Yıllardır Çok Satanlar Listelerinden İnmeye Niyeti Olmayan Çizgi Roman: Güngezgini
güngezgini, fabio moon-gabriel ba ikizlerinin yazıp çizdiği 2006 yapımı popüler çizgi roman.
not: 6.8/10
senaryo: 6.7
çizimler: 8.0
goodreads notu: 35.4k 4.33
sayfa sayısı: 256
ününü çok duyduğum brezilya yapımı bu eseri geçen aylarda okuyabildim. ne var ki çizimleri fevkalade olan bu kitabı, hikayesinin vasatlığı gereği kıymeti abartılmış buldum.
eleştirmeye iyi yönlerden başlarsam daytripper, hakkında yüzeysel bilgiye sahip olduğumuz brezilya'nın iç yüzünü, günlük hayat nüanslarını okuyucuya adeta yaşatıyor. gençliğinden beri tüm propagandayı abd'den yemiş ve artık bu mevzudan tiksinmiş bir insan evladı olarak, arka plan olarak seçilen brezilya mekanları ağızda leziz tropik bir tad bıraktı. hollywood propagandasının sağladığı kültürel dominasyon, bize hayatımızda hiç gitmediğimiz aq new york'unu (manhattan'ını, bronx'unu, staten island'ını, brooklyn'ini) semt-semt ezberletti. bu bakımdan daytripper sayesinde, şık çizimlerle detaylı tasvir edilmiş yeni yeni yerler dolaşmak içimi ferahlattı.
uyarı: aşağısı spoiler sayılmaz, yalnızca ana tema:
ne var ki çizgi romanın ana temasının feci derecede klişe içermesi hayal kırıklığı yaşattı. kitap, ana karakterin yaşadığı parça parça anılardan oluşuyor ve anlattığı her kısa hikaye ana kahramanın öldüğünü hayal etmesiyle son buluyor. eserdeki bir fasiküllük bölümlerden oluşan tüm kısa hikayelerin bu formül üzerinden kurgulanması bir süre sonra can sıkıcı hal alıyor. hikayelerin sonunda ne olduğunu bilmek heyecanı öldüren bir konsept. o bakımdan daytripper'ın hiç de zekice yazılmış bir öykü olmadığının altını çizeyim.
'dünya fâni-ölüm gerçek' klişe temasının tekrarlanıp durması da, bundan önce 100'lerce kez okuyup-izlediğim 'sorunlu baba-evlat ilişkisi döngüsü' de beni hiç sarmadı. hikayenin ciddi bir tempo sorunu var.
sonuç olarak
daytripper benim için hem sıkıcı, hem de brezilya yaşamını tadımlamak adına ilginç, akıcı olmayan ama değişik bir deneyim oldu. bu güzide eser hakkındaki eyyorlarım bu kadar, buraya kadar okuyan tüm çizgi romanseverlere iç dünyalarında huzurlu günler dilerim.