Güvercinler Yürürken Neden Kafalarını İleri Geri Sallar?
güvercin yürürken kafasını sürekli ileri geri sallıyor gibi görünür ama hareketi ağır çekimde izlediğinizde bambaşka bir şey ortaya çıkar: kuşun başı geriye gitmez. bir süre havada neredeyse çakılı kalır, gövdesi onun altından öne doğru ilerler; ardından başını yıldırım hızıyla ileri fırlatıp yeniden sabitler.
yani gördüğümüz hareket, basit bir yürüme alışkanlığı veya denge sağlama çabası değil. güvercin, çevresindeki görüntünün gözünde bulanıklaşmasını önlemek için kafasını parça parça ilerletiyor.
hareketin iki ayrı aşaması var. “tutma” aşamasında baş, gövde ilerlemesine rağmen dünyaya göre neredeyse aynı noktada kalıyor. böylece zemindeki yiyecekler, yaklaşan bir tehlike veya çevredeki diğer nesneler gözün önünde birkaç salise boyunca sabitleniyor. ardından “atılma” aşaması geliyor; baş hızla öne taşınıyor ve yeni bir noktada tekrar kilitleniyor.
1978’de yapılan deney bu hareketin dengeyle değil, görmeyle bağlantılı olduğunu oldukça acayip bir yöntemle gösterdi. araştırmacılar güvercinleri bir koşu bandında yürüttü. kuşların ayakları ve gövdeleri yürüme hareketi yaptığı halde odanın içinde ileri gitmedikleri için çevrelerindeki görüntü gözlerinde geriye doğru akmıyordu. bunun üzerine karakteristik kafa hareketi büyük ölçüde ortadan kalktı.
başka bir ifadeyle güvercini kafasını sallamaya zorlayan şey bacaklarının hareketi değil, çevrenin gözünün önünden kaymasıydı.
daha sonraki yüksek hızlı kamera çalışmaları da “tutma” aşamasında başın yalnızca öne ve arkaya değil, yukarı-aşağı hareket ve dönme bakımından da şaşırtıcı ölçüde sabit kaldığını gösterdi. küçücük kaymalar bile görme sistemine hata sinyali sağlayarak başın konumunu yeniden ayarlamasına yardım ediyor.
başın hızla öne atıldığı bölümün çevredeki nesnelerin uzaklığını anlamaya katkı sağlayabileceği de düşünülüyor. kuş yer değiştirirken yakındaki nesneler görüş alanında daha hızlı, uzaktakiler daha yavaş kayıyor. hareket paralaksı adı verilen bu fark, tek tek nesnelerin ne kadar uzakta olduğu konusunda ek bilgi verebiliyor.
bu davranış yalnızca güvercinlere özgü değil; tavuk, bıldırcın, balıkçıl ve bazı başka kuşlarda da benzer biçimleri görülüyor. fakat şehirde her gün gözümüzün önünde yürüyen güvercinler hareketi o kadar mekanik yapıyor ki kuş sanki kafasının içinde metronom taşıyormuş gibi görünüyor.
oysa güvercin kafasını anlamsızca ileri geri sallamıyor. dünyayı birkaç salise donduruyor, gövdesini kafasına yetiştiriyor ve görüntüyü yeniden sabitlemek için başını bir sonraki kareye atıyor. bizim komik bulduğumuz yürüyüş, kuşun kendi görüntü sabitleme sistemi.
kaynaklar:
https://journals.biologists.com/…ead-bobbing-in-the