Marvel'ın En Geveze Anti-Kahramanı Deadpool Ne Zaman ve Nasıl Ortaya Çıktı?

Bugün filmleri gişe rekorları kıran Deadpool, 90'ların başında o kadar da ümit vadetmeyen bir yan karakter olarak işe başlamıştı Marvel Comics'te...
Marvel'ın En Geveze Anti-Kahramanı Deadpool Ne Zaman ve Nasıl Ortaya Çıktı?

deadpool, 1991 yılında çizer rob liefeld ve yazar fabian nicieza tarafından yaratıldı. bitti son... tamam tamam... onu ilk defa the new mutants serisinin 98. sayısında görüyoruz.


kimse marvel'in küfürbaz haydosu sayılabilecek, geveze bir kiralık katilin milyonlarca insanın kalbini çelebileceğini tahmin etmiyordu. fakat 1990’ların başında çizgi roman sektörü büyük bir değişim geçiriyordu. okuyucular artık klasik, kusursuz kahramanlardan çok, daha karanlık, sert ve sorunlu karakterlere ilgi göstermeye başlamıştı. marvel da bu değişimi gördü ve uyum sağlamak için çabaladı.

Liefeld ve Fabian Nicieza.

işte bu dönemde çizer rob liefeld bu iş yeni bir paralı asker karakter tasarlamaya başladı. başlangıçta amacı öyle çok derin bir karakter yaratmak değildi. daha çok basit ama havalı görünen, silah kullanabilen belki de biraz ninja vari agresif bir anti-kahraman yapmak istiyordu.

yarattığı şeye bakan hemen hemen herkes oğlum bu deathstroke'un aynısı dedi. bu sohbetlerin üzerine rob liefeld onu bir parodi karakter olarak hayat verdi. ismi bile bir şakadan doğdu diyebiliriz, dc'nin karakteri slade wilson'dı, bu yüzden marvel versiyonuna wade wilson adını koydular.


daha sonra yazar fabian nicieza ile birlikte bu karakteri işlemeye başladılar. karakterin yaratılış hikayesini ise tam bir trajedi üzerine kurguladılar. wade wilson, ordudan atılmış bir özel kuvvetler askeriydi. hayatının aşkı vanessa ile tanışmışken, vücudunun her yerini saran kanser teşhisiyle yıkılır. ardından çaresiz kalan wade, kanserini tedavi etme vaadiyle gizli bir deney programına katılır. ona wolverine'in iyileşme faktörü enjekte edilir.

tabii deneyler sırasında enjekte edilen iyileşme faktörü aktifleşmesi yani bir çeşit mutasyona uğraması için wade'e inanılmaz işkenceler yaparlar. sonuç deney işe yarar. ancak vücudu zaten kanser hücreleriyle kaplı olduğu için, verilen iyileşme faktörü onu hem sürekli iyileştirir hem de kanseri durmadan yeniler. işte bu yüzdende cildi sanki yanmış gibi görünür.

ismine gelecek olursak

gardiyanlar ve mahkumlar laboratuvarda denekler için bahis yaparlar. yani hangi deneğin işkenceye dayanamayıp bir sonraki gün öleceği ve dead pool (ölüm çukuruna) boylayacağı üzerine bahis oynarlardı. tabii kazananımız wade, o mevcut ismi de bu şekilde alır ve sahneye çıkar.

espri yapması ve çok konuşması sadece bir karakter özelliği değildir aslında. çektiği onca acı ve travma dilene vurmuştur yani bu durumla başa çıkmak için kullandığı bir savunma mekanizması olmuştur. anlayacağını dünyayı s*kine takmayan kafası kırık birisidir. bundan dolayı ağlanacak haline gülen trajik kahramandır.

zamanla, bu değişik tavrıyla çizgi roman dünyasında ciddi bir popülerlik kazanmıştır. özellikle 2000’li yıllardan sonra karakterin mizahi yönü, şiddetle birleşen absürt tavrı ve sınır tanımayan anlatım tarzı onu hayranların favorilerinden biri haline dönüştürmüştür. birde sinema dünyasındaki karakteri canlandıran ryan reynolds, deadpool’un küresel bir fenomene dönüşmesinde büyük rol oynamıştır.

velhasıl kelam deadpool, sadece bir süper kahraman değildir, aynı zamanda çizgi roman dünyasının kurallarını sorgulayan, onları tiye alan ve kendi varlığını bile mizah konusu yapabilen benzersiz bir figürdür. onun ortaya çıkışı, popüler kültürde anti-kahraman kavramının nasıl evrildiğini ve farklılaşabileceğini gösteren en güçlü örneklerden biridir.

kaynak: 1 / 2