Adnan Oktar'ın Suç Örgütünün Korkunç Cinsel Sömürü Yöntemi: Turnike Seks Sistemi

Kedicikler diye dalga geçilen mevzunun ardında, bu suç örgütünün üyelerine yüzlerce/binlerce yıl ceza aldıran nice dramlar yatıyor.
Adnan Oktar'ın Suç Örgütünün Korkunç Cinsel Sömürü Yöntemi: Turnike Seks Sistemi

adnan oktar suç örgütünün cinsel sömürü sistemin adıdır turnike seks sistemi. buraya yazacağım bilgiler yıllar içinde bu örgütten ayrılan itirafçıların, şikayetçilerin ve örgüte karşı kurulan sosyal medya hesaplarının iddialarına dayanıyor. daha yakın dönem için ise hakan erol tarafından yazılan "turnike" isimli kitap ve genç ve başarılı avukat eser çömlekçioğlu'nun "yüzyılın davası" adlı, büyük ölçüde adnan oktar suç örgütü davasının iddianamesine ve tutanaklarına dayanılarak yazılan kitap bilgilerimi tazeledi, derinleştirdi.

aslında bu yazacaklarımın çoğunu adnan oktar 1999'da videoya alınan ve güle oynaya verdiği (fakat sonradan işkence altında verdiğini iddia ettiği) ifadesinde doğruluyor. benzer şekilde beyza bayraktar'ın da tüm bu turnike sistemini doğrulayan ifadesi var. o dönemki ifade ve itiraflar türkçedeki motor kelimesine yeni bir anlam kazandırmıştı. evet, motor kelimesinin bu kadını aşağılayan anlamı tamamen adnan oktar'ın bize bir hediyesidir.


turnike sistemi özünde bir kadın düşmanı olan adnan oktar'ın yıllarca kendisini reddeden kadınlardan intikam almak için kurduğu bir sistem aslında

ayrıca bu sistem onun sadece kadınlara değil, ağzının sularını akıta akıta, iç geçire geçire övdüğü yakışıklı erkeklere de erişimini sağlamıştır. adnan oktar'a göre kadın kısmi kibirli ve enaniyetlidir. o kibiri kırmak da ancak o kadını anal yolla terbiye etmekten geçer. yani anallı orallı ilişkiye dayanan turnike sistemi aslında bir nevi tebliğ ve terbiye sistemidir erkek müritler açısından. bu ağa düşürülmüş ve nihayetinde ikna edilmiş kadınlar için ise motivasyon dine hizmet etmek, ecir yapmaktır. öyle ya, mehdi talebelerinin harama girmeksizin (tabii haram nedir onu belirleyen de adnan oktar) tatmin olmalarına hizmet ediyorsun ve böylece dini bir hizmet yapmış oluyorsun.

turnike sisteminin başında kız getirme imamı olan bora yıldız bulunurdu

kendisi 10.152 yıl ceza alarak adnan oktar'dan sonra en çok ceza alan ikinci isim olmuştur. gariptir ki bora yıldız'ın son dönemlerde adnan oktar örgütünün hiçbir etkinliğinde fotoğrafları yoktur, yayınlara asla çıkmaz, sosyal medya kesinlikle kullanmaz. ağına düşüreceği kızların google/sosyal medya aramalarında çıkmaması için pamuklara sarılıp sarmalanmıştır. bora yıldız avm'lerdeki sahte ofisini kullanarak güzel kız peşindedir. kızlara güven vermek için örgütten dolunay tezin (44 yıl hapis) diye bir de yardımcısı vardır. reklam/mankenlik ajansı ya da yapım şirketi görünümündeki bu şirket aracılığıyla avm'lerde vs. güzel kızlara ulaşılır ve görüşme ayarlanır. ünlü olacağını düşünen bu kızlara görüşme çıkışında gidecekleri yere bora bey'in de gitmek üzere olduğu söylenir ve kendilerini bırakması teklif edilir. böylece bir yakınlaşma doğar ve kız bu hem zengin, hem yakışıklı(??), hem de muhafazakar bora bey'le sevgili olmanın heyecanıyla evlilik hayallerine başlar. sonrasını aşağılarda anlatacağım.


kız getirmeden sorumlu ekibin iki numarası ender daban (382 yıl)

bu arkadaş bora yıldız'ın aksine yayınlarda bol bol görünür, etkinlerde vardır ama sosyal medya kullanmamaktadır (sosyal medyayı nasıl terörize eden bir grup olduklarını düşündüğünüzde bu ilginç aslında). benzer şekilde onun da asistanı vardır örgütten: merve bozyiğit (önce etkin pişman oldu, sonra örgüt baskısıyla ifadesini geri aldı ve kayıplara karıştı, hala firari). hikayenin geri kalan kısmı aynı. kızları iş adamı ayağına kendine aşık et ve....


bu ikisiyle iş bitmiyor. örgütte yaşları 20'den 50'ye birçok erkek, kız getirmekten sorumlu ve hatta bu konuda bir yarış içindeler

özellikle genç ve yakışıklı grup göz önünde. bu gruptaki her erkeğin iki instagram hesabı var. bir hesaptan örgütle ilgili paylaşımlar ve ayrılanlara karalama faaliyetleri yaparken, diğer hesapta örgüte dair ipucu vermemeye özen göstererek zengin yaşamlarını sergiliyorlar. evet, cidden hepsinin iki insta hesabı, hep bu formül üzerinden... (örnek olarak 224 yıl ceza alan hakan kurtul'un iki hesabını incelerseniz demek istediğimi daha net anlarsınız: hesap 1 ve hesap 2. bu gruptaki erkekler de orada burada, avm'lerde, sokakta, internette falan kızları kendilerine aşık edip evlenme hayalleri kurduruyorlar. bunu yaparken de aynı kıyafetleri, saatleri, arabaları, evleri paylaşıp kendilerinin gibi gösteriyorlar. bu gruptakilerin çoğu 400 yıla varan cezalar aldılar.

gelelim sisteme

kız ve oğlan sevgili ama tabii erkek muhafazakar; o yüzden evlenmeden cinsel birliktelik olamıyor. fakat oğlan anal ve oral yapmayı teklif ediyor (evlenmeden vajinal ilişkiye girip sevdiğini kirletmeyecek güya). anal/oral ilişkinin serbestiyesi adnan oktar'ın verdiği fetvadan geliyor. ona göre bunlar sindirim organı olduğu için (yani cinsel organ olmadıkları için) bu ilişkiler harama girmiyor. (adnan oktar, kuran müslümanlığı diye bir şey uydurmuştur. bir şey sadece kuran'da yazıyorsa gerçektir ama ne hikmetse kendisinin mehdilik alametleri kurandan değil, uydurduğu hadislerden gelir. ilk bakışta oldukça masum gibi görünen kavram aslında çok tehlikeli çünkü böylece takipçilerini her şeye ikna edebiliyor. dönelim konumuza. bu anal/oral ilişkiyle taze sevgililer arasında bir cinsellik başlıyor ve bir gün ne tesadüf ki ilişki esnasında çocuğun bir "kuzeni/arkadaşı" odaya dalıyor yanlışlıkla. artık o noktadan konu nasıl oralara geliyor bilemiyorum ama kıza arkadaşlarıyla da birlikte olmasını önermeye ve dayatmaya başlıyor. "ben seni çok seviyorum, seninle evlenmek istiyorum ama sen çok tecrübesizsin, senin tecrübe kazanman lazım, yoksa evlilikte mutlu olamayız." evet, çok saçma. hangi kız kabul eder ki? ama öyle olmuyor. sırılsıklam aşık bir kız, karşısında evleneceği adam ve onun ne kadar mantıksız da olsa böyle bir isteği... bir süre sonra direnci kırılıyor ve bir derken, iki derken kendisini onlarca kişiyle ilişkiye girmiş, grup seksler yapmış şekilde buluyor. bu esnada aşık olduğu çocuk giderek kızdan uzaklaşıyor ve kız resmen bütün erkek örgüt üyelerine peşkeş çekiliyor. e hala ne duruyor diyebilirsiniz de o kadar çamura battıktan sonra insanın kendine ne saygısı, ne güveni kalır. o kirlilik hissi, üzerine tehditler, görüntüler, şantajlar... çıkış yolu kalmıyor. çıksa ne olacak? o yaşadıkları peşini bırakmayacak... o turnikede hizmet verilecek, yakışıklı örgüt üyeleriyle başladığı ilişki serüveni 50+ bir sürü üyeyle devam edecek. seçme hakkı da olamayacak. adnan oktar başarmış olacak, gerçekten de varsa bir kibri, enaniyeti ondan eser kalmayacak.


ve devreye adnan oktar girer

kıza kurtuluşun yolu gösterilir. adnan oktar'ın karşısına çıkarılacaktır ve o isterse onu kurtaracaktır. ama oktar'ın bir şartı vardır. kız donsuz sunulacaktır. bir de donla mı uğraşsın koskoca mehdi? kız oktar'ın karşısına çıkarılır, önündeki 300 kiloluk fıtığı yüzünden cinsel fonksiyonları seneler önce bitmiş, ama cinsel sapkınlığı giderek artan oktar kızı parmaklar ve "sende imanı gördüm" diyerek kıza isterse sadece kendisinin olabileceğini söyler. alternatifi onlarca erkeğe aralıksız hizmet vermek olan kız tabii ki bunu kabul eder ve artık turnikede değil, kız kardeşler grubundadır. oysa bir çile biterken yenisi başlamıştır. artık adnan oktar'ın işkencelerine, hakaretlerine, cinsel istismarına, dayaklarına maruz kalacak, onu kızdırdığında kaşı ve saçı kazanacaktır. kölelik hayatı başlamıştır. bazen bir kıza çok sinirlendiğinde götürün bunu, üzerinden 20 kişi geçsin diye emir verir ve bu gerçekten yaşanır. onun kadın terbiye yöntemi budur.

turnike'de ilişkiler hep şahitli olur. vajinal ilişkiye girilmediğinden emin olunması lazımdır çünkü geçmişte bu ilişkilerden çocuklar olmuş ve adnan oktar bunu kesinlikle önlemek istemektedir. ona göre müritleri tüm ilgi ve sevgilerini adnan oktar'a yöneltmelidirler ve devreye çocukların girmek bu açıdan tehlikelidir (cemaatin ilk zamanlarında doğan çocuklar annelerinden alınmış ya anneanne ve babaannelere gönderilmiş ya da diğer örgüt üyelerince yetiştirilmiştir. öyle ki operasyon sonrası bazı kadın müritler mahkemede/cezaevinde karşılarına çıkan kendi yetişkin evlatlarını tanımamışlardır). 2018'deki operasyon öncesi dönemde örgütten ayrılanlar için yapılan paylaşımlara bakarsanız da grup seksin çok sıradan bir şey olduğunu görürsünüz. beynini mehdiyetle yemiş oktar babuna'nın (184 yıl) ayrılanlardan birine yazdığı paylaşımları hatırlıyorum: "kız kardeşin dondurmaya bayılır. sor bir, hatırlar belki bir gece 7 kişiydik. hepimizin dondurmasını en iştahlı yalayan oydu." ya da operasyon sırasında polisi vurarak 149 yıl ceza alan mert suçu'nun örgütten ayrılan birine karşı yaptığı bir instagram paylaşımı hala duruyor: "... şu kız kardeşini göndersene banyoda çitilemeyi özledim ya yavrucağızı :p :p" 


yine müritlerden kartal göktan (275 yıl), bülent sezgin (199 yıl) ve nispeten daha yeni olan oğuzhan sevinç (296 yıl) arasında geçen bir ses kaydında 1993-1994 yıllarında nasıl bir anda seks tarikatına döndükleri kendi ağızlarından anlatılıyor. işte böyle bir dini örgüt... işi gücü seks, güzellik, dekolte, yakışıklılık vs. olan mehdi ve hayatını onun tatminine ziyan etmiş talebeleri... o ses kaydı:


biliyorum, birçoğunuz bu kızların mağduriyetine inanmıyorsunuz 

ve "zenginlik varken iyiydi; para için, lüks için oradaydılar, adam tutuklanınca zorla tutuluyorduk diyorlar" şeklinde düşünüyorsunuz ama arka plan öyle değil. elbette sempatizanlardan, çocuklarını küçüklükten itibaren bu yolda yetiştirmiş ve bir yaşa gelince elleriyle örgüte teslim etmiş olanlar var. bunları bir yana bırakıyorum. fakat diğerlerinin çoğu tuzakla, ne olup bittiğini anlamadan kendisini bunun içinde bulmuş. 

ben o kızları 4'e ayırıyorum:

1. tehditle, baskıyla içeride kalanlar: bunun için illa silah gerekmiyor ama işin içinde silah da var. tek başına aileleriyle görüşemiyorlar, hep yanlarında bir nöbetçi. canlı yayınlar 20 saniye geç veriliyor ekrana, olur da bir şey derler diye. seks görüntüleri, kasetler vs. ama hepsini geçtim, bunlar olmasaydı bile ayrılanlara yapılanları gören biri nasıl çıkabilir? kendinden geçer insan, ailesine yapılabileceklerden korkar. en basitinden manken ebru şimşek'in başına gelenlere bakan bile asla çıkmayı düşünemez. herkes ebru şimşek gibi yurt dışına da kaçamaz ki.

bu gruptaki kızların çoğu zaten ilk fırsatta itirafçı oldu ve örgütten tamamen koptu. örgüt için en zayıf halka bunlardı ve öyle de oldu.

2. ciddi ciddi mehdiyete hizmet ettiğini düşünenler: en saçma bulduklarım bunlar. her pisliğin şahidiler, dayaklar yemişler, aşağılanmışlar ama bunlara katlanarak büyük bir sevap işlediklerini, çünkü mehdi talebesi olduklarını sanıyorlar. bu gruba allah akıl fikir versin. bazısının kopuşlar yaşamaya başladığını gözlemliyorum ama diğerleri hala aynı tas, aynı hamam. her biri 4.5 yıl ceza aldı örgüt üyeliğinden. yargıtay aşamasından sonra yeniden içeri girecek çoğu.

3. neyin ne olduğunu bilip oktar'ın pisliklerine ortak olmuş olanlar: bunlar örgüt içinde bacılığa yükselmeye göz koymuş ve bu uğurda oktar'ı memnun etmek için her türlü pisliği yapmaya hazır, artık kötüleşmiş grup. aralarında oktar'a yaşı küçük kız çocuğunu hazırlayıp sunan mı ararsınız, oktar istedi diye kız çocuğunu lezbiyen ilişkiye zorlayan mı (çoğunuzun yakından tanıdığı bir kedicik bundan 96 yıl ceza aldı)...

4. gerçekten de turnike sisteminden habersiz olanlar: örgüte her kadın bu yolla girmiyor. bir kısmı ailesinin servetini, kendi kazancını, entellektüel birikimini senelerce örgüte hizmete adarken cidden geri planda yaşananlardan habersiz kalıyor. o nedenle de bir anda duydukları bu iddiaları kabullenemiyorlar.


tüm bunlar iddia diyebilirsiniz ki ben de zaten iddia olduğunu söyleyerek girdim 

ama unutmayın ki bunlar, yüzlerce/binlerce yıl cezalara çarptırıldılar ve başta da dediğim gibi, oktar'ın 1999'da kendi itirafı bile vardı videoya kayıtlı. kedicik diyerek makaraya vurduğumuz konunun ardında aslında çok büyük dramlar yatıyor. 40 yıl boyu nice hayatı ziyan etmiş, aileler dağıtmış bir iblis, ankara havalarında kucak dansı yaptırıyor diye insanlara sempatik gelebiliyor. oysa biraz derin bakabilseydik belki de çok fazla genç kızın hayatı kurtulmuş olacaktı...