COVID-19 Aşılarının 3. Doz Etkinliklerine Dair Güncel Bilimsel Çalışmalar

Türkiye'de şu sıralar sağlık çalışanları, 2 doz Sinovac aşısı üzerine 3. doz olarak Biontech olmaya başladılar. COVID-19 aşılarında 3. dozlar önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacağa benziyor. Peki güncel veriler nedir bu konuda? Şöyle bir derleyelim.
COVID-19 Aşılarının 3. Doz Etkinliklerine Dair Güncel Bilimsel Çalışmalar

bu yazıyı sağlıkçı olmayanların da okuyacağını düşünerek, öncelikle aşı ile ilgili birkaç ifadeyi tanımlayarak girizgahı yapmalıyım. ho,ş son 1.5 yıldır herkes intaniye mütehassısı kadar olayın immünolojisine ve biyokimyasına hakim ama yine de insanoğlu çabuk unutur deyip, bilgilerin de hatırlatma dozunu vuralım. hatırlıyorum diyenler ilk 3 paragrafı atlayabilir.

inaktif aşı (coronavac yani hepimizin bildiği adıyla sinovac)

antijenik karakteri yüksek olan mikroorganizmanın çeşitli yollarla (uv, ısı, kimyasal uygulamasıyla) inaktive edilmesiyle elde edilir. canlı aşılara (yani çiçek, kabakulak gibi) göre immün sistemi uyarıcı etkisi daha zayıf olduğu için ajuvant dediğimiz yardımcı maddelere tutundurularak vücuda verilir. bu aşılar genellikle humoral yanıtı uyarırlar. yani vücutta bulunan b lenfositleri aracılığı (onların plazma hücrelerine dönüşmesiyle) ile antikor oluştururlar. bu aşılar hücre içine girmezler; kombine edilmeye müsait aşılardır. enfeksiyon oluşturmazlar, aşılılardan aşısızlara geçen bir taşıyıcılık yoktur (en çok düşülen hata: aşılandıysan sen şimdi taşıyıcısın demek). kas içi ve deri altı kullanılırlar. gebelerde kullanılırlar. muhafazaları kolaydır, stabiliteleri iyidir, bu da uzun raf ömrü demektir. ikinci rapelden sonra immünolojik hafıza oluştururlar. dezavantajlarına bakacak olursak; bağışıklık zayıf veya orta düzeyde olup geç başlar. büyük dozlar halinde en az iki defa uygulanır. aşı şayet iyi inaktive edilmezse enfeksiyonlara neden olur. adjuvanla kullanılması reaksiyonlara sebep olabilir. hücre içine giremedikleri için kolayca fagozitoza uğrarlar.

viral vektör aşı (astrazeneca, sputnik)

vektör, bir etkeni vücuda ya da hücre içine sokabilmek için kullanılan aracı-taşıyıcıyı sistemlerdir. sars-cov2'nin s-proteinini kodlayan gen parçası, enfeksiyon yapmayan başka bir “vektör” virüsün genetik materyaline genetik mühendislik yöntemleriyle eklenir. vektör virüs hedef hücrelere girdikten sonra, hücrenin protein sentez mekanizmalarını kullanarak s-proteini üretmeye başlar. sentezlenen “yabancı-antijenik” s-proteinleri hücre zarına yönelerek hücre yüzeyine çıkar ve bağışıklık sistemini uyarır. hücresel, humoral, mukozal immün yanıt oluşturabilir. covid-19 aşılarında viral vektör olarak çift zincirli dna virüs grubundan insan ya da şempanze adenovirüsleri kullanılıyor. dezavantajları virüsün atenüe olmama riski vardır. fazla zayıflatılırsa da immün sistemi uyarma kabiliyeti azalır. vektörüne spesifik antikorlar üretilebilir. virülansa neden olabilecek rekombinasyon riski mevcuttur. vektöre bağlı latent enfeksiyon riski vardır.

mrna aşıları (biontech, moderna)

bağışıklık yanıtının oluşması viral vektör aşılardaki gibidir; fakat antijenin hücre tarafından üretilmesi için kullanılan yöntem ve sentezin başlatılma sinyalinin hücreye iletilme şekli farklıdır. mrna molekülü nanoteknolojik olarak üretilmiş ultra küçük yağ damlacıklarına (lipozom) hapsedilerek hücre içine sokulmaktadır. hücre içine giren mrna, ribozomlara bağlanarak antijenik viral s-proteininin sentezlenmesini sağlar. bu da diğer aşılarda olduğu gibi antikor üretimini uyarır. bu tip aşılarda hücreye giren malzeme, viral vektöre göre çok daha basitleştirilmiş durumda olduğundan daha hızlı üretim imkanı sağlar. antijen yıkımı hızlıdır, yani vücuda sokulan yabancı madde (aşı) hızlı yıkılır. rna genoma entegre olmaz; yani genetiğiniz değişmez (en çok düşülen ikinci hata, çip geyiği). antijenin hücre tarafından okunup, tanınması hızlıdır. daha güçlü immün yanıt oluşur. dezavantajı ise; rna stabilitesi düşük olduğundan muhafazası zordur, üretimi inaktif aşıya göre daha kolay olmasına rağmen son teknolojilerden olduğu için daha pahalıdır.

aşı dozları

- homolog prime-boost aşı uygulaması; geleneksel olarak aynı aşının birden fazla kez uygulanması durumudur.

- heterolog prime-boost aşı uygulaması ise; aynı çeşit antijeni içeren farklı tip aşıların karıştırılarak uygulanması durumudur.

bağışıklık sistemimiz, aşı kombinleriyle bir patojeni farklı şekillerde tanımak ve onu inaktive etmek için daha büyük veya daha donanımlı bir ordu kurabilir. bu stratejiye dünyada prime boost stratejisi denir. şu ana kadar hiv, tüberküloz aşılarında bu strateji denemeleri devam etmektedir. yapılan çalışmalarda da t hücre yanıtlarının yani bağışıklığın konvansiyonel aşılama stratejilerinden daha fazla olduğu gösterilmiştir. 

homolog ve heterolog stratejiler kıyaslanacak olursa, daha önce yapılmış hayvan aşılama çalışmalarında heterolog olan gruplardaki bağışıklık seviyesi, homolog olanlara kıyasla daha üstün bulunmuştur. insanlarda yapılan faz çalışmalarında ise dna aşıları, vektör aşılar, rekombinant dna aşıları eşleştirilerek denenmiştir.

covid-19 aşılarındaki doz stratejileri

- rusya sputnik v'i vektörünü çeşitlendirerek heterolog stratejiyi uyguluyor. “21 gün arayla verilen iki farklı serotipin kullanılması, popülasyonda önceden var olan herhangi bir adenovirüs bağışıklığının üstesinden gelmeyi amaçlamaktadır. daha önce moskova enstitüsü ebola için de aynı stratejiyi kullanmıştır” diyorlar.
https://www.thelancet.com/…6736(21)00191-4/fulltext

- oxford astrazeneca ise tek tip vektör kullanıyor.

- çin'de yapılan bir çalışmada, adenovirüs vektörlü aşı ile sıralı bağışıklamanın ardından inaktive/rekombinant alt birim/mrna aşı uygulamasının spesifik olarak nötralize edici antikor seviyelerini arttırdığını ve ağırlıklı olarak nötralize edici antikorlara karşı antikor yanıtlarının modülasyonunu desteklediğini bildirdiler. ayrıca, bir adenovirüs vektör aşısı ile bir heterolog prime-boost uygulamasının da t hücre cevabını artırdığını göstermişler.
https://www.tandfonline.com/…/22221751.2021.1902245

- sinovac'ın 3. doz uygulanmasına dair herhangi bir veri yok. ancak inaktif aşılarının koruyuculuğunun covid 19 enfeksiyonunda görece daha düşük olduğu için bahreyn, türkiye, şili gibi ülkelerde otoriteler tarafından 3. doz tavsiye ediliyor. firma 3. doz için klinik denemeleri yapıyormuş. çalışmaları 2. dozdan 8 ay sonra 3. doz şeklinde imiş. ancak 3. doz için gerekli olan interval için çalışmaları devam ediyormuş. şu ana kadarki çalışmalarda 3. dozun antikor seviyesini 15 artırdığı görülmüş ama kesin konuşmak için zamana ihtiyaçları varmış. (kaynaklar güvenilir değil)
https://health-desk.org/…inovac-s-coronavac-vaccine
https://www.globaltimes.cn/…ge/202106/1225472.shtml

- birleşik krallık bir gruba ilk doz astra zeneca, 2. doz biontech; diğer gruba da tam tersini yapacak. kontrol gruplarına ise iki aşıdan sadece birini 2'şer doz halinde uygulayacak. 12 hafta boyunca yan etkileri izleyecekmiş. denek sayısı 830 ve 50 yaş üzeri. avrupa'da başka ülkelerden de daha az sayıdaki örneklemlerle çalışmalar yapılıyor.
https://www.wsj.com/…ts-of-virus-emerge-11612434600
https://www.clinicaltrialsarena.com/…-inconclusive/

- biontech tarafında ise uğur şahin'den daha temkinli cevaplar geliyor. heterolog stratejilerin klinik çalışmalarla desteklenmeye ihtiyacı var, pratiğe dökmeden önce çalışmak lazım diyor.

velhasıl, kesinliğin olmadığı bir ortamda, geçmiş çalışmalar ışığında değerlendirme yapıp bireysel bir şekilde karar vereceğiz.  şimdilik 2. dozumdan bu yana yaklaşık 5 ay geçti. 3. doz için kendi adıma yangından mal kaçırmayacağım gibi duruyor. çalışmalar bir tık daha ilerleyene kadar bekleyeceğim. ha yarın bir yayın okursam kararım değişir mi? kesinlikle evet. karl popper'ın askerleriyiz.