) öte yandan, orjinalinde karavan olarak üretilmiş bir araç ile, sıfır ya da ikinci el olsun, sonradan karavana dönüştürülen bir araç arasında epey fark olacaktır. yine de bu gözünüzü korkutmasın, araç dönüşümleri artık o kadar güzel yapılıyor ki, örneğin bir hymer'e yatıracağınız paranın çok daha azına, yine bir hymer konforunu verecek muazzam bir karavana sahip olabilirsiniz.

aracı kendiniz aldığınızda ise (doğru ve düzgün bir araç aldığınızı varsayarak), bu durumda da aracı donatacak firmanın işinin ehli olması, en basit örnekle elektrik tesisatını döşerken dahi ev tipi malzemelerden devşirme iş çıkarmaması gerekir. (bu gözler, demir su borusuyla su tesisatı kurulmuş karavan da gördü!) doğru ve işinin ehli bir firma ile bu ihtimallerin her biri kolaylıkla bertaraf edilebilir, gözünüzü korkutmak istemem.

aracın projelendirilme kısmı hem üretici, hem kullanıcı açısından, işin hem en keyifli, hem de en zor kısmıdır. banyo nerede yer alacak, boyutu ne olacak, yatak kısmı nerede olacak, ısıtma sistemi nasıl olacak, elektrik gereksinimi ne olacak... firmaların genellikle her araç marka modeline göre önceden hazırlanmış birkaç alternatif projesi bulunur, bunlar arasından tercih yapar, ahşap cinsi, rengi, koltuk kılıfları, perde opsiyonları, bütçenize göre tank kapasiteleri ve sair üzerinde küçük dokunuşlar yapabilirsiniz. tamamen kendi fikrinize göre tasarladığınız bir karavan da üretilebilir "ancak" bu tasarımlar genellikle (eğer karavana uzak biriyseniz) tecrübe eksikliğinizden dolayı uzun vadede problem yaratacağından, çalıştığınız firma işini bilen bir firmaysa, sizi daha doğru/kullanışlı bir tasarıma yönlendirecektir.

ya fiyatlar?

en baştan belirtmeliyim ki, alacağınız ürün çok çeşitli opsiyonlara, çok çeşitli tasarım ve donanımlara sahip bir ürün. bu yüzden bir karavan şu kadar tutar demek mümkün değil!

örneğin, sadece buzdolabını düşünelim. litre olarak hacmi karavanın fiyatı değiştirir. 3 sistem buzdolabı ise fiyat buna göre, tek sistem ise buna göre fiyat yine ciddi şekilde değişecektir. (3 sistem: durumuna göre 12 volt, şebeke elektriği veya gazla çalışabilen; tek sistem ise genellikle sadece 12 volt ile çalışabilen tip cihazları ifade eder.) aracınızda tercih edeceğiniz tenteden tutun, yatak ebadına, banyo teşkilatından belki aracınızda isteyeceğiniz çamaşır makinesine, hatta aracın boyasına/kaplamasına, güneş paneline kadar (ki bunların da birkaç tipi bulunmakta) sınırsız seçeneğiniz var. ekonomimizin malum durumundan ötürü de fiyatların her gün oynadığını zaten tahmin edebilirsiniz.

peki donanım ne olmalı?

donanım, hemen yukarıda bahsettiğim gibi ihtiyacınıza ve bütçenize göre değişkenlik gösterir. sadece haftasonu gezileri için bir karavan düşünüyorsanız, 3 sistem bir buzdolabına yatırım yapmaya gerek olmayacaktır. yahut özellikle kış aylarında karavanda vakit geçirecekseniz ısıtma sisteminizin tipi/sistemi tamamen değişecektir.

ancak ne olursa olsun, her koşulda bir karavan için en önemli olan nokta "su"dur. su bittiği anda çöl ortasında kalmış gibi olursunuz, kaçarınız yok. bu yüzden, hangi tip karavan tercih ederseniz edin, su tanklarını büyük tutmaya, temiz su tanklarının kolay doldurulabilir, gri ve siyah su tanklarının temiz ve zahmetsizce boşaltılabilir tipte seçmeye özen gösterin.

elektrik tüketiminizi doğru şekilde ve en az %20 avans bırakarak hesaplayın.

bir ticari araç alıp, bir karavan firmasına teslim etmeyi planlıyorsanız, size küçük bir tüyo: mümkün olduğunca önden çekişli araçları tercih edin. böylelikle aracın altında arka tekerleklere kadar giden bir şaft olmayacağından, araç altı tanklar için çok daha fazla yere sahip olursunuz. 50 litre temiz su tankı yerine 70 litrelik bir tanka sahip olmak, çok ciddi bir fark yaratır.

4 motion araçların standart kullanımda bir karavana katacağı çok bir şey yoktur. (dönüştürme yapacaksanız) aldığınız araç ticari ve yük taşıma odaklı olarak üretildiğinden, zaten yeterli güce ve torka sahip olacaktır. 4 motion'dan tasarruf edeceğiniz bütçeyi karavan donanımına veya daha yeni/iyi bir araca harcayabilirsiniz.

karavan almadan önce ne yapmalı?

eğer bugüne kadar henüz bir karavana sahip olmadıysanız veya bir karavan tatili yapmadıysanız; tavsiyem, satın almadan önce bir karavan kiralayıp hem kendinizi denemeniz, hem de fiilen bir karavanda vakit geçirirken ihtiyaçlarınızı belirlemeniz olacaktır. önceden karavan sahibi olmuş ya da karavanda yeterli vakit geçirmiş iseniz, zaten ihtiyaçlarınızı çok daha sağlıklı tespit edebilecek durumda olmalısınız. bu durumda, daha keskin, daha doğru seçimler yapma şansına sahipsiniz demektir.

(tecrübesiz tüketiciler açısından) en çok gözden kaçan nokta, karavanın bir otel ya da pansiyon olmadığıdır. karavanda yatağınızı kendiniz toplar, yemeğinizi kendiniz yaparsınız. gücünüzü, günlük belli miktar zamanınızı bu işler için ayırmak durumunda kalacağınızı unutmayın. kimse sabah kapınızı "house keeping" diye tıklatmaz, sizin yerinize yatağınızı toplamaz, yeni nevresimler getirmez.

büyük araç kullanmak, standart bir aracı kullanmaktan epey farklıdır. acemisiyseniz, ilk 90 derecelik dönüşte bunu fark edersiniz. araçların hız sınırları farklı, fren veya hızlanma performansları normal bir araca göre bambaşkadır, gerçekten tecrübe ister. çekme karavan alacaksanız, 2 şasili bir aracı kullanmak apayrı bir tecrübe gerektirir. (hele ki geri manevralarda).

öte yandan, karavanın keyfi de herhangi bir araçla asla kıyaslanamaz. güneye indiğinizde, denize bakan oda aramak zorunda kalmaz, direkt denize sıfır konaklayabilirsiniz. dağ yollarına, yaylalara çıktığınızda otel var mı yok mu derdi sizi asla ilgilendirmez.

eğer 12 ay karavanda yaşamayı düşünüyorsanız, eskiden bir evin içindeyken ne kadar gereksiz tonla malzemeyi/eşyayı biriktirdiğinizi, aslında fark etmeden sırtınızda taşıdığınızı fark eder, en basitinden bir gömlek alırken dahi en verimli, en performanslı, en kullanıcı dostu ürünü seçebilme yeteneğinizin keskin şekilde arttığını, az malzemeyle meğer ne muhteşem yemekler yapabildiğinizi, pek çok insanın "düzelmez/yapılmaz o" dediği problemleri çok basit çözümlerle halledebildiğinizi vakitle görürsünüz. gezip gördüğünüz, fiilen içinde yaşadığınız yerler ise yanınıza kâr kalır, anlatacak tonla hikayeniz olur.

karavan özgürlük demektir. doğru seçilmiş bir karavanla özgürlüğün tadına doyamazsınız!

bir karavan sahibi olma hayali kuran herkesin, en kısa zamanda hayalinin direksiyonuna geçmesi dileğiyle!