Elliott Smith'in 2003'teki İntiharına Şüpheyle Baktıran Bazı Cevapsız Sorular

2003 yılında henüz 34 yaşındayken intihar ederek yaşamına son veren Amerikalı şarkıcı Elliott Smith, aslında intihar etmemiş olabilir mi? Bu soru o tarihten bu yana net bir cevap bulabilmiş değil vicdanlarda.
Elliott Smith'in 2003'teki İntiharına Şüpheyle Baktıran Bazı Cevapsız Sorular

elliott smith'in 2003'teki ölümü hakkındaki soruşturmanın sonucunda ölümünün bir intihar mı yoksa cinayet mi olduğu hakkında kesin bir şey söylenememiştir. otopsi raporunun sonundaki görüş kısmında da vücudundaki yaraların analizi sonucu, elliott'ın öldürülmüş olma ihtimalinin göz ardı edilemeyeceği belirtilmiştir. olayın adli dosyası hala kapatılmamıştır.

ifadesine göre, elliott'ın öldüğü sırada evde olan kız arkadaşı jennifer chiba, duştan çıkmış ve karşısında elliott'ı, göğsünde bıçak ile görmüştür. hemen gidip o bıçağı göğsünden çıkarmıştır. parmak izi analizinde ise bıçağın üzerinde ne jennifer'ın, ne de elliott'ın parmak izine rastlanmıştır. jennifer'ın bıçak üzerindeki parmak izlerini sildiğine dair şüpheler var. eğer bu olay bir intiharsa jennifer elliott'ın bıçak üzerindeki parmak izlerini neden siler ki? bu da olayın bir intihar değil de bir cinayet olduğu şüphesini güçlendiriyor.

2003 ekim'de, 34 yaşında ölen elliott, ölmeden önceki 1 sene boyunca uyuşturucu kullanmadı. hatta 1 seneden de fazla bir süre. depresyon ve mental sıkıntılarla dolu bir geçmişi olduğu ve intihar üzerine şarkılar yaptığı doğru. ancak 32 yaşından itibaren clean (temiz) hale geçiyor, psikiyatristinin ona yazdığı ilaçları kullanmaya başlıyor. bu ilaçların ona gayet iyi geldiğini arkadaşlarıyla paylaşıyor. durumu giderek düzeliyor. 2003 yılında yeni bir albüm için çalışıyor. albümün yayınlanmasına kısa bir süre kala yapımcılarla konuşuyor, bu yapımcılar elliott'ın albüm için oldukça heyecanlı olduğunu belirtiyor. yapımcılardan biriyle yüz yüze görüştükten 1 hafta sonra ölüyor. intihar olduğuna inanamıyorlar.


2002'de görüştüğü arkadaşlarından biri ünlü tenisçi serena williams. serena, elliott'ın o sıralar hiç olmadığı kadar iyi olduğunu belirtiyor. psikiyatristin reçete ettiği ilaçlar hakkında muhabbet ediyorlar. serena antidepresanlar hakkında kendisi de tecrübeye sahip olduğu için elliott ile tatlı bir sohbet kuruyorlar bu konuda. serena da elliott'ın kendini öldürdüğüne inanmıyor.

bunlarla birlikte, intihar vakalarında bıçak gibi kesici aletlerin kullanılmasının çok nadir olduğu belirtiliyor. yüzde 3-4 gibi bir oran hatırlıyorum. ve bu vakaların içinde bıçağın üst bedene saplandığı vakaların oranı ise daha da düşük. genelde bilek veya boyun kısmına kesik atarak intihar ediyorlar. bıçağı üst bedene saplamak çok zor. hele göğüs kafesi ile korunan kısma saplamak daha da zor. üstelik güç de gerektiren bir şey. elliott'ın ne kadar güçsüz olduğu malum. o bıçağı oraya bir kez saplamakta bile zorlanır, iki kez saplaması daha da zor.

elliott öğle vakti 12 gibi, sevgilisi chiba'nın evinde bıçaklanıyor. öldüğü günün sabahında ciddi kavga sesleri işitiliyor chiba'nın komşuları tarafından. saat 10 civarı "umurumda bile değilsin, geber git!" şeklinde bir bağırma işitiyor chiba'nın yan komşusu. diğer komşular ise chiba ve elliott'ın sürekli kavga ettiklerini belirtiyorlar. hatta chiba elliott'dan önceki sevgilisi ile de sürekli kavga ediyormuş. ama öyle böyle kavgalar değil. chiba çok çılgın bir tip, anlatılana göre. chiba erkek arkadaşlarına domestic violence'a varan şeyler yapıyormuş. genelde domestic violence erkekler tarafından kadınlara yapılır. burada durum tersi.


bir yerde de chiba'nın müzisyen bir eski sevgilisine bıçak çektiği ve onu tehdit ettiği iddia ediliyor. kadının bıçakla öldürme konusunda bir fantezisi olduğu konuşuluyor. bu iddiayı test etmek isteyen bir gönüllü, bahsi geçen eski sevgiliye ulaşmaya çalışıyor. evini günlerce ve defalarca aradıktan sonra ve mesajlar bıraktıktan sonra bir gün bu adamın yeni karısı mesajlara cevap yazıyor. gönüllü, bıçaklama tehdidi ile ilgili soru iletiyor, doğru mu diye. müzisyenin karısı bu soruyu hiç yadırgamıyor, "siz de kimsiniz" diye bir soru bile sormuyor, soruyu kendisi cevaplayamayacağını belirtiyor sadece. gönüllü ısrar ediyor, kocanıza sorabilir misiniz diye. kadından gelen cevap şu minvalde: "eşim bıçaklama tehdidi ile ilgili iddiaların doğru olmadığını söyledi". bana kalırsa bu mesajlaşmalar da chiba hakkında şüphe uyandırıcı.

chiba'nın 1999'a kadar lisanslı bir psikiyatrist olduğunu da belirtelim. sanat terapistiymiş kendisi. yani kriz anlarında, öfkeli birini nasıl yatıştıracağını vs çok iyi biliyor olması gereken biri. aynı zamanda ilk yardım yöntemleri hakkında da eğitimli olması gerekiyor. muhtemelen eğitimlidir de. en azından bıçaklanan kişinin üzerinden bıçağın alınmaması gerektiğini çok iyi biliyor olmalı. ilkokul düzeyinde bir bilgi bu. eğer iddia ettiği gibiyse, yani elliott gerçekten intihar ettiyse ve chiba gidip o bıçağı yerinden çıkardıysa, elliott'ın ölümünde çok büyük payı var demektir. zira elliott'ın ölüm sebebi kan kaybı. ben şahsen chiba'nın hikayesine inanmıyorum.

ölümden 2 gün sonra, gece 11 civarında, jeep marka bir araçla elliott'ın stüdyosuna geliyor chiba. araçtan 2 arkadaşıyla iniyor. stüdyoya girip kolilerle eşya taşıyorlar araca. resmen yağmalıyorlar yani stüdyoyu.


elliott öldükten 1 sene sonra chiba, elliott'ın mirasçılarına dava açıyor. mirastan bir milyon dolar civarı bir para talep ediyor. kendisi başta elliott'ın menajerliğini yaptığını iddia ediyor. halbuki elliott'ın sözleşmeli menajerinin kim olduğu belli. sonra iddiasını 2 kez değiştiriyor. biz beraber yaşıyorduk, eşi sayılırım, gibi şeyler iddia ediyor. davayı kaybediyor zaten, söylemeye gerek bile yok. davayı kaybedince de gidip avukatına dava açıyor, işini düzgün yapmadı diye.

bu arada, elliott'ın ölümünden sonra yapılan kan analizine göre öldüğü an kanında uyuşturucu madde veya alkol bulunmuyor. sadece normal miktarlarda antidepresan ilaç etken maddelerine rastlanıyor.

elliott'ın eskiden arkadaşlarıyla intihar edeceğine dair şakalaştığı söyleniyor. zamanında bir de intihar girişimi olduğu da belirtiliyor. bunlar doğru olabilir ama şu da bir gerçek: hayatının düzelmeye başladığı ve ilerleme kat ettiği bir dönemde, yeni bir albümün arifesinde, arkadaşlarının "bir süredir çok mutluydu" diye ifade ettiği bir zaman diliminde, feci bir şekilde hayatını kaybetti. bence intihar etmedi. intihar etseydi de başka bir yol denerdi, kendini göğsünden bıçaklamazdı.

dosyası da "intihar" diyerek kapatılamıyor, çünkü intihar olmadığı şüphesi de gayet güçlü. ancak jennifer chiba'nın cinayet işlediği yönünde apaçık bir delil de bulunmuyor. o yüzden chiba hala serbest.

detayları siz de okuyabilirsiniz: https://justiceforelliottsmithcom.wordpress.com/