Serinin Bütün Oyunlarını 2-3 Kez Oynamış Birinden: Assassin's Creed Mirage İncelemesi

5 Ekim'de çıkan Yeni Assassin's Creed oyununu tecrübeli bir kalemden dinleyelim.
Serinin Bütün Oyunlarını 2-3 Kez Oynamış Birinden: Assassin's Creed Mirage İncelemesi

assassin's creed mirage... bir süredir detaylı bir inceleme yazayım istiyordum, anca vakit bulabildim. aşağıdaki yazı yer yer oynanış hakkında spoiler içerecektir, hikaye hakkında spoiler yoktur.

öncelikle, serinin bütün oyunlarını ortalama ikişer üçer defa dönem dönem oynamış birisiyim. her ac oyunun artı ve eksi yönleri mutlaka vardır, ben de kendimce ac mirage'da gözlemlediklerimi paylaşacağım.

oyunu hem hikaye hem haritadaki tüm görev ve kontratlar, her bölge 100% olacak şekilde bitirdim. toplam oynadığım saat 24, çok kısa.

oyun çıkmadan yaklaşık 1 ay once ac valhalla'yı tekrar oynayıp bitirmiş, şöyle bir hafıza tazelemiştim. genel olarak ac valhalla için fanların tepkisi, oyunun bir suikastçilik oyunundan neredeyse çıkıp ismiyle alakasız bir açık dünya oyununa dönüşmesi olmuştu. açıkçası her ne kadar eksikleri de olsa, benim için origins, odyssey ve valhalla çok güzel vakit geçirdiğim, hikayesini heyecanla takip ettiğim oyunlardı.

mirage'a dönüp bakıyorum şimdi, dümdüz bir oyun oynamışım

son 3 oyunda eklenen birçok mekanik kaldırılmış, köklere dönüyoruz, parkur ekliyoruz diyerek oyundaki çeşitlilik iyice azaltılmış. kimsenin oyundaki fazlalıklardan, ekstra etkinliklerden şikayeti yoktu aslında, şikayet edilen şey bu etkinliklere fazla odaklanıp suikastçilik temasından uzaklaşmış olmaktı.

önceki üç oyunda kıtalar, adalar, ülkeler, bölgelere ayrılmıştı harita ve görevler, bu oyunda ise tek bir tane bağdat şehri ve bunun mahalleleri var. haritayı ilk açtığımda kendi kendime 'başka bölgeler de vardır ya, ilerde açılır' demiştim halbuki.


silahlara ve zırhlara değinmek istiyorum mesela

ac origins'deki o bol çeşitli silah mekaniklerini bu kadar köreltmeleri hayret edilesi gerçekten. oyunda toplam 6-7 kılıç var o kadar, hiç o gear chestleri açasım gelmedi oynarken, ne çıkacağı belli çünkü içinden. bir de son 3 oyunda bir tane event npc'si vardı, reda isminde, kontrat yapıp bu arkadastan haftalık havalı eşyalar satın alırdık, bu da yok bu oyunda.

görevlere gelecek olursak, o kadar tekdüze ki yani...

su korunaklı korumalı yere git, sunu öldür, sunu cal. göreve baslamadan ne yapacağımı ezbere bilmek benim hoşuma gitmiyor.

order of the ancients sistemi epey bir değişmiş, eskisi gibi ufak ufak ipuçları bulup, alt rankdaki kişileri öldürüp baştaki kişiyi ortaya çıkartma hala bir nebze var, ama görev haritamsısını gören tüm arkadaşlar bana hak verecektir. bir de önceki oyunlarda order'ın başındakiler gerçekten mevki sahibi, tepesindeki kişi ise genelde oha dedirtecek kadar yüksek mevkide biri oluyordu. bu oyunda ise daha çok bağdat şehrinin mahallelerine çöken, buralarda sorunlar oluşturan minik mafyaları çökertiyor gibi hissettim.


çok fazla gereksiz yeni görev tipleri eklenmiş

mesela nadir kitap toplama, ödül olarak çok basit şeyler veriyor. keza engima denilen ipuçlarından hazine bulmaca, kıyafet boyası veriyor. yani sapsarı altın renkte haritamda gösteriyorsan bunları ödülleri de cezbedici olmalıydı.

hikayenin önceki hikayelerle bağlantısı yahut heyecan verici, ac lore'u ile alakalı, en ufak alakası yok, senaristler çok kötü bir iş yapmışlar.

skiller, yani yetenekler inanılmaz sadeleşmiş ac valhalla'ya kıyasla. bu daha mı doğru daha mı yanlış olmuş takdir sizlerin. ben çok daha detaylı bir skill tree'yi tercih ederdim.

token sistemi eklenmiş, buna benzer bir olay onceki oyunlarda da vardı. özetle tüccarlar, paralı askerler, müzisyenler ve alimlerden olusan npc'leri, kendi classlarına has tokenler ile bir yerlere sızmak için, bazı sandıkları açmak için yahut bazen de rüşvet vermek ve dikkat dağıtmak için kullanabiliyorsunuz. buraya kadar çok güzel geliyor kulağa, ama oyunu bitirdiğimde bir sürü fazla tokenim vardı ve ben bu npc'leri belki 1 kere falan kullandım görevleri yaparken. öyle süs gibi duruyorlar haritada bence.

güzel yanları yok mu?

elbette var, birazda onlardan bahsedip yazımı bitireyim:

bağdat çok güzel tasvir edilmiş. her yerde bir canlılık var. çöl ortamı ve sapsarı renkler bir süre sonra sıkıcı hale gelmeye başlıyor, fakat çevre tasarım olsun, sesler, arapça dialgolar, npc'ler olsun ben başarılı buldum.

yeni eklenen tool sistemi çok hoşuma gitti, suikastler, sızmalar için çeşitlilik veriyor bizlere.
bağdat ve o dönem hakkında gerçek bilgiler veren historical site alanları var. onlar da hoşuma gitti, keyifle okudum.

velhasıl, oynanır mı, oynanır elbette. fakat beklentiyi yüksek tutmamakta fayda var.