İŞ HAYATI 15 Eylül 2026
324 OKUNMA     2 PAYLAŞIM

Bir Erkek Neleri Yaparsa Çevresi Tarafından Saygı Görülen Biri Olabilir?

İnsanların size saygı duymasını istiyor ancak yeteri kadar başaramıyorsanız burayı bir okumak isteyebilirsiniz.

bir erkek olarak kimsenin zorla size saygı duymasını sağlayamazsınız. birçok kişi saygının kazanıldığını bilir fakat kaybedileceğini bilmez.

saygı duyulma tamamen otorite, işe yarama ve liderlikle ilişkilidir. dikkat edin “işe yarama” diyorum, yardımcı olmak demiyorum. çünkü yardımcı olmak o an için karşı tarafta minnet hissi oluşturur fakat anlıktır. kalıcı saygı duymasını sağlamaz. ilerleyen süreçte sizi muhtemelen gözden çıkartacaklardır.

bir erkek her zaman değer yaratabilmelidir ve bu değer insanların işine yarıyorsa saygı görürsünüz. bedavadan yardım ediyorsunuz diye kimse size saygı duymaz. işleri bittiği anda gözden çıkartılırsınız.

özellikle insanların yaptığınız jestlerinizi bedava dağıtmamanız ve jest olduğunu da iyi anlamalarını sağlamanız gerekir. “her işe koşarsam göze girerim”. bu, büyük hatadır. hatta baltazar gracian kurnazlık sanatı kitabında “mükemmel şeyler suistimal edilir” der. "kimsenin işine yaramak kadar yaramamak da büyük talihsizliktir. meşale ne kadar parlaksa kendisini o kadar çok tüketir, ömrü o kadar az olur. gerçek itibar için kişi kendini hint kumaşı yapmalıdır." yani işimizde en iyi olmalı fakat bunu dengeli sunmalıyız. hevesli şekilde sergilememeliyiz.

daha fazla takdirin yolu kendini daha az göstermektir. aksi halde insanlar sizin için "zaten yapar o, işi değil mi?" diye bakarlar ve jest olduğunu anlamazlar.

iş hayatında yöneticiyseniz belki daha az kişiye bağımlısınızdır, daha az eyvallahınız olur ama daha alttaysanız her kartınızı açık oynamamanız gerekir. o zaman saygı görürsünüz. mesele her zaman işinize yarayacak yetkiye sahip kişileri kullanabilmelisiniz. yani alttakiler size zaten iyi kötü muhtaç olduğu için zaten saygı gösterirler çünkü lider sizsinizdir.

robert greene’in burada çok net görüşleri vardır. makyevelist olun der. örneğin iktidar kitabında 11. yasası “insanları kendinize bağımlı kılmayı” öğrenmektir. onlara asla he şeyi öğretmeyin size bağımlı kalsınlar önerisini verir.

aslında durumu da şöyle özetler: ...insanları zorlamadan, gönüllü olarak arzularınızı yerine getirmesini sağlamak temel amaçtır. bunun yolu da bağımlılık ilişkisidir. sizin yerinizi alacak birini eğitmek zor olmalıdır. böylece kontrol size geçer.

greene’e göre yapılan bir hata da kişinin tamamen bağımsız olmasıdır. güç insanlar arasındaki ilişkiyle sağlanır. size duydukları ihtiyaç sizi özgür bırakır. eğer bağımsız olursanız gücü de kaybedersiniz.

hatta kral ve astrolog üzerine bir anekdot anlatır: ...astrolog saray hanımefendisinin öleceğini söyler ve ölür. bir şekilde kadının ölümünde astroloğu sorumlu tutar, kendisini tehdit altında hisseder ve onu öldürtmeye karar verir. huzuruna getirtir. askerlerine gizlice öldürme işareti vermeden önce kendisinin kaderini sorar. astrologda sizden 3 gün önce öleceğim der. kral da astroloğun yaşamasına izin verip, ömrü boyunca onu el üstünde tutar.

burada illa üstün yeteneklere değil, karşı tarafın sizden başka birinin o işi yapamayacağına inanması gerekir. üstünüzdeki kişilerin sizi sevmesi de gerekmez. size kızabilir veya korkabilirler ama makyavel’in de dediği gibi “korkulmak sevilmekten daha iyidir.” korku kontrol edilebilir, sevgiyse edilemez. sevgi ve dostluk sinsi ve değişebilir niteliktedir. güvensizdir. sizin sevginizi kaybetmeyi göze alabilirler fakat sizin yararınızdan doğacak kayıptan korkmayı tercih etmeyeceklerdir.

baltazar gracian da "ümidi canlı tutmak asla tatmin etmemektedir." demiştir. ileri seviyede kontrolü ele alabilir ve tekelleşebilirsiniz fakat bu da başka insanların size karşı birleşmesine neden olabilir. bu nedenle size bağımlı olmaları gizli olarak her şeyi kontrol etmenizi sağlar. greene'in "yasa 13'ü de" bununla ilişkilidir: "yardım istediğinizde insanların çıkarlarına hizmet edin, merhamet ve minnettarlıklarını değil" der. hiç kimse geçmişte o kişiye nasıl yardımcı olduğunu hatırlamaz. insanlar nankördür. bir ricada bulunduğunuzda onun da yararına dokunacak bir şey bulun. kendi arzularınız içinde sıkışmayın ve niyetinizi belli etmeyin. büyük amaçlar yerine karşı tarafın küçük çıkarlarına hizmet edin.

robert greene şöyle ekler: gücü kazanmadaki her adımda diğer insanların zihnine girecek, ihtiyaçlarını ve çıkarlarını görmenizi, gerçeği gizleyen kendi duygularınızın perdesinden kurtulmanızı sağlayacak yolu düşünmede kendinizi eğitmelisiniz.

son olarak iktidar kitabında; yasa 15 düşmanlarınızı ezin tavsiyesini de verir. yasa 19’da ise kiminle dans ettiğinizi iyi bilin der.

saygı duyulmak için düşmanınızı ezin maddesini hep sevmişimdir. benzerini makyavel de söylerdi. bunu yapmazsanız düşmanlarınız sinmiş görünürler fakat sadece güçlenmeleri için zaman kazandırmış olursunuz. tek barış yolu düşmanlarınızın tamamen ortadan kalkmasıdır.

ilgili yayının podcastine de youtube'dan şuradan ulaşabilirsiniz.