Çin Halkının Truman Show'daki Gibi Yaşamasına Neden Olan Hükümet Sistemi: Great Firewall

çin halk cumhuriyeti... toplumu şekillendirme ve hükümet politikalarını halka benimsetmek için propaganda yöntemini etkili bir şekilde kullanan ve internete great firewall adı verilen bir sistemle inanılmaz bir sansür uygulayan ülkedir. halkın gördüğü ve duyduğu her şey büyük ölçüde devletin filtresinden geçiyor.
devletin kontrolündeki medya organları, halkın haber alabileceği tek güvenli kaynak olarak sunuluyor. resmi medya kuruluşları, halk için olumsuz olan gelişmeleri bile, sanki çok büyük başarıymış gibi anlatıyor. eleştirel görüşlere hiç yer verilmezken, çin komünist partisi'nin "başarıları" ve halk için yaptıkları her fırsatta vurgulanıyor. internet tarafıysa, dünyanın en gelişmiş sansür sistemlerinden biri olan çin güvenlik seddi yani great firewall ile yönetiliyor. facebook, twitter, instagram ve google gibi batı kaynaklı sosyal medya platformları yasaklı durumda. bunun yerine devletin kontrol ettiği wechat, weibo ve baidu gibi platformlar kullanılıyor. buralarda yayınlanan içerikler sıkı bir şekilde denetleniyor ve en ufak eleştiri içeren içerikler direkt olarak kaldırılıyor.

great firewall sistemi yüzünden, internetle alakalı her şey çin'in kontrolü altında oluyor
bu sistem; dış dünyadan gelen bilgi akışının kontrol altına alınması, halkın, hükümetin "uygun" gördüğü bilgileri tüketmesini sağlaması ve komünist parti'ye tehdit oluşturabilecek unsurları ortadan kaldırması amacıyla kullanılıyor. sistem; hem yazılım hem de donanım bazlı bir teknoloji kullanarak, belirli web sitelerine erişimi engelliyor ve internet trafiğini izleyerek şüpheli içerikleri anında sansürlüyor. yani bizdeki gibi vpn aç geç gibi bir durum yok.
* devlet, halkın "istenmeyen" bilgilere erişmesini engelleyerek, sadece resmi kaynaklardan gelen haberlere ulaşmalarını sağlıyor. bu sayede, halkın haberdar olmasını istemedikleri bir içerik, halk için hiç var olmamış gibi oluyor.
* insanlar, dış dünyadaki olaylardan ancak devletin izin verdiği kadar haberdar olabiliyor.
* internetin organize protestolar veya isyanlar için kullanılabilme ihtimali olduğu için, halkın birbirini harekete geçirmesi engellenmek isteniyor.
* google, facebook ve whatsapp gibi batı kaynaklı teknolojiler yerine yerel alternatiflerini (baidu, weibo, wechat) geliştirerek, halkın internette bile batı ürünlerini kullanmamasını sağlamaya çalışıyorlar.
* örneğin “büyük ulusu öğrenmek” adlı bir mobil uygulamaları var ve memurlar/vatandaşlar bu uygulamadan günlük makaleler okumak zorunda! bu uygulama için bir puan sistemi bile var, yani düzenli olarak uygulamaya girip makale okuyanlar ödüllendiriliyor! bir nevi zorunlu bir ideolojik gelişim programı.
tayvan meselesine değinmezsem olmaz
bildiğiniz gibi çin hükümeti, tayvan’ı kendi toprağı olarak görüyor ve bağımsızlık fikrine tamamen karşı. bu yüzden devlet medyasında tayvan konusu geçtiğinde “ayrılıkçılar”, “hainler” veya “abd’nin kuklaları” gibi ifadeler sıkça kullanılıyor. tayvan’ın uluslararası alanda ayrı bir ülke olarak tanınmasını önlemek için büyük bir diplomatik çaba harcanıyor. halk arasında ise bu konu biraz daha karışık. devletin yoğun propagandası nedeniyle çoğu insan tayvan’ı çin’in ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. ama özellikle gençler arasında internetin etkisiyle tayvan’ın farklı bir yönetim biçimine sahip olduğunu bilenler de var, ancak kimse açık açık "tayvan bağımsızdır kardeşim!" diyemiyor. günlük hayatta tayvan’la ilgili haberler ya çok sınırlı veriliyor ya da sadece çin hükümetinin bakış açısını destekleyen içerikler öne çıkıyor. tayvanlı biriyle internet üzerinden konuşmak veya tayvan haber sitelerine erişmek bile devlet tarafından engellenebiliyor.
çin, propagandanın önemini çok iyi bildiği için, daha ilkokuldan itibaren öğrencilere komünist parti'nin ne kadar büyük işler başardığı, halk için gece gündüz çalıştığı anlatılıyor. mao zedong, deng xiaoping ve xi jinping gibi liderlerin önderliğinde çin'in yükseldiği vurgulanıyor. okullarda öğretmenlerin ders anlatımı dahi çin komünist partisi'nin ideolojisi doğrultusunda belirleniyor. batı'ya dair eleştiriler sıkça yapılıyor ve çin'in dünyadaki "emperyalist güçlere" karşı ayakta kalması gerektiği vurgulanıyor. propaganda sadece medya veya okullarla sınırlı değil. şehirlerde duvar yazıları, billboard'lar ve televizyon ekranları sürekli olarak devletin mesajlarını halka iletiyor. çeşitli posterler, günlük hayatın her yerinde görülebiliyor:

* filmler, diziler, müzikler, hepsi belirli kurallara tabii. çin’i kötü gösteren veya batı kültürünü özendiren içerikler ya yasaklanıyor ya da sansürleniyor. mesela bir hollywood filmi çin’de gösterilecekse, içinde çin'le alakalı herhangi bir olumsuz mesaj var mı diye kontrol ediliyor. eğer film çin'le alakalı olumsuz mesajlar içeriyorsa, sansüre uğruyor ve halkın bu filme ulaşması zorlaştırılıyor.
* devlet kanalları çin’in ne kadar güçlü ve refah içinde olduğunu anlatıyor. tüm haberler tek bir ağızdan çıkıyor, olumsuzlukları duymak mümkün değil. dünya karışırken, çin hep huzurlu ve kalkınmada zirvede!
* devlet kurumlarında ya da büyük şirketlerde çalışan vatandaşlar, belirli aralıklarla zorunlu ideolojik eğitim alıyor. parti toplantıları düzenleniyor ve xi jinping’in konuşmaları üzerine tartışmalar yapılıyor. bir vatandaş bu tarz toplantılara katılmak istemese bile, fişlenmemek ve iyi vatandaş imajı vermek için gitmek zorunda kalıyor.
* batı'nın çöküşü, çin’in yükselişi sürekli ve mümkün olan her yerde vurgulanıyor.
sosyal kredi sistemi de halkı disiplin altında tutan bir korku mekanizması olarak işliyor. devlet, vatandaşların davranışlarını takip ederek onlara güvenilirlik puanları veriyor. devlete sadık bireyler ödüllendirilirken, sistemi eleştiren ya da olumsuz davrananlar cezalandırılıyor. çin'deki propaganda, halkın gündelik hayatına öyle bir sızıyor ki, insanlar artık bunun farkında bile olmadan yaşıyor.
televizyon, sokak tabelaları, internet sansürü derken, propaganda her köşeden hayatlarına dokunuyor.