Fransız İhtilali'nden Sonra Köylülerin Topu Tüfeği Alıp Hayvan Avına Çıktığı Gerçeği

Okullarda 1789 Fransız İhtilali'ni okuturken olayın gündelik hayata etkisinden pek bahsetmezler ama işin bu yönü, mecliste olup bitenlerden çok daha ilginç aslında.
Fransız İhtilali'nden Sonra Köylülerin Topu Tüfeği Alıp Hayvan Avına Çıktığı Gerçeği

fransız köylüsünün 1789'da özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz yaptığı ilk iş, gidip akşam yemeğini avlamak oldu

yüzyıllar boyunca fransa'daki av hayvanları soylulara aitti ve yasalar da onların rahatını koruyacak şekilde düzenlenmişti. paris'in çevresinde, yüzlerce kilometrekarelik tarım arazisinin üzerine kurulmuş kraliyet av bölgeleri, yani capitainerieler bulunuyordu. bu topraklarda keklik, çiftçiden daha değerliydi.


o sırada fransa'yı dolaşan ingiliz tarım yazarı arthur young, karşılaştığı kuralları şaşkınlıkla kayda geçirmişti. genç keklikleri rahatsız edebilir diye tarlalar ayıklanamaz, çapalanamazdı. yavruların yuvaları ortaya çıkmasın diye samanlar belirlenen tarihten önce biçilemezdi. anızlar temizlenemezdi; çünkü kuşlara saklanacak yer sağlıyordu. hatta gübre olarak insan dışkısı bile kullanılamıyordu; bunun kuşların etinin tadını bozabileceği düşünülüyordu.

geyik sürüleri ve yaban domuzu kafileleri, hiçbir çit olmadan ekinlerin arasında dolaşıyordu. çiftçi ise tarlasındaki bu hayvanların buğdayını yemesini yalnızca seyredebilirdi. birini öldürürse kadırgalarda kürek çekmeye mahkûm ediliyordu. insanlar bir tavşan yüzünden bile yıllarca zincire vuruluyordu.

her malikânede bir de güvercinlik bulunuyordu. böylece derebeyinin güvercinleri, geyikler tarlaya ulaşmadan önce ekilen tohumları yiyebiliyordu.

o ilkbaharda fransa'daki her köyden, krala sunulmak üzere şikâyetlerini yazmaları istendi. köy köy aynı meseleler dile getirildi: av hayvanları ve güvercinler.

aç bir ülkenin toprakları, kekliklerin çıkarı için işleniyordu.

4 ağustos gecesi ulusal meclis tek bir oturumda feodalizmi kaldırdı. bir hafta sonra yayımlanan kararname, soyluların av üzerindeki ayrıcalıklı hakkına son verdi, kralınkiler de dâhil olmak üzere capitainerieleri kaldırdı ve av suçları nedeniyle kadırgalarda kürek mahkûmu olan herkesin serbest bırakılmasını emretti.

kâğıt üzerinde av hayvanlarını öldürme hakkı, her toprak sahibine kendi arazisi üzerinde veriliyordu. fakat kırsal kesim bu kararı biraz daha geniş yorumladı...


sonrasında avrupa tarihinin en büyük plansız mangal partisi başladı

haber hangi bölgeye ulaştıysa, eline silah geçirebilen her köylü dışarı çıktı. geyikleri, yaban domuzlarını, tavşanları, keklikleri ve yıllardır yasaların koruması altında ekinlerini yiyen ne varsa vurmaya başladılar.

paris çevresindeki kraliyet av alanları birkaç hafta içinde boşaltıldı. güvercinler, malikânelerin güvercinliklerinin çatılarından vurularak indirildi.

arthur young, 30 ağustos'ta provence'tan geçerken, eyaletteki paslı tüfeklerin tamamı aynı anda çalışıyor gibiydi, diye yazdı. yol boyunca kuş avlayan o kadar çok insan vardı ki, başıboş saçmalar arabasının üzerine beş-altı kez yağdı.

tarihçiler bu olayı genellikle “düzensizlik” başlığı altında değerlendirir.

oysa başka türlü de okunabilir: bir referandum gibi.

hiç kimsenin fransız köylüsüne özgürlüğünün ne anlama geldiğini anlatmasına gerek yoktu. köylü, bütün hayatı boyunca ne yapmasına izin verilmediğini çok iyi biliyordu.

özgürlüğüne kavuştuğu anda da ne yapacağını biliyordu.