Rıza Pehlevi, Persia Olan Ülkenin Adını Hitler'den Etkilenerek mi İran'a Çevirdi?

İran, Adolf Hitler, Nazizim ve İran Şahı Rıza Pehlevi dörtgeninde, Persia olan ülkenin resmi adının İran olarak değişimini konu alan tarihi bir yazı.
Rıza Pehlevi, Persia Olan Ülkenin Adını Hitler'den Etkilenerek mi İran'a Çevirdi?
Rıza Şah & Hitler

tarih 21 mart 1935. farsçada ''yeni gün'' anlamına gelen, türkçede ''nevruz'' olarak bilinen novruz bayramı. pers krallığı ya da bizdeki adıyla fars krallığı, batı'da persia yani "farsların diyarı" olarak bilinen adını iran olarak değiştirmeye karar verdi ve bu değişiklik birçok ülkede tepkiyle karşılandı. 21 mart tarihi ise gayet anlamlıydı. nitekim ''yeni gün'' demek olan o gün hem ''yeni iran'' demekti, hem de irani milliyetçiliğin simgesiydi.

amaç neydi? durup dururken bir ülke neden ismini değiştirdi? dışarıdan, özellikle avrupa'dan neden tepkiyle karşılandı? hitler'in etkisi neydi? bu isim neden hala resmi olarak varlığını sürdürmekte? bunlara göz atalım.

pers kelimesi yunanca bir kelime olup arapça etkisiyle ve yine arapça'da ''p'' harfi olmaması nedeniyle türkçeye ''fars'' olarak geçmiştir. persler, günümüzdeki iranlıların ataları olan bir hint-avrupa halkıdır. iran ise aryan kelimesinden türemiş olup ''aryanların diyarı'' anlamına gelmektedir. aryanlar ise kökeni yamnaya kültürü'ne dayanan göçebe ve savaşçı bir halk olup yaklaşık 4 bin yıl önce hindistan'ın kuzeyi, irandaki zagros ve elburz dağları arasındaki bölge, ukrayna'nın batısı ve anadolu'yu istila ettiğine inanılan bir halktır. (bkz: aryan istilası teorisi)

19. yy'da arthur de gobineau adlı diplomat iran'da görev yaptığı sırada, iran kültürünü yakından incelemiş ve aryan teorisi'ni ortaya atmış; bu ırkın beyaz ve saf bir ırk olduğunu ancak günümüzde avrupanın büyük çoğunluğu ile güney ve batı iran'ın sarı ırkın etkisi ile melezleştiğini ve ari özelliklerini kaybederek kargaşaya neden olduğunu ileri sürdü.

arthur de gobineau'ya kadar aryan kelimesi iranik halklarda ''aryen'', "iran" veya ''eran'' şeklinde kendilerini veya bulundukları bölgeyi tanımlamak için halihazırda kullanılan bir kavramdı. hatta iran'da m.ö 550-330 dönemine ait darius naqsh-e rostam adlı duvar kabartmasında şöyle yazıyordu:

''ben büyük kral darius'um, kralların kralı, her tür insanı barındıran ülkelerin
kralı, uzak ve geniş bu büyük dünyanın kralı, hystaspes'in oğlu, bir ahameniş,
bir pers, bir pers oğlu, bir aryan, aryan soyundan geliyorum.''

ancak bu kavram beyaz ırk ile ilişkilendirildikten sonra kültürel bir tanım olmaktan çıkıp ırksal bir kavram halini aldı. böylece 20. yy'a damgasını vuran nazi ideolojisinin temelleri atılmış oldu.

1933'te iktidara gelen adolf hitler ve nazi ideologları bir ırk hiyerarşisi oluşturarak aryan halkları tanımladılar. bu tanımlamada finlandiya, estonya, macaristan gibi fin-ugor halkları bu hiyerarşinin dışında kaldı. bir hint-avrupa halkı olan rus, sırp gibi slav halkları ise moğol ve tatarlar gibi sarı ırklarla karıştıkları için yine bu hiyerarşinin dışında kaldı. yahudiler zaten ırk hiyerarşinin dışındaydılar zira insan dışı sayılıyorlardı. burada ilginç olan nokta ise naziler sonradan soykırım uyguladıkları çingeneleri göçebe bir hint kabilesi olması sebebiyle ilk zamanlar aryan sayıyorlardı. nitekim sonradan, çingeneler göç ederek ve bulundukları farklı coğrafyalara yerleşerek aryan olmayan halkların özelliklerini aldıkları için dejenere oldukları ve aryan kanını kirlettikleri bahanesi ile soykırıma tabi tutuldular.

türkiye ve arap ülkeleri için ise büyük bir sorun vardı. zira türkler, nazilere göre sarı ırktandı ve bir aryanla evliliklerinden doğan çocuk kesinlikle aryan sayılmazdı. aynı durum bir sami halkı olan araplar için de geçerliydi. ancak bunlar türkiye'yi ve arapları müttefiklere kaybetmemek için yüksek sesle dillendirilmedi.

pers şahlığı, yani günümüz iran için ise pek sorun yoktu, zira doğal aryandı. üstelik pers şahı olan rıza şah ile hitler'in arası hitler'in ona hatıra olsun diye kendi kişisel portresini gönderecek kadar epey iyiydi. 


hitler onunla mektuplaşmalarında büyük kiros'a da gönderme yaparak şahsına şahenşah (şahların şahı) olarak hitap ediyordu. bu süreç içerisinde yani nazilerin iktidara gelmesi ile iran ve almanya yakınlaşmaya başladı. öyle ki 1940'ta sumka adlı bir iran ırkçı nazi partisi kurulacak ve soğuk savaş döneminde iran'ın geleceğini değiştiren olayların içinde olacaktı.

1921'de iktidara gelen rıza şah, yaptığı devrim ve reformlardan dolayı atatürk'ten epey etkilenmişti. iktidara geldiğinden itibaren kadınlara zorunlu eğitim, peçe ve çarşafın kısıtlanması, batılı kıyafetlerin zorunlu tutulması, toprak reformu, muhtelif bayındırlık projeleri, seküler kurumlar gibi bir çok devrimci reform gerçekleştirdi. ancak, bütün reformlara rağmen avrupa için rıza şah'ın ülkesi hala otantik bir persia ülkesi idi. kadimdi ama ondan ötesi değildi. 1935'te persia adındaki değişikliğin kaynağı kimilerince buydu.

rıza şah için bunlar tabii ki yeterli değildi. islam öncesi iran'ı, onun aryan kimliğini ve aryanizmi yücelten yeni bir ulusal ideoloji oluşturmaya çalıştı. ancak bu ideolojinin kökeninde bir yahudi karşıtlığı yoktu. ancak yine de iran'da tarihsel bir ırkçı aryanizm olmadığını söylemek yanlış olur. nitekim iranlı mirza aqa khan kermani (1854-1897) ''bir iranlı, bir yunan ve ingiliz ile sudanlı bir zenci ve arap ile karşılaştırılırsa hangisinin temiz ve medeni hangisinin vahşi olduğuna karar verebilecek'' diyecek kadar ırkçı fikirlere bağlıydı. rıza şah'ın aryan fikirleri ise kültürel düzeydeydi ancak bu bile ingiltere ve sovyetler gibi iki emperyal zıt kutbun tepkisini de çeken bir atılımdı. fikirleri her ne kadar kültürel düzeyde olsa da bu fikirler iran'daki gençler, öğrenciler, entelektüeller arasında islam, arap ve türk karşıtlığını da içeren ırkçı bir aryanizm doğurdu.

rıza şah'ın aryan kimliğini yeniden doğurma çabası persepolis'teki antik pers eserlerini ziyaretiyle başladı. islam öncesi iran halklarının dini olan zerdüşt dinine ait avesta kitabı yeniden açıldı, her yer tanrı ahura mazda'yı simgeleyen, bir nevi iran'ın gamalı haçı olan faravahar kabartmaları ile donatıldı. ahura mazda artık iran nazizminin yükselen tanrısıydı. persepolis ise iran aryanizminin kabesi haline geldi. öyle ki 1979 islam devriminden sonra mollalar burayı yıkmak isteyince iran nazi gruplarının tepkilerinden çekinip geri adım attılar.

bütün bunlar sonucunda iran ve rıza şah avrupa'nın dikkatini çekti ve 1938 ile 1941'de time dergisine iki defa kapak oldu; biri yükselen diğeri ise devrik bir liderin.


iran adı günümüzde kanıksanmış bir ad, kimsenin üzerinde pek düşündüğü bir konu değil. ancak o dönem için bir karmaşa yarattı. hatta ingiliz başbakan winston churchill bu değişikliğin karışıklık yaratacağı için persia ismini tekrar kullanmak istedi.

bernard-henri lévy gibi bazı düşünürler için persia adı yerine iran ismine geçilmesi ''hitler'in tavsiyesi'' ile gerçekleşmiş bir durumdu. bernard-henri lévy bunun bir anlamsal darbe olduğunu belirterek şöyle diyor:

''persia, almanya'nın emriyle adını iran olarak değiştirmeye karar verdi. ve neden? çünkü iran, farsçada aryanların ülkesi demektir. ve o dönemde yükselişte olan nazi almanyası, perslere yüzyılın anlaşmasını teklif etti. nazi almanyası perslere diyor ki: 'yapacağız, siz doğu'nun aryanlarını batının aryanları yapacağız. harika bir ortak macera yaşayacağız, dünyaya hükmedeceğiz.' iranlılar da anlaşmayı kabul ediyor. ''

tarihçi florence hellot'a göre iran adı çok eskidir ve 19. yüzyılda fransa-iran ilişkilerinin yeniden başlaması ve tahran ve paris'te (1850'lerde) elçiliklerin açılması sırasında resmi diplomatik yazışmaların başlıklarında iranlılar tarafından kullanılan farsça terimdir. elçiliklerine atıfta bulunmak için "iran'ın paris'teki elçiliği" ibaresi kullanılıyordu, "persia'nın paris'teki elçiliği" değil... ancak fransızlar "paris'teki persia elçiliği" şeklinde fransızcaya çeviriyorlardı. batılılar, darius'un persia'sına veya geçmişin diğer sayfalarına atıfta bulunur ve bu ülkeye persia adını verirdi. "iran" terimi ise, aryanların antik ülkesine atıfta bulunuyordu... ama mutlaka gobineau'nun aryanlarına (ya da nazilere) atıfta bulunmuyordu. 1935 yılında rezâ şâh, tek tabir olan “iran”ı empoze etti.

1800'den günümüze iran kitabının yazarı ve iran tarihçisi yann richard'a göre iran adını hiçbir zaman değiştirmedi, çünkü iranlılar zaten bu adı uzun zamandır ülkelerini belirtmek için kullanmışlardı. 1935'te, ülke bir reform sürecinin ortasındayken, lideri rezâ şah, yabancıları iran'a dair fantezi ve imgelerinden uzaklaştırmak istedi. iran ismini seçerek “biz modern bir ülkeyiz” demek istedi.''

rıza şah'ın oğlu devrik son şah muhammed rıza şah pehlevi anılarını yazdığı kitapta babası şah'ın "iran ile almanya arasındaki ilişkileri kasten teşvik ettiğini" söylüyor. ve nasyonal sosyalistlerin “iki halkın ortak kökenlerine” ağır bir vurgu yaparak ilerlediklerini ekliyor.

isim değişikliğinden 3 ay önce new york times şöyle bir başlık atıyor:

"berlin'deki iran elçiliğinin önerisi üzerine, tahran hükümeti, pers yeni yılı sırasında ülkenin resmi adı olarak persia yerine iran adını koydu... bu kararda, nazilerin aryanlar olarak adlandırılan ırklara yeniden ilgi duymasının etkisi, kökleri eski persia'da görülmekte.''

bütün bunlara bakarak, iran'da aryan kavramının gerek avesta'da gerekse iran edebiyatında kullanıldığı için zaten yerleşik bir kavram olduğunu, aryanizmin ise nazilerden öncesine dayandığını ancak ırkçı bir ideolojiye dönüşümünün nazi etkisiyle de olduğunu söylemek doğru olacaktır. isim değişikliğinin nazi almanyası tavsiyesi ile mi yoksa aryan köklerden gelen bir etkiyle mi olduğu ise hala bir muamma. ancak şah'ın 1941'de müttefikler tarafından devrildikten sonra iran'daki nazi gruplarının cia tarafından fonlanması ile iran nazizmi 1979'a kadar etkisini sürdürdü. o dönem avrupa'da nazi ideolojisi yasak olmasına rağmen iran'da bu serbestti. 1979'dan sonra iran nazileri birer birer avrupa'ya kaçtı. şu an sayıları az olmasa da sadece internet ortamında izlerini görebiliriz.

sonuç olarak; ahura mazda sizi korusun ve yüceltsin.