Bob Dylan ve Joan Baez'in Aşk, İhanet ve Entrikalarla On Yıllarca Süren Efsane İlişkisi

Dylan ve Baez'in, 60'ların ilk yarısında beraber oldukları ancak o yıllarda bunu basına tam anlamıyla açık etmedikleri malumunuz... Aradan 60 yıl geçtikten sonra geri dönüp bunun bir fotosunu çekelim.
Bob Dylan ve Joan Baez'in Aşk, İhanet ve Entrikalarla On Yıllarca Süren Efsane İlişkisi

joan baez zamanında bob dylan ile büyük bir aşk yaşadı. baez, bob dylan ile 1961'de new york'taki bir folk kulübünde tanıştı. o sırada baez ilk albümünü yeni çıkarmıştı ve yıldızı yükselişteydi, dylan ise kariyerine yeni başlıyordu. joan baez folk müzik sahnesinin zirvesinde parlayan bir yıldızken, bob dylan henüz yolun başında, adını duyurmaya çalışan genç bir müzisyendi. yani başlangıçta aralarında baez lehine bir statü farkı vardı. dylan, joan baez’in sesinden nefret ettiğini söylerdi. baez’in de dylan’ın sesini beğenmediği sır değil... buna rağmen birlikte sahne aldılar ve bir süre sonra adres sormayan kurşun kalplerini tam ortasından vurunca romantik bir ilişkiye de başladılar.

bu aşk, müzik tarihindeki iki büyük ismin arasında yaşandığı için efsanesi bugünlere kadar konuşulmuş olsa da aslında öyle çok uzun sürmedi. dylan, baez arasındaki yakınlaşma iyiden iyiye arttığında suze rotolo ile beraberdi. hatta dylan’ın 1963’te çıkardığı “the freewheelin’ bob dylan” albümünün kapağında suze rotolo dylan ile kol koladır.


1965 yılına gelindiğinde, dylan'ın şöhreti katlanarak artınca baez ile olan ilişkilerinde gerilim yükseliyor

bu sırada dylan da baez’a “artık çok da umurumda değilsin” dercesine model sara lownds ile de bir ilişki yaşıyor. lownds aynı yıl hamile kalınca gizlice evleniyorlar.


ilişkilerinin sona ermesinin ardından baez, dylan ile geçirdiği zamana dair bir dizi şarkı yazdı

bunlar arasında dylan'dan gelen beklenmedik bir telefon görüşmesinden ilham alan ve birçok kişi tarafından baez'in en güzel şarkısı olarak kabul edilen 1975 tarihli "diamonds and rust" da yer alıyor. 1974’de bob dylan bir telefon kulübesinden durup dururken joan baez’i arıyor. baez bu aramaya şaşırıyor tabii, allak bullak oluyor. çünkü dylan telefonda eski günleri anıyor ve yaraları kaşıyor. konuşma bittikten sonra baez telefon görüşmesinin etkisiyle "diamonds and rust" şarkısını yazıyor. şarkı patlayıp listelerden eksik olmayınca dylan, baez’a sözlerdeki göndermelerin bilinciyle “şarkıyı bana mı yazdın?" diye soruyor. baez de zaten kariyeri zirvede olan dylan’ın bir de bu şarkı üzerinden egosunu pohpohlamamak için yalan söyleyip hapisteki eski kocasına yazdığını söylüyor. fakat yıllar sonra yazdığı otobiyografisinde gerçeği söylüyor ve şarkının her satırının bob dylan hakkında olduğunu itiraf ediyor. şarkıya adını veren elmas ilişkinin başındaki mutlu ve parlak günleri, pas ise yıllar geçtikçe kırılan kalpleri ve aşınan bu aşkın bitişini anlatıyor.

Diamonds and Rust

işin ilginç yanı baez ve dylan’ın, ayrıldıktan sonra bile müzikal iş birliklerine devam etmesi

baez, 1975-1976 yılları arasında dylan'ın efsanevi the rolling thunder revue turnesine onunla birlikte çıkıyor ve 1978'de yayınlanan deneysel film "renaldo and clara"da yer alıyor. ayrıca 1982'de yine aynı sahneyi paylaşıyorlar, hatta 1984'te yine birlikte turneye çıkıyorlar. ama baez, kendisine saygısızlık yapıldığını ve tüm ilginin dylan üzerinde olduğunu hissettiğini söyleyerek turneyi terk ediyor. tüm ipler de bu terk edilen turne sonrasında kopuyor.

yani joan baez dylan’ı aşamamanın rahatsızlığıyla yaşamış senelerce. yaratıcı anlamda zaten kıyaslanamazlar. aralarında aşkla karışık sanatsal bir rekabet cereyan etmiş. mesela, bob dylan müthiş derecede charles aznavour hayranıdır. hatta o dönem aznavour new york'ta konsere geldiğinde, bilet kuyruğunun en başında bob dylan vardır. kendisi aznavour'un aykırı bir tarafını yakalamış. aznavour da, yves montand şarkılarındaki pürüzsüz ses esprisine uymayan bir adamdır. dylan, baez'in ulaşamayacağı veya ait olmadığı o aykırı ve pürüzlü sanat dünyasını aznavour üzerinden kutsadıkça, baez aralarındaki sanatsal rekabette köşeye sıkışmış ve dylan’ın dehasını yakalayamamanın getirdiği rahatsızlığı daha derin yaşamış olabilir.

baez, dylan ile olan ilişkisi için yıllar sonra “tamamen moral bozucu” nitelendirmesini yapmış. tabii dobralığını da korumuş ve müzikal rekabetten kaynaklanan ortaklaşa bir ahmaklığa imza attıklarını da itiraf etmiş. bir röportajında sarf ettiği şu sözler, içinde olumsuz bir duygu kalmadığını itiraf eder gibi: “bir gün bob’un müziğini açtım ve gözyaşlarına boğuldum. müzik bittiğinde içimde hiçbir düşmanlık kalmamıştı. bu durum hala devam ediyor. onu tamamen affettim.”