Bağımsızlığını Hiçbir Devletin Tanımadığı Avrupa Ülkesi: Transdinyester

Moldova'nın en doğusunda, Dinyester ırmağı ile Ukrayna arasında yer alan, kimsenin tanımadığı sosyalist bir cumhuriyet ülkesi Transdinyester.
Bağımsızlığını Hiçbir Devletin Tanımadığı Avrupa Ülkesi: Transdinyester

moldova'nın en doğusunda, dinyester ırmağı ile ukrayna arasında yer alan transdinyester (ingilizce transnistria ya da transdniester) bölgesinde kurulmuş olan ülkedir transdinyester cumhuriyeti. zaten transnistria stânga nistrului (nistru -dinyester ırmağı- nun sol kıyısı) anlamına gelmektedir.

bu ülkenin kurulma nedenlerinin temeli ikinci dünya savaşı'na dayanmaktadır. ikinci dünya savaşı öncesi bessarabia bölgesinin, molotov von ribbentrop paktı ile sovyetler birliği'ne bırakılmasından sonra sovyetler birliği bu bölgede dinyester ırmağının doğusunu -özerk olarak- ve bessarabia bölgesini kapsayan moldova sovyet sosyalist cumhuriyeti'ni kurdurtmuştur.


2018 kayıtlarına göre nüfusu 469 bin olan ülkenin -yaklaşık olarak- %43'ü romen kökenli moldovalı, %28'i ukraynalı, %25'i de rustur. bu kayıtlardan da görüldüğü üzere etnik bakımdan hayli zengin olan bölgede, moldova parlamentosunun 1989 yılında çıkardığı resmi dil kanunuyla etnik çatışmalar çıkmıştır. moldova'nın bu kanunla resmi dili romence yapma çabası rusça konuşan azınlık üzerinde baskıya sebep olmuştur. aynı tutum bayrak konusunda da tekrar edilince çatışma tırmanmış ve olaylar 1990 yılında transdinyester'in sovyet rusya'nın desteğiyle bağımsızlığı ilan etmesine kadar varmıştır. 


eylül 1990'da transdinyester geçiçi parlamentosu dinyester moldova sovyet sosyalist cumhuriyeti'ni (çeviri yanlış olabilir) ilan etmiş ve sivil savaş çıkmasına sebep olmuştur çatışmayı doruk noktasına tırmandırarak. bu ülke birleşmiş milletler ve hiçbir devlet tarafından tanınmamıştır. moldova'nın 23 mayıs 1991'de sovyetler birliği'nden bağımsızlığını ilan etmesinden sonra, 1994 yılındaki yeni anayasa ile birlikte transdinyester ve gagavuzya'ya özerklik tanımıştır. transdinyester ile moldova 1997 yılında ilişkilerini düzeltmek adına barış antlaşması imzaladıysalar da sovyet rusya ordusunun askerlerinin mühimmatlarının bölgede kalması ve taşınmasının çok masrafa sebep olacak olması nedeniyle, agit'in 1999 istanbul zirvesinde rusya'nın bu cephaneyi taşımasına karar verilmesine rağmen cephane hala bölgededir ve sorunlara, anlaşmazlıklara sebep olmaktadır.


birleşmiş millletler, transdinyester'in tanınabilmesi için moldova ile federal bir devletin kurulmasını bir çözüm önerisi olarak görürken, moldova buna karşı çıkmakta ve federal bir devletin anca gagavuzya ve transdinyester arasında kurulabileceğini öne sürmektedir. sonuç olarak transdinyester ve moldova arasında ilişkiler tıkanmıştır ve birleşmiş milletler başta olmak üzere amerika ve avrupa birliği, moldova'nın demokratikleşmesine öncelik vermiştir. çünkü bunun sayesinde moldova'nın transdinyester ile federal bir devlet kurmak adına masaya oturacağına ve moldova'daki demokrasinin transdinyester'i de demokratikleşme için teşvik edeceğine inanmaktadırlar. yine de günümüz için konuşmak gerekirse çözüm çok uzaklarda gözükmektedir.

4 yıl kadar önce ukrayna'nın odessa şehrini ziyaret ettiğimde meraktan günübirlik gidip gördüğüm; abhazya ile güney osetya dışında tanınmayan, kendi bağımsızlığını ilan etmiş bir ülkecik transdinyester.

bu bölgeye iki yoldan girebilirsiniz; ya kişinev'den otobüs ile gidersiniz, ya da odessa'dan tren/otobüs ile gidersiniz. ben birinci yoldan gittim, bu arada kişinev'i de görmüş oldum.


bir kere şöyle bir şey var; kişinev'den tiraspol'e giderseniz hiçbir moldova polisi size pasaport falan sormaz, çünkü onlara göre transdinyester moldova toprağıdır ve moldova içinde sınır geçişi gibi bir şey olmaz. ama transdinsyester durumu böyle görmediği, kendi bağımsızlığını ilan ettiği için rus barış gücü sizi durdurur, pasaportunuzu inceler, adınızı söylemenizi ister, duyduğuna uygun olarak kiril alfabesi ile ad-soyadınızın ve ülkeye giriş kağıdınızın olduğu bir kağıt verir, ki bu kağıdı çıkışta isterler, pasaportunuzu tarayıp geri verirler. pasaportunuza hiç bir damga vs. işlenmez. bu nedenle kişinev'den tiraspol'e gidip gelmek hukuki olarak daha doğrudur, ama odessa'dan tiraspol'e giderseniz, moldova topraklarına izinsiz giriş yapmış olursunuz, hele sonra bir de kişinev'e gidip ülkeyi moldova güvenlik güçlerinin olduğu sınır kapısından çıkış yaparak terketmek isterseniz moldova'ya kaçak girmiş olursunuz ve gözaltına alınırsınız. bölgede ingilizce pek sallanmadığından derdinizi anlatmak zor olur, böyle bir durumda kişinev'deki türk büyükelçiği'nden yardım talep etmeniz en iyi çözüm olur, "bilmiyordum abi" ayağına yatıp gidersiniz ama bir daha moldova'ya giriş yapamazsınız.


kişinev'den tiraspol'e, kişinev'deki otobüs terminalinden günde en az 2 sefer var, otobüsler 1980'ler model, ama yaklaşık 1-2 saatlik bu yolculukta 80'ler sovyet havasını sonuna kadar hissedersiniz. otobüs bender şehrinden geçer, eğer burada inmek istiyorsanız önceden söylemeniz lazım (ancak yine ingilizce sallanmadığından ortak kelimeler ile derdinizi anlatmanız lazım).

transdinyester'de moldova leyi geçmez, ülkede döviz bürosu da yok, en iyi yol sberbank atm si görünce ruble çekmek, ya da banka açıksa içeri girip exhange etmek. transdinyester rublesi son bir kaç yıldır monopoly parası gibi küçük geometrik plastik parçalarına basılıyor, hatıra olarak alabilirsiniz.

buranın "mecburiyet caddesi"nin adı lenin caddesi, bu ana yol üzerinden yürüyerek görülecek temel anıtları, kiliseyi, parlamentoyu vs. görebilirsiniz, cade üzerinde dinyester ırmağının çok yaklaştığı yere doğru gidip nehri görebilirsiniz, yaz aylarında halk bu nehirde yüzer ve kumsalında güneşlenir, balık tutar.


lenin caddesi üzerinde yürürken parlamentoyu ve şu meşhur lenin heykelini görebilirsiniz, buranın karşısında 1991-1992 yılında ölenlere ait "şehitlerimiz" anıtını ve tankı görebilirsiniz. fotoğraf çekmek geçmiş yıllara göre daha serbest ama yine de dikkatli olun derim, abartmayın yani, oradan bir asker fırlayıp sizi gözaltına alabilir, derdinizi açıklamakta zorlanabilirsiniz. ayrıca şunu aklınızdan çıkarmayın; rusya dışında hiç bir ülkenin tanımadığı, temsilciliği olmadığı bir bölgedesiniz, konsolosluk falan yok, bir ihtimal moskova üzerinden temas kurulabilir, polisinin askerinin ne yapacağı bilinmez.

neyse, transdinyester'in nesi meşhur derseniz kvint marka konyak ve şarapları meşhurdur derim. şu ana kadar içtiğim en iyi konyaklardır, hele 35 yıllık vsop beni benden almıştır. ayrıca epey hesaplıdır. lenin caddesi üzerinde kvint satış yeri var, en azından küçük boy konyak şişelerinden hatıra alabilirsiniz. bu arada tiraspol, kişinev'den kat be kat temiz ve düzenli, insanları daha nazik.

yemek için küçük kafeler var, odessa'da da olan mafia isimli daha kalburüstü restoran var, kişinev'in meşhur andys pizza restoranı var ki bütçe dostudur.


neyse, bu lenin caddesinin sonu tren istasyonuna çıkar, kişinev'e giden otobüsler de buradan kalkar, kalkıştan önce parasını ödemeniz gerekiyor. en son otobüs akşam 6 civarı. günübirlik değil de kalmalı da gidebilirsiniz, ama 3 günden fazla kalacaksanız polise kayıt yaptırmanız gerekiyormuş. bir şekilde gecelemek istiyorsanız, tren istasyonuna yakın tourist information center var ve burada çok cana yakın, iyi de ingilizce konuşan 2 rus kızı var. size her türlü yardımcı oluyor, ücretsiz şehir haritasını ve magnet gibi hediyelik ıvır zıvıra buradan bakabilirsiniz. kalacak yer konusunda danışabilirsiniz.

sovyet-komünist olayına girersek, burada sadece bunların sembolizmi var. evet lenin heykelleri, orak çekiçler falan çoğu yerde görebilirsiniz, ama öyle komünist yönetim falan yok, ülke sanki 1992'de dondurulmuş gibi. burada sheriff isimli oligark bir grup bütün finans işlerine çökmüş durumda, casinoları bile var. halk genelde fakir, ama kira derdi, yeme içme dertleri yok, ama akıllı cep telefonu alacak paraları bile pek yok, bir kısım çalışmak için rusyaya, ukraynaya gidiyormuş, sonra para gönderiyormuş gurbetçiler misali. rusya herkese rus pasaportu vermiş bu arada.

bu bölgenin geleceği karanlık, hatta bütün moldova'nın da belirsiz. bu bölge açık ve net olarak rusyaya bağlanmak istiyor, moldova'daki diğer özerk bölge olan gagavuz yerinin de tercihi de rusyadan yana. moldovalılar önemli kısmı romanya'ya bağlanmak istiyor, sonuçta moldova zorlama bir ülke olarak kalıyor.


ekşi sözlük'te, bölgenin bir oldubitti ile rusya'ya bağlanabileceği yazılmış. yalnız burada kırımdakinden farklı bir durum var, bu bölge landlocked, moldova ile ukrayna arasından, karadeniz'e kıyısı olmayan (ki moldova'nın da yok) bir bölge, yani bu durumda kaliningrad gibi bir yer olur ki lojistik olarak daha dezavantajlı. burada asıl bakılması gereken yer bence odessa oblastı, zira odessa oblastında rus nüfus ukraynalı nüfustan fazla. yani rusya transdinyester'le yetinmeyip odessa ve izmail bölgesini de içeren bir bölgeyi ilhak edebilir. benim gözlemim, ve de tarihi olarak da, bu bölgede ukraynadan çok rus izi var. tiraspol ve odessa'daki suvorov ve katerina'ya saygı anıtları bunların bir işareti.

bu arada bu ülkenin kağıt paraları mangal tutuşturmak için kullanılabilecek kadar işlevsizken, gümüş hatıra paraları (silver commemorative coins) hem az basıldıkları hem de bulmanın zor olması nedeniyle uluslararası koleksiyonerler tarafından rağbet görmekte ve pahalıya satılmaktadır.


para konusuna gelince, burası ukrayna kadar ucuz bir ülke değil, moldova ile birlikte fiyatlar türkiye ile yakın. ucuz olan tek şey içki, özellikle şarap ve konyak.