YEME İÇME 7 Ağustos 2026
262 OKUNMA     6 PAYLAŞIM

Bir Şarap Uzmanından: Market veya Tekellerde Bulabileceğiniz En İyi Yerli Şaraplar

Ulaşabileceğiniz mesafe ve fiyattaki en iyi yerli şaraplar, şarap seçerken dikkat etmeniz gerekenler, şarap kadehlerinin birbirinden farkları... Şarap işinde derinleşmek isteyenler için mükemmel bir liste.

şarap, 'en iyi on şarap' listeleriyle öğrenilmiyor. bir süre sonra fark ediyorsunuz ki aslında şarap seçmiyorsunuz; üzüm seçiyorsunuz:

öküzgözü’nü seviyorsanız, üreticisi değişse de o canlı kırmızı meyve karakterini yine arıyorsunuz.

narince seviyorsanız, o zarif asiditeyi başka bir etikette de tanıyorsunuz.

kalecik karası’nı seviyorsanız, kadehe daha gelmeden hafifliği ve kırmızı meyve aromaları sizi kendine çekiyor.

işte o yüzden bu listeyi 'şu markayı alın' diye değil, 'neden alınır' diye hazırlıyorum. yalnızca kendi beğendiklerimi değil, yıllardır kalitesini koruyan, üzümünü doğru anlatan ve fiyatının hakkını veren türk üreticilerini yazacağım.

şunu da baştan söyleyeyim: bazı şaraplar binlerce lira olabilir ama aynı keyfi yarı fiyatına veren başka bir şarap varsa benim için daha değerlidir.

bir diğer konu da şu, yerli üreticiler son on beş yılda inanılmaz yol aldı. artık sadece uluslararası üzümlerle değil; kalecik karası, narince, emir, öküzgözü, boğazkere, çalkarası ve hasandede gibi bu coğrafyanın kendi üzümleriyle de dünya standartlarında işler çıkarıyorlar.
ben de bu seride büyük üreticilerle birlikte urla, vinkara, chamlija, corvus, suvla, sevilen, kayra ve 7 bilgeler gibi farklı karakterleri olan üreticilere de yer vereceğim.

1. kırmızıyla başlayalım

urla tempus 5 yıldız

üzümler; merlot, cabernet sauvignon, cabernet franc, syrah, petit verdot

tempus bana göre türkiye’nin en başarılı bordeaux esintili kupajlarından biri. dolgun gövdeli.
kadifemsi ama güçlü tanenli. asiditesi çok dengeli olduğu için yoğunluğuna rağmen yorucu değil. ilk yudumda siyah frenk üzümü, mürdüm eriği ve karadut geliyor. biraz beklediğinizde kakao, tütün, vanilya ve hafif sedir ağacı notaları beliriyor. iyi bir tempus, kadehte zaman geçirdikçe konuşmaya başlıyor. acele içilecek şarap değil, mühürlü bir mektup gibi. mühürlenmiş dana antrikot, kuzu sırtı, uzun dinlendirilmiş sert peynirlerle iyi gider.

kavaklıdere prestige öküzgözü & boğazkere 5 yıldız

bu iki üzüm birbirini yıllardır tamamlıyor. öküzgözü meyveyi getiriyor,
boğazkere ise omurgayı. sonuçta ortaya güçlü ama dengeli bir karakter çıkıyor.
kırmızı ve siyah meyveler, karabiber, hafif deri ve baharat notaları belirgin. dolgun gövdeli.
belirgin tanenli. uzun bitişli. ileride yıllandırılabilecek şaraplardan biri.

kayra vintage öküzgözü 4 yıldız

öküzgözü’nün ne kadar zarif olabileceğini gösteren şaraplardan. karadut, vişne ve hafif baharat aromaları ön planda. orta gövdeli. canlı asiditeli. yumuşak içimli. ilk kez öküzgözü deneyecek biri için çok doğru bir başlangıç. ızgara köfteyle bile mutlu olur. her güzel şarabın yanında saatlerce pişmiş et olmak zorunda değil.

doluca dlc kalecik karası 4 yıldız

kalecik karası’nın daha modern yorumlarından. kırmızı kiraz, çilek, hafif vanilya ve ince baharat karakteri taşıyor. orta gövdeli. dengeli asiditeli. kadifemsi tanenli. şaraba yeni başlayanların rahatlıkla seveceği kırmızılardan. ne fazla iddialı ne de sıradan. tam kararında.

1.1. bunlar market rafında her zaman karşınıza çıkmayabilir ama bulduğunuzda aklınızın bir köşesine yazmanız gereken şaraplar

biraz klasiklerden başladım. şimdi ise işi biraz daha ileri taşıyalım yani.

corvus blend 4 5 yıldız

bozcaada’nın rüzgârını gerçekten kadehe taşıyabilen şaraplardan biri. cabernet sauvignon, merlot, cabernet franc ve karasakız’ın uyumuyla hazırlanıyor. dolgun gövdeli ama gücünü kaba kuvvetten değil, dengeden alıyor. siyah meyvelerin ardından hafif kakao, baharat ve ada otlarını andıran aromalar geliyor. bence en güzel eşleşmesi kuzu incik ya da odun ateşinde pişmiş dana kaburga. bazı şaraplar yemek ister. bazıları ise masada uzun bir sohbet.
bu ikisini de ister.

chamlija felix culpa 5 yıldız

türkiye’nin son yıllarda adından en çok söz ettiren üreticilerinden biri chamlija. felix culpa ise ilk yudumdan çok ikinci ve üçüncü yudumda kendini anlatan şaraplardan. yoğun meyve yerine daha çok toprak, baharat, koyu meyve ve meşe dokunuşları hissediliyor. dolgun gövdeli olmasına rağmen şaşırtıcı derecede zarif. ben olsam bunu güzel bir akşam yemeği için saklarım, televizyon karşısında açılacak şarap değil.

7 bilgeler anaxagoras 5x5 yıldız

ismini filozof anaksagoras’tan alan bu şarap da karakteriyle isminin hakkını veriyor. cabernet sauvignon ağırlıklı kupajı sayesinde güçlü bir omurgaya sahip. siyah kiraz, cassis, karabiber ve vanilya aromaları zamanla deri ve tütün notalarına dönüşüyor. birkaç yıl dinlendirmeye de çok uygun. iyi bir biftekle harika olur ama bence en güzel eşleşmesi sessizlik. bazı şaraplar konuşurken değil, susarken daha güzel.

suvla boğazkere 4 yıldız

boğazkere çoğu zaman sert bir üzüm olarak anlatılır. haklılar. ama doğru işlendiğinde o sertlik yerini güçlü bir karaktere bırakıyor. suvla’nın yorumu tam da böyle. belirgin tanenli, dolgun gövdeli ve uzun bitişli. karadut, kuru erik ve karabiber karakteri ön planda. yanına ağır et yemekleri çok yakışıyor ama eski kaşarla bile çok keyifli.

diren collection öküzgözü boğazkere 4 yıldız

tokat bağlarının karakterini en iyi anlatan şaraplardan biri. öküzgözü meyvemsiliği getirirken boğazkere yapıyı kuruyor. ortaya ne çok sert ne de fazla yumuşak, dengeli, samimi ve güven veren bir kırmızı çıkıyor. vişne, karadut ve hafif baharat aromalarıyla özellikle mangalda pişmiş kırmızı etlerin yanında çok başarılı. fiyatını düşündüğümde ise türkiye’nin en başarılı f/p şaraplarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

şarabın güzel tarafı şu; aynı üzümü beş farklı üreticiye verin, beş farklı hikâye anlatırlar.
işte bu yüzden ben artık markaya değil, hikâyeye para ödüyorum.

2. beyaz şarap

beyaz şarap, çoğu kişinin şaraba ilk giriş kapısıdır. bende de öyle oldu... çünkü daha kolay içilir. ama kolay içiliyor olması, basit olduğu anlamına gelmez. iyi bir beyaz şarap bazen bir kırmızı kadar derin olabilir. hatta bazıları yıllandırıldıkça bambaşka bir karakter kazanır. türkiye’nin beyaz şarap tarafında en güçlü olduğu yer ise kendi üzümleri. özellikle narince ve emir.

kavaklıdere côtes d’avanos narince 5 yıldız

narince, türkiye’nin en asil beyaz üzümlerinden biri. adını boşuna almıyor.
zarif, dengeli ve sakin bir karakteri var. côtes d’avanos narince, beyaz çiçekler, narenciye, elma ve hafif tropikal meyve aromaları taşıyor. orta gövdeli, canlı asiditeli ve ferah bir beyaz
ama sadece yaz akşamlarının şarabı değil. doğru servis edildiğinde balık, deniz ürünleri, tavuk ve hafif soslu makarnalarla çok güzel eşleşiyor. narince seven insanın damak zevki genelde zarafetten yanadır, benim de bu yüzden ilk tercihimdir...

diren collection narince 4 yıldız

tokat’ın narince yorumlarından biri. daha meyvemsi, daha yuvarlak ve kolay içimli bir karakter gösteriyor. armut, ayva, beyaz şeftali ve narenciye notaları belirgin. orta gövdeli, dengeli asiditeli. beyaz şaraba yeni başlayan ama aromalı ve yumuşak içimli bir şey arayanlar için çok iyi bir seçenek. soğuk bir akşamüstü, peynir tabağı ve güzel bir sohbetle çok yakışır.

kavaklıdere côtes d’avanos emir 5x5 yıldız

emir, kapadokya’nın bize verdiği en özel üzümlerden biri. volkanik topraklarda yetişen bu üzümün karakterinde kendine özgü bir minerallik hissediliyor. hafif orta gövdeli, canlı asiditeli ve çok ferah bir şarap. yeşil elma, limon kabuğu, beyaz çiçek ve hafif mineral dokunuşlar hissediliyor. istiridye, deniz mahsulleri, keçi peyniri ve yaz sofraları için harika.
bazen bir şarabın güzelliği güçlü olmasında değil, ne kadar temiz hissettirdiğindedir.
emir tam olarak böyle bir üzüm.

sevilen isabey sauvignon blanc 4 yıldız

sauvignon blanc sevenler için daha tanıdık bir karakter. canlı asiditesi, narenciye aromaları ve tropikal meyve dokunuşlarıyla oldukça ferah. greyfurt, lime, yeşil elma ve hafif otsu aromalar ön planda. hafif orta gövdeli. özellikle sıcak havalarda çok keyifli. keçi peyniri, salatalar, deniz ürünleri ve hafif başlangıçlarla güzel gider.

suvla kınalı yapıncak 4 yıldız

kınalı yapıncak adını sevdiğim canım üzüm... türkiye’nin eski ve değerli beyaz üzüm çeşitlerinden biri. çok gösterişli değil ama karakterli. narenciye, elma ve hafif çiçeksi aromalarla daha sakin bir profil çiziyor. canlı asiditesi sayesinde ferah içimli. ağır yemeklerden çok, uzun süren yaz sofralarına yakışıyor. bazen en güzel şarap, masada kimsenin önüne geçmeyendir.

beyaz şaraplarda benim en sevdiğim taraf şu, kırmızı şarap çoğu zaman size kendini anlatır.
beyaz şarap ise biraz yaklaşmanızı ister. biraz bekleyince açılır. biraz dikkat edince konuşur.

3. rose şaraplar

rose şarap biraz yanlış anlaşılır ama benim en sevdiğimdir hep... çoğu kişi onu “kırmızı sevmeyenlerin şarabı” gibi görür. oysa iyi bir rose, kendi başına bir karakterdir. ne kırmızının hafifletilmiş hâlidir ne de beyazın renklisi. üzüm kabuğuyla temas süresi, üretim tekniği ve üzümün kendisi onun bütün karakterini belirler.

bir de sık karıştırılan konu var: rose ve blush aynı şey değildir

rose, genellikle kırmızı üzümlerin kontrollü kabuk temasıyla daha fazla karakter kazandığı, daha kuru ve gastronomik bir tarza sahip olabilir.

blush ise genellikle daha kısa kabuk temasıyla üretilen, daha açık renkli, daha meyvemsi ve daha kolay içimli bir tarzdır.

ikisi de güzeldir, sadece beklentiyi bilmek gerekir.

urla serendias rose 5 yıldız

urla’nın zarif işlerinden biri. pinot noir ve kalecik karası’nın birleşimiyle hazırlanıyor.
iki üzümün de zarafetini taşıyor. çilek, ahududu, nar ve kırmızı meyve aromaları ön planda.
hafif orta gövdeli, canlı asiditeli ve oldukça dengeli. şekerli rose sevenlerden ziyade kuru ve rafine rose sevenlerin hoşuna gidecek bir tarz. ege mezeleri, keçi peyniri, somon ve hafif makarnalarla çok güzel eşleşir. bir yaz akşamında gün batımına en çok yakışan şaraplardan biri.

kavaklıdere egeo rose 4 yıldız

kalecik karası’nın zarif tarafını gösteren örneklerden. kırmızı meyve aromaları, çilek ve hafif nar dokunuşları hissediliyor. ferah, dengeli ve kolay içimli. ne çok ciddi ne de basit. arkadaş sofraları, zeytinyağlılar ve yaz yemekleri için güvenli bir tercih. rose ile tanışmak isteyen biri için iyi bir başlangıç noktası.

sevilen isabey rose 4 yıldız

ege karakterini taşıyan, temiz ve ferah bir rose. kırmızı meyve aromaları belirgin. canlı asiditesi sayesinde sıcak havalarda çok keyifli. hafif içimli ama aroması kaybolmayan bir tarz.
aperitif olarak da güzel gider, deniz ürünleriyle de.

kavaklıdere ancyra blush 4 yıldız

blush kategorisinde türkiye’de en bilinen örneklerden biri. daha açık, daha meyvemsi ve daha rahat içimli bir karaktere sahip. çilek, kiraz ve kırmızı meyve aromaları ön planda.
asiditesi dengeli, gövdesi hafif. şaraba yeni başlayanların kolay seveceği bir tarz. buz gibi servis edildiğinde yaz sofralarının kurtarıcısıdır.

doluca lâl 4 yıldız

adına vurgun olduğum... türk şarap tarihinde uzun zamandır bilinen rose/blush tarzı örneklerden. meyvemsi karakteri, kolay içimi ve dengeli yapısıyla geniş bir kitleye hitap ediyor. çilek, vişne ve kırmızı meyve notaları belirgin. özellikle şarapla yeni tanışanların damak alışkanlığı kazanması için güzel bir geçiş şarabı.

bence rose şarabın en güzel tarafı şu; bir kutlama beklemez, büyük sofralar istemez, bazen sadece balkon, hafif bir müzik ve günün yorgunluğu yeter. rose biraz daha insana yakındır.
kırmızı şarap uzun sohbetleri sever. beyaz şarap zarafeti sever. rose ise anı sever. sadece açıldığı günü güzelleştirir.

4. "çok iyi bir şarap içmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum"

güzel bir şarap için özel bir sebep gerekmez. büyük bir masa, önemli bir kutlama ya da yıllandırılacak bir şişe beklemez. bazen sadece günün sonunda açılan, ilk yudumuyla insanı bulunduğu ana getiren bir şişedir aradığınız. bu bölüm biraz daha o şaraplara ait. yani 'çok iyi bir şarap içmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum' diyenlere.

kavaklıdere ancyra serisi 4 yıldız

türkiye’de şarapla yeni tanışan birçok kişinin ilk karşılaştığı serilerden biri. bunun güzel tarafı şu; farklı üzüm çeşitlerini tanımak için iyi bir başlangıç noktası. kalecik karası, sauvignon blanc, emir, öküzgözü gibi farklı karakterleri ulaşılabilir bir seviyede deneyimleme imkânı sunuyor. ağır olmayan, kolay içimli ve günlük sofralara uyum sağlayan şaraplar arayanlar için güvenli bir tercih.

doluca dlc serisi 4 yıldız

doluca’nın ulaşılabilir ama karakterini koruyan serilerinden. özellikle kalecik karası ve sauvignon blanc gibi seçenekleri, şaraba yeni başlayanların rahatlıkla sevebileceği dengeli örnekler. ne fazla iddialı ne de sıradan. hafta sonu sofralarında, arkadaş buluşmalarında, peynir tabaklarının yanında kendine yer bulabilecek şaraplar.

diren collection serisi 4 yıldız

tokat bağlarının karakterini taşıyan, fiyatına göre çok başarılı işler çıkaran serilerden. özellikle öküzgözü, boğazkere ve narince seçenekleriyle türk üzümlerini tanımak isteyenler için güzel bir kapı. samimi, dengeli ve gösterişsiz. bazen şarap size kendini kanıtlamaya çalışmaz, sadece masada yerini alır. diren biraz böyle bir üretici.

suvla 5 yıldız

son yıllarda türkiye’de kalitesini en çok artıran üreticilerden biri. hem yerli üzümlerle hem de uluslararası çeşitlerle başarılı işler çıkarıyor. daha modern, daha rafine ve farklı damak zevklerine hitap eden geniş bir yelpazesi var. özellikle boğazkere, kınalı yapıncak ve rose seçenekleri dikkat çekici.

urla 5 yıldız

bir şarap tutkunu için urla biraz farklı bir yerde duruyor. çünkü sadece şarap değil, bir bağ deneyimi de sunuyor. üretim yaklaşımı, butik karakteri ve akdeniz ege dokunuşlarıyla türkiye’nin son dönem en dikkat çeken üreticilerinden biri. özellikle tempus, vourla ve serendias gibi şarapları özel akşamlar için güzel seçimler.

vinkara 4 yıldız

kalecik karası konusunda türkiye’nin en önemli isimlerinden. üzümün karakterini doğru yansıtan, dengeli ve güvenilir şaraplar üretiyor. şarabı sadece güçlü ve ağır sevenlere değil, zarif ve dengeli sevenlere de hitap ediyor.

5. sizden gelenler

özel bölüm olarak da `@no77`'ın hatırlattığı birkaçını benim de denemiş ama eklemeyi unutmuş olduğum, birkaçını da keyifle ve merakla denemeyi beklediğim şarapları ortak notlarımızla ekliyorum. bu bölüm biraz daha merak edenlere… etiketten çok kadehin içindeki hikâyeye bakanlara.

paşaeli csks

f/p tarafında türkiye’deki en güzel sürprizlerden biri. hatta şarap meraklıları arasında 'herhangi bir tekelde denk gelirseniz alın' denilecek şaraplardan. csks, inanılmaz yumuşak ve canlı bir karaktere sahip. tanenleri sert değil; tam tersine adeta “cıvıl cıvıl” diyebileceğiniz kadar zarif. canlı kırmızı meyve aromaları ön planda. çok ağır bir kırmızı beklemeyin.
ama güzel tarafı şu; tek başına açıp keyifle içebileceğiniz, illa büyük bir yemek eşleşmesine ihtiyaç duymayan şaraplardan biri.

barel montepulciano sangiovese

tekirdağ merkezli barel, son dönemde dikkat çeken üreticilerden biri. bu şarabın en güzel tarafı, iki üzümün karakterini de kaybetmeden bir araya getirmesi. montepulciano’nun gövdesi ve meyvemsi yapısı ile sangiovese’nin canlılığı güzel bir denge oluşturuyor.
teruarı bu kadar net hissettirmesi şaşırtıcı. bir yudumda sadece üzümü değil, yetiştiği toprağı da anlatan şaraplardan.

pamukkale mulier misket

yarı tatlı şaraplara mesafeli olanların bile şans vermesi gereken örneklerden biri. burunda şeftali, liçi ve limon aromaları belirgin. ferahlığı ve meyvemsi karakteri sayesinde özellikle yaz aylarında çok keyifli. sahil kenarında, gün batımında, iyi soğutulmuş şekilde açılacak şaraplardan. bazen şarabın amacı karmaşık olmak değil, sadece güzel bir an yaratmaktır.
mulier tam olarak bunu yapıyor.

kuzeybağ kösetevek

kösetevek, son yıllarda yeniden keşfedilen değerli yerli üzümlerimizden biri. bu üzümü en iyi anlatan üreticilerden biri de kuzeybağ. burunda çilek, ahududu ve kiraz aromaları belirgin.
orta gövdeli, yuvarlak tanenli ve zarif bir kırmızı. gücünü sertliğinden değil, dengesinden alıyor. yeni yerli üzüm keşfetmek isteyenler için çok güzel bir başlangıç noktası.

chamlija pinot noir

pinot noir, türkiye’de yetiştirilmesi kolay bir üzüm değil. iklim ve bağ koşulları konusunda oldukça seçici. bu nedenle türkiye’de başarılı bir pinot noir görmek her zaman daha özel.
chamlija’nın pinot noir’ı bu anlamda dikkat çeken örneklerden biri. 24 ay fıçı olgunlaştırmasıyla daha kompleks bir karakter kazanıyor. olgun kiraz, ahududu ve kırmızı meyve aromalarına; geri planda vanilya ve baharat dokunuşları eşlik ediyor. dengeli, uzun bitişli ve zarif bir pinot noir. büyük konuşmayan ama kendini dinleten şaraplardan.

bu bölümün bana hatırlattığı şey şu

şarap bazen en bilinen etikette değil, kimsenin henüz keşfetmediği rafta saklıdır.

biraz merak, biraz cesaret ve biraz da iyi bir tavsiye… bazen bütün gereken budur.

bir şarap seçerken benim küçük önerim şu; eğer kırmızı seviyorsanız ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız; önce kalecik karası deneyin. daha güçlü bir şey istiyorsanız,
öküzgözü boğazkere kupajlarına geçin.

beyazda, narince ve emir size türkiye’nin kendi hikâyesini anlatır.

rose’de; kuru, canlı ve dengeli örnekleri tercih edin. çünkü iyi şarap pahalı olmak zorunda değildir ama iyi seçilmiş olmak zorundadır. doğru şişe, en pahalı şişe değildir, sadece o akşama en çok yakışandır.

şarapla ilgili en güzel şeylerden biri şu; öğrendikçe karmaşıklaşmıyor,
tam tersine sadeleşiyor. başta insan etiketlere, puanlara, fiyatlara bakıyor. sonra fark ediyor ki aslında mesele çok daha basit, damak hafızası.

etikete değil, üzüm ve üreticiye bakın

bir şişenin üzerinde yazan marka önemlidir ama tek başına yeterli değildir. aynı üreticinin farklı serileri arasında bile büyük farklar olabilir. bazen daha mütevazı bir seri, daha pahalı bir şişeden daha çok keyif verebilir. önemli olan ne içtiğinizi bilmek. kalecik karası mı? öküzgözü mü? narince mi? yoksa uluslararası bir üzüm mü? bunu öğrendikçe seçim yapmak kolaylaşır.

servis sıcaklığı gerçekten önemlidir

kırmızı şarapların hepsi oda sıcaklığında içilmez. özellikle sıcak ev ortamında servis edilen kırmızılar, alkolünü daha fazla hissettirebilir.
daha zarif kırmızılar biraz daha serin servis edildiğinde kendini daha iyi gösterir. beyazlar ve rose için ise fazla soğutmak aromaları kapatabilir. buz gibi değil, serin olmalı. iyi şarap biraz nefes almak ister.

kadeh fark yaratır

iyi bir şarabı kötü bir kadehte içmek, iyi bir müziği bozuk bir hoparlörden dinlemek gibidir. kadehin şekli aromaların açılmasını etkiler.

kırmızı şarap kadehi; daha geniş hazneli ve ağzı hafif daralan bir kadehtir. büyük yüzey alanı sayesinde şarabın nefes almasını sağlar. özellikle gövdeli kırmızılarda aromaların açılmasına yardımcı olur.

beyaz şarap kadehi; kırmızıya göre daha küçük ve daha dar haznelidir. şarabın tazeliğini, çiçeksi ve narenciye aromalarını korumaya yardımcı olur.

rose kadehi; beyaz kadehe yakın ama biraz daha geniş bir forma sahip olabilir. hem ferahlığı korur hem de rose’un kırmızı meyve karakterinin ortaya çıkmasını sağlar.

başlangıç için üç farklı kadeh almak şart değildir. iyi bir kırmızı kadehi ve iyi bir beyaz/rose kadehi çoğu zaman yeterlidir. ama doğru kadeh, iyi bir şarabın kendini daha güzel anlatmasına izin verir.

şarabı saklarken küçük detaylar önemlidir.
güneş ışığından uzak tutulmalı,
büyük sıcaklık değişimlerine maruz kalmamalı,
mümkünse serin ve karanlık bir yerde saklanmalı.
her şarap yıllandırılmak için yapılmaz,
bazı şaraplar gençken güzeldir.
bazıları ise zamanla derinleşir.
önemli olan doğru şarabı doğru zamanda içmektir.

şarabın yanında en güzel eşlikçi meraktır.
bir şarap size uymadıysa bu onun kötü olduğu anlamına gelmez.
belki sadece sizin damak tadınıza uygun değildir.
şarapta doğru ya da yanlış yoktur.
deneyim vardır.
bugün sevmediğiniz bir üzümü birkaç yıl sonra çok sevebilirsiniz.
çünkü damak da zamanla değişir.

bu seriyi hazırlarken şunu düşündüm,
türkiye’nin çok güçlü bir şarap geçmişi var.
sadece biraz daha keşfedilmeyi bekliyor.
bazen bir bağın hikâyesi,
bazen bir üzümün karakteri,
bazen de sadece güzel bir akşam..
bir şişe şarap bütün bunları aynı anda taşıyabiliyor.
şarap aslında hiçbir zaman sadece şarap değil.
biraz toprak,
biraz emek,
biraz zaman
ve biraz da insan hikâyesi...

cheers!

iyi soğutulmuş bir rose ile, zamanını bilmediğim bir zamana,
takvimin o yaprağına kadar... şarabın yanında servis etmek istedim çok sevdiğimi...

cemal süreya üvercinka

böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye

laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil..

aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil

senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazanıp kurtardı diye güzel
birçok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla açan
bütün kara parçalarında
afrika dahil..

birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez...

bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
bütün kara parçalarında
afrika dahil..

burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
aklıma kadeh tutuşların geliyor
çiçek pasajında akşamüstleri
asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
bütün kara parçalarında
afrika hariç değil...