TARİH 4 Eylül 2026
262 OKUNMA     2 PAYLAŞIM

2. Mahmut, Neden Sanıldığı Kadar Yenilikçi ve İlerici Bir Padişah Değildi?

Yaklaşık 31 yıl (1808-1839) hüküm süren ve genelde reformcu addedilen II. Mahmut (Mahmud) hakkında biraz ezber bozan ve kişisel yorumlar içeren bir yazıyı beğeninize sunuyoruz.

ikinci mahmut... reformcu, ıslahatçı ve vizyoner bir padişah olmasına rağmen bürokrasi ve askeriyede bektaşiliği tasfiye edip yerine gerici nakşibendîliği getirerek yüzyılın hatasını yapmış osmanlı padişahı. bugün bile ülkemizde yaşanan çoğu sorunun temelinde iki asır önce yapılmış bu kritik hata vardır.

ayrıca 2.mahmut’un asıl amacı "ilerici" veya "gerici" bir toplum yaratmaktan ziyade, merkeziyetçi bir devlet kurmaktı. çünkü ii. mahmud’un reformculuğu bugünkü anlamda “özgürlükçü, çoğulcu, seküler reformculuk” değildi. onun reformculuğu daha çok şuydu: merkezî devleti güçlendirmek, yeniçeri gibi özerk güç odaklarını ezmek, orduyu modernleştirmek ve toplumu devletin kontrol edebileceği hale getirmek... bu yüzden bektaşiliğe saldırması, “modernleşme ile çelişiyor” gibi görünse de ii. mahmud’un mantığı içinde gayet tutarlıydı.

bektaşilik, osmanlı’da özellikle yeniçeri ocağı ile çok güçlü biçimde özdeşleşmişti. ii. mahmud 1826’da yeniçeri ocağı’nı kaldırınca sadece askerî bir kurumu değil, onun sosyal-dinî çevresini de tasfiye etmek istedi. bu yüzden bektaşi tekkeleri kapatıldı, mallarına el kondu, bazı şeyh ve dervişler sürgün edildi; bazı tekkeler cami, medrese veya mektebe çevrildi, bazıları da nakşibendîlere verildi.

buradaki mesele şuydu: yeniçeriyi yıkıp bektaşi ağını olduğu gibi bırakırsan, eski düzenin sembolik ve toplumsal damarını canlı bırakmış olursun. ii. mahmud bunu istemedi. devlet açısından bektaşilik artık sadece bir tarikat değil, “yeniçeri muhalefetinin manevi arka bahçesi” gibi görülüyordu.

nakşibendiliğin seçilme sebebi de tam burada. nakşibendilik, özellikle o dönemdeki hâlidî koluyla, daha sünni-ortodoks, şeriat vurgusu güçlü, disiplinli ve medrese/ulema dünyasına yakın bir yapı olarak görülüyordu. devlet için bu daha güvenliydi.

ayrıca bektaşiliğin yerine koyabileceği; mevlevîlik, halvetîlik, rufâîlik gibi nakşibendîliğe göre görece daha ılımlı ve batı medeniyetine entegre olabilecek alternatifleri varken sırf sünnî ulemayı üzmemek ve devlette heterodoksi tekrardan güçlenmesin diye gerici ve katı nakşibendîliği devlete entegre ederek derdinin "modern" ve "ileri" bir toplum yaratmamak olduğu da aşikardır.

işte bu yapısal hata yüzünden ii. mahmud; büyük petro veya imparator meiji gibi toplumu ve idareyi kökten dönüştürücü reformcularla kıyaslanamaz. çünkü petro ve meiji, reformlarını kalıcı hale getirmek için karşılarına geleneksel dini yapıyı, feodal aristokrasiyi ve köhnemiş bürokrasiyi tamamen alarak yeni bir elit sınıfı yaratmışlardı. ii. mahmud ise idari alanda radikal adımlar atarken, toplumsal sahada "ne şiş yansın ne kebap" mantığıyla hareket etmiş; yeniçeri elitinin yerine nakşibendî elitini ikame ederek bu toplumun geleceğine en büyük prangayı vurmuştur.