Aşk-I Memnu'nun Kimilerince En İyi Bölümü, 1. Sezon 26. Bölümde Gelişen Olaylar
aşk-ı memnu'nun en özel ve estetik bölümü; birinci sezon 26. bölüm
aşk-ı memnu denilince, elbette büyük çoğunluk dizinin en iyi bölümünün, final bölümü olduğunu söyleyecektir. dizideki gerilimin ve heyecanın tavan yaptığı "büyük final", tabii ki unutulmazdır. ancak fikrimce dizinin en iyi bölümü değildir. çünkü o büyük sır, adnan bey tarafından öğrenildiğinde, artık geri dönüş olmayacaktı ve olaylar çorap söküğü gibi gelişecekti. nitekim de öyle oldu. yani final, aslında olması gerektiği kadar iyiydi. nihayetinde iki sezon sürmüş bu efsanevi yapım, görkemli bir sonla veda etmişti.
bununla beraber benim için dizinin en iyi bölümü, ilk sezon yayınlanan 26. bölümdü. bu bölümün dizinin en sevdiğim bölümü olmasının birkaç sebebi var. bunları sizinle paylaşayım...
yatağında uyuyan behlül'ü izleyen bihter
akşamdan kalma olduktan ve "imkansız" diye rıhtımda sayıkladıktan sonra eve dönüp uyuyan behlül'ü izlerken, bihter'in ona hayran hayran bakışı tabii ki unutulmaz. kanatları olmayan bir meleği izler gibi o'na bakan bihter'in, behlül'e sarılmamak için kendiyle mücadele ettiğini gördük. elbette toygar ışıklı'nın efsane müzikleri, genç kadının hislerini enfes biçimde betimleyen güzellikteydi.
firdevs'in tetikçisi katya'nın hain planı
bu arada firdevs'in hizmetlisi katya, matmazel'in yokluğunu fırsat bilip odasını karıştırmakta, haince matmazelin aleyhine kullanacağı bir delil aramaktadır. katya ne yazık ki matmazel'in adnan bey'e yazdığı aşk mektubunu bulur ve hanımına müjdeler. mektubun kopyalarını alıp, firdevs hanıma teslim eder. artık matmazel'in zayıf karnı keşfedilmiştir ve karanlık kraliçe firdevs'in avucunun içindedir.
sadece erkeğin değil, kadının da kalbine giden yol midesinden geçer!
o meşhur mantıcıya gidilen sahneyi eminim ki hemen hatırlarsınız. şu sahneyi izleyip de canı mantı çekmeyen biri olabilir mi? bu sahnede behlül'le bihter, tabaklarındaki mantıyı öyle bir yer ki, artık burada olay, yemek yemekten alınan keyfi de aşmıştır. görüntü yönetmeni sağolsun, dudaklara öyle zoom yapar ki, yemeğin erotizmle ilişkisini bize açık açık gösterir. ikilinin aralarında yükselen cinsel gerilim, adeta mantıcıda yangın çıkmasına ramak bırakmıştır. tanrım herkese böyle lezzetli bir mantıyı, hoşlandığı kişiyle yemeyi nasip etsin.
aşk-ı memnu'nun efsanelerinden, rıhtım sahnesi
kırmızı mini cooper'ın dili olsa da konuşsa. bihter'in "elif'e gidiyorsun!" telkinlerine aldırış etmeyen ve o'na karşı koyan behlül, bihter'e yaptığı inanılmaz kurun karşılığını, ilk defa ateşli bir öpücükle almıştı. açıkçası arabanın içindeki bu sahne öylesine mükemmeldi ki, sahneyi estetik kılan en büyük unsur, yunan tanrısı apollon'a benzeyen bir adamın, çok güzel bir kadınla tavana vuran erotizmi ve mükemmel kimyasıydı. böyle bir sahneyi izleyip, bu ikilinin gerçek hayatta ilişki yaşamadıklarını bilmek, hala bana son derece garip geliyor.
atölyede bihter'ini ümitle bekleyen behlül
firdevs'in sinirli bakışlarıyla gözlediği ikili, eve dönmüştür. behlül bihter'e, "bu gece atölyede olacağım. yanıma gel!" diyerek, eve girmeden tehlikeli bir teklif yapar. izleyici meraktan çatlar, bihter acaba gecenin bir yarısı, behlül'ün yanına "günah işlemeye" gidecek midir? bunu bölümün sonunda öğreniriz ve sonraki bölümü merak ettirecek, yine harika bir sonla bölümün sonuna geliriz.
işte bu nefis sahneler, aşk-ı memnu'daki en sevdiğim bölümün, 26. bölüm olmasını sağlamıştır. çünkü diziye adını veren bu "yasak aşk"ın gerçek anlamda ve görünür bir tehdit olduğu, ilk kez bu bölümde ayyuka çıkmıştır. yazıyı eve dönüş sahnesindeki behlül'ün efsane repliğiyle sonlandıralım;
"farkındayım ama engel olamıyorum kendime. sana karşı koyamıyorum. yanında yok oluyorum ben. zayıflıyorum, küçücük oluyorum. düşünemiyorum. daha önce hiç böyle hissetmedim. ben de çok şaşırıyorum, inanamıyorum kendime. ama böyle tarif edemediğim duygular yaşıyorum işte. canımın acıyacağını bile bile, imkansız olduğunu bile bile, şiddetle istiyorum seni. biraz önce ateşe uzattım elimi. alevin tam ortasına. bu bir yangın. yanıyorum ama acıyı hissetmiyorum. "
off dostlar off! bu sadece bir kez yaşandı ve bitti. bir daha asla böyle bir şey yaşayamayız. o yüzden döndürüp döndürüp izliyoruz zaten. bir tür saplantı bu. resmen bir delilik hali. iyi ki varsın aşk-ı memnu <3