Orta Çağ Avrupa'sında Fazla Bilinmeyen ve Zamanla Kaybolan Hamam Kültürü

Orta Çağ, en azından sandığınız kadar pasaklı bir dönem olmayabilir...
Orta Çağ Avrupa'sında Fazla Bilinmeyen ve Zamanla Kaybolan Hamam Kültürü

orta çağ avrupası'nda insanlar aşırı hijyenik, temiz olmamakla birlikte düşünüldüğü kadar da pis değildirler

antik roma şüphesiz insanların düzenli olarak topluca yıkandığı hamamlarıyla meşhurdur fakat batı roma'nın çöküşüyle birlikte bu hamamlar büyük oranda zarar görür/yıkılır. zira şehir nüfusu azalır, vergi sistemi çöker, kıta genelinde ekonomik bir küçülme yaşanır ve bu mekanlar kendi hallerine bırakılır. nitekim istilacı cermenler akarsularda yıkanıyorlardır, hamamlara çok da ilgi göstermezler. dolayısıyla erken orta çağ avrupası'nda roma'daki umumi hamam kültürü zamanla ortadan kalkar. zira bu tarz halktan her türlü insanın gidebileceği termal yerlerin bakımını üstlenmek için ciddi ölçüde para harcamak gerekir ve dönemin zenginleri buna yanaşmazlar. dolayısıyla bu tarz yıkanma mekanları soyluların hanelerine özel yerler haline gelirler. örneğin charlemagne'nün aachen'da kendine özel bir hamamı vardır. hatta burayı yönetim merkezi olarak seçme sebebi buradaki su kaynaklarıdır. aynı şekilde 9. yüzyılda papa dördüncü gregorius lateran sarayı'na bir banyo/hamam yaptırır. batı avrupa'nın aksine doğu dünyasında roma zamanında inşa edilen hamamlar aktif kalmaya devam eder. zira batı dünyasına göre çok daha stabil ve güçlü konumda olan devlet buralara yatırım yapmaya devam eder. anadolu'da birçok roma hamamı vardır ve türkler buraya yerleştikten sonra bu hamam kültürünü zamanla kendilerine dahil ederler.

umumi hamamların ortadan kalktığı, hristiyanlaşan batı avrupa'da insanlar tahtadan küvetler inşa edip bunlara en yakın su kaynağından su taşıyarak ve bu suları ısıtarak yıkanırlar. zira akarsularda çıplak şekilde bulunmak (eskiden pagan cermenlerin yaptığı gibi) hoş karşılanmaz. anlaşılacağı üzere bu oldukça zahmetli bir iştir ve bu dönemde insanların ne sıklıkla yıkandıkları bilinemese de tüm bu eylemin zahmetinden dolayı özellikle günümüzdeki alışkanlıklarla kıyaslandığında çok sık yıkanmadıkları tahmin edilir. yine de temizliğe önem vermiyor değillerdir. sıcak suyla doldurdukları küvetlere kokulu otlar atarlar ve böylece iyi kokmaya çalışırlar. bunun haricinde en azından bir kısmının yemeklerden önce ve sonra ellerini yıkamaya dikkat ettiği ve yıkamazlarsa bu durumun onları hasta edebileceğini bildikleri düşünülür.

batı avrupa'da daha önceden sabuna benzer maddeler üretildiyse de sabun bu dönemde insanların yıkanma rutinlerinin bir parçası değildir. daha sonradan endülüs emevileri gibi kanallar aracılığıyla arap dünyasından o zamana göre yeni yöntemlerle üretilmiş havalı sabunlar gelir ve yavaş yavaş insanların yıkanma rutinlerine dahil olmaya başlar.


özellikle 11. yüzyıldan itibaren avrupa'da umumi hamamlar ortaya çıkmaya başlar

bunda özellikle haçlı seferleri'nin etkisi olduğu düşünülür. haçlıların doğu topraklarında görüp deneyimledikleri hamamları batı avrupa'ya taşıdığı ve avrupa'nın, böylece batı roma'nın yıkılışından sonra tekrar umumi hamamlarla tanıştığı iddia edilir. şehirlere açılan umumi hamamlar haçlı seferlerinden sonra büyük oranda artış gösterse de haçlı seferleri öncesinde de birkaç umumi hamamın olduğuna dair bazı kanıtlar vardır ve bu kanıtlar haçlı seferleri tezini biraz sarsar. dolayısıyla umumi hamamların açılması 11. yüzyılda batı avrupa'da çıkan kentsel devrimle alakalı olabilir fakat her halükarda bu mekanların artmasında ve dönüşmesinde haçlı seferleri'nin bir payı olduğunu düşünmek mümkündür.

her neyse, özellikle 12. yüzyıldan itibaren zamanla birçok avrupa şehrinde her sınıftan insanın gelip bir arada yıkandığı umumi hamamlar açılmaya başlar. 13. yüzyılda tahmini yaklaşık 70 bin nüfuslu paris'te 28 hamam vardır. keza 14. yüzyılda londra'da en az 18 hamam mevcuttur. bunlara paralel olarak aynı dönemde kuzey avrupa'da sauna tipi yıkanma yerleri yaygınlaşmaya başlar.

sosyalleşme merkezlerinden biri haline gelen hamamlar insanların sohbet ettiği, rahatladığı, kumar oynadığı ve fuhuş yaptığı yerler (her hamamda olmasa da) haline gelirler. zira genel evlere özel yıkanma mekanları düzenlenir.

umumi hamamlar zamanla insanlara kendilerine özel bir "banyo" düzenlemek için ilham olur. büyük malikanelerde ve kalelerde ev sahiplerinin ve hatta hizmetçilerin yıkandığı özel odalar, küvetler bulunur. bunlar su ısıtmayı kolaylaştırmak için mutfağa yakın yerlere konumlandırılırlar.

kıta genelinde hızla yayılan kara veba ile birlikte (1347) dikkatler umumi hamamlara çevrilir

bu mekanların insanları gevşettikleri, zayıflattıkları, hastalığa açık hale getirdiklerine inanılır. su ve nem derideki gözenekleri açıyordur ve böylece hastalıklar insan bedenine daha hızlı nüfuz ediyordur. öte yandan bu dönemde bazı insanlara göre yıkanmak dört vücut sıvısının dengesini bozup insanı hasta olmaya elverişli hale getiriyordur. böylece 14. yüzyılın sonundan ve 15. yüzyıldan itibaren avrupa'da bir salgın ortaya çıktığında suç umumi hamamlara yüklenir ve bu mekanlar zamanla kapatılmaya ve yok olmaya başlarlar. bu açıdan bilinenin aksine erken modern dönem avrupası'nda yıkanma kültürü birçok bölgede belirgin biçimde geriler.

kaynak